İsrail devlet televizyonu KAN'ın Arap diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre, İran 2015 yılındaki nükleer anlaşma limitlerine geri dönmeyi planlıyor. Ancak uranyum zenginleştirme oranını düşürmeye razı olan Tahran'ın, elindeki mevcut zenginleştirilmiş stokları ülke dışına çıkarma konusunda ABD ile büyük bir fikir ayrılığı yaşadığı belirtiliyor. Washington yönetimi "sıfır zenginleştirme" yerine süre ve stok kontrolüne odaklanırken, taraflar arasındaki pazarlıklar bölge güvenliği için kritik önem taşıyor.
URANYUM SEVİYESİNDE RADİKAL İNDİRİM TEKLİFİ
Müzakerelere vakıf diplomatik kaynaklar, İran'ın yarın İsviçre'de yapılacak görüşmelerde uranyum zenginleştirme oranını yüzde 60 seviyesinden yüzde 3,6'ya çekmeyi önereceğini iddia etti. Bu oran, uluslararası toplumun İran'ın nükleer programının "barışçıl" olduğuna ikna edilmesi noktasında sembolik bir eşik olarak kabul ediliyor. Tahran yönetiminin bu teklifi, yaptırımların kaldırılmasına yönelik bir "güven artırıcı adım" olarak masaya getirmesi bekleniyor.
7 YILLIK ASKIYA ALMA VE ABD'NİN 10 YIL ŞARTI
Müzakere sürecine dair sızan bilgilerde, İran'ın nükleer faaliyetlerini 7 yıl süreyle askıya alma sözü vereceği savunuluyor. Buna karşın ABD tarafının bu süreyi yeterli bulmadığı ve taahhüdün en az 10 yıl olmasında ısrar ettiği belirtiliyor. Washington'ın önceki turlarda "sıfır zenginleştirme" ilkesinden esnemiş olması, tarafların bir "zaman ve oran" formülü üzerinde uzlaşma ihtimalini güçlendiriyor olsa da takvim üzerindeki anlaşmazlık ciddiyetini koruyor.
ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ STOKLARIN GELECEĞİ ÇIKMAZI
İran ile ABD arasındaki en büyük düğüm noktasını, hali hazırda üretilmiş olan yüksek düzeyli uranyum stokları oluşturuyor. İran'ın yüzde 60 saflıktaki yaklaşık 440 kilogramlık uranyum stokunu ülke dışına çıkarmayı kesin bir dille reddettiği ileri sürülüyor. ABD ise nükleer silah riskini tamamen bertaraf etmek için bu stokun başka bir ülkeye transferinde ısrarcı davranıyor. Tahran'ın sadece zenginleştirme oranını düşürme teklifinin Beyaz Saray tarafından nasıl karşılanacağı merak konusu.
TÜRKİYE VE UMMAN'IN ARABULUCULUK ROLÜ
Haziran 2025'teki saldırı tehditleriyle kopma noktasına gelen İran-ABD nükleer diplomasisi, Türkiye'nin yoğun girişimleri ve Umman'ın arabuluculuğuyla yeniden canlandırıldı. 6 Şubat'taki Umman buluşması ve 17 Şubat'taki Cenevre temaslarının ardından yarın gerçekleşecek üçüncü tur, somut bir anlaşmanın ilk adımı olarak değerlendiriliyor. İran, atom bombası üretimini engelleyecek sınırlamalar karşılığında ekonomisini felç eden yaptırımların bir takvim dahilinde kaldırılmasını bekliyor.




