Kılıçdaroğlu’nun "bize karşı gayriahlaki operasyon yürütülüyor" çıkışına grup salonundan meydan okuyarak yanıt veren Özgür Özel, delegenin vermediği yetkiyi yargı eliyle almaya çalışanlara kapıyı kesin bir dille kapattı.
"AK PARTİ YARGISININ KARARINI TANIMIYORUZ"
Grup iç yönetmeliğine göre hukuki bir boşluk doğmaması adına yeniden seçim yaptıklarını ve 110 milletvekilinin açık desteğiyle tekrar Grup Başkanı seçildiğini ilan eden Özgür Özel, Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararına sığınarak partiyi yönetme iddiasını şu sözlerle topa tuttu:
"Malum çok tartışmalı, hukuken tanımadığımız, Türkiye’deki aklı başında hiçbir hukukçunun savunmadığı mutlak butlan kararı çıktı. Bu konu artık her kararın istismar edildiği yerde meclise de bunu hidayet ettirme ve Cumhuriyet Halk Partisi grubunda bir boşluk yaratılma ihtimaline karşı yapıldı. Bugün 110 milletvekilinin hangi kararın arkasında olduğu görüldü. Bu butlan kararından sonra partinin bir genel başkan değişikliği olduğunu hiçbir üye kabul etmiyor. Milletvekili grubunun durumu açık. Orada zaten ben sayın Kılıçdaroğlu’nun bir atanmış, yani AK Parti yargısının göreve geri getirmeye çalıştığı bir butlan kararıyla gelip de grup toplantısında konuşma yapmak ya da benden grup kürsüsünü kendisine teklif etmemi bekleyeceğini zaten düşünmüyorum. Zaten öyle bir şey yok, zaten o şartlar altında öyle bir şeyi kendi de istemez, toplumsal kabul de görmez bu."
"BÖYLE BİR UZLAŞI YOK"
Kamuoyunda konuşulan "Kılıçdaroğlu Genel Başkan, Özel Grup Başkanı olacak" şeklindeki formülleri kesin bir dille reddeden Özel, partinin tek çıkış yolunun 40 gün içinde yapılacak bir olağanüstü kurultay olduğunu vurguladı. CHP'nin anketlerde yüzde 34.8 oy oranına ulaştığını ve yüzde 25'lik cam tavanı kırdığını belirten Özel, suni türbülanslara izin vermeyeceklerini söyledi:
"Bunun dışında şöyle haberler okudum, yorumlar; 'işte uzlaştılar, bir genel başkan olacak bir grup başkanı olacak.' Arkadaşlar böyle bir uzlaşı yok! Çünkü biz zaten bu butlan kararını tanımadığımız için, tanımadığımız bir kararla uzlaşacak halimiz yok. Herkesin istediği ve herkesin beklediği bir tek şey var; o da kurultayın tüzüğümüzde öngörülen en kısa sürede, bu da 40 gün gibi bir süredir, 40 günlük bir süre içinde toplanması, partinin bu tartışmalardan çıkıp iktidar yürüyüşünü sürdürmesi. Gecikmeden, dün sayın Kılıçdaroğlu’yla, Kemal Bey’le görüştüğümüzde demiştim; ben arkadaşlarım görüşlerini alacağım, ardından da bir temas kurarız diye tahmin ediyorum. Oturur arkadaşlarımız ve hızlı bir şekilde parti sağ salim, ayrışmadan, bölünmeden, tartışmadan 40 gün içinde ya da bayramdan sonraki 40 gün içinde, ilk mesaiyi takip eden 40 gün içinde nasıl yapacaksak kurultaya götürürüz ve artık bu kabus biter."
"KEMAL BEY BU ADIMI ATMAZSA TÜM KANUNİ HAKLARIMIZI KULLANACAĞIZ"
Kılıçdaroğlu’nun süreci uzatması durumunda CHP yönetiminin elindeki hukuki ve siyasi tüm kozları oynayacağını belirten Özel, sokağın tepkisini hatırlatarak şu açıklamalarda bulundu:
"40 günde gitmediğini, zaten 40 günü bekleyecek halimiz yok. Orayı yanlış anlamayın. Kemal Bey’le bu konuyu arkadaşlarımız görüşecekler. 40 gün içinde kurultay ile ilgili o bir karar verir ve bir adım atarsa bu partimiz için, hem ülkemiz için hem de kendisi için en doğru karar olacak. Çünkü ben gerçekten üzülüyorum bazı sloganlara, bazı tepkilere. Sonuçta bunlar partimizde geçmişte seçilerek genel başkanlık yapmış birisine yönelen bu tepkiler... Ve sokağın sesini duyuyorsunuz, görüyorsunuz arkadaşlar, bunu ben anlatmayayım size. O yüzden 40 gün sonraya, en kısa sürede ilgili adımı Kemal Bey’in atması ya da bu adımı müştereken atmamız partinin de Kemal Bey’in de menfaatine. Yoksa biz bu noktada bize Siyasi Partiler Kanunu’nun verdiği tüm imkanları kullanacağız."
