Rusya’nın başkenti Moskova ve St. Petersburg kentlerinde, Özbek göçmenlere yönelik polis operasyonlarının görüntüleri sosyal medyada yayılmaya devam ederken, Taşkent yönetimi ilk kez açık bir diplomatik tepki verdi. Özbekistan Dışişleri Bakanlığı, Rusya Federasyonu’na resmi nota sunarak, “vatandaşlarının maruz kaldığı insan onurunu zedeleyen muamelelere” açıklık getirilmesini talep etti.

Moskova'nın yanıtı ise tansiyonu düşürmeye yönelik oldu. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova, “stratejik ortaklık çerçevesinde her diplomatik kanaldan gelen sinyale ciddi şekilde yaklaştıklarını” belirtti.

Bir sabah baskını ve yankıları

8 Haziran’da Moskova'nın Strogino bölgesi ve St. Petersburg’da yapılan polis baskınlarında onlarca Özbek göçmenin sert müdahalelerle gözaltına alındığı, darp edildiği ve kimlik kontrolleri sırasında hakarete uğradığına dair videolar sosyal medyada infial yarattı. Bazı görüntülerde, bireylerin yere yatırılarak kelepçelendiği ve darp edildiği açıkça görülüyor.

Tahran-Washington hattında yeni kriz: Görüşmeler iptal edildi
Tahran-Washington hattında yeni kriz: Görüşmeler iptal edildi
İçeriği Görüntüle

Olayların ardından Özbekistan’ın Moskova’daki Büyükelçiliği ve Göçmen İşleri Temsilciliği, müdahale edilen vatandaşlarla iletişim kurmak ve hukuki destek sağlamak üzere harekete geçti.

Rusya’dan diplomatik “denge”

Maria Zakharova, Rusya’nın kamuoyuna yönelik açıklamasında, nota içeriklerini değerlendirdiklerini ve konuyla ilgili "doğrulanmış, nesnel bilgi" sağlanmadan resmi tutum bildirmeyeceklerini vurguladı. Ancak açıklamasının diplomatik tonu, Moskova'nın bu olayları krize dönüştürmek istemediğini gösterdi.

“İlişkilerimiz tarihsel temellere dayanıyor,” diyen Zakharova, iki ülke arasında göçmenlik gibi hassas alanlarda diyalogun sürdürüleceğini ifade etti.

İnsan hakları göç gündeminde mi?

Analistler, Rusya’nın iş gücü açığını kapatmak için Orta Asya’dan milyonlarca göçmene dayandığını hatırlatarak, “göçmen haklarının” sadece bir iç mesele değil, jeopolitik dengeleri etkileyen bir dış politika başlığına dönüştüğünü belirtiyor. Moskova’daki akademisyen Pavel Biryukov’a göre, “Bu mesele artık bireysel değil; hem kamu düzeni hem diplomatik ilişkilerin bir göstergesi.”

Özbekistan’ın bu konudaki ilkeli çıkışı ise yalnızca Moskova’ya değil, Rusya’daki Orta Asyalı diasporanın daha görünür ve korunabilir hale gelmesi adına önemli bir eşik olabilir.

Bu gelişme, Rusya’nın uzun süredir eleştirilen polis uygulamalarına dair uluslararası dikkatlerin artmasına yol açarken, Özbekistan gibi göç veren ülkelerin sosyal diplomasi alanında daha proaktif bir rol üstlenmek zorunda kalabileceğini de gösteriyor.