<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>TÜRKINFORM Son dakika Haberler</title>
    <link>https://www.turkinform.com.tr</link>
    <description>Güncel son dakika haberleri takip etmek için tıklayın. Güncel, son dakika, ekonomi, gündem ve en son haber turkinform.com.tr'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.turkinform.com.tr/rss/pratik-hayat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 03:35:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/rss/pratik-hayat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İstifa ettim diye vazgeçmeyin! Bu şartları taşıyan işçiler kıdem tazminatı alıyor]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/istifa-ettim-diye-vazgecmeyin-bu-sartlari-tasiyan-isciler-kidem-tazminati-aliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/istifa-ettim-diye-vazgecmeyin-bu-sartlari-tasiyan-isciler-kidem-tazminati-aliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haklı nedenle işten ayrılan işçi kıdem tazminatı alabilir mi? Ücretin eksik yatırılması, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, mobbing, sağlıksız çalışma koşulları ve görev tanımı dışında çalıştırılma gibi durumlar kıdem tazminatı hakkı doğurur mu? Avukat Ferhat Can Atıcı, haklı fesih şartlarını, kıdem tazminatı alınabilmesi için gereken koşulları ve işçilerin dikkat etmesi gereken hukuki süreci anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İş sözleşmesini kendi isteğiyle sona erdiren işçilerin kıdem tazminatı alamayacağı yönündeki yaygın kanının her durumda geçerli olmadığına dikkat çeken Avukat Ferhat Can Atıcı, İş Kanunu'nda düzenlenen haklı fesih nedenlerinin bulunması halinde işçinin kıdem tazminatına hak kazanabileceğini söyledi. Atıcı, özellikle ücretin eksik veya geç ödenmesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, psikolojik baskı, sağlıksız çalışma koşulları ve işçinin görev tanımı dışında çalıştırılması gibi durumların haklı fesih kapsamında değerlendirilebildiğini belirterek, işçilerin bu süreçte haklarını somut delillerle ortaya koymasının büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h2>HAKLI FESİH HAKKI İŞÇİYE KIDEM TAZMİNATI YOLUNU AÇABİLİYOR</h2>

<p>Çalışma hayatında en sık karşılaşılan yanlış inanışlardan birinin, kendi isteğiyle işten ayrılan işçinin hiçbir hak talep edemeyeceği yönünde olduğunu belirten Avukat Ferhat Can Atıcı, bunun her durumda doğru olmadığını söyledi.</p>

<p>İş Kanunu'nun işçilere belirli şartların oluşması halinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme hakkı tanıdığını ifade eden Atıcı, bu hakkın kullanılması halinde kıdem tazminatı talep edilebileceğini dile getirdi.</p>

<p>Atıcı, işçinin kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için öncelikle aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış olması gerektiğini belirterek, "Eğer işçinin ayrılış nedeni kanunen haklı fesih sebebi oluşturuyorsa kıdem tazminatı talep etmesi mümkündür. Burada belirleyici olan husus, işçinin işten ayrılma gerekçesinin hukuken geçerli ve ispatlanabilir olmasıdır." dedi.</p>

<h2>SADECE İSTİFA ETMEK YETERLİ OLMUYOR</h2>

<p>Haklı nedenle fesih hakkının kullanılabilmesi için işçinin yalnızca istifa ettiğini beyan etmesinin yeterli olmadığını kaydeden Atıcı, fesih gerekçesinin açık şekilde ortaya konulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Atıcı, "Burada önemli olan işçinin 'ben ayrılıyorum' demesi değil, neden ayrıldığını somut şekilde ortaya koyabilmesidir. Haklı fesih nedeninin belgeler, yazışmalar, tanık beyanları veya diğer delillerle desteklenmesi, olası hukuki süreçlerde büyük önem taşır." ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Hukuk" class="detail-photo img-fluid" height="683" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2025/12/hukuk.jpg" width="1024" /></p>

<h2>ÜCRET VE ÇALIŞMA KOŞULLARI HAKLI FESİH NEDENİ OLABİLİYOR</h2>

<p>Haklı fesih kapsamına girebilecek durumlara ilişkin bilgi veren Atıcı, işverenin ücret ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesi veya çalışma koşullarını kanuna aykırı şekilde sürdürmesinin işçiye fesih hakkı doğurabileceğini belirtti.</p>

<p>Atıcı, ücretin eksik yatırılması, maaşın sürekli gecikmeli ödenmesi, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, işçinin sürekli aşağılanması, psikolojik baskıya maruz bırakılması, sağlığını tehdit eden ortamlarda çalıştırılması ya da görev tanımı dışında işlerde çalışmaya zorlanmasının haklı fesih nedenleri arasında yer alabileceğini ifade etti.</p>

<p>Her olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Atıcı, işçinin yaşadığı mağduriyetin hukuki açıdan incelenmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İŞÇİNİN ONURU VE EMEĞİ HUKUK TARAFINDAN KORUNUYOR</h2>

<p>İş hukukunun yalnızca iş sözleşmesini düzenleyen kurallardan ibaret olmadığını ifade eden Avukat Ferhat Can Atıcı, çalışanların kişilik haklarının da hukuk düzeni tarafından korunduğunu söyledi.</p>

<p>Atıcı, "Bir işçinin ekmeğini kazanmak için onurundan, sağlığından ve emeğinin karşılığından vazgeçmesi beklenemez. Hukukun koruduğu şey yalnızca iş sözleşmesi değil, aynı zamanda insan onurudur." dedi.</p>

