İsrail siyasetinin en uzun soluklu ve en çok tartışılan kördüğümü olan Başbakan Binyamin Netanyahu’nun yolsuzluk davası, ardı ardına yaşanan şok gelişmelerle yeniden dünya gündeminin zirvesine oturdu. Adliye koridorlarından sızan gizli kararlar, avukatların istifa restleri ve okyanus ötesinden gelen şok "af" baskısı, davanın seyrini tamamen değiştirecek nitelikte.
GİZLİ KAPIDAN MAHKEMEYE: BASINDAN KAÇIŞ MI, GÜVENLİK ÖNLEMİ Mİ?
Yıllardır medyanın ve halkın pürdikkat takip ettiği davada, mahkeme heyeti çok tartışılacak bir karara imza attı. Alınan son kararla birlikte Başbakan Netanyahu’nun, duruşma salonuna basının ve kameraların göremeyeceği özel ve gizli bir kapıdan girmesine izin verildi.
Bu karar, ülkedeki muhalif basını adeta ayağa kaldırdı. Muhalif çizgideki medya organları ve siyasi rakipleri, bu uygulamayı Netanyahu’nun "basından ve halkın gözünün içine bakmaktan açıkça kaçması" ve adaletin şeffaflığına gölge düşürülmesi olarak yorumladı. Destekçileri ise bunun tamamen güvenlik ve başbakanlık makamının itibarı için gerekli bir prosedür olduğunu savunuyor.
"DÜNYANIN EN ZOR POZİSYONUNDAYIM!" VE AVUKATLARIN İSTİFA RESTİ
Mahkeme salonunun içi ise adeta bir sinir harbine sahne oluyor. Heyetin, duruşmaların haftada üç gün yapılması yönündeki ısrarına Netanyahu sert bir dille isyan etti. Şu an "dünyanın en zor ve en kritik pozisyonunda" bulunduğunu hatırlatan İsrail Başbakanı, hem devam eden bölgesel krizleri yönetip hem de haftada üç gününü mahkemede ifade vererek geçirmesinin fiilen imkansız olduğunu dile getirdi.
Bu gerginlik sadece Netanyahu ile sınırlı kalmadı; savunma kulisleri de alev aldı. Netanyahu’nun savunma avukatları, mevcut yargılama temposunun insani ve hukuki sınırları zorladığını belirterek mahkeme heyetine rest çekti: "Bu tempoya dayanmamız mümkün değil, eğer geri adım atılmazsa davadan istifa ederiz!" Bu hamle, davanın tamamen kilitlenmesi riskini de beraberinde getiriyor.
TRUMP’TAN "AF" TELEFONU
Davanın en sansasyonel ve uluslararası kriz yaratacak kulis bilgisi ise Amerika Birleşik Devletleri’nden geldi. İddialara göre, ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’a, Netanyahu için acil bir "başkanlık affı" çıkarması yönünde çok ağır bir siyasi baskı uyguluyor.
Beyaz Saray’ın, müttefiki Netanyahu’yu bu hukuki kıskaçtan kurtarmak için devreye girdiği bu hamle, İsrail Cumhurbaşkanlığı duvarına çarpmış durumda. Kulislerden sızan bilgilere göre Cumhurbaşkanı Herzog, Trump’ın bu ağır baskısını şimdilik kesin bir dille geri çevirdi. Ancak Washington-Tel Aviv hattındaki bu "af" diplomasisinin arkasında nelerin döndüğü ve Herzog’un baskılara ne kadar daha direnebileceği büyük bir merak konusu.
İsrail, tarihinin en büyük hukuk ve siyaset krizlerinden birini yaşarken; mahkemenin hızı, avukatların geleceği ve okyanus ötesinden gelen baskıların davanın seyrini nasıl etkileyeceğini önümüzdeki günler gösterecek.





