Milli Savunma Bakanlığının (MSB) haftalık bilgilendirme toplantısında gündeme ilişkin önemli gelişmeler, kamuoyu ile paylaşıldı.

MSB’DEN ÇOK ULUSLU KOLORDU KARARGAHI AÇIKLAMASI

Adana'da inşa çalışmaları devam eden Çok Uluslu Kolordu Karargahı hakkında ,NATO planlarında, bölgesel bir Türk Kolordu Karargahı tarafından ülkenin, savunmasının NATO kuvvetleri ile koordinesi ve gerektiğinde görevlendirilecek olan kuvvetlerin emir ve komutasının yürütülmesi planlandığı aktarıldı.

“ÇOKULUSLU KARARGAH STATÜSÜ HENÜZ ONAYLANMAMIŞTIR”

Bahse konu karargâhın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesinin milli rakamlar tarafından uygun görülerek, MNC-TÜR kurulumunun 2024 yılında NATO makamlarına bildirildiği ifade edilirken, karargah kurulum faaliyetlerine devam edildiği, sadece çekirdek personel atamaları yapıldığı ve çokuluslu karargâh statüsünün henüz onaylanmadığı belirtildi.

Açıklamada, “Bilgilerini paylaştığımız üç adet deniz ve bir adet kara karargahı ülkemizin güvenlik ihtiyaçları ve Karadeniz'e yönelik politik duruşumuz ile uyumlu olarak teşkil edilmektedir. Türkiye NATO karar mekanizmasında aktif rol üstleniyor. Türkiye, bu rolüyle geçmişte NATO'ya kuvvet tahsis eden bir ülke olmanın ötesine geçerek bugün karar alma ve yön verme süreçlerinde aktif rol üstlenmekte, oluşturulan yapıları kendi güvenlik öncelikleri doğrultusunda şekillendirmektedir” denildi.

“MONTRÖ SÖZLEŞMESİNDEN TAVİZ VERİLEMEZ”

Bölgesel sahiplik ilkesi ve Montrö Sözleşmesi'nden taviz verilmesinin söz konusu olmadığının altı çizilen açıklamada, bütün çalışmaların buna göre yapıldığı aktarıldı. Yapılan açıklamada, Türkiye'nin Karadeniz'e yönelik güvenlik anlayışının, Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin sağladığı denge ve istikrarın korunmasına, bölgesel sahiplik ilkesi doğrultusunda Karadeniz'e kıyıdaş ülkelerin öncelikli rol üstlenmesine dayandığı kaydedildi.

Kızılelma ve İtalyan uçakları birlikte havalandı
Kızılelma ve İtalyan uçakları birlikte havalandı
İçeriği Görüntüle

PERİNÇEK’İN İDDİASINA YANIT: DEZENFORMASYON!

Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek'in Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 uçağı ile ilgili gündeme getirdiği iddialara da yanıt verildi ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir dezenformasyon olduğu belirtildi. Açıklamada, hiçbir somut veriye dayanmayan söz konusu ifadeler, Türk Silahlı Kuvvetlerini kamuoyunda yıpratmaya yönelik asılsız iddialar içerdiği, yapılan resmi açıklamaların kasten çarpıtıldığı kaydedildi. Açıklamada, “Özellikle, Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen ve 20 kahraman silah arkadaşımızın şehit olduğu olayla ilgili şehit sayımızın dahi yanlış ifade edildiği vahim ve dayanaktan yoksun ifadeler art niyetli bir yaklaşımın ürünüdür. Düşen C-130 uçağımız ile ilgili olarak derhal başlatılan teknik inceleme tüm boyutlarıyla ve titizlikle yürütülmektedir. Hazırlanacak nihai rapor, ilgili süreçlerin tamamlanmasının ardından kamuoyu ile şeffaf bir şekilde paylaşılacaktır. Konuya ilişkin suç duyurusunda bulunulmuş ve yasal işlem başlatılmıştır. Milli güvenliğimizi ilgilendiren konularda somut delillere dayanmayan mesnetsiz iddia ve ithamlara, spekülatif ve manipülatif açıklama ve yorumlara itibar edilmemesi, yapılacak resmi açıklamaların dikkate alınması büyük önem taşımaktadır.” denildi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, geride bırakılan hafta içerisinde, 2 PKK'lı teröristin daha teslim olduğunu, operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınak ile mayın ve el yapımı patlayıcı tespit ve imha çalışmalarının etkin şekilde icra edildiğini kaydetti.

“İSRAİL'İN BU SALDIRGANLIKLARININ ÖNLENMESİ İÇİN SORUMLULUK ALMAYA BİR KEZ DAHA DAVET EDİYORUZ”

Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili Aktürk, uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumun ve bu yöndeki çabaların sürdüğünü kaydederek, bölgenin huzur ve istikrarına zarar veren çatışmaların en kısa zamanda sonlandırılmasını temenni ettiklerinin altını çizdi. Aktürk, şöyle devam etti:

“İsrail'in, Lübnan'daki uluslararası hukuk ve insancıl hukukun ihlali niteliğindeki saldırılarıyla 3 Birleşmiş Milletler barış gücü personeli hayatını kaybetmiştir. İsrail ayrıca, Suriye'nin güneyindeki saldırılarıyla ülkenin egemenlik ve toprak bütünlüğünü ihlal etmeye, Batı Şeria'da yasa dışı yerleşim faaliyetlerine ve Gazze'yi hedef alan saldırılarına da devam etmektedir. Uluslararası sistemin meşruiyetinin ve uluslararası hukuka olan inancın daha fazla zedelenmemesi amacıyla başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası toplumu, İsrail'in bu saldırganlıklarının önlenmesi için sorumluluk almaya bir kez daha davet ediyoruz”

Kaynak: Haber Merkezi