<p>İşçilerin hak kaybı yaşamamaları için fesih sürecini hukuka uygun şekilde yürütmelerinin önem taşıdığını belirten Atıcı, haklı nedenle işten ayrılmayı düşünen çalışanların süreci belgeleyerek hareket etmeleri gerektiğini ifade etti. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yaren Tekin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/istifa-ettim-diye-vazgecmeyin-bu-sartlari-tasiyan-isciler-kidem-tazminati-aliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 16:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/chatgpt-image-27-haz-2026-15-38-10.png" type="image/jpeg" length="44242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ücretsiz yapılıyor ama birçok kişi yaptırmıyor! Kanser taramasını erteleyenler için uzmandan kritik uyarı]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/ucretsiz-yapiliyor-ama-bircok-kisi-yaptirmiyor-kanser-taramasini-erteleyenler-icin-uzmandan-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/ucretsiz-yapiliyor-ama-bircok-kisi-yaptirmiyor-kanser-taramasini-erteleyenler-icin-uzmandan-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erken tanı hayat kurtarıyor, peki kanser taramaları neden erteleniyor? Prof. Dr. Saadettin Kılıç, kanser taramalarına ilişkin merak edilenleri ve toplumun en sık yaptığı hataları TÜRKİNFORM muhabiri Yaren Tekin'e değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanser vakalarının dünya genelinde ve Türkiye'de artış göstermesi, erken tanının önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, birçok kanser türünde erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığına dikkat çekerken, tarama programlarına katılımın halen istenilen seviyeye ulaşmadığını belirtiyor. Toplumda hastalık korkusu ve ihmalin tarama oranlarını düşürdüğünü söyleyen Prof. Dr. Saadettin Kılıç, ücretsiz tarama imkanlarına rağmen birçok kişinin kontrollerini ertelediğini belirterek, erken tanının yaşam süresi ve yaşam kalitesi üzerindeki etkilerine ilişkin TÜRKINFORM muhabiri Yaren Tekin'e değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2>KANSER TARAMALARINA KATILIM DÜŞÜK KALIYOR</h2>

<p>Toplumun en çok ihmal ettiği alanlardan birinin kanser taramaları olduğunu belirten Prof. Dr. Saadettin Kılıç, Türkiye'de sağlıklı bireyler için meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolorektal kanser taramalarının önerildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kılıç, "Ülkemizde meme kanseri, rahim ağzı kanseri ve kolorektal kanser için sağlıklı bireylerde tarama yapılması önerilmektedir. Ancak bazı uluslararası kılavuzlar prostat kanseri, melanom (cilt kanseri) ve akciğer kanseri gibi kanserler için tarama tetkikleri yapılmasını önermektedir." dedi.</p>

<h2>HASTALIK KORKUSU TARAMALARI ERTELİYOR</h2>

<p>Kanser taramalarının yeterli düzeyde yapılmadığını ifade eden Prof. Dr. Saadettin Kılıç, bunun en önemli nedenlerinden birinin hastalık tanısı alma endişesi olduğunu söyledi.</p>

<p>Kılıç, "Genel olarak bizim toplumumuzda bazen ihmal bazen ise belki de hastalık çıkabilir korkusuyla tarama testleri çok düşük oranda yapılmaktadır." ifadelerini kullandı.</p>

<h2>ERKEN TANI TEDAVİ BAŞARISINI ARTIRIYOR</h2>

<p>Erken teşhisin tedavi sürecine doğrudan katkı sağladığını vurgulayan Kılıç, kanserin erken evrede tespit edilmesiyle daha başarılı sonuçlar elde edildiğini belirtti.</p>

<p>Kılıç, "Oysaki erken tanı ile kanserin tamamen ortadan kaldırılması, yani kür edilmesi, en azından daha uzun süreli ve kaliteli bir yaşam elde edilmesini sağlamaktadır."  dedi.</p>

<h2>BASİT TARAMALAR HAYAT KURTARABİLİYOR</h2>

<p>Kendi kendine yapılan meme muayenesinden smear testine kadar birçok basit uygulamanın erken tanıda etkili olduğuna işaret eden Prof. Dr. Saadettin Kılıç, vatandaşların düzenli kontrolleri ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kılıç, "Genellikle basit bir kendi kendine meme muayenesi, hekim tarafından yapılacak muayene ve smear testi bile erken tanı için kabul gören tarama yöntemleridir." diye konuştu.</p>

<h2>KETEMLERDE TARAMALAR ÜCRETSİZ YAPILIYOR</h2>

<p>Kanser taramalarına erişimin kolaylaştırıldığını belirten Kılıç, Türkiye genelindeki KETEM'lerde ücretsiz hizmet verildiğini hatırlattı.</p>

<p>Kılıç, "Ülkemizde her ilde bulunan KETEM sayesinde kanser taramalarını ücretsiz yaptırmak mümkündür." ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yaren Tekin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat, Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/ucretsiz-yapiliyor-ama-bircok-kisi-yaptirmiyor-kanser-taramasini-erteleyenler-icin-uzmandan-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/dd5981d0-a160-47ef-be76-acd35507cfc0.png" type="image/jpeg" length="20050"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bütün hindi en kolay nasıl pişirilir? Fırında hindi kaç saatte pişer?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/butun-hindi-en-kolay-nasil-pisirilir-firinda-hindi-kac-saatte-piser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/butun-hindi-en-kolay-nasil-pisirilir-firinda-hindi-kac-saatte-piser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle yılbaşı sofralarının vazgeçilmezi olan bütün hindi, doğru yöntemlerle pişirildiğinde son derece lezzetli ve yumuşak oluyor. Peki bütün hindi en kolay nasıl pişirilir, fırında hindi kaç saatte pişer? İşte ayrıntıları ve hindi pişirmenin püf noktaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hindi eti, yüksek protein içeriği ve düşük yağ oranıyla sağlıklı beslenmek isteyenlerin tercih ettiği besinler arasında yer alıyor. Her ne kadar bütün hindi daha çok yılbaşı döneminde tüketilse de, uzmanlar hindi etinin yıl boyunca sofralarda yer almasının faydalı olduğunu belirtiyor. Özellikle fırın poşeti kullanılarak hazırlanan bütün hindi, hem daha kısa sürede pişiyor hem de lezzetini koruyor.</p>

