Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un Türkçe ile kurduğu bağa ilişkin yaptığı açıklamalar, yalnızca bir dil öğrenme hikayesi değil, aynı zamanda yıllar içinde şekillenen kültürel bir yakınlığın da izlerini taşıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en yakın isimlerinden biri olan Peskov’un, akademik geçmişi itibarıyla da Türkoloji ve Doğu çalışmaları alanına yakın bir isim olduğu biliniyor.

SOVYET SİSTEMİNDE TÜRKÇE İLE TANIŞTI
Peskov, Sovyetler Birliği dönemindeki katı eğitim sistemini anlatarak yabancı dil seçiminin başarı puanına bağlı olduğunu söyledi. Yeterli puanı alamadığı için istediği dili seçemediğini belirten Kremlin Sözcüsü, “Bana zorunlu olarak Türkçe verdiler. O dönem bunu büyük bir trajedi gibi görmüştüm” ifadelerini kullandı.
Ancak zamanla bu zorunlu tercihin hayatının yönünü değiştirdiğini dile getiren Peskov, Türkçe öğrendikçe Türkiye’ye olan ilgisinin derinleştiğini söyledi. Peskov, “Dili öğrenmeye başladıkça Türkiye’nin tarihini, kültürünü ve edebiyatını da sevmeye başladım” dedi.
TÜRKOLOJİ EĞİTİMİ ALDI
Dmitriy Peskov, 1989 yılında Moscow State University Institute of Asian and African Studies bünyesinde Doğu tarihi ve çeviri alanında eğitim aldı. Eğitim sürecinde Türkçe üzerine yoğunlaşan Peskov’un, Türk dili ve bölge uzmanlığı nedeniyle diplomatik kariyerinin ilk yıllarında Ankara’da görev yaptığı biliniyor.
Üniversite yıllarında yalnızca dil eğitimi almadığı, aynı zamanda Türkiye’nin tarihi, toplumsal yapısı ve kültürel mirası üzerine de çalışmalar yürüttüğü ifade ediliyor. Bu yönüyle Peskov’un klasik anlamda bir “Türkolog” altyapısına sahip olduğu değerlendiriliyor.
ANKARA'DA GÖREV YAPTI
Üniversite eğitiminin ardından Sovyet Dışişleri Bakanlığı’na giren Peskov, 1990’lı yıllarda Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği’nde ataşe ve diplomat olarak görev yaptı. Türkiye’de uzun yıllar bulunması sayesinde Türkçeyi ileri seviyede konuşabildiği ve Türk kültürüne hakim olduğu ifade ediliyor.
Peskov’un kariyerinin ilerleyen yıllarında Kremlin’in en etkili isimlerinden biri haline gelmesine rağmen Türkiye ile kurduğu bağın hiçbir zaman tamamen kopmadığı belirtiliyor.




