Hürmüz Boğazı'ndaki askeri hareketlilik ve karşılıklı çatışmaların ardından, Orta Doğu askeri sahneden diplomasi masasına kayıyor. ABD ve İran arasında Doha’da yapılması planlanan ancak tam bir diplomatik satranç oyununa dönen gizli-açık görüşmeler, dünya basınının bir numaralı gündem maddesi haline geldi. Bölgede tansiyon her geçen dakika tırmanırken, taraflardan gelen çelişkili açıklamalar kapalı kapılar ardında nelerin döndüğüne dair spekülasyonları artırıyor.

DOHA'DA DİPLOMATİK SATRANÇ: KULİSLERDE NE KONUŞULUYOR?

ABD’nin iç siyasetinde ve dış politikasında belirleyici figürlerden biri olan Donald Trump, kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımla diplomatik fitili ateşledi. Trump, İran'ın doğrudan talebiyle Doha'da kritik ve gizli bir görüşme gerçekleştirileceğini iddia etti. Washington kulislerinden sızan bilgilere göre, bu gizli diplomasi trafiğinde ABD heyetine liderlik edecek isimler de belli oldu: Trump'ın damadı ve eski Orta Doğu başdanışmanı Jared Kushner ile yakın kurmayı Steven Witkoff.

Görüşmenin sızması, hem Washington hem de Tahran hattında adeta bir şok dalgası yarattı. Batılı analistler, bu hamleyi bölgede ilan edilmesi muhtemel kırılgan bir ateşkes öncesindeki "son koz paylaşımı ve güç gösterisi" olarak yorumluyor.

TAHRA'NDAN ÇELİŞKİLİ SESLER: REJİM İÇİNDEKİ ÇATLAK BÜYÜYOR MU?

Doha’daki zirve iddiası İran kanadında ise tam bir kakofoniye yol açtı. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Gharibabadi, resmi düzeyde herhangi bir "teknik görüşme" yürütülmediğini sert bir dille ifade ederek iddiaları yalanlamaya çalıştı.

Ancak bu açıklamadan kısa bir süre sonra İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeshkian, X (eski adıyla Twitter) hesabı üzerinden ezber bozan bir çıkış yaptı. Pezeshkian, ABD'nin daha önceki anlaşmalara sadık kalması halinde, Güney Kore'de dondurulan ve ardından Katar'a aktarılan 6 milyar dolarlık fonun serbest bırakılması karşılığında, İran'ın nükleer ve bölgesel taahhütlerini yerine getirmeye hazır olduğunu duyurdu. Cumhurbaşkanının bu hamlesi, Tahran’daki diplomatik kanat ile askeri kanat arasındaki görüş ayrılıklarını bir kez daha gözler önüne serdi.

HAMSHAHRI GAZETESİNDEN SANSASYONEL KAPAK: TRUMP HEDEF TAHTASINDA

Diplomatik temaslar bu denli hassas bir çizgide ilerlerken, Tahran Belediyesi'ne ait olan ve muhafazakar kanadın sesi olarak bilinen yüksek tirajlı Hamshahri gazetesi, bugün kelimenin tam anlamıyla sansasyonel bir kapakla okuyucularının karşısına çıktı.

Soykırımcı, Gazze'de ateşkesi yine dinlemedi: Çadır kenti bombaladı
Soykırımcı, Gazze'de ateşkesi yine dinlemedi: Çadır kenti bombaladı
İçeriği Görüntüle

Gazete, Donald Trump'ı bir keskin nişancı dürbününün ve hedef tahtasının tam merkezinde gösteren provokatif bir görsel bastı. Görselin üzerinde ise ülkenin yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney’e atıfta bulunularak büyük harflerle "İntikam Kesindir" manşeti atıldı. Bu kapak, Doha'daki yumuşama sinyallerine Tahran'daki şahinlerin verdiği çok açık bir gözdağı olarak değerlendirildi.

4 AYDIR GÖMÜLMEYEN CENAZENİN SIRRI VE SAVAŞ KABİNESİ

Uluslararası köşe yazarları ve Orta Doğu uzmanları, İran'da yaşanan bu gelişmeleri çok daha derin bir iç hesaplaşmanın işareti olarak okuyor. Eski Dini Lider Ali Khamenei'nin ölümünün üzerinden yaklaşık 4 ay geçmesine rağmen cenazesinin hala gömülmemiş olması (defin işleminin 9 Temmuz'da yapılacağı açıklandı) dünya siyasetinde eşine az rastlanır bir durum.

Uzmanlara göre, cenazenin aylardır bekletilmesi ve basındaki bu agresif intikam çığlıkları, yeni Dini Lider Mücteba Hamaney'i etrafında kenetlenen İran içindeki "Savaş Kabinesi" ve Devrim Muhafızları'nın gücü tamamen eline alma çabasından kaynaklanıyor. Muhafazakar elitler, cenaze sürecini ve intikam retoriğini kitleleri konsolide etmek ve Pezeshkian hükümetinin Batı ile yapmayı planladığı olası bir uzlaşıyı baltalamak için en güçlü koz olarak kullanıyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