<h2>BÜTÜN HİNDİ İÇİN HANGİ MALZEMELER GEREKİR?</h2>

<p>Lezzetli bir bütün hindi hazırlamak için 1 adet bütün hindi, birkaç adet defne yaprağı, 1 adet limon, zeytinyağı, tuz, karabiber ve kekik yeterli oluyor.</p>

<p>Bu malzemeler, hindi etinin hem daha aromatik hem de daha yumuşak olmasına katkı sağlıyor.</p>

<h2><img alt="Yılbasında Hindi Yemek Haram Mı" class="detail-photo img-fluid" height="322" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2025/12/yilbasinda-hindi-yemek-haram-mi.jpg" width="600" /></h2>

<h2>BÜTÜN HİNDİ EN KOLAY NASIL PİŞİRİLİR?</h2>

<p>İlk olarak hindi iyice yıkanıp temizlendikten sonra kurulanır. Ardından hindinin içerisine birkaç adet defne yaprağı yerleştirilir. Defne yaprakları ete hoş bir aroma kazandırır.</p>

<p>Dilimlenmiş limonlar da hindinin içerisine yerleştirilir. Daha sonra ısıya dayanıklı bir ip yardımıyla hindinin butları birbirine bağlanır. Bu yöntem, pişirme sırasında hindinin formunu korumasına yardımcı olur.</p>

<p>Ardından hindinin üzerine zeytinyağı sürülür. Tuz, karabiber ve kekik tüm yüzeye eşit şekilde dağıtılarak iyice ovulur.</p>

<p>Hazırlanan hindi büyük boy bir fırın poşetine yerleştirilir. Poşetin ağzı kapatıldıktan sonra birkaç küçük delik açılır ve önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 2 saat pişirilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>FIRINDA HİNDİ KAÇ SAATTE PİŞER?</h2>

<p>Hindi pişirme süresi; hindinin ağırlığına, fırının performansına ve kullanılan pişirme yöntemine göre değişiklik gösterebilir.</p>

<p>Genel olarak 160 derece fırında 3 ila 3,5 kilogram ağırlığındaki bir bütün hindi en az 2,5 saatte pişer. Hindi ağırlığı arttıkça pişirme süresi de uzar.</p>

<p>Yaklaşık 7 kilogram ve üzerindeki hindilerin ise 160 derecede en az 4 saat pişirilmesi önerilir.</p>

<h2><img alt="1769494 Hindi Yemegi Nasil Yapilir Yilbasi Sofralarinin Vazgecilmezi Hindi Tarifi 67497732Ef4A0" class="detail-photo img-fluid" height="500" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2025/12/1769494-hindi-yemegi-nasil-yapilir-yilbasi-sofralarinin-vazgecilmezi-hindi-tarifi-67497732ef4a0.jpg" width="750" /></h2>

<h2>FIRIN POŞETİ KULLANMAK PİŞİRME SÜRESİNİ KISALTIR MI?</h2>

<p>Fırın poşeti kullanılması, hindinin daha kısa sürede pişmesine yardımcı oluyor. Çünkü poşet, oluşan buharı içeride tutarak düdüklü tencere benzeri bir etki oluşturuyor.</p>

<p>Bu yöntem aynı zamanda etin kurumasını önleyerek daha yumuşak ve sulu kalmasını sağlıyor.</p>

<h2>HİNDİ PİŞİRİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?</h2>

<p>Hindi pişirilirken fırın kapağının sık sık açılmaması gerekiyor. Çünkü her kapak açılışında fırının iç sıcaklığı düşüyor ve bu durum pişirme süresinin uzamasına neden olabiliyor.</p>

<p>Pişirme işlemi tamamlandıktan sonra hindinin yaklaşık 15-20 dakika kapalı fırında dinlendirilmesi öneriliyor. Bu sayede et, suyunu içerisine çekerek daha lezzetli ve yumuşak bir kıvam kazanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/butun-hindi-en-kolay-nasil-pisirilir-firinda-hindi-kac-saatte-piser</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 07:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2025/12/hindi-yemek-haram-mi.webp" type="image/jpeg" length="56701"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evde kıble yönü nasıl bulunur? Kıbleyi bulmanın en pratik yöntemleri nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/evde-kible-yonu-nasil-bulunur-kibleyi-bulmanin-en-pratik-yontemleri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/evde-kible-yonu-nasil-bulunur-kibleyi-bulmanin-en-pratik-yontemleri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Namaz ibadetini yerine getirirken kıble yönünü doğru belirlemek büyük önem taşıyor. Peki evde kıble yönü nasıl bulunur, kıbleyi en kolay şekilde tespit etmek için hangi yöntemler kullanılabilir? İşte ayrıntıları ve kıble bulmanın püf noktaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıble yönü, Müslümanların namaz kılarken yöneldiği ve Mekke'de bulunan Kâbe'nin bulunduğu istikameti ifade ediyor. Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde kıbleyi belirlemek çok daha kolay hale gelirken, akıllı telefonlar ve çeşitli uygulamalar ev ortamında yön tespitini pratik hale getiriyor. Bununla birlikte klasik yöntemler de hâlâ sıklıkla tercih ediliyor.</p>

<h2>KIBLE YÖNÜ TELEFONLA NASIL BULUNUR?</h2>

<p>Evde kıble yönünü bulmanın en pratik yollarından biri akıllı telefonlardaki pusula sensörlerinden yararlanmak oluyor. Akıllı telefonlara indirilen kıble bulma uygulamaları, GPS desteği sayesinde kullanıcının bulunduğu konuma göre kıble yönünü anlık olarak gösterebiliyor.</p>

<p>Telefonun doğru sonuç verebilmesi için pusula kalibrasyonunun yapılması ve cihazın büyük metal eşyalardan uzak tutulması gerekiyor.</p>

<h2><img alt="Kible Yonu Nasil Bulunur Ve En Dogru Yontemler Nelerdir" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/kible-yonu-nasil-bulunur-ve-en-dogru-yontemler-nelerdir.jpg" width="1376" /></h2>

