CHP Genel Başkanı Özgür Özel, katıldığı canlı yayın programında, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yargıdaki geçmiş görevleri ve bilirkişi atamaları üzerine açıklamalarda bulundu. Özel, Gürlek'in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptığı süreçte gerçekleşen bilirkişi kuralarında sürekli olarak Satılmış Büyükcanayakın isminin çıktığını ifade etti. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da daha önce Büyükcanayakın hakkında açıklamalarda bulunduğu hatırlatıldı. Özel'in programdaki açıklamalarının tamamı şu şekilde:
"OLMAYANI YARATMAK ÜZERE BİR GÖZÜ DÖNMÜŞE İHTİYAÇ OLUNCA ELDE BAŞKASI YOKTU"
"Ben bugün 22’inci dönem grubunun partinin Erdemliler hareketinin bugün duydukları karşısında ne yapacaklarını merak ediyorum. O yüzden onları bu toplantıyı izlemeye özel olarak davet ettim. hiçbir kademesine güvenmeyen Erdoğan daha önce görülmemiş bir şey yaparak AK Parti Yargı Kollarını kurdu ve daha önce bu ülkenin askerlerine, aydınlarına karşı kullandığı Zekeriya Öz gibi bir profil lazımdı. Onu bulmakta zorlanmadı. Daha önce hakimken mahkeme mahkeme gezdirip adaleti katlettirdiği sonrasında da iyi kararlar vermedi ya yükselebilmesi için meslekte liyakatle kendi kendine önlerini tıkadılar. Bu sefer hakim olarak değil, savcı olarak bu sefer kanıt toplamak üzere, maalesef olmayanı yaratmak üzere, verilmeyen ifadeyi verdirtmek üzere bir gözü dönmüşe ihtiyaç olunca elde başkası yoktu. Siyasi bir makamdan kendisi bakan yardımcılığı siyasidir dediği o makamdan alıp alıp İstanbul’a cumhuriyet başsavcısı yaptı."
"BU MİLLET ADALET SİSTEMİNDEN MEMNUN DEĞİLDİ"
"Yargı Kolları kurulmadan önce bu millet adalet sisteminden memnun değildi. Mahkemeler plazalardaki avukat bürolarında görülüyor diye konuşuluyordu. Mahkeme sonuçları için verilecek ücretler dilden dile yayılıyordu. Yani FETÖ borsaları falan vardı ve bu konuda birileri FETÖ borsası var diyor, birileri de aman Allah'ım bakalım olmasın falan diyordu."
"AK PARTİ BÜTÜN VARLIĞINI VE İKMALİNİ BİR ÇETEYE TESLİM ETTİ"
"Bu sefer çeteleşme yargının en tepesine sirayet etti. AK Parti bütün varlığını ve ikmalini bir çeteye teslim etti. Ardından AK Parti Yargı Kolları Ak Toroslar çetesine dönüştü. Kendi kendine yaşanarak bu çetenin üyeleri 90'larda ölüm arabası olarak anılan faili meçhul cinayetlerin simgesi beyaz torosları muhalefete, muhaliflere gösterecek cesarete kavuştular. Hem de Erdoğan'ın beyaz torosları biz tarihe gömdük dediği gün beyaz toros paylaşımı yapacak kadar kendilerinden emin, pervasız ve karşı tarafa karşı o kadar da acımasızdılar. AK Parti Yargı kollarından doğan bu çete verilen siyasi talimatlara uygun olarak bir darbe planını adım adım işletti. Önce 30 Ekim de Esenyurt'un seçilmiş Belediye Başkanını alıp Türkiye'nin en büyük ilçesine kayyum atadılar. Burada terör ilişkisi var diyerek. Ardından Beşiktaş operasyonları en sonunda ise 19 Mart 2025'te bu ülkeye bir sivil darbeyi yaşattılar."
"DEKANLARI İSTİFA ETTİRDİLER"
"Devletin 35 yıl önce ilanla davet ettiği, 31 yıl önce de diploma verdiği bir öğrenci Cumhurbaşkanlığına aday olacak diye o diplomayı iptal etmek için devletin kendisini, mührünü, belgesini, imzasını inkar ettiler. O öğrenciyle bir örneğin ülkenin en prestijli vakıf üniversitesindeki işletme anabilim dalı başkanını diplomasını iptal edip lise mezunu yapmayı dahi göze aldılar. Yüz binlerce kişiye uygulanan prosedürü bir kişiye uygulandı diye durdurmak istediler. Üniversiteye dünya kadar yazı yazdılar. Yapmayınca tehdit ettiler, dekanları istifa ettirdiler ve işi diploma vermek olan fakülteye bu işi yaptıramayınca duvar boyatmak, ring seferi planlamak olan üniversitenin yönetim kuruluna bir iftar sofra saatinde diplomayı iptal ettirdiler."
