ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından İran’ın petrol ticaretinin can damarı sayılan Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla birlikte dünyada petrol krizi baş gösterdi. ABD ve Avrupa’da dahil olmak üzere dünyada petrol ve petrol ürünlerine çok ciddi zamlar geldi. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı açmayacağını açıklamasıyla dünyada yaşanan petrol krizi artarak devam ederken, ABD’nin en ünlü medya organlarından biri olan Financial Times’ta konuyla ilgili dikkat çeken bir analiz kaleme alındı.

DÜNYA DAHA ÖNCE BÖYLE BİR KRİZ YAŞAMAMIŞTI
Rockefeller International Yönetim Kurulu Başkanı Ruchir Sharma’nın ele aldığı analizde “dünya ekonomisi daha önce hiç bu kadar derin bütçe açıkları ve sürdürülemez borç seviyeleriyle bir krizin eşiğine gelmemişti. Bu devasa borç yükü, hükümetlerin artan enerji maliyetlerine karşı halkı koruma yeteneğini (süvbansiyon kapasitesini) fiilen felç ediyor.” Denildi.
“PİYASALAR BORÇLARIN ÖDENEMEZ HALE GELECEĞİNDEN ENDİŞE EDİYOR”
1970'lerdeki ilk petrol şokları yaşandığında, hükümetler henüz "kronik bütçe açığı" döngüsüne girmediğine ve ABD ile diğer büyük ekonomilerin bütçe açıklarının GSYİH’nin yüzde 2 seviyelerinde olduğunun altı çizilirken, mevcut durumda ise G7 ülkelerinin devlet borcunun GSYİH’nin %20’sinden %100’ün üzerine sıçramış durumda olduğu ifade edildi. Ekonomist Ruchir Sharma “Piyasalar, İran şokunun zaten şişkin olan bütçe açıklarını patlatacağından ve borçların ödenemez hale geleceğinden endişe ediyor.” ifadelerini kullandı.
Merkez Bankalarının da enflasyon hedeflerini tutturamamasıyla çıkmazda olduğunu belirten Rockfeller Başkanı, “Petrol şoku hem büyümeyi vuruyor hem de enflasyonu tetikliyor; bu da Merkez Bankalarının ekonomiyi canlandırmak için faiz indirme (gevşeme) opsiyonunu elinden alıyor.” dedi.
EN SAVUNMASIZLAR LİSTESİ
Yaşanan petrol krizi karşısında yüksek devlet borcu ve hedefin üzerindeki enflasyon kombinasyonuyla en büyük risk altındaki ülkeler olarak ABD ve İngiltere ilk sıralarda yer alırken, Brezilya, Mısır ve Endonezya’nın riskli sayıldığı belirtiliyor.
Krize karşı en dayanıklı ülkelerin ise İsveç, Tayvan ve Vietnam olabileceği ifade ediliyor.
Financial Times’taki analizin son bölümünde ise şu ifadelere yer verildi;
İran şokunu geçmişteki krizlerden ayıran temel fark, ekonomilerin enerji verimliliği değil, hükümetlerin "politika araçlarının" tükenmiş olmasıdır. Petrol fiyatlarındaki uzun süreli bir artış, hükümetlerin müdahale gücünün azalmasıyla daha da yıkıcı hale gelecektir. Bu yeni kırılganlık hali, dünyayı sadece İran savaşının sonuçlarına değil, önümüzdeki on yıllarda yaşanacak her türlü şoka karşı korumasız bırakıyor.




