DİPLOMASİNİN BERHAVA OLDUĞU BİR DÖNEME GİRİLDİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki MKYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Ömer Çelik, İran'a yönelik saldırıların diplomatik müzakereler sürerken gerçekleşmesine tepki gösterdi. Çelik, "Masa kurulmasına rağmen bu saldırı gerçekleşti. Diplomasi, daha önceden karar verilmiş bir saldırının taktik örtüsü olamaz" diyerek, çözüm arayışlarının hiçe sayıldığını ifade etti. Ayrıca saldırıda hayatını kaybeden İranlı yetkililer ve siviller için İran halkına taziyelerini sundu.
REJİM DEĞİŞİKLİĞİ DAYATMASI BAŞLI BAŞINA BİR SUÇTUR
Çelik, egemen bir devletin toprak bütünlüğüne ve devlet mimarisine yönelik saldırıların uluslararası düzeni ortadan kaldırdığını savundu. Rejim değişikliği bahanesinin subjektif bir kriter olduğunu belirten Çelik, "Bir ülkenin rejiminin bahane edilmesi demek, her isteyenin müdahale için bir gerekçe üretmesi demektir. Kimsenin hiçbir ülkeye rejim değişikliği dayatma hakkı yoktur; bu başlı başına bir suçtur" ifadelerini kullandı.
OLASI GÖÇ DALGASI VE EKONOMİK ŞOKLARA KARŞI HAZIRLIK
Bölgedeki çatışmaların Türkiye üzerindeki etkilerine de değinen Çelik, İran sınırından gelebilecek muhtemel bir göç dalgasına karşı tüm devlet birimlerinin tam koordinasyon içinde hazır olduğunu açıkladı. Küresel ekonomide beklenen dalgalanmaların Türkiye ekonomisine de geçici etkileri olabileceğini belirten Çelik, ekonomi yönetiminin krizleri yönetme konusunda tecrübeli olduğunu vurguladı.
MUHALEFETE SAĞDUYU VE SİYASİ BİRLİK ÇAĞRISI
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in eleştirilerine yanıt veren Çelik, Türkiye'nin bir ateş çemberinden geçtiğini hatırlatarak siyasi birlik çağrısında bulundu. Dış politikada sağduyulu ve hakkaniyetli açıklamalar yapılması gerektiğini belirten Çelik, "Bugün siyasi birlik ve dirlik günüdür. Etrafımızdaki durumu iyi analiz eden açıklamalar yapmakta fayda vardır" diyerek muhalefeti daha dengeli bir tutum sergilemeye davet etti.





