1965 yılında kaydedilen ancak arşivlerde muhafaza edilen 32 yeni tilavet, uzman bir komisyonun onayıyla 60 yıl sonra yayına girdi. Dinleyicilerden yoğun ilgi gören ve sosyal medyada Arsenal gibi dünya gündemindeki başlıkları geride bırakan bu tarihi kayıtlar, yeni nesillerin kıraat mirasıyla buluşması adına büyük bir adım olarak görülüyor.
60 YILLIK ARŞİV GÜN YÜZÜNE ÇIKTI
Radyo yönetimi, kayıtların hikayesini "önemli bir sürpriz" olarak duyurdu. Şeyh Minşavi’nin 1965 yılında Kur'an-ı Kerim'in tamamını Hafs rivayetine göre kaydettiği, ancak daha yüksek ses kalitesi hedefiyle bazı kısımları yeniden seslendirdiği öğrenildi. Uzman komisyon tarafından 1967 yılında onaylanan ve 82 bantlık bir çalışmanın parçası olan bu 32 kıymetli kayıt, bugüne kadar arşivlerin tozlu raflarında saklı kalmıştı.

SOSYAL MEDYADA "MİNŞAVİ" FIRTINASI
Yayımlanan tilavetler, İslam dünyasında büyük yankı uyandırdı. Mısır Ulusal Medya Kurumu, sosyal medya platformlarında Şeyh Minşavi isminin kısa sürede en çok konuşulan başlıklar arasına girdiğini açıkladı. Hatta Minşavi’nin adı, popüler İngiliz futbol kulübü Arsenal’in sosyal medya etkileşimlerini geride bırakarak, manevi bir değerin dijital dünyada ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunu kanıtladı.

KIRAAT DÜNYASININ "MAHZUN SESİ"
1920 doğumlu olan ve "Göklerin tınısı", "Huşu sahibi kâri" gibi unvanlarla anılan Şeyh Muhammed Sıddık el-Minşavi, 49 yıllık ömrüne kıraat sanatının zirvesini sığdırdı. Kur'an-ı Kerim'i 8 yaşında ezberleyen ve 1953 yılında radyo kariyerine başlayan Minşavi, kendine has üslubu ve dokunaklı sesiyle (mahzun ses) bugün hala milyonlarca insanın gönlünde taht kurmuş durumda. 1969 yılında hayatını kaybeden bu büyük alimin hatırası, yayımlanan bu yeni kayıtlarla tazeleniyor.
MANEVİ MİRASTA YENİ BİR DÖNEM
Mısır Vakıflar Bakanı Usame el-Ezheri, bu yayının sadece geçmişe bir vefa değil, aynı zamanda gelecek nesiller için kalıcı bir manevi yatırım olduğunu vurguladı. Uzun yıllar arşivlerde saklı kalan bu tilavetlerin, Kur'an tilaveti alanında Mısır'ın dünya çapındaki liderliğini pekiştireceği ve akademik açıdan da önemli bir kaynak teşkil edeceği belirtiliyor. Radyo dinleyicileri için bir "manevi hediye" olan bu adım, İslam dünyasında büyük bir memnuniyetle karşılandı.





