İran ile ABD-İsrail ekseninde artan askeri gerilim ve Gazze’de devam eden çatışmalar küresel ekonomi üzerinde baskı oluşturuyor. Jeopolitik risklerin artmasıyla petrol, döviz ve değerli metallerde sert dalgalanmalar yaşanıyor.

Bu tür dönemlerde yatırımcılar genellikle riskli varlıklardan çıkarak “güvenli liman” olarak görülen altın, dolar ve tahvillere yöneliyor. Bu nedenle savaş dönemleri çoğu zaman altın fiyatlarında yükselişle anılıyor.

ALTIN BAZEN YÜKSELİYOR BAZEN DÜŞÜYOR

Son haftalarda altın fiyatlarında hem sert yükseliş hem de ani düşüşler görüldü. Orta Doğu’daki gerilimin artmasıyla altın bazı günlerde yükselirken, bazı günlerde ise gerileme yaşandı. Uzmanlara göre bu dalgalanmanın birkaç nedeni var:

  • Doların güçlenmesi: Savaş dönemlerinde yatırımcılar bazen altın yerine dolara yöneliyor.
  • Faiz beklentileri: Yüksek faiz beklentisi altının cazibesini azaltabiliyor.

Bu nedenle savaş dönemlerinde altının her zaman yükselmesi beklenen bir durum değil.

TÜRKİYE PİYASALARI NASIL ETKİLENİYOR?

Orta Doğu’daki savaş Türkiye’de özellikle üç alanda etkisini gösteriyor:

1. Altın ve dövizde dalgalanma
Jeopolitik risk arttıkça yatırımcıların güvenli liman arayışı artıyor. Bu durum Türkiye’de gram altın ve döviz kurlarında oynaklığı artırıyor.

2. Enerji fiyatları
Orta Doğu petrol üretiminin merkezinde olduğu için savaş petrol fiyatlarını yükseltebiliyor. Bu da Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkelerde enflasyon baskısı yaratabiliyor.

3. Borsa ve yatırım kararları
Belirsizlik arttığında yatırımcılar riskli varlıklardan uzaklaşıyor. Bu da borsalarda satış baskısı oluşturabiliyor.

UZMANLAR NE DİYOR?

Ekonomistler, jeopolitik risklerin kısa vadede piyasalarda sert hareketlere yol açabileceğini ancak uzun vadede altının yine güvenli liman özelliğini koruyabileceğini belirtiyor. Savaşın şiddeti, petrol fiyatları, ABD faiz politikası ve doların gücü önümüzdeki dönemde altının yönünü belirleyecek en önemli faktörler arasında gösteriliyor.

EN AZ YÜZDE 5-10

Ekonomist Selçuk Gülten Türkinform’a özel yaptığı açıklamada altının genellikle jeopolitik risklerden dolayı yükseldiğine işararet ederek, “Savaş veya kriz gibi durumlarda fiyatlarda en az yüzde 5–10 civarında bir yükseliş görülmesi klasik bir durumdur. Tarihsel veriler de bunu gösteriyor. Ancak bu savaş için zaten uzun süredir ‘geliyor’ deniliyordu. Sürekli ‘bu hafta sonu başlayacak ya da önümüzdeki hafta başlayacak’ şeklinde beklentiler vardı” açıklamasında bulundu.

SEBEBİ KAR REZELASYONU…

Gülten, geçen yıl ocak ayından bu yana, altında yaklaşık yüzde 50 civarında bir artış olduğunu anımsatarak, “Bu yıl da yılbaşından itibaren yüzde 20–25 civarında bir yükseliş yaşandı. Yani zaten oldukça güçlü bir artış vardı. Bu nedenle savaş gibi bir risk ortaya çıktığında bazı yatırımcılar ‘artık bundan sonra daha fazla yükselmez’ düşüncesiyle satışa yöneldi. Buna finans literatüründe kâr realizasyonu denir. Yani yatırımcılar ‘satayım, kârımı alayım’ yaklaşımına girebilir” diye konuştu.

Anonim şirket nasıl kurulur? A.Ş. kurmak için hangi şartlar gerekiyor?
Anonim şirket nasıl kurulur? A.Ş. kurmak için hangi şartlar gerekiyor?
İçeriği Görüntüle

AMERİKA VE ÇİN BELİRLİYOR!

Altın fiyatları üzerinde ABD ve Çin’in büyük etkisi olduğunu söyleyen Gülten, “Amerikan ekonomisi bu piyasada çok güçlü bir aktör. Çin ise ikinci sırada geliyor. Çin Merkez Bankası son 26 aydır üst üste altın rezervlerini artırıyor, yani sürekli altın alımı yapıyor. Bu nedenle piyasayı büyük ölçüde ABD ve Çin’in hamleleri belirliyor. Bu çerçevede Türkiye açısından bakarsak, kısa vadede altın fiyatlarında çok hızlı bir yükseliş beklenmeyebilir. Ancak uzun vadede, özellikle yıl sonuna doğru, altının yine enflasyonun üzerinde bir getiri sağlayabileceği söylenebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: BEYZA COŞKUN