CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda iktidarı sert sözlerle hedef aldı. Enflasyondan vergi sistemine, yargı süreçlerinden belediyelere yönelik operasyonlara kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalar yapan Özel, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve ailesine yönelik süreçte “haysiyet cellatlığı” yapıldığını savundu. Özel, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal hakkındaki tartışmalara da yanıt verdi.
Özel’in en dikkat çeken çıkışlarından biri ise yargı süreçlerine ilişkin oldu. Özel, “O gün FETÖ’nün saldırısında doğru tarafta duranlar olarak, bugün 19 Mart darbesine ve Akın Gürlek’in yargı çetesine karşı dimdik aynı yerde, aynı tarafta duruyoruz” dedi.
“YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE”
Konuşmasına Engelliler Haftası, Hemşireler Günü ve Çiftçiler Haftası’nı anarak başlayan Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün Hemşireler Günü. Özellikle Kovid gibi dönemlerde, afetlerde, depremlerde haklarının ödenmeyeceğini hep söylediğimiz ama maalesef hakikaten hakları da ödenmeyen ve bizleri yaşatmak için her şeyi göze alan çok değerli sağlık emekçilerinin günü. Ayın 14’ünde Eczacılar Günü; benim meslektaşlarımın günü. Yine Çiftçiler Haftası’ndayız, bugün Çiftçiler Günü.”
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı mezarları başında andıklarını belirten Özel, şu sözleri kullandı:
“Geçtiğimiz hafta arkadaşlarımızla birlikte Deniz Gezmiş’in, Yusuf Aslan’ın, Hüseyin İnan’ın kabirleri başındaydık. İdamlarının 54. yılında şehitlerimizi mezarları başında andık. Buradan onlara söyleyeceğimiz tek şey, onlardan bize ve tarihe kalan o muhteşem cümle: ‘Yaşasın tam bağımsız Türkiye, kahrolsun emperyalizm.’”
“CELLATLARI SAVUNAN ERDOĞAN’DI”
Ergenekon ve Balyoz süreçlerine de değinen Özel, iktidarı şu sözlerle hedef aldı:
“O dönemler pırıl pırıl, Türkiye için çalışan cumhuriyetçi, Atatürkçü, milliyetçi subayları; Türk milliyetçisi subayları birileri, özellikle bir başsavcı olan Zekeriya Öz’ün patronajında, ‘Arkanda ben varım’ diyen Recep Tayyip Erdoğan’ın haberi ve bilgisi dahilinde, övüne övüne, ‘Bağırsakları temizliyoruz, darbecileri temizliyoruz’ diye hedef aldı.”
“O gün biz bu taraftaydık, doğrusunu söylüyorduk. Sayın Erdoğan öbür taraftaydı ve cellatları savunuyordu. Biz, cellatların elinden Ergenekon, Balyoz ve çeşitli kumpaslarla katledilmeye çalışılanları savunduk ve kurtardık.”
“AKIN GÜRLEK’İN YARGI ÇETESİNE KARŞIYIZ”
Yargı süreçlerine ilişkin çok sert ifadeler kullanan Özel, şunları kaydetti:
“Gün oldu, o cellatlar Erdoğan’ın karşısına çıkıp darbeye kalkıştılar. Orada bile parlamentoyu savunduk. Yapılan zulümleri gördük ama yine de demokrasiye sahip çıktık.”
“Bugün yeni cellatlar yine Erdoğan’ın arkasında. Yine bu ülkenin yarınları için çalışmak isteyen pırıl pırıl insanlar hedefte. O gün nasıl dönemin Genelkurmay Başkanı’na da Ahmet Tatar’a da Askeri Casusluk davasındaki pırıl pırıl subaylara da sahip çıkarken ne kadar eminseydik, bugün de aynı inançla, aynı kararlılıkla; o gün FETÖ’nün saldırısında doğru tarafta duranlar olarak bugün 19 Mart darbesine ve Akın Gürlek’in yargı çetesine karşı dimdik aynı yerde, aynı taraftayız diyoruz.”
Özel, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“Biz o gün doğruları savunurken, ‘Ateş olmayan yerden duman çıkmaz’ diye bağıranlar sonra önlerine baktılar, gözlerini kaçırdılar bizden. O kürsülerde biz, ‘Bir gün gelecek ve haklılığımız ortaya çıkacak’ demiştik.”
