Ancak Başbakan'ın bu açıklamaları, sahada devam eden belirsizlikler ve özellikle İsrail basınında yükselen "stratejik çöküş" manşetlerinin gölgesinde bir siyasi ayakta kalma çabası olarak değerlendirildi.
MUHAREBE SONUÇSUZ ELEŞTİRİLERİNE "ZAFER" YANITI
İsrail iç siyasetinde savaşın somut bir kazanım getirmeden ateşkese doğru evrilmesi, Netanyahu hükümetine yönelik öfkeyi zirveye taşıdı. Özellikle muhalefet lideri Yair Lapid ve Yüksek Mahkeme'nin savaş karşıtı protestolara izin vermesiyle köşeye sıkışan Netanyahu, televizyon konuşmasında operasyonel başarıları ön plana çıkardı. Eleştirileri "gerçeklikten uzak" olarak niteleyen Başbakan, ordunun elde ettiği sonuçların tarihi bir dönüm noktası olduğunu savundu.
İRAN'IN NÜKLEER HAYALLERİNE DARBE İDDİASI
Netanyahu, konuşmasının merkezine İran'ın stratejik silah programlarını yerleştirdi. İsrail saldırılarının İran'ı savunma ve teknoloji alanında onlarca yıl geriye götürdüğünü ileri süren Başbakan, nükleer tesislerin ve balistik füze fabrikalarının büyük ölçüde imha edildiğini öne sürdü. Bu açıklamalarla İran'ın artık İsrail için varoluşsal bir tehdit olmaktan çıktığı mesajını veren Netanyahu, "İran'ı taş devrine döndürme" vaadini gerçekleştirdiğini iddia etti.

"HER ZAMANKİNDEN GÜÇLÜYÜZ" SÖYLEMİ
Kamuoyundaki moral bozukluğunu dağıtmak isteyen Netanyahu, İsrail'in askeri ve teknolojik üstünlüğünün bu savaşla tescillendiğini ifade etti. "İran zayıflarken, İsrail bölgenin en sarsılmaz gücü haline geldi" diyen Başbakan, ABD ile olan koordinasyonun meyvelerini topladıklarını belirtti. Ancak nükleer kapasitenin gerçekten ne ölçüde zarar gördüğüne dair bağımsız raporların eksikliği, Netanyahu'nun bu "güç" söyleminin bir siyasi retorikten ibaret olup olmadığı sorusunu gündemde tutuyor.
İSRAİL BASININDA "HİKAYE" YORUMLARI
Başbakan'ın pembe tablo çizen konuşmasına karşın, İsrail medyasında "stratejik hezimet" yorumları yapılmaya devam ediyor. Yedioth Ahronoth ve Haaretz gibi gazeteler, 48 rehinenin hala Gazze'de olduğu ve Lübnan cephesinde saldırıların sürdüğü bir ortamda "muazzam zafer" ilan edilmesini skandal olarak nitelendirdi. Halkın bir bölümü Netanyahu'nun bu konuşmasını, siyasi prestij kaybını önlemek için kurgulanmış bir "hikaye" olarak görüyor.




