28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırılar karşılığında İran'ın Tahran çevresindeki ABD üsleri ve enerji depolarına misillemeler gerçekleştirmesi, bölgedeki enerji güvenliğini tehdit etti. Özellikle stratejik Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşımacılığının aksaması, uluslararası enerji arzında ciddi sıkıntılara yol açtı.
ÜLKELER TASARRUF TEDBİRLERİ İLAN ETTİ
Enerji kaynaklarındaki bu belirsizlik ve tedarik sorunlarına karşı, Orta Doğu enerjisine yüksek bağımlılığı bulunan ülkeler tasarruf tedbirleri ilan etmeye başladı. Vietnam hükümeti, şirketlere çalışanlarını evden çalışmaya yönlendirmeleri talimatını verirken, seyahat ihtiyacının azaltılmasının yakıt tüketimini önemli ölçüde düşüreceğini vurguladı.

EVDEN ÇALIŞMAYI ZORUNLU KILDI
Tayland ise enerji tasarrufuna yönelik önlemleri daha geniş kapsamda uygulamaya aldı. Kamu hizmetlerinden sorumlu personel dışında, devlet kurumlarında çalışanların evden çalışmaya başlaması zorunlu kılındı. Ayrıca yurt dışı konferans ve iş gezilerinin iptali emredildi. Enerji Bakanlığı, asansör ve fotokopi makinelerinin kullanımının sınırlandırılması ve gereksiz elektrikli aletlerin kapatılması yönünde çağrı yaptı. Ayrıca çevrim içi toplantıların artırılması teşvik edildi.

DÜNYA PANİKTE
Vietnam'ın başkenti Hanoi'de benzin istasyonları önünde oluşan uzun kuyruklar, yakıt temini konusunda halkta panik havası oluşturdu. Yetkililer, vatandaşları ve işletmeleri yakıt stoklama ve spekülasyondan kaçınmaları konusunda uyardı. Bu önlemlerin bölgesel enerji arzındaki riski azaltmayı amaçladığı belirtildi.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in de aralarında bulunduğu birçok üst düzey yetkili hayatını kaybetti. İran tarafına göre toplam can kaybı 1332 olarak açıklandı. Bu gelişmeler, bölgedeki jeopolitik tansiyonu yükseltirken enerji piyasalarında da belirsizliği artırdı. Tüm bu gelişmeler ışığında, enerji tüketiminde tasarruf politikalarının önemi giderek artıyor.




