İngiltere Kraliyet Ailesi'nin sevilen ama bir o kadar da trajik üyesi Prenses Diana, ölümünden yıllar sonra bile gündemde kalmaya devam ediyor. 1997 yılında Paris'te hayatını kaybeden Diana’nın, vefatından sadece beş hafta önce kaleme aldığı gizli bir vasiyet, Kensington Sarayı’nda depo olarak kullanılan bir odadaki çalışma masasının çekmecesinde bulundu. Notları bulan saray hizmetlisinin, el yazısıyla yazılmış mektubu okuyunca fenalaştığı bildirildi.
"Birbirinizi Koruyun"
Vasiyetin merkezinde, Diana’nın oğulları Prens William ve Prens Harry yer alıyor. Talihsiz prenses, mektubunda çocuklarına, “Size benim hakkımda veya kendiniz hakkında ne söylerlerse söylesinler, birbirinizi her zaman koruyun,” diye sesleniyor. Diana’nın en büyük korkusu ise, tahtın sevgiden daha fazlasını talep etmesiydi.

“Kim Olduğunuzu Asla Unutmayın”
Kraliyet kaynaklarına göre, vasiyette Diana’nın oğullarına özgüven ve cesaret aşılayan cümleleri yer alıyor. William’ın, “Kim olduğunuzu asla unutmamanızı dilerim… Onların sizden olmanızı istediği kişi değil, kendiniz olun,” satırlarını okurken gözyaşlarını tutamadığı bildirildi.
Gelinlerine ve Camilla’ya Notlar
Diana, sadece oğullarına değil, ileride onların hayatına girecek kadınlara da sesleniyor. “William ile Harry’yi ölüm sizi ayırıncaya kadar sevin. Ben bu zevkten mahrum bırakıldım,” ifadeleriyle gelecekteki gelinlerine duygusal bir mesaj bırakıyor.
Öte yandan Diana, eşi Charles’ın yeniden evlenmesi durumunda oğullarından yeni eşe saygı göstermelerini, fakat onu kalplerinde tutmalarını istiyor. Sürpriz bir şekilde, Diana’nın yıllar boyunca okuduğu 500 aşk romanını da Charles’ın “evliliklerindeki ikinci kadın” olarak nitelendirdiği Camilla Parker Bowles’a miras bıraktığı ortaya çıktı.
Son Arzusu Yerine Getirilmedi
Vasiyetin en dikkat çeken bölümlerinden biri de, Diana’nın cenazesine Charles’ın katılmasını istemediğini belirttiği bölüm. Ancak ani ölümü nedeniyle bu istek göz ardı edildi.
Kırık Kalpli Bir Prensesin Ardından
1981 yılında Charles ile evlenerek Kraliyet Ailesi’ne katılan Diana, hayatı boyunca medyanın ve kamuoyunun ilgisini üzerinde tuttu. Ancak tüm göz alıcılığa rağmen, evliliği boyunca mutsuzdu. Charles’tan boşandıktan bir yıl sonra, 31 Ağustos 1997’de Paris’te geçirdiği kazada hayatını kaybetti. Geride ise milyonların kalbinde iz bırakan bir hikâye ve şimdiye dek bilinmeyen dokunaklı bir vasiyet bıraktı.




