CIA Direktörü John Ratcliffe’in 25 Ağustos’ta önceden duyurulmadan Moskova’ya gerçekleştirdiği ziyaret, ABD ile Rusya arasındaki diplomatik temasların perde arkasına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Rusya tarafı da ziyaretin ardından ABD ve Rus istihbarat servisleri arasında temas gerçekleştiğini doğrularken, görüşmelerin içeriğine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.
Dış Politika Yazarı Mehmet Beyhan, Ratcliffe’in Moskova ziyaretini uluslararası ilişkiler literatüründeki “arka kapı diplomasisi” kavramı üzerinden değerlendirdi. Beyhan’a göre, resmi diplomatik kanalların kamuoyu ve iç siyasi baskılar nedeniyle hareket alanının daraldığı dönemlerde istihbarat servisleri arasındaki doğrudan temaslar, taraflara daha esnek bir iletişim zemini sağlayabiliyor.

“DOĞRUDAN MESAJ İLETMEK İÇİN KULLANILMIŞ OLABİLİR”
Ratcliffe’in Moskova’da yaklaşık 8 saat kalmasına dikkat çeken Beyhan, ziyaretin temel amaçlarından birinin Washington’ın Moskova’ya doğrudan ve kamuoyu baskısından uzak mesajlar iletmesini sağlamak olabileceğini belirtti.
Beyhan, devletlerarası kriz dönemlerinde dışişleri bakanları ve büyükelçiler gibi resmi temsilcilerin açıklamalarının sürekli kamuoyu ve iç siyasi dengelerin etkisi altında kaldığını ifade ederek, istihbarat kanallarının bu açıdan daha farklı bir işlev üstlenebildiğini söyledi.
Beyhan, bu tür temasların geçmişte de görüldüğünü hatırlatarak, eski CIA Direktörü William Burns’ün Biden döneminde Rus yetkililerle Moskova ve Ankara’da gizli görüşmeler gerçekleştirdiğine dikkat çekti.

“ARKA KAPI DİPLOMASİSİNİN EN BÜYÜK AVANTAJI ESNEKLİK”
Beyhan’a göre arka kapı diplomasisinin en önemli özelliklerinden biri, taraflara “manevra alanı” ve “inkâr edebilirlik” sağlaması.
Ratcliffe’in Moskova ziyaretinin önceden kamuoyuna açıklanmamasını da bu çerçevede değerlendiren Beyhan, ziyaretin uçuş takip verileri üzerinden ortaya çıktığını, ancak görüşmelerin içeriğinin kamuoyuna açık biçimde paylaşılmadığını belirtti.
Rusya Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitriy Peskov’un da temasların istihbarat servisleri üzerinden gerçekleştiğini doğrulamakla yetinmesi, görüşmelerin kapsamına ilişkin soru işaretlerinin devam etmesine neden oldu.
Beyhan, bu yöntemin görüşmelerin sonuçsuz kalması halinde ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin açısından siyasi maliyeti azaltabileceğini savundu.
MASADA UKRAYNA’NIN YANI SIRA İRAN DA OLABİLİR
Ratcliffe’in ziyaretinin yalnızca Ukrayna’daki savaşla sınırlı olmayabileceğini değerlendiren Beyhan, istihbarat kanalının daha geniş kapsamlı pazarlıklar için kullanılabileceğini söyledi.
Beyhan, bazı değerlendirmelerde görüşmelerin Ukrayna’daki tıkanan barış müzakerelerinin yanı sıra, ABD ve İsrail ile İran arasındaki askeri gerilim ve Rusya’nın İran’a yönelik teknik veya askeri desteği gibi başlıkları da kapsayabileceğinin öne sürüldüğünü belirtti.
Tutuklu takaslarının da bu tür temasların gündeminde yer alabilecek başlıklardan biri olabileceğini ifade eden Beyhan, istihbarat kanallarının kamuoyu baskısı olmadan çok sayıda konunun aynı anda ele alınmasına imkân sağlayabileceğini söyledi.

UKRAYNA’NIN SALDIRILARI İÇİN VERİLEN MESAJ
Beyhan’ın değerlendirmesinde dikkat çektiği bir diğer başlık ise ABD’nin Ratcliffe’in ziyareti öncesinde Ukrayna’dan Rusya’daki bazı hedeflere yönelik drone ve füze saldırılarını geçici olarak durdurmasını istemesi oldu.
ABD’nin Kiev’den pazartesiden çarşambaya kadar Moskova ve Rusya’nın kuzeyindeki bazı kentlere yönelik saldırıları durdurmasını istediği yönündeki haberler daha önce ABD basınına da yansımıştı.
Beyhan, bu gelişmenin Moskova’ya yalnızca diplomatik bir mesaj değil, aynı zamanda Washington’ın sahadaki gelişmeleri etkileyebilecek kapasiteye sahip olduğu yönünde bir mesaj verdiği şeklinde yorumlanabileceğini belirtti.
“İSTİHBARAT KANALLARI EMNİYET SUPABI İŞLEVİ GÖRÜYOR”
Ratcliffe’in Moskova ziyaretini genel olarak değerlendiren Beyhan, istihbarat servisleri arasındaki gizli temasların ABD-Rusya ilişkilerinde önemli bir iletişim kanalı olduğunu savundu.
Beyhan, “Savaşın ve bölgesel krizlerin kontrolden çıkmasını önlemenin en kritik emniyet supabının hâlâ istihbarat örgütleri arası gizli kanallar olduğunu” ifade ederek, Ratcliffe’in Moskova temasının resmi diplomatik kanalların tıkandığı dönemlerde “arka kapı diplomasisinin” önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.




