Söz konusu iddialarda, ABD ile İsrail’in Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’nın mevcut yönetim yapısına ilişkin yeni bir plan üzerinde çalıştığı öne sürüldü.
Henüz resmi makamlar tarafından doğrulanmayan bu iddialar, başta Filistin olmak üzere birçok Arap ülkesinde geniş yankı uyandırdı. Bölgedeki siyasi çevreler, Mescid-i Aksa’nın statüsüne yönelik olası bir değişikliğin yeni krizleri beraberinde getirebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.
KULİSLERDE “YENİ YÖNETİM MODELİ” İDDİASI
İngiliz basınında yer alan analizlerde, Mescid-i Aksa’nın yönetim ve güvenlik koordinasyonunda yeni bir model üzerinde çalışıldığı ileri sürüldü. İddialara göre bazı Batılı diplomatik çevrelerde, mevcut yapının yeniden şekillendirilmesine yönelik görüşmelerin sürdüğü konuşuluyor.
Özellikle İsrail’in son dönemde Kudüs çevresindeki güvenlik politikalarını artırması ve kutsal alanlara yönelik kontrol mekanizmalarını sıkılaştırması, bu iddiaların daha fazla tartışılmasına neden oldu.
ARAP DÜNYASINDA DİPLOMATİK HAREKETLİLİK
Söz konusu haberlerin ardından Arap dünyasında diplomatik temasların hız kazanabileceği yorumları yapılmaya başlandı. Bölgedeki bazı uzmanlar, Ürdün başta olmak üzere birçok ülkenin konuyla ilgili acil diplomatik girişimlerde bulunabileceğini ifade ediyor.
Bilindiği üzere Mescid-i Aksa’nın mevcut statüsünde Ürdün Vakıflar İdaresi önemli bir rol üstleniyor. Bu nedenle olası bir değişiklik senaryosunun, bölgedeki hassas dengeleri doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.
“STATÜKO DEĞİŞİRSE BÖLGE GERİLEBİLİR” UYARISI
Uzmanlara göre Mescid-i Aksa’nın statüsüne ilişkin atılabilecek herhangi bir adım, yalnızca Filistin-İsrail hattında değil, tüm Orta Doğu’da yeni bir gerilim dalgasına yol açabilir. Özellikle kutsal mekanların yönetimi konusunda yaşanacak tartışmaların, hem siyasi hem de toplumsal tepkileri artırabileceği ifade ediliyor.
Bölgedeki gelişmeler yakından takip edilirken, gözler önümüzdeki günlerde ABD, İsrail ve Arap ülkelerinden gelecek resmi açıklamalara çevrildi.