<h2>KIBLE BULMA UYGULAMALARI NASIL KULLANILIR?</h2>

<p>Kullanıcılar, mobil uygulama mağazalarından güvenilir kıble bulma uygulamalarını indirerek GPS yardımıyla kıble yönünü kolayca öğrenebiliyor. Uygulamalar açıldıktan sonra konum izni verilmesi yeterli oluyor. Ardından uygulama, kullanıcının bulunduğu noktaya göre Kâbe'nin yönünü ekranda gösteriyor.</p>

<h2>GOOGLE HARİTALAR İLE KIBLE YÖNÜ NASIL TESPİT EDİLİR?</h2>

<p>Kıble yönünü belirlemek için Google Haritalar da kullanılabiliyor. Bunun için öncelikle evin bulunduğu konum harita üzerinde tespit ediliyor. Daha sonra Mekke yönü baz alınarak düz bir hat oluşturuluyor ve bu hattın evin hangi duvarına denk geldiği inceleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yöntem, özellikle ev içerisinde sabit bir namaz alanı oluşturmak isteyenler tarafından tercih ediliyor.</p>

<h2></h2>

<h2><img alt="Eskisehir Bayram Namazi Saat Kacta 2026 Diyanet Takvimi Ile Ramazan Bayrami Namazi Ne Zaman Kilinaca" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/eskisehir-bayram-namazi-saat-kacta-2026-diyanet-takvimi-ile-ramazan-bayrami-namazi-ne-zaman-kilinaca.webp" width="800" />GÜNEŞE BAKARAK KIBLE YÖNÜ NASIL BULUNUR?</h2>

<p>Teknolojik imkânların bulunmadığı durumlarda güneşten de yararlanılabiliyor. Sabah saatlerinde güneşin doğduğu yön doğuyu, battığı yön ise batıyı gösteriyor. Sol kol doğuya, sağ kol batıya uzatıldığında ön taraf yaklaşık olarak güney yönünü gösteriyor.</p>

<p>Türkiye'de kıble yönü genel olarak güney ile güneydoğu arasında yer alıyor. Ancak kesin sonuç için dijital yöntemlerin kullanılması tavsiye ediliyor.</p>

<h2>CAMİLERDEN YARARLANARAK KIBLE YÖNÜ BULUNABİLİR Mİ?</h2>

<p>Evin yakınında görülebilen bir cami bulunuyorsa, caminin mimari yapısı kıble yönü konusunda fikir verebiliyor. Özellikle cami içerisinde imamın namaz kıldırdığı mihrap bölümü doğrudan kıbleyi gösteriyor. Ayrıca bazı camilerde minare şerefe kapılarının da kıble istikametine baktığı biliniyor.</p>

<h2>KIBLE YÖNÜNÜ BULURKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?</h2>

<p>Kıble yönü belirlenirken telefon, televizyon, büyük metal eşyalar ve manyetik alan oluşturan cihazlardan uzak durulması gerekiyor. Aksi halde pusula sensörleri yanlış sonuç verebiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, en doğru sonucun elde edilmesi için GPS destekli uygulamaların kullanılmasını ve şüphe duyulması halinde birden fazla yöntemle yönün teyit edilmesini öneriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/evde-kible-yonu-nasil-bulunur-kibleyi-bulmanin-en-pratik-yontemleri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 07:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/namaz-1.webp" type="image/jpeg" length="80651"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaprak sarması nasıl yapılır? Yaprak sarmasının püf noktaları nelerdir?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/yaprak-sarmasi-nasil-yapilir-yaprak-sarmasinin-puf-noktalari-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/yaprak-sarmasi-nasil-yapilir-yaprak-sarmasinin-puf-noktalari-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan yaprak sarması, özel günlerden davet sofralarına kadar her masanın baş tacı oluyor. Peki yaprak sarması nasıl yapılır, lezzetli ve dağılmayan bir sarma hazırlamanın püf noktaları nelerdir? İşte ayrıntıları ve yaprak sarmasının püf noktaları...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>İncecik sarılan yaprakların nefis iç harçla buluştuğu yaprak sarması, hem görüntüsü hem de lezzetiyle sofraların en sevilen yemekleri arasında yer alıyor. Yapımı biraz emek istese de ortaya çıkan eşsiz lezzet, harcanan tüm emeğe değiyor. Özellikle gün menülerinin, davet sofralarının ve özel günlerin vazgeçilmezleri arasında bulunan yaprak sarması, doğru tekniklerle hazırlandığında çok daha lezzetli oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Zeytinyağlı Yaprak Sarma Nasıl Yapılır? (Kolay Yöntem)" src="https://cdn.ye-mek.net/App_UI/Img/webp/1280/2025/10/zeytinyagli-yaprak-sarma-resimli-yemek-tarifi(15).webp" /></h2>

<h2>YAPRAK SARMASI İÇİN HANGİ MALZEMELER GEREKİR?</h2>

<p>Lezzetli bir yaprak sarması hazırlamak için 500 gram salamura yaprak, 1 adet limon ve zeytinyağı gerekiyor.</p>

<p>İç harcı için ise 2 orta boy kuru soğan, 1,5 su bardağı pirinç, birkaç dal maydanoz, 1 yemek kaşığı salça, karabiber, kırmızı pul biber, kimyon, nane, tuz ve 2 yemek kaşığı sıvı yağ kullanılıyor.</p>

<h2>YAPRAK SARMASI NASIL YAPILIR?</h2>

<p>İlk olarak salamura yapraklar sıcak suda 2-3 dakika bekletilir. Ardından iyice yıkanarak süzülmeye bırakılır.</p>

<p>İç harcı için geniş bir kaba rendelenmiş kuru soğan alınır. Üzerine zeytinyağı eklenir. Yıkanmış pirinçler, salça, baharatlar ve tuz ilave edilir. Son olarak ince kıyılmış maydanoz da eklenerek tüm malzemeler karıştırılır. İç harç çiğ olarak hazırlanır.</p>

