MKE’den yapılan açıklamaya göre, Türk savunma sanayiinde yerli ve millî üretim hamlesi, yalnızca yeni sistemlerin geliştirilmesiyle değil, mevcut kaynakların etkin ve verimli kullanımıyla da güç kazanıyor. 5,56 mm’den 155 mm’ye kadar uzanan hafif ve ağır silah sistemlerinde uygulanan geri dönüşüm ve yeniden değerlendirme süreçleri, savunma ekosistemine hem ekonomik hem de stratejik katkı sağlıyor.
Bu dönüşüm anlayışının piyade tüfeklerinden obüs mühimmatına, zırhlı araç bileşenlerinden ileri savunma teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede kendini gösterdiği belirtilen açıklamada, özellikle modernizasyon, parça yenileme ve malzeme geri kazanımı sayesinde hem maliyetlerin düşürüldüğü hem de sürdürülebilir üretim kapasitesinin artırıldığı ifade edildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda yerli imkanlarla geliştirildiği kaydedilen MPT-76’nın, zorlu iklim ve arazi koşullarında gösterdiği yüksek performansla “Mehmetçiğin güvenilir yol arkadaşı” olarak öne çıktığı vurgulandı.
Dayanıklılığı, isabet oranı ve ergonomik tasarımıyla dikkat çeken MPT-76’nın yalnızca bir silah sistemi olmadığı aynı zamanda Türk savunma sanayiinin geldiği noktayı simgeleyen stratejik bir güç unsuru olarak değerlendirildiği belirtildi. Yerli üretim kabiliyeti sayesinde dışa bağımlılığı azaltan bu sistemin, milli mühendisliğin ve sürdürülebilir üretim anlayışının bir yansıması niteliği taşıdığı da ifade edildi.
Açıklamada, geçmişten gelen üretim tecrübesi ile geleceğin teknolojilerini buluşturan bu dönüşümün bugün Mehmetçiğin omzunda sahada karşılık bulduğu ve savunma sanayiindeki her geri kazanım adımının, yalnızca ekonomik bir tasarruf olmadığı, aynı zamanda milli güvenliğe yapılan uzun vadeli bir yatırım şeklinde görüldüğü kaydedildi.