"HUKUKA, VİCDANA, İNSAFA AYKIRI BİR DÜZEN OTURTULMUŞTU"
"Aynı saatlerde bir yandan terör soruşturması yürüyordu ve o iftarın ertesi sabah sahurunda bir dosya terörden, bir savcı terörden, bir başkası rüşvetten, bir başkası ihaleye fesattan harekete geçip tesadüfen tesadüfen kendi kendilerine bir büyük operasyona giriştiler. Bir gece önce diploma iptali yapan üniversitenin yönetim kuruluyla onun ipini elinde tutanlarla Terör Mahkemesini ya da Yolsuzluk Mahkemesinin iplerini elinde tutanlar aynı oynatıcılardı. O yüzden son derece senkronize. Son derece birbiriyle mütenasip zaman akışı uyumlu ama hukuka, vicdana, insafa aykırı bir düzen oturtulmuştu, tutturulmuştu."
"BU DARBENİN BİLDİRİSİ TRT'DE OKUNDU"
"Her birisi bir her birisi üzerinde gizlilik olan soruşturmaların sonradan ispatı da bulunamayacak iftirayı sözleri eş zamanlı yandaş basına dağıtılıyor. Oralardan algı operasyonları köpürtülüyordu. Her darbenin bir bildirisi okunurdu. Bu darbenin de bildirisi TRT'de okundu. 560 milyarlık yolsuzluk diye TRT söyledi. Şimdi TRT oradan yayın yapıyor. Koca canlı yayın aracı var. Şöyle bir yayın yapmıyor. 560 milyarlık yolsuzluk davası başladı demeyerek kendini tekzip ediyor. O gün algı yaratmak için bu yalanı attıklarını İBB'nin 6 yıllık bütçesinin toplamının bile bu kadar etmediğini bütçenin çoğu gittiği maaşların ödenip vapurların yüzdürülüp, asfaltların döktürülüp suların dağıtılıp hizmetlerin yapıldıktan sonra bile 56 kuruş iddia edemedikleri için şimdi TRT darbe bildirisinin altında durmuyor. Başka yalanlara, başka algı operasyonlarına sarılıyor."
"AKIN GÜRLEK GÖREVLENDİRİLMİŞLİĞİN, GÖREVİ YERİNE GETİRMENİN KİŞİSİDİR"
"Bu operasyonların yürütücüsü Başsavcı 2005'te Marmara Hukuk'tan mezun olmuş. Önce İzmir sonra Edirne'de aday hakimlik yapmış. 2011'de yükselmeye layık görülüp Kayseri'ye hakim olmuş. 2014'te Burdur, sonra Tekirdağ'a atanmış. 2016'da da İstanbul'da hakim olarak göreve başlamıştı. Akın Gürlek tesadüflerin değil kuklalarının ipini elinde tutanların hiç şaşırmayacağı bir birlikte yürüyüşlerin bir görevlendirilmişliğin, görevi yerine getirmenin kişisidir. Tekirdağ'da görev yaptığı dönemde o günlerde hiçbirimizin adını bilmediği 10 yıl sonra duyacağımız bir bilirkişiyle çok samimi oldu. Adı Satılmış Büyükcanayakın."
"15 KEZ BİR BİLİRKİŞİ KURASI ÇEKİLDİ VE SATILMIŞ BÜYÜKCANAYAKIN ÇIKTI"
"O dönemde DSP'li, DYP'li belediye başkanlarına operasyonlar, şantajlar, görevden almalar, tehditler işinin bilirkişisi meğersem oralarda pilot uygulama yapıyor. Akın Bey'le birlikte antrenman yapıyor. Biri boş koşu yapıyor, öbürü onun önüne top atıyor. Birlikte çalışıyorlarmış. Yolları bir daha Akın Gürlek İstanbul’a gelince kesişti. Satılmış Büyükcanayakın İstanbul’a yerleşti, Akın Gürlek ne zaman bilirkişi istese kuradan çıktı. 15 kez bir bilirkişi kurası çekildi ve Satılmış Büyükcanayakın çıktı. Bilirkişilerin suçu yok dediği, itiraz ettiği yerde ona uygun belgeler düzenlemiş kişidir. Belli bir yere gelirken eğri oturup doğru konuşacağız. AK Partili hukukçular, gönlü AK Parti’de olanlar dinliyor bunu. Cumhuriyet başsavcısı olmak, bir yerde ağır ceza reisi olmak şartları var. Bu şartlardan en önemlisi daha önce verdiği kararların bozulmaması ya da AİHM tarafından hak ihlali kararı verilmemeli. Toplumsal davaların dikkatle takip edilmesi. Hak ihlal edenler birinci sınıf ayrılamazlar."





