İran ile yaşanan askeri gerilimin zirve noktasında gerçekleşen bu gizli temas, bölgedeki diplomatik dengeleri sarsacak bir adım olarak nitelendiriliyor. İsrail tarafı ziyareti "tarihi bir dönüm noktası" olarak tanımlarken, bu görüşmenin İran’ın BAE’ye yönelik gerçekleştirdiği devasa füze ve dron saldırılarının gölgesinde yapılması stratejik iş birliğinin boyutlarını gözler önüne seriyor.
İRAN SALDIRILARININ ORTASINDA GİZLİ DİPLOMASİ
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran'a yönelik 28 Şubat’ta başlatılan kapsamlı askeri harekat devam ederken beklenmedik bir hamleyle BAE’ye gitti. Başbakanlık Ofisi tarafından teyit edilen bu ziyaret, güvenlik gerekçeleriyle gerçekleştiği ana kadar dünya kamuoyundan saklandı. Netanyahu ve BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan arasındaki görüşmenin, bölgesel güvenlik mimarisi üzerinde kritik kararların alındığı bir platform olduğu tahmin ediliyor.
TARİHİ DÖNÜM NOKTASI OLARAK TANIMLANDI
Resmi açıklamada, Netanyahu’nun Abu Dabi temaslarının İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki ikili ilişkilerde yeni bir sayfa açtığı vurgulandı. Ziyaretin tam tarihi paylaşılmasa da "Aslanın Kükremesi" operasyonuyla eş zamanlı olması, iki ülkenin İran’ın bölgesel nüfuzuna karşı ortak bir savunma ve istihbarat hattı oluşturduğu yorumlarını güçlendirdi. Bu temas, İbrahim Anlaşmaları sonrası gelinen en ileri diplomatik seviye olarak kayıtlara geçti.
İRAN’IN BAE’YE YÖNELİK MİSİLLEMESİ
Netanyahu’nun bu ziyareti, İran’ın BAE topraklarına düzenlediği ağır saldırıların hemen ardından veya sırasında gerçekleşmesi bakımından önem taşıyor. Tahran yönetimi, İsrail ve ABD operasyonlarına destek verdiği gerekçesiyle BAE'ye 500'den fazla balistik füze ve binlerce dron ile saldırmıştı. Bu saldırılarda yaşanan can kayıpları ve yaralanmalar, BAE'nin İsrail ile olan stratejik yakınlaşmasının bedelini askeri hedef haline gelerek ödediğini gösterdi.
BÖLGESEL GÜVENLİK VE ASKERİ İŞ BİRLİĞİ
Ziyaretin perde arkasında, İsrail’in İran’a yönelik hava operasyonlarında BAE hava sahasının veya lojistik imkanlarının kullanımı gibi kritik konuların olduğu iddia ediliyor. "Aslanın Kükremesi" operasyonunun gidişatı ve İran’ın balistik füze kapasitesine karşı ortak savunma sistemlerinin koordinasyonu, iki liderin masadaki öncelikli maddeleri arasındaydı. Bu gizli zirve, Orta Doğu’da İsrail-Arap ittifakının İran karşıtı blokta ne denli derinleştiğini bir kez daha kanıtladı.