<p>Hazırlanan harç, yaprakların geniş kısmına yerleştirilir. Yaprağın iki yanı kapatılarak rulo şeklinde sarılır. Tüm yapraklar aynı şekilde sarıldıktan sonra tencereye dizilir.</p>

<p>Sarmaların üzerine zeytinyağı gezdirilir ve limon dilimleri yerleştirilir. Daha sonra sarmaların üzerini hafif geçecek kadar sıcak su eklenerek kısık ateşte pişirilir.</p>

<h2><img alt="Zeytinyağlı Yaprak Sarma" src="https://d17wu0fn6x6rgz.cloudfront.net/img/w/tarif/mgt/zeytinyagli_sarma.webp" /></h2>

<h2>YAPRAK SARMASININ DAĞILMAMASI İÇİN NE YAPILMALIDIR?</h2>

<p>Pişirme sırasında sarmaların dağılmaması için tencerenin üzerine tencere kapağından biraz daha küçük bir porselen tabak kapatılması öneriliyor. Bu yöntem, sarmaların şeklini korumasına yardımcı oluyor.</p>

<h2>YAPRAK SARMASI YAPARKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?</h2>

<p>Eğer kullanılan salamura yapraklar çok tuzluysa, yaprakların bir gece önceden suya konulması tavsiye ediliyor. Ayrıca iç harç hazırlanırken yaprakların tuzluluk oranı mutlaka göz önünde bulundurulmalı.</p>

<p>İç harcının fazla doldurulmaması da büyük önem taşıyor. Çünkü pişme sırasında pirinçler şişeceği için fazla harç konulması yaprakların yırtılmasına neden olabiliyor.</p>

<h2>YAPRAK SARMASI NASIL SERVİS EDİLİR?</h2>

<p>Yaprak sarması genellikle yoğurt eşliğinde servis ediliyor. Ayrıca yoğurtlu salatalar, çeşitli mezeler ve hafif zeytinyağlı yemeklerle birlikte sunulduğunda sofralarda lezzet şöleni oluşturuyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/yaprak-sarmasi-nasil-yapilir-yaprak-sarmasinin-puf-noktalari-nelerdir</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 07:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2025/07/yaprak-sarma.jpg" type="image/jpeg" length="39114"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yatırım nereden yapılır? Başarılı bir portföy için dijital rehber]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/yatirim-nereden-yapilir-basarili-bir-portfoy-icin-dijital-rehber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/yatirim-nereden-yapilir-basarili-bir-portfoy-icin-dijital-rehber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h4><i>Finansal özgürlüğe giden yol, tasarrufları yalnızca biriktirmekten değil, onları doğru şekilde değerlendirmekten geçiyor. Günümüzde enflasyona karşı paranın değerini korumak ve servet inşa etmek isteyen herkesin aklında o kritik soru beliriyor: Yatırım nereden yapılır? Teknolojinin gelişmesiyle birlikte finansal piyasalar artık cebimize kadar girmiş durumda. Ancak yüzlerce farklı seçenek arasından doğru platformu ve doğru aracı seçmek, yatırımdan elde edilecek getiriyi doğrudan etkiliyor. Bu rehberde, yatırıma başlamadan önce bilmeniz gerekenleri ve en iyi platform seçeneklerini inceliyoruz.</i><br />
<br />
<strong>Yatırım Nasıl Yapılır? İlk Adımlar</strong></h4>

<p>Sermayenizi piyasalara sokmadan önce <strong>yatırım nasıl yapılır</strong> sorusunun temel mantığını kavramak oldukça önemlidir. Başarılı bir yatırım stratejisi şu adımları içerir:</p>

<ol>
 <li>
 <p><strong>Bütçe Belirleme:</strong> Aylık gelirinizin ne kadarını uzun vadeli olarak yatırıma ayırabileceğinizi netleştirin.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Risk Profilini Çıkarma:</strong> Beklenmedik dalgalanmalarda ne kadar sakin kalabilirsiniz? Yüksek getiri için yüksek riski mi, yoksa düşük getiriyle güvenliği mi tercih edersiniz?</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çeşitlendirme (Sepet Mantığı):</strong> Tüm paranızı tek bir enstrümana bağlamak yerine, portföyünüzü farklı alanlara bölerek riski dağıtın.</p>
 </li>
</ol>

<p><img height="195" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/image-1265.png" width="347" /></p>

<h2><strong>Portföyünüzü Şekillendirecek Yatırım Araçları</strong></h2>

<p>Günümüz finans dünyasında her bütçeye ve risk algısına uygun <strong>yatırım araçları</strong> mevcuttur. Bunların başlıcaları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Hisse Senetleri:</strong> Şirketlerin ortaklık paylarıdır. Borsa İstanbul (BIST) veya Amerikan Borsaları (NASDAQ, NYSE) üzerinden alınabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yatırım Fonları:</strong> Profesyoneller tarafından yönetilen, içinde birçok farklı hisse, tahvil veya emtia barındıran sepetlerdir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Emtialar:</strong> Altın, gümüş, petrol gibi fiziksel karşılığı olan varlıklardır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Döviz ve Tahviller:</strong> Daha çok enflasyondan korunmak veya sabit getiri elde etmek isteyenlerin tercihidir.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>Türkiye Yatırım Nereden Yapılır?</strong></h2>

<p>Eskiden hisse senedi almak veya piyasalara erişmek için fiziksel olarak banka şubelerine gitmek ya da telefonla brokerlara emir vermek gerekiyordu. Ancak <strong>Türkiye yatırım nereden yapılır</strong> diye araştırdığınızda artık karşınıza tamamen dijitalleşmiş, saniyeler içinde işlem yapabileceğiniz platformlar çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu noktada piyasa temel olarak ikiye ayrılıyor: Hantal yapıya sahip geleneksel bankacılık uygulamaları ve sadece yatırım deneyimine odaklanan yeni nesil teknoloji şirketleri.</p>

<h2><strong>Güvenilir Yatırım Yapılabilecek Yerler ve Platform Seçimi</strong></h2>