“Bugün bir daha söylüyorum: Bu kürsüden değil; çünkü o gün bu kürsüde olmayacağız, muhalefet kürsüsünden değil ama iktidar kürsüsünden bir kez daha sizlerin ve milletimizin karşısına çıkıp, ‘Biz yine doğru tarafta durduk, dürüst insanları savunduk, suçsuzları savunduk, iftiracılara karşı baş eğmedik, gerekirse bedel ödedik ama eğilmedik’ diyeceğimiz güne kadar buradan tarihin önüne şerh düşüyorum. Bir daha çıkacağım ve bugünü hatırlatacağım.”
“MEYDANI HEMŞEHRİLERİ DOLDURDU”
Rize mitingine de değinen Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Cumartesi günü Rize tarihinin en büyük mitinglerinden birini gerçekleştirdik ve adalet ve demokrasi için yüz binlerle Rize’de bulunduk. Partimize yönelik saldırılara en güzel cevabı, Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’de yıllardır o boyutta dolduramadığı meydanı dolduran kendi hemşehrileri verdi.”
“AVRUPA’DA HER KÖTÜ BAŞLIKTA BİRİNCİYİZ”
Ekonomi yönetimini hedef alan Özel, enflasyon ve hayat pahalılığı üzerinden sert çıktı:
“Yıllık enflasyon yüzde 32,4’e yükseldi. Dört ay önce otuzun biraz altındayken yıl sonunda 16’ya düşecek demişlerdi. 30’dan 16’ya doğru düşeceğini iddia ettikleri enflasyonu, 4 ayın sonunda yıllık yüzde 32,4’e getirdiler.”
“İşsizlikte Avrupa birincisiyiz, yüksek enflasyonda Avrupa birincisiyiz, yüksek faizde Avrupa birincisiyiz, yoksullukta Avrupa birincisiyiz, gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz.”
Vatandaşın alım gücünün eridiğini belirten Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Açlık sınırının 35 bin, yoksulluk sınırının 113 bin lira olduğu bir ülkede; 28 bin liraya ev geçindirmeye çalışan emekçilerin, 20 bin liraya hayatta kalmaya çalışan emeklilerin ülkesindeyiz.”
“Ve bu enflasyon, dört ay önce verilen emekli aylığından, 20 bin liradan 3 bin lirayı aldı götürdü bile. Bu enflasyon, 28 bin lira olarak ilan edilen asgari ücretten 4 bin lirayı aldı götürdü bile.”
“MİRAS YOKSA EV HAYAL, ARABA HAYAL”
Gençlerin yaşadığı ekonomik çıkmaza dikkat çeken Özel, şu sözleri kullandı:
“Eğer bu ülkede anneden ve babadan miras kalmıyorsa artık kendi emeğiyle çalışan bir gencin, mesleği ne olursa olsun, çok istisnai durumlar ya da yurt dışına gidenler hariç; öğretmen olsun, memur olsun, asgari ücretli olsun, uzman çavuş olsun, özel sektörde çalışan biri olsun, mavi yakalı, beyaz yakalı olsun; çalışan birinin çalışarak bir araba alması, bir ev alması mümkün değil.”
“Öyle bir dönemdeyiz ki anneden babadan miras değilse ev hayal, araba hayal. Öyle bir dönemdeyiz ki hepimizin, bu salondaki herkesin evlatları kendinden daha uzun boylu, babalardan daha yakışıklı, annelerden daha güzel. Ama ilk kez yaşıyoruz ki herkesin evladı kendinden daha fakir. Herkesin evladının geleceği, kendi geleceğinden daha karanlık.”
“GÖNDER AKP’Yİ, ALIRSIN BU FİYATA”
Vergi sistemi üzerinden de iktidarı hedef alan Özel, telefon fiyatlarıyla ilgili verdiği örnekte şunları söyledi:
“Bu telefon 65 bin 400 liraya Türkiye’ye geliyor. Bu telefon, dünyanın en büyük teknoloji firması tarafından; dünyanın 6 kıtasında çalışan on binlerce çalışanının katkılarıyla, emekleriyle, yüksek teknolojiyle, içinde kullanılan değerli metallerle ve şirketin ilan ettiğine göre yaklaşık 15 bin lira da kârıyla bu fiyata geliyor.”
