Trabzonspor, Türk futbol tarihini baştan aşağı değiştirdi. 70’li yıllarda Türk futbolunun her alanda İstanbul’un hakimiyeti altına girdiği bir dönemde Anadolu’nun yükselen sesi oldu.
Türk milleti, Trabzon’dan yükselen isyan ateşini çok sevdi. Trabzonspor’un tarihi başarılara imza attığı dönemin en önemli mimarı hiç şüphesiz Özkan Sümer’di.
Özkan Sümer’in Hayatı
Özkan Sümer, resmi kayıtlara göre 20 Kasım 1940 tarihinde Trabzon’da dünyaya geldi. Futbolun her kademesinde görev aldı. Kulüp başkanlığı, futbolculuk ve teknik direktörlük görevlerini üstlendi.
Futbola kentinin takımı Trabzon’da başladı. Trabzonspor’un 1967 yılında kurulmasıyla birlikte kariyerinin büyük bölümünü, efsanesi olduğu kulüpte geçirdi. Özkan Sümer, futbolculuk kariyerinde başarılı bir defans oyuncusuydu. Oyunu iki yönlü oynayabilen eşsiz isimlerden biriydi. Hücum ve savunma arasında dikkat çekici bir bağ kurabiliyordu. Uzun boylu olması ve oyun stilinin inatçılığı ona kulüp içinde “deve” lakabının takılmasına sebep oldu. Futbolda sertliği seven ender futbolculardandı.
Aktif futbol kariyeri bittikten sonra kısa süreliğine Konyaspor’u çalıştırdı. Altyapı tekniklerini Konya’da öğrenen Sümer, kentinin takımı Trabzonspor’a döndü. Trabzonspor, Özkan Sümer döneminde efsaneleşecek alt yapı anlayışını geliştirdi. Karadeniz’in öz kaynaklarına yönelen Sümer, alt yapıdan gelen futbolcularla İstanbul’un devlerine kafa tuttu. 1978-1979, 1980-1981 sezonlarında Trabzonspor’la şampiyonluk yaşadı ve Trabzonspor’un tek yıldızını taktı.
Başarıları Milli takımın başına geçmesine sebep oldu. 1981’de A milli takım teknik direktörü olarak görev aldı. Sümer, tavrı, tarzı ve konuşmalarıyla Türk futboluna yön veren bir çizgi izledi.
2001 yılına gelindiğinde Mehmet Ali Yılmaz’ın, Trabzonspor başkanlığını bırakmasının ardından kulüp başkanı oldu. Başkanlığı dönemi olaylı geçti. İstanbul takımlarına karşı takındığı sert tavır yüzünden sık sık ceza aldı.
22 Aralık 2020 tarihinde tedavi gördüğü Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde kanser hastalığından yaşamını yitirdi. Özkan Sümer’in vefatı Türk futbolunu derinden sarstı. Futbolumuzun efsane ismi, büyük bir saygıyla bütün kulüplerimiz tarafından anıldı.

*Özkan Sümer ve Ünal Karaman
Trabzonspor’un Felsefesi
Trabzonspor’un kuruluş yılları İstanbul hegemonyasının kurumsallaştığı bir dönemdi. Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe dışında bir kulübün ulusal ligde şampiyon olması neredeyse imkansızdı. Anadolu kulüpleri lig içerisinde yalnızca figürandı. İstanbul takımları için Anadolu’ya gitmek dahi zor geliyordu. “Nasıl olsa kazanacağız” duygusu 3 büyükler olarak bilinen kulüplerde yer etmişti. Kulüp başkanları, Anadolu takımlarının yetersizliği yüzünden “İstanbul ligi” kurulmasını bile tartışıyordu.
Trabzonspor, 1967 yılında böylesine kaotik bir hegemonya döneminde kuruldu. Kulübün kurulmasının ardından yoğun alt yapı çalışmaları başladı. Kendi öz kaynaklarına yaslanarak, İstanbul kulüplerine kafa tutan bir takım meydana geldi. 1974 yılında Trabzonspor’un süper lige yükselmesi Anadolu adına bir ihtilal oldu. 1975-1976 sezonundan itibaren Trabzonspor 9 sezonda 6 şampiyonluk elde etti. Bu durum Türk futbol tarihi açısından eşsizdi. O güne kadar yenilmez sanılan İstanbul takımları, Karadeniz’in hırçın dalgalarında boğuluyor ve gemileri batıyordu. Trabzonspor deplasmanına gitmek, İstanbul takımlarının uykusunu kaçıran bir hale bürünüyordu.
Karadeniz’den yükselen bu ses, bütün Anadolu’ya yayıldı. Trabzonspor, en güçlülere karşı isyan eden bir kahraman haline geldi. Yoksullukla, zorluklarla, dezavantajlı durumlarla mücadele eden Anadolu insanı, Trabzonspor’un ruhunda kendini buldu. Anadolu ihtilali başta Ağrı, Kayseri, Sivas, Mersin, Gümüşhane, Bayburt, Diyarbakır ve Şanlıurfa olmak üzere yurdun dört bir yanına yayıldı. Trabzonlu olmayan insanlar, Trabzonspor taraftar derneklerini kendi illerinde kurdu. Kulübün varlığı yaşam felsefesi haline geldi. Türk milleti Trabzonspor’un mücadelesinde kendini gördü.
Karadeniz’in dalgaları, yaylarının genişliği, dağlarının dikliği kitaplara konu oldu. Trabzonspor’un başardıkları, coğrafyanın sert insanlarının inatçı karakterlerini yansıttı. Trabzonspor öylesine çekinilen bir kulüp oldu ki bu durum filmlere yansıdı. Türk sinemasının unutulmaz filmi Hababam Sınıfı Uyanıyor’da Fenerbahçe – Trabzonspor maçı konu edildi. Trabzonspor’a yenilen Fenerbahçeliler, “şu takıma bir şansımız dönmüyor” diyerek sitem ediyordu. Türk futbolunda Anadolu’nun isyanı iyiden iyiye kalıcılaştı. Çünkü masada ve sahada İstanbul takımlarını yenebilen bir Trabzonspor vardı.

