18.yüzyıl Aydınlanma Çağı’nın en etkili isimlerinden biri olan Rousseau, insan doğası, özgürlük ve eşitlik üzerine geliştirdiği fikirlerle hem dönemini hem de kendisinden sonraki yüzyılları derinden etkiledi. Ona göre insan doğası gereği iyiydi; fakat toplum, medeniyet ve mülkiyet bu saflığı bozuyordu.

Şenay Gürler kimdir, nereli, kaç yaşında, eğitimi nedir?
Şenay Gürler kimdir, nereli, kaç yaşında, eğitimi nedir?
İçeriği Görüntüle

CENEVRE’DE BAŞLAYAN ZOR BİR HAYAT

Jean-Jacques Rousseau, 28 Haziran 1712’de Cenevre’de dünyaya geldi. Annesini doğumundan kısa süre sonra kaybetti. Babasıyla geçen çocukluğu ise zorluklarla doluydu. Küçük yaşta eğitim hayatı düzensiz ilerledi, erken yaşta kendi başına kalmak zorunda kaldı. Gençlik yıllarında farklı işlerde çalıştı, bir süre Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde dolaştı. Bu dönem, onun hem toplum yapısını gözlemlemesini hem de düşünce dünyasını şekillendirmesini sağladı.

FİKİRLERİYLE DÜNYAYI SARSAN DÜŞÜNÜR

Rousseau’nun en dikkat çeken yönü, dönemin genel kabul gören fikirlerine karşı çıkmasıydı. Aydınlanma düşünürleri aklı ve bilimi merkeze alırken Rousseau, insanın doğasına ve duygularına vurgu yaptı. Ona göre uygarlık ilerledikçe insan daha mutlu olmuyor, aksine daha eşitsiz ve daha yabancı hale geliyordu. Özellikle “mülkiyet” kavramını, toplumsal eşitsizliğin başlangıcı olarak görmesi büyük tartışma yarattı.

EN ÖNEMLİ ESERLERİ NELER?

Jean-Jacques Rousseau, hem siyaset hem de edebiyat alanında önemli eserler bıraktı. İşte en bilinen kitapları:

  • Toplum Sözleşmesi (Du Contrat Social)
  • Emile ya da Eğitim Üzerine
  • İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı
  • İtiraflar (Confessions)
  • Julie ya da Yeni Heloise

“Toplum Sözleşmesi”, modern demokrasinin temel taşlarından biri olarak kabul edilirken; “Emile” ise eğitim felsefesinde çocuk merkezli yaklaşımın öncüsü oldu.

“GENEL İRADE” FİKRİYLE TARİHİ DEĞİŞTİRDİ

Rousseau’nun en önemli kavramlarından biri “genel irade” (volonté générale) oldu. Buna göre gerçek egemenlik halka aitti ve yasalar halkın ortak iradesini yansıtmalıydı. Bu fikir, sadece felsefi bir teori olarak kalmadı; Fransız Devrimi’ni etkileyen en önemli düşünsel kaynaklardan biri haline geldi.

İNSAN DOĞASI TARTIŞMASI: İYİ Mİ, BOZUK MU?

Rousseau’ya göre insan doğası özünde iyiydi. Ancak toplum, kurallar, mülkiyet ve rekabet insanı bozuyordu. Bu görüş, onu Hobbes gibi “insan doğası kötüdür” diyen düşünürlerden keskin şekilde ayırdı. Bu yüzden Rousseau, bazen “uygarlık eleştirmeni” bazen de “romantik düşüncenin öncüsü” olarak tanımlandı.

1778’DE GELEN SESSİZ SON

Jean-Jacques Rousseau, 2 Temmuz 1778’de Fransa’da hayatını kaybetti. Ölümünden sonra fikirleri daha da büyüdü ve Avrupa’da yeni siyasi akımların doğmasına zemin hazırladı.

Bugün Rousseau, yalnızca bir filozof değil; özgürlük, eşitlik ve halk egemenliği düşüncelerinin en güçlü ilham kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