<p>Dijital dünyada paranızı emanet edeceğiniz ve işlem yapacağınız platformu seçerken komisyon oranları, arayüz kolaylığı ve küresel piyasalara erişim gibi faktörlere dikkat etmelisiniz. İşte günümüzde <strong>yatırım yapılabilecek yerler</strong> arasında öne çıkan seçenekler:</p>

<h3><strong>1. Yeni Nesil Dijital Aracı Kurumlar (Önerimiz: Midas)</strong></h3>

<p>Yatırım dünyasının kurallarını değiştiren en önemli yenilik, finansal teknolojileri (FinTech) arkasına alan dijital aracı kurumlardır. Eğer hem Borsa İstanbul'daki yerli şirketlere hem de Apple, Tesla, Google gibi Amerikan devlerine tek bir uygulama üzerinden yatırım yapmak istiyorsanız, <a href="https://www.getmidas.com/" rel="nofollow"><span style="color:#0000ff"><u>Midas</u></span></a> şu an piyasadaki en akılcı ve pratik çözüm olarak birinci sıraya yerleşiyor.</p>

<p><strong>Neden Midas'ı Tercih Etmelisiniz?</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sıfır Karmaşa:</strong> Geleneksel banka uygulamalarının fatura ödeme, kredi kartı borcu gibi karmaşık menüleri arasında kaybolmazsınız; Midas sadece yatırıma odaklı, pürüzsüz ve son derece sade bir arayüz sunar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Düşük Komisyon ve Masrafsızlık:</strong> Amerikan borsalarında işlem yaparken gizli ücretler veya yüksek işlem komisyonları ödemezsiniz. Borsa İstanbul’da ise işlemler 0 komisyon.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hızlı Erişim:</strong> İster BIST hisseleri ister ABD borsaları olsun, "Acaba bu işlemi nereden yapacağım?" derdini ortadan kaldırarak tek tıkla dünyayı cebinize getirir.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>2. Geleneksel Bankaların Yatırım Hesapları</strong></h3>

<p>Hemen hemen her bankanın kendi bünyesinde bir yatırım sekmesi bulunur. Mevcut vadesiz hesabınızın olduğu bankadan yatırım hesabı açmak kolay görünse de, bu hesaplar genellikle <strong>yüksek komisyon oranları</strong>, hesap işletim ücretleri ve yavaş çalışan arayüzler ile yatırımcıyı yorabilir. Özellikle Amerikan borsalarına erişim sağlamak istediğinizde minimum işlem limitleri ve yüksek işlem ücretleri ile karşılaşırsınız.</p>

<h3><strong>3. Kripto Para Borsaları</strong></h3>

<p>Yüksek risk barındırmasına rağmen, blok zinciri teknolojisine inananlar için global veya yerel kripto para borsaları da alternatif yatırım yapılabilecek yerler arasındadır. Ancak buradaki volatilite, geleneksel hisse senedi piyasalarından çok daha serttir.</p>

<p><strong>Özetle;</strong> Yatırım yapmaya karar verdiğinizde işin sırrı, süreci sizin için en zahmetsiz ve en az masraflı hale getiren aracı bulmaktır. Yatırım araçlarının zenginleştiği bu dönemde, yüksek komisyonlara katlanmak yerine Midas gibi kullanıcı dostu ve yeni nesil platformları tercih etmek, yatırım yolculuğunuza bir adım önde başlamanızı sağlayacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Almila İrem Kerküklü</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/yatirim-nereden-yapilir-basarili-bir-portfoy-icin-dijital-rehber</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 16:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/image-1264.png" type="image/jpeg" length="11608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halk arasında sık kurulan o cümle: “Çok içine attı, kanser oldu” Bilim ne diyor? Sizin için uzmana danıştık]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/halk-arasinda-sik-kurulan-o-cumle-cok-icine-atti-kanser-oldu-bilim-ne-diyor-sizin-icin-uzmana-danistik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/halk-arasinda-sik-kurulan-o-cumle-cok-icine-atti-kanser-oldu-bilim-ne-diyor-sizin-icin-uzmana-danistik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[“Çok içine attı, kansere yakalandı” sözü yıllardır toplumda sıkça tekrarlanıyor. Peki stres, anksiyete ve bastırılan duygular gerçekten kansere neden oluyor mu? Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap, TÜRKINFORM muhabiri Yaren Tekin'e konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Toplumda yıllardır kulaktan kulağa yayılan “çok içine attı, kansere yakalandı” cümlesi, ağır üzüntü, bastırılan duygular ve yoğun stresin kanserle doğrudan bağlantılı olduğu yönündeki inancı yeniden gündeme taşıyor. Özellikle yakınını kaybeden, uzun süre psikolojik baskı altında kalan ya da duygularını dışa vuramayan kişiler için sıkça kurulan bu ifade, kanserin nedenlerine ilişkin toplumsal algının da önemli bir parçası olmayı sürdürüyor. Ancak tıp dünyasında bu ilişkinin nasıl değerlendirildiği, halk arasındaki kabullerden çok daha farklı bir zeminde ele alınıyor. Konuya ilişkin TÜRKINFORM muhabiri Yaren Tekin'e değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap, stres ve anksiyetenin kansere neden olduğu yönündeki yaygın kanaatin bugüne kadar klinik çalışmalarla ortaya konulamadığını belirtti.</p>

<h2>TOPLUMDAKİ YAYGIN KABUL</h2>

<p>Kanser tanısı alan kişilerin yaşam öykülerine ilişkin yapılan değerlendirmelerde, çoğu zaman hastalık ile psikolojik yük arasında doğrudan bağ kuruluyor. Uzun süre üzüntü yaşamak, duyguları bastırmak, travmatik olayların etkisinden çıkamamak ya da yoğun kaygı hali, halk arasında kanserin temel nedenlerinden biri gibi yorumlanabiliyor. Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap da toplumda bu yönde güçlü bir algı bulunduğunu belirterek, söz konusu düşüncenin bilimsel verilerle birebir örtüşmediğini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kılıçkap, “Halk arasında stres ve anksiyetenin kansere neden olduğu gibi yaygın bir düşünce olsa da bugüne kadar kansere neden olduğunu gösteren bir klinik çalışma bulunmamaktadır” dedi.</p>