*Replik 365 sayfasının ilgili sahneyi anlatan tasarımı
Özkan Sümer, bu dönemde teknik direktör olarak görev alan isimlerden biriydi. Ancak Sümer, yaşananların canlı bir tanığı olarak Trabzonspor’a felsefe biçmeyi de görev edindi. O, Türk milletinin sevdiği Trabzonspor’un karakterini inşa etme sürecine eğildi.
Efsane spor adamına göre, Trabzonspor başlı başına bir ihtilaldi. İnsanlar, kulübün mücadelesinde kendi hayatlarını görüyordu. Yaşamın bütün zorluklarına direnen insanlar, en güçlülere karşı galip gelinebileceğini, kazanmanın imkansız olmadığını Trabzonspor’dan öğreniyordu. Halk tabiriyle, baldırı çıplak, yalın ayak Trabzonspor, bütün imkanları elinde bulunduran İstanbul kulüplerini art arda yeniyordu. Türk milletinin görmek istediği ruh ve karakter tam olarak buydu. Umudu bitince inadı başlayan ancak isyanını karşılıksız bir sevgiyle birleştiren takımın adıydı Trabzonspor.
İstanbul takımlarının taraftarları ise Trabzonsporlulara "Kasketliler" diyordu. Kasketliler bir anlamda köylüler demekti. O dönem Anadolu'da yaşayan insanlar şapka yerine kasket kullanırdı. Trabzonspor taraftarları, bu tabiri çok sevdi. Tribünleri doldururken başlarından kasketi eksik etmedi. Kasket, Trabzonspor'un sembolü haline geldi.
Bu ruh, ayakkabıcılarda, esnaf lokantalarında, sahil köşelerinde, edilen dualarda yaşıyordu. Trabzonspor’un felsefesi, uğruna mücadele ettiği değerler, Özkan Sümer’i de herkes gibi derinden etkiliyordu.
Trabzonspor, Özkan Sümer için bir karakterdi. Haksızlıklara boyun eğmeyen, dik duruşun sembolüydü. Sümer, Trabzonspor’u anlatırken daima bu duyguları konu edindi. Güzel ahlak, dik duruş, inat, efendilik onun anahtar kelimeleri oldu.
Özkan Sümer, günümüzde kullanılan “umudun, inadın, isyanın takımı Trabzonspor” sloganını ilk kez kullananlardan biriydi.
![]()
*Özkan Sümer ve unutulmaz kasketi
Özkan Sümer’in Trabzonspor Tanımı
Özkan Sümer, kulüp toplantılarında birçok kez Trabzonspor’a dair konuştu. Kulübün manevi anlayışına dair yaptığı konuşmaları öne çıktı. Sümer’in Trabzonspor’u tanımlamak için yaptığı konuşmalardan biri arşivlerde ölümsüzleşti. Trabzonspor taraftarları, hangi takımı tuttuklarının bilincine bu konuşmayla erişti.
“Trabzonspor dalgaların sisidir. Yaylaların sisidir, ormanların gizidir, kemençenin sözüdür. Trabzonspor bebelerin ninnisi, ninelerin türküsü, yaşlılarımızın öyküsü, gençlerimizin tutkusudur!”

*Trabzonspor Taraftarları




