Sosyal medya paylaşımları nedeniyle “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla tutuklanan Murat Övüç hakkında Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame asliye ceza mahkemesine gönderildi. 20 Aralık’ta tutuklanan Övüç’ün 19 Ocak tarihli tutukluluk incelemesinde tutukluluğunun devamına karar verilirken, savcılık 4 Şubat’ta düzenlediği iddianamede üç yıla kadar hapis cezası talep etti.
SAVCILIK İDDİANAMEYİ MAHKEMEYE GÖNDERDİ
İddianamede, Övüç’ün başörtüsü ile yaptığı paylaşımın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtildi. Paylaşımın geniş kitlelere ulaşması nedeniyle kamu düzenini bozma bakımından açık ve yakın tehlike oluşturduğu ileri sürüldü. Savcılık, söz konusu eylemin halkın bir kesimini diğer kesime karşı alenen tahrik ettiği kanaatine yer verdi.
DİNİ DEĞERLERLE ALAY İDDİASI YER ALDI
Hazırlanan iddianamede başörtüsünün İslam dininde sembol değil dini vecibe olarak kabul edildiği ifade edildi. Bu kapsamda Övüç’ün paylaşımının dini değerlerle alay niteliği taşıdığı değerlendirmesine yer verildi.
PAYLAŞIM VE KİŞİSEL İFADELER DOSYAYA GİRDİ
İddianamede Övüç’ün bir YouTube programında kullandığı ifadeler ile sosyal medya paylaşımlarındaki beden dili, jest, mimik ve hitap tarzına ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Metinde şu ifadelere aynen yer verildi:
"İslam dinine göre başörtüsünün bir ‘sembol’ olarak görülmediği, bir ibadet ve tesettür yükümlülüğünün parçası olarak görüldüğü, yani dini açıdan anlamının simgesel değil emir olduğu; dini açıdan İslam'da başörtüsünün, Allah'ın emrine uymak, mahremiyeti korumak, iffet ve haya ilkesi, dikkat çekici teşhirden kaçınmak amacı ile ilişkilendirildiği, Kur'an'da ve fıkıhta başörtüsünün bir rozet olarak tanımlanmadığı, aksine tesettürün dini bir vecibe olarak kabul edilmesi nedeni ile Allah'a kulluk için örtünüldüğü, yasaklar, kamusal alan tartışmaları, siyasal kamplaşmaların başörtüsünün bir kesim tarafından kimlik sembolü olarak görüldüğü, kısacası İslam inancına göre tesettürün bir sembol değil dini yükümlülük olduğu,
Şüphelinin programcı Armağan Çağlayan'ın sunmuş olduğu sosyal medya platformunda yayınlanan programda 'Ben gay'im' ifadelerini kullandığının görüldüğü, şüphelinin herkese açık şekilde yapmış olduğu paylaşımlarında sergilediği beden dili, mimik, jest, giyim, hareketler, konuşma şekli ve sesini kullanma ve hitap tarzının toplumda yaygın olarak kabul gören erkek davranış kalıbının dışında kadınsı davranış biçimlerinde hareket ettiğinin de gözlemlendiği, kadınsı hareketler sergileyen ve kendisini gay olarak tanımlayan şüphelinin İslam dininin önemli vecibelerinden biri olan başörtüsü ile alay ettiği, şüphelinin tanınan bir kişi olması nedeni ile paylaşımın geniş kitlelere ulaşarak toplumsal barışı zedeleme ve kamu düzenini bozma bakımından açık ve yakın tehlike oluşturduğu,
Şüphelinin paylaştığı videodaki eyleminin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceği, tüm soruşturma evrakı kapsamına göre şüphelinin başörtüsü ile sosyal medya platformunda alay ettiği ve başörtüsü kullanan kesime yönelik halkın diğer kesimini alenen tahrik etmek sureti ile üzerine atılı suçu işlediği anlaşıldığından, şüphelinin üzerine atılı müsnet suçtan eylemine uyan yukarıda yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve iddia olunur."
Övüç hakkında hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edilmesi halinde yargılama süreci başlayacak.