<p><img alt="Chatgpt Image 25 Haz 2026 12 45 03 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/chatgpt-image-25-haz-2026-12-45-03-1.png" width="1536" /></p>

<h2>KLİNİK ÇALIŞMALARDA DOĞRUDAN BİR NEDENSELLİK GÖSTERİLEMEDİ</h2>

<p>Kanserin oluşum süreci, genetik yatkınlık, çevresel maruziyetler, yaşam tarzı, sigara kullanımı, beslenme alışkanlıkları, enfeksiyonlar ve bağışıklık sistemi gibi çok sayıda değişkenin bir araya gelmesiyle şekilleniyor. Bu nedenle tek bir etkenin kanser üzerindeki rolünü net biçimde ortaya koymak her zaman kolay olmuyor. Stres ve anksiyete gibi psikolojik süreçler söz konusu olduğunda ise bu ilişkiyi doğrudan ölçmek ve kanser gelişimiyle birebir bağ kurmak daha da güç hale geliyor.</p>

<p>Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap, bugüne kadar elde edilen klinik verilerde stresin ya da anksiyetenin doğrudan “kanser nedeni” olarak gösterilemediğini vurgulayarak, bu konuda toplumda yerleşmiş kesin ifadelerin bilimsel karşılığının bulunmadığını ifade etti. Kılıçkap’ın değerlendirmesine göre, mevcut bilgiler stres ile kanser arasında kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurmak için yeterli veri sunmuyor.</p>

<h2>“STRES VE ANKSİYETENİN DERECESİNİ DEĞERLENDİRECEK BİR ÖLÇEK YOK”</h2>

<p>Kılıçkap, stres ve anksiyetenin kanserle ilişkisinin araştırılmasını zorlaştıran temel başlıklardan birinin, bu duygusal durumların herkes için aynı biçimde ölçülememesi olduğunu söyledi. Kanser gibi çok faktörlü bir hastalıkta, kişinin ne kadar süreyle ne düzeyde stres yaşadığını standart biçimde belirlemek ve bunu yıllar içinde kanser gelişimiyle karşılaştırmak bilimsel açıdan önemli zorluklar taşıyor.</p>

<p>Bu noktada epidemiyolojik çalışmaların sınırlarına işaret eden Kılıçkap, “Zaten hastalığın doğası gereği stres ve anksiyetenin derecesinin değerlendirileceği bir ölçek olmaması nedeniyle epidemiyolojik bir çalışma yapılmasına da imkan bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Anksiyete Belirtileri 1" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2025/07/anksiyete-belirtileri-1.webp" width="1792" /></p>

<h2>KANSERİN DOĞASI ARAŞTIRMALARI GÜÇLEŞTİRİYOR</h2>

<p>Kanserin ortaya çıkışı çoğu zaman tek bir ana bağlanmayan, uzun yıllara yayılan biyolojik süreçlerin sonucu olarak değerlendiriliyor. Bazı kanser türlerinde hücresel değişikliklerin yıllar boyunca sessiz biçimde ilerleyebilmesi, hastalığın başlangıç anını ve buna yol açan etkenleri net biçimde saptamayı zorlaştırıyor. Bu durum, stres gibi zamana yayılan ve kişiden kişiye değişen bir etkenin kanser üzerindeki olası rolünü araştırmayı daha karmaşık hale getiriyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bir kişinin hayatının belirli bir döneminde yaşadığı yoğun stresin, daha sonra ortaya çıkan bir kanser vakasıyla doğrudan bağlantısını ortaya koymak için yalnızca psikolojik durumun değil, aynı zamanda genetik özelliklerin, yaşam alışkanlıklarının, çevresel faktörlerin ve eşlik eden hastalıkların da birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap’ın açıklamaları da bu karmaşık tabloya işaret ederek, bilimsel olarak kesin hüküm vermenin neden zor olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<h2>"STRES VE ANKSİYETENİN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ OLUMSUZ ETKİLEMESİ..."</h2>

<p>Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap, stres ve anksiyetenin kansere doğrudan neden olduğuna ilişkin kanıt bulunmadığını vurgularken, bu durumun stresin vücut üzerindeki etkilerinin tamamen önemsiz olduğu anlamına gelmediğini de belirtti. Uzun süreli stresin hormonal sistem, uyku düzeni, iştah, yaşam alışkanlıkları ve bağışıklık sistemi üzerinde etkiler yaratabildiği biliniyor. Bu nedenle, stresin dolaylı yoldan bazı biyolojik süreçleri etkileyebileceği değerlendiriliyor.</p>

<p>Kılıçkap, “Ancak stres ve anksiyetenin kişinin bağışıklık sistemini olumsuz etkilemesi ve bu nedenle de kanser oluşumunu tetiklemesi olasıdır” dedi.</p>

<h2>STRESİN VÜCUTTA OLUŞTURDUĞU ETKİLER</h2>

<p>Stres ve anksiyete dönemlerinde vücutta kortizol başta olmak üzere çeşitli hormon düzeylerinde değişiklikler meydana gelebiliyor. Uzun süren psikolojik baskının uyku bozukluğu, yeme alışkanlıklarında değişim, fiziksel aktivitenin azalması ve bağışıklık yanıtında zayıflama gibi sonuçlar doğurabildiği belirtiliyor. Bu tablo, doğrudan kanser nedeni olarak tanımlanmasa da vücudun genel savunma mekanizmaları üzerinde etkili olabilecek bir alan olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Öte yandan, stres altındaki bireylerde sigara ve alkol kullanımı, düzensiz beslenme, sağlık kontrollerini erteleme ve hareketsiz yaşam gibi davranış değişikliklerinin de görülebildiği biliniyor. Bu nedenle psikolojik yükün, yalnızca biyolojik değil, dolaylı davranışsal etkiler üzerinden de genel sağlık tablosunu etkileyebileceği ifade ediliyor.</p>

