Taraflar arasında barışın sağlanması için yürütülen gizli ve açık görüşmelerin en hassas maddesini, İran’ın elinde olduğu tahmin edilen yaklaşık 400 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyumun (nükleer toz) geleceği oluşturuyor. Trump, paylaştığı mesajla nükleer envanterin tasfiyesi konusunda iki net alternatif sundu ve uluslararası denetim mekanizmalarını işaret etti.

"NÜKLEER TOZ YA BİZE GELECEK YA DA YERİNDE YOK EDİLECEK"

Beyaz Saray'ın iran politikasındaki katı tutumunu sürdüren Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı manifesto niteliğindeki paylaşımda sert ifadeler kullandı. Trump, "İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyum (nükleer toz) ya derhal Amerika Birleşik Devletleri'ne teslim edilerek buraya getirilecek ve burada imha edilecektir; ya da tercihen İran'ın tam işbirliği ve koordinasyonu içinde Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) veya eşdeğeri kurumların şahitliğinde, yerinde veya kabul edilebilir başka bir güvenli bölgede imha edilecektir" dedi.

Müzakere hattında işler karışık! İran: "ABD saldırıları sürdüğü sürece masada yokuz"
Müzakere hattında işler karışık! İran: "ABD saldırıları sürdüğü sürece masada yokuz"
İçeriği Görüntüle

Trump 22-4

400 KİLOGRAMLIK STOK MÜZAKERELERİN KİLİT MADDESİ

Savaşın sonlandırılması amacıyla diplomatik masada bir araya gelen heyetlerin en çok mesai harcadığı konu başlığı, Tahran'ın zenginleştirme kapasitesi ve nükleer rezervleri oldu. İstihbarat raporlarına yansıyan ve yaklaşık 400 kilogram civarında olduğu belirtilen zenginleştirilmiş uranyumun mevcudiyeti, hem Washington hem de Tel Aviv kanadında büyük bir ulusal güvenlik tehdidi olarak yorumlanıyor. Trump'ın bu çıkışı, barış anlaşmasının imzalanması için nükleer silahsızlanmanın bir ön şart olduğunu tescilledi.

ULUSLARARASI ATOM ENERJİSİ AJANSI GÖREVE ÇAĞRILDI

ABD Başkanı, imha sürecinin tamamen şeffaf ve uluslararası hukuka uygun bir denetim mekanizmasıyla yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi. Olası bir uzlaşı durumunda, imha operasyonunun yerinde ya da üçüncü bir ülkede yapılması fark etmeksizin, nükleer denetimlerin çatı kuruluşu olan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) müfettişlerinin ve Atom Enerjisi Komisyonu uzmanlarının sürece fiilen hakemlik yapması şart koşuldu.

TAAHHÜT GELMEZSE ATEŞKES TEHLİKEYE GİREBİLİR

Askeri uzmanlar ve siyasi analistler, Trump tarafından ortaya konan bu keskin formülün İran yönetimi tarafından nasıl karşılanacağını yakından takip ediyor. Tahran'ın nükleer programı egemenlik hakkı olarak görmesi nedeniyle uranyumu teslim etmeye veya imha etmeye direnebileceği, bu durumun ise kırılgan olan mevcut ateşkes sürecini sabote ederek ABD/İsrail ve İran savaşını yeniden alevlendirebileceği belirtiliyor. Gözler İran kanadından gelecek resmi yanıta çevrildi.

Kaynak: AA