"KURULTAY KARARI ALDIKTAN SONRA GÖRÜŞÜRÜM"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay sürecine dair sessizliğini bozarak CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e "Hayırlı olsun" temennisinde bulunmasının ardından, gözler iki lider arasında yüz yüze bir görüşme gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine çevrildi.
Özgür Özel, siyasette yaşanan gelişmeler doğrultusunda pozisyonlar alındığını ifade ederek, dün gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde karşılıklı olarak fikirlerini beyan ettiklerini belirtti. Şu an için teknik heyetlerin gerekli görüşmeleri sürdürdüğünü aktaran Özel, yüz yüze bir araya gelme şartını kurultay ilanının resmiyet kazanmasına bağladı. Geçmiş dönemlerde Kılıçdaroğlu ile defalarca büyük bir memnuniyetle görüştüğünü hatırlatan Özel, süreçle ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Ben bundan önce defalarca Sayın Kılıçdaroğlu’yla yüz yüze görüştüm, büyük bir memnuniyetle o zaman yine görüştüm; ama 40 gün sonraki kurultay kararını, gazete ilanını okumam lazım. Ondan sonra elbette önceden de görüşürüz, oturur sohbet ederiz; ama gazetede kurultay kararının ilanını okuduktan sonra."
"40 GÜN BEKLEYECEK HALİMİZ YOK"
Kurultayın 40 günlük süre zarfında yapılmaması durumunda nasıl bir yol haritası izleyecekleri sorulan Özgür Özel, zaman kaybetmeye niyetleri olmadığını açıkça ifade etti. Yanlış anlaşılmaların önüne geçmek adına, 40 gün boyunca pasif bir şekilde beklemeyeceklerini vurgulayan Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ile bu meseleyi çalışma arkadaşlarıyla birlikte masaya yatıracaklarını söyledi.
Kılıçdaroğlu’nun 40 gün içinde kurultaya yönelik bir karar alarak somut bir adım atmasının hem kendisi hem parti hem de ülke menfaatine en isabetli karar olacağını belirten Özel, meydanlarda ve sokaklarda yükselen bazı slogan ile tepkilerden derin üzüntü duyduğunu dile getirdi. Bu tepkilerin geçmişte partide seçilerek genel başkanlık görevini yürütmüş bir isme yönelik olduğunu hatırlatan ve sokağın sesinin net bir şekilde duyulduğunu belirten Özel, sürecin ortak bir akılla yürütülmesi gerektiğini savundu. İş birliği olmaması durumunda ise yasal haklarını arayacaklarını belirterek şu detaylara dikkat çekti:
"O yüzden 40 gün sonraya, en kısa sürede ilgili adımı Kemal Bey’in atması ya da bu adımı müştereken atmamız partinin de Kemal Bey’in de menfaatinedir. Yoksa biz bu noktada bize Siyasi Partiler Kanunu’nun verdiği tüm imkanları kullanacağız."
Öncesinde kurulan temasların ve arkadaşların yapacağı görüşmelerin bu açıdan hayati bir önem taşıdığını aktaran Özel, düzenlenecek toplantının mahiyetine göre Parti Meclisi (PM) üyelerinin ve Kılıçdaroğlu'nun nasıl karşılanacağına dair şu değerlendirmelerde bulundu:
"O toplantı, önceden görüşen arkadaşlarımızın da müştereken karar verdiği gibi, 40 gün sonrasına bir kurultayı toplamak üzere o günkü PM’yi (Parti Meclisi) toplantıya çağırma toplantısı olursa ona zaten sadece ben değil, herhalde o toplantıya giren bütün parti meclisi üyeleri bugünkü pozisyonları ne olursa olsun ve Kemal Bey de buradaki herkes misafirperverlikle karşılaşır. Yeter ki çıkışta, 40 gün sonrasına kurultay kararını almak üzere o salon kullanılmak istensin. Ama delegenin vermediği bir yetkiyi kullanmak üzere birtakım şeylerin, insanlarda birtakım niyetlerin olduğu ifadesi bu kadar sert eleştiriliyor, bu kadar toplumsal reaksiyon alıyor. En kısa sürede kurultay yapmak için olduktan sonra elbette ki buraya gelişi herkes memnuniyetle karşılar, memnuniyetle uğurlar."
KILIÇDAROĞLU'NUN "AHLAKİ DEĞER" AÇIKLAMASINA YANIT VERDİ
Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partinin ahlaki yönlerden eleştirilere maruz kaldığı yönündeki beyanatına karşılık veren Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi'nin köklü tarihine vakıf olduğunu belirtti. CHP tarihinin geçmişte de çok haksız ve hatta ahlak dışı operasyonlara sahne olduğunu, bu operasyonlar neticesinde görev değişimleri yaşandığını hatırlatan Özel, partinin bu tür ahlaksızlıklara prim vermeyerek her seferinde birlik ve bütünlüğünü koruyup bu süreçleri atlatmayı başardığını ifade etti.
Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik gayriahlaki saldırılar yapıldığını kabul eden Özel, ancak bu kirli operasyonları besleyecek veya onlara zemin hazırlayacak söylemlere asla itibar etmeyeceğini kesin bir dille aktardı. Siyasi kulislerde sürekli gündeme getirilen, "hakkında suçlama veya iddia bulunan belediye başkanlarının üyeliklerinin askıya alınacağı" yönündeki iddialara sert tepki gösteren Özel, iktidarın baskılarına karşı direnen isimler üzerinden şu örnekleri sıraladı:
"Örneğin Bayrampaşa Belediye Başkanı'na üç kez 'AK Parti’ye geç, Cumhur İttifakı’na geç, operasyon yapmayalım' dendi. Silivri’de yatıyor parti değiştirmedi diye! Şimdi biz tutacağız, bu arkadaşımızı partiden uzaklaştıracağız, öyle mi? Suçu onun parti değiştirmemek."
"Ekrem İmamoğlu bu iktidarı rahatsız edip, cumhurbaşkanı adayı olup iktidara yürüyor olmasaydı. Bence hep aday falan değilim, tamamen bugün Ekrem İmamoğlu dese ki: 'Ben etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum, daha da cumhurbaşkanı adayı değilim, ne haliniz varsa görün' dese, Ekrem İmamoğlu zaten içeride kalmaz. Onun suçu AK Parti'yi yenme suçu ve CHP’li olmak."
"Hakan Bahçetepe için dokuz ay iddianame yazamadılar. Neymiş efendim? Belediye meclis çoğunluğu AKP‘deymiş. Hakan Bahçetepe kendisi AKP’ye geçse içeride mi olacak? Şimdi biz bu arkadaşları ahlaksızlıkla suçlayacağız ve bunun üzerinden üyeliğini askıya alacağız, öyle mi?"
Geçmiş dönemde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında 780 yıl hapis cezası istendiğini, rüşvet ve irtikap gibi ağır ithamlarla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Özel, o dönemde de geri adım atmayarak Aziz Kocaoğlu'nun yanından bir an olsun ayrılmadığını ve arkasında sarsılmaz bir iradeyle durduklarını belirtti. Bugün de aynı kararlılıkta olduğunu ifade eden Özel, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
"Ben şundan eminim ki, bu yüce çatı altında size söylüyorum: Ben Ekrem İmamoğlu‘nun yanında durduğum için de bütün arkadaşlarımın yanında durduğum için de hiçbir zaman mahcup olmayacağım. O yüzden bugünkü siyasi konjonktür gereğince partiye yapılan bu saldırılara karşı, bu partinin genel başkanları, Atatürk’ten aldıkları bir görevle, bu partide yaşı ne olursa olsun herkese ağabeylik, babalık yapması gereken kişilerdir."
Mevcut siyasi saldırılar karşısında partinin genel başkanlık makamında oturanların, koruyucu ve sahiplenici bir rol üstlenmesi gerektiğinin altını çizen Özgür Özel, belediye başkanlarına ve parti üyelerine yönelik haksız suçlamalara karşı duruşunu çarpıcı bir aile benzetmesiyle mühürledi:
"Bana gelip de, birisi kolundan çekip de 'Kızın okulda hırsızlık yapmış' dediğinde, ben 'Onu şimdilik evlatlıktan reddediyorum' demem, yapmaz benim evladım derim! Buradan bir kez daha söylüyorum: Ekrem Başkandan başlayıp en son yapılan haksız tutukluluğa kadar, kime gayriahlaki suçlama yöneltiliyorsa onlar bizim evladımızdır. Ve bu baba evinde, baba evini kuran Atatürk’ün koltuğunda oturan birisi olarak söylüyorum ki: Yapmaz bizim evladımız, ben onu evlatlıktan reddetmem; ne geçici ne kalıcı. Yapmaz bizim evladımız."
"BİZİ DELEGEMİZ UZAKLAŞTIRMADIKÇA YA DA BİR BAŞKASINI LAYIK GÖRMEDİKÇE KALKMAYIZ"
Meşruiyetlerini ve görev yetkilerini sadece ve sadece parti delegelerinden aldıklarını belirten Özel, halkın ve delegenin iradesi dışında hiçbir gücü tanımayacaklarını vurgulayarak konuşmasını şu mesajla tamamladı:
"Bayramlar bitmez; Ramazan, Kurban biter, arkasından bir bayram gelir. Biz delegemiz bizi layık gördüğü makamdan uzaklaştırmadıkça ya da görev süremiz dolup da bir başkasını oraya layık görmedikçe delegemizin 'Otur' dediği yerde otururuz ve bizi onlardan başka kimse kaldıramaz."