<h2>“ÇOK İÇİNE ATTI, KANSER OLDU”</h2>

<p>Toplumda sık kurulan “çok içine attı, kansere yakalandı” ifadesi, çoğu zaman yaşanan büyük travmaların ardından hastalığa anlam verme çabasının bir parçası olarak öne çıkıyor. Ancak Prof. Dr. Saadettin Kılıçkap’ın değerlendirmesi, bu cümlenin bilimsel açıdan kesin bir yargı olarak kurulamayacağını ortaya koyuyor. Mevcut klinik çalışmalar, stres ve anksiyetenin tek başına kanser nedeni olduğunu göstermiyor; buna karşın bağışıklık sistemi üzerindeki olası dolaylı etkiler araştırma başlıkları arasında yer almaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>YAREN TEKİN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat, Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/halk-arasinda-sik-kurulan-o-cumle-cok-icine-atti-kanser-oldu-bilim-ne-diyor-sizin-icin-uzmana-danistik</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 14:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/prof-dr-saadettin-kilickap-1.png" type="image/jpeg" length="92221"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşure Günü’nde hangi ibadetler yapılır? Aşure Günü’nde hangi dualar okunur? Aşure Günü’nde hangi sureler okunmalı?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/asure-gununde-hangi-ibadetler-yapilir-asure-gununde-hangi-dualar-okunur-asure-gununde-hangi-sureler-okunmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/asure-gununde-hangi-ibadetler-yapilir-asure-gununde-hangi-dualar-okunur-asure-gununde-hangi-sureler-okunmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aşure Günü’nde hangi ibadetler yapılır, hangi dualar okunur, hangi namazlar kılınır? Muharrem ayının 10’uncu gününde oruçtan istiğfara, Kur’an tilavetinden sadakaya kadar öne çıkan ibadetler merak ediliyor. Aşure Günü’nde okunabilecek sureler, kılınabilecek nafile namazlar ve orucun nasıl tutulduğuna ilişkin ayrıntılar araştırılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aşure Günü, hicri takvime göre Muharrem ayının 10’uncu gününe denk gelen ve İslam geleneğinde oruç, dua, istiğfar, Kur’an tilaveti ile hayır işleriyle değerlendirilen özel günlerden biri olarak kabul ediliyor. Bu günde yapılacak ibadetler arasında nafile oruç, tövbe ve istiğfar, salavat, Kur’an-ı Kerim okumak, sadaka vermek ve ihtiyaç sahipleriyle paylaşımda bulunmak yer alıyor. Diyanet kaynaklarında Aşure Günü’ne özgü farz ya da vacip bir ibadet bulunmadığı, günün nafile ibadetlerle ihya edilebileceği belirtiliyor.</p>

<h2>AŞURE GÜNÜNDE HANGİ İBADETLER YAPILIR? </h2>

<p>Aşure Günü’nde yapılabilecek ibadetler arasında nafile oruç tutmak, dua etmek, istiğfarda bulunmak, Kur’an-ı Kerim okumak, sadaka vermek ve akraba ziyaretinde bulunmak yer alıyor. Bu günün, kırgınlıkların giderilmesi, ihtiyaç sahiplerine destek olunması ve paylaşma bilincinin güçlendirilmesi açısından değerlendirilmesi tavsiye ediliyor. Diyanet’in mübarek gün ve gecelere ilişkin açıklamalarında da bu tür zaman dilimlerinin dua, tövbe, Kur’an tilaveti, sadaka ve sıla-i rahim gibi ibadetlerle ihya edilebileceği ifade ediliyor.</p>

<h2>AŞURE GÜNÜ HANGİ DUALAR VE SURELER OKUNUR? </h2>

<p>Aşure Günü için İslam kaynaklarında okunması zorunlu tutulan belirli bir dua veya sure listesi yer almıyor. Ancak bu günün dua, zikir ve Kur’an tilavetiyle değerlendirilmesi tavsiye ediliyor. Müslümanlar Aşure Günü’nde istiğfar edebilir, salavat getirebilir, tevbe duası yapabilir ve kendi niyetlerine göre dua edebilir.</p>

<p>Kur’an-ı Kerim’den Yasin, Fatiha, İhlas, Felak ve Nas sureleri başta olmak üzere kişinin okumayı tercih ettiği sure ve ayetler okunabiliyor. Bunun yanında Allah’tan bağışlanma dilemeye yönelik istiğfarlar ve salavatlar da bu günde öne çıkan ibadetler arasında gösteriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>AŞURE GÜNÜ HANGİ NAMAZ KILINIR?</h2>

<p>Aşure Günü’ne özel farz ya da vacip bir namaz bulunmuyor. Diyanet kaynaklarında ve dini literatürde, bu günün nafile ibadetlerle değerlendirilmesi tavsiye ediliyor. Bu kapsamda kişi, nafile namaz kılabiliyor; gece ibadet etmek isteyenler teheccüd namazı eda edebiliyor. Bunun yanında tövbe namazı ve şükür namazı da kılınabilecek ibadetler arasında yer alıyor.</p>

<p>İslam geleneğinde mübarek gün ve gecelerin namaz, dua, istiğfar ve Kur’an tilavetiyle değerlendirilmesi tavsiye edilirken, Aşure Günü için belirlenmiş özel rekât sayısına sahip zorunlu bir namaz yer almıyor.</p>

<h2>AŞURE GÜNÜ ORUCU NASIL TUTULUR?</h2>

<p>Aşure Günü’nün en çok öne çıkan ibadetlerinden biri oruç olarak biliniyor. Diyanet kaynaklarında, Hz. Peygamber’in aşure günü oruç tuttuğuna dair rivayetler bulunduğu belirtilirken, bu orