Kadınlarda doğurganlık çağında en sık görülen hormonal rahatsızlıklardan biri olan Polikistik Over Sendromu (PKOS), halk arasında zaman zaman yanlışlıkla PMOS olarak da adlandırılıyor. Yumurtalıklarda hormon dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkan bu sendrom; adet düzensizliği, yumurtlama sorunları, kilo alma, aşırı tüylenme, akne ve çocuk sahibi olmayı zorlaştıran doğurganlık problemleri gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Uzmanlar, erken tanı ve düzenli takip sayesinde hastalığın etkilerinin büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini belirtiyor.

Konaklama platformlarına yeni kurallar: Türkiye’de temsilci ve izin belgesi şartı
Konaklama platformlarına yeni kurallar: Türkiye’de temsilci ve izin belgesi şartı
İçeriği Görüntüle

PKOS'un kesin bir tedavisi bulunmasa da, kişiye özel uygulanan tedavi yöntemleriyle belirtiler başarılı şekilde yönetilebiliyor. Tedavide sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve kilo kontrolü ilk sırada yer alırken, adet düzensizliklerini düzenlemek için doğum kontrol hapları, insülin direncini azaltmaya yönelik ilaçlar ve gebelik planlayan kadınlarda yumurtlamayı destekleyen tedaviler uygulanabiliyor. Uzmanlar, uzun vadede diyabet, yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıkları riskini artırabilen PKOS'un ihmal edilmemesi ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı kontrolünde takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.

“ASIL PROBLEMİ ERTELEMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL!”

Kadın Doğum Uzmanı Mehmet Koç, Türkinform’a özel yaptığı açıklamada PMOS tedavisinde yapılan yanlışları anlattı. Koç, “PMOS tedavisinde yıllardır kliniğimde gözlemlediğim birkaç önemli yanlış var; bunları paylaşmak isterim çünkü bu yanlışlar tedavinin başarısını ciddi şekilde geciktirebiliyor. Birinci yanlış, sadece adet düzensizliğini ‘doğum kontrol hapıyla’ çözmeye çalışıp asıl sorunla, yani kilo, insülin direnci ve yaşam tarzıyla hiç ilgilenmemek. Doğum kontrol hapı, adetleri düzenli hale getirebilir, ama hastalığın kök nedenini ortadan kaldırmaz. Eğer kadın bir gün çocuk sahibi olmak istiyorsa, sadece hapla adet düzenlemekle yetinmek, asıl problemi ertelemekten başka bir şey değildir” ifadesini kullandı.

“MUCİZEVİ ÜRÜNLERE GÜVENMEYİN!”

Doktor koç, açıklamalarına şu sözlerle devam etti:

“İkinci yanlış, internetteki ‘mucize diyet’ ya da ‘mucize bitkisel ürün’ önerilerine güvenip doktor kontrolünden uzaklaşmak. Tedavi kişiye özeldir; bir kadında işe yarayan yöntem diğerinde işe yaramayabilir. Sosyal medyadaki genel tavsiyelerle kendi kendine tedavi uygulamak, hem zaman kaybettiriyor hem de bazen zararlı olabiliyor. Bu noktada GLP-1 gibi reçeteli ilaçların da doktor kontrolü dışında, sosyal medya tavsiyesiyle kullanılmasını kesinlikle doğru bulmuyorum; bu ilaçların doz ayarı, yan etki takibi ve gebelik planıyla zamanlaması mutlaka uzman gözetiminde yapılmalı. Üçüncü yanlış, sabırsızlık. Tedavi, özellikle yaşam tarzı değişiklikleriyle yapılan tedavi, hemen sonuç vermez; vücudun hormon dengesinin oturması aylar alabilir. Bir-iki ay içinde sonuç göremeyen kadınlar tedaviyi bırakıyor, sonra tekrar başlıyor, bu da süreci uzatıyor.”

“PMOS TEDAVİSİ ÇİFTİN YÜRETTİĞİ BİR SÜREÇ”

Koç, yapılan bir diğer yanlışın ise kısırlık ortaya çıktığında doktora başvurmanın olduğunu ifade etti. Koç, “Oysa bunun, sadece gebelik isteyen kadınları değil, uzun vadede şeker hastalığı, kalp damar hastalıkları ve rahim kanseri riskini de etkileyen metabolik bir durum olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu yüzden tanı konduğunda, gebelik isteği olsun olmasın, düzenli takip şart. Son olarak, eşler arasında bu konunun konuşulmaması da büyük bir eksiklik. PMOS tedavisi sadece kadının değil, çiftin birlikte yürüttüğü bir süreçtir; beslenme düzeni, egzersiz, stres yönetimi konusunda eş desteği tedavi başarısını ciddi şekilde artırıyor” bilgisini paylaştı.

Muhabir: Beyza Coskun