“Gençler sepete eklemeye kalkıyor. ‘Sepete ekle’ deyince bizim akpden.com’da, ‘Fren, dur bakalım’ diyorlar. ‘Öyle hemen sepete ekleyemezsiniz.’”
“Vergiler toplamı 67 bin 764 lira. Telefon 65 bin lira, vergisi 67 bin lira. Dünya devi o şirketin her şeyi yapıp kârını da edip yüksek teknoloji dediği yerde 65 bin liraya gelen telefona, bizimkiler oturdukları yerden 67 bin lira vergi koyuyorlar.”
“Bizim genç arkadaşım bu telefonu almaya kalksa 133 bin 164 lira ödüyor. akpden.com: Telefon 65 lira, AKP’den aldığında 133 lira. Gönder AKP’yi, alırsın bu fiyata.”
“YAZIKLAR OLSUN SİZİN GİBİLERİN MİLLİYETÇİLİĞİNE”
Siteye getirilen erişim engeline de tepki gösteren Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Bu siteye erişim engeli geldi saatler içinde, bir gün içinde. Girilemeyenler için: akp2den.com. Onu kapatırlarsa inadına 3’ten.com, 4’ten.com. Hadi engelleyin göreyim.”
“Cep telefonundaki vergiye isyanı milli güvenliğe tehdit olarak görüyorlar. Yazıklar olsun sizin gibilerin milliyetçiliğine.”
“AKIN GÜRLEK’E 4 ARAÇ VERİLDİ”
Konuşmasının sonunda dikkat çeken iddialarda bulunan Özel, şunları kaydetti:
“Kasım 2024’te Kuzey İstanbul Modern İnşaat Sanayi Ticaret AŞ, yani bu firma, 4 araç tahsis etmiş. Kime? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na.
Soruyorlar: ‘Bu araçları kime verdiniz?’ ‘Akın Gürlek’e verdik.’
Bu araçların ikisini İstanbul’da kullanıyordu Akın Bey, ikisini Ankara’da diyorlar. Derler ki: ‘Nereden bileceğiz?’ Denemesi bedava. İçişleri Bakanı’nın bir talimatıyla bu plakalı araçlar plaka tanımadan, EDS’den nerede görünmüş çıkarılır.
Benim elimde kolayı var: Bu plakalı araçların Ankara’da yediği cezalar var. Akın Bey’i taşırken ceza tutanağı ‘İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ adına kesilmiş. Bunu da İçişleri Bakanımıza emanet ediyoruz.”
“19 MART DARBESİNE KARŞI AYNI YERDEYİZ”
Konuşmasına Engelliler Haftası, Hemşireler Günü ve Anneler Günü’nü anarak başlayan Özel, iktidarın yargı uygulamalarına sert tepki gösterdi. Özel, “Geçmişte pırıl pırıl subaylara sahip çıkıp yanlarında durduysak bugün de 19 Mart darbesine karşı aynı yerde doğruları savunuyoruz. Bir gün haklılığımız mutlaka ortaya çıkacak demiştik, çıktı. Bir gün gelecek ve bu sefer iktidar kürsüsünde, ‘Biz baş verdik ama baş eğmedik’ diyeceğim ve yine haklı çıkacağız” dedi.
Rize’de gerçekleştirilen mitinge de değinen Özel, “Sandığa, seçme ve seçilme hakkına sahip çıkanlara helal olsun, selam olsun” ifadelerini kullandı.
“ENFLASYON KARTOPU GİBİ BÜYÜYECEK”
Ekonomi yönetimini hedef alan Özel, yükselen enflasyon ve hayat pahalılığı üzerinden iktidara yüklendi. “Yıllık enflasyon yüzde 32.4’e yükseldi. Yıl sonunda enflasyon yüzde 16’ya düşecek demişlerdi. Bundan sonra enflasyonda her ay artış kartopu gibi büyüyecek. Dünyadaki 100 ülke, bir yılda bizim bir ayda yaşadığımız enflasyondan daha azını yaşıyor” dedi.
Vatandaşın alım gücünün eridiğini belirten Özel, “Açlık sınırı 35 bin TL. 28 bin liraya asgari ücretli, 20 bin TL’ye emekli ayakta kalma mücadelesi veriyor. İğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Dünyanın 17 katı gıda enflasyonuyla boğuşuyoruz” diye konuştu.
“GENÇLER EV DE ARABA DA ALAMIYOR”
Genç neslin ekonomik olarak çıkmaza sürüklendiğini savunan Özel, “Kendi emeğiyle çalışan bir gencin bir araba ya da ev alması mümkün değil. Eskiden insanlar 10 yılda bir ev ile araba sahibi olabiliyordu. Herkesin evladı ilk kez kendisinden, anasından, babasından daha fakir” ifadelerini kullandı.
Telefon ve otomobil fiyatları üzerinden vergi sistemini de hedef alan Özel, “Bir telefon 65 bin 400 TL’ye Türkiye’ye geliyor. Vergilerin toplamı 67 bin lira. Telefonun fiyatı 65 bin lira, vergisi 67 bin lira” dedi. Geçen hafta tanıtılan internet sitesine erişim engeli getirildiğini belirten Özel, “Cep telefonundaki vergiye isyanı milli tehdit olarak görüyorlar. Bir devlet, bir partinin organı haline getirilmişse biz daha ne söyleyelim” diye konuştu.
“MUHİTTİN BÖCEK’E İFTİRA ATTILAR”
Konuşmasının en sert bölümlerinden biri Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek hakkındaki iddialar oldu. Özel, “Böcek’in önüne bana 50 milyon Euro verildiğine dair belge koyuyorlar, imza atmadı. Sonra 50 milyon Euro’dan 1 milyon Euro’ya indiler. Parayı eşten dosttan topladığını söylüyor” dedi.
Gökhan Böcek’in baskı altında ifade vermeye zorlandığını savunan Özel, “Böcek ailesine ahlaksızca iftiralar attıktan sonra Gökhan Böcek sinir krizi geçiriyor, ‘Ne getirecekseniz getirin, imza atacağım’ diyor” ifadelerini kullandı.
“DİYORLAR Kİ OĞLUNUN İFADESİNİ DOĞRULA”
Özel, süreçte santaj uygulandığını öne sürerek çok sert ifadeler kullandı:
“Diyorlar ki oğlunun ifadesini doğrula, mallarını geri al diyorlar. Kocamı uçaktan ben aldım diyor Zuhal Böcek. Ama Gökhan Böcek, uçaktan kendisini kimin aldığını hatırlamıyor. Böyle bir çirkinlikle karşı karşıyayız. Haysiyet cellatlığıyla karşı karşıyayız.”
Özel, Muhittin Böcek’in mal varlığına el konulduğunu ve ailesi hakkında “devlet kayıtlarına iftira sokulduğunu” savundu.
“AKIN GÜRLEK’İN 16 TAPUSU VAR”
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek hakkında da dikkat çeken iddialarda bulunan Özel, “Çevre Şehircilik Bakanlığı, genelgeye uygun biçimde Akın Gürlek’in üzerine olan 16 tapuyu bildirmiş. 19 yıllık savcı, 190 yıllık maaşını biriktirse alamaz” dedi. Özel, “En büyük zimmet ve irtikap, yolsuzluğun üzerini kapatamazsınız. Eninde sonunda hesabını vereceksiniz” ifadelerini kullandı.
“BU TEHDİTSE DANIŞKASINI YAPIYORUM”
Burcu Köksal ile ilgili tartışmalara da yanıt veren Özel, tehdit iddialarını reddetti ancak dikkat çeken sözler kullandı.
“Yanımda yetişmiş biriydi Burcu. Şimdi ‘Partide siyaset şansım kalmadı’ diyor. Annesi AK Parti’ye katılacağını duyduğunda sinir krizi geçirmişti” diyen Özel, şöyle devam etti:
“Burcu Hanım, ‘Özgür Özel beni tehdit ediyor’ dedi. Ey Burcu Hanım, ‘2 yıl kolay geçmez ama çabuk geçer’ dedim. O gün geldiğinde kapımızı çalıp af dileme dedim. Bu tehditse tehdidin danışkasını yapıyorum o zaman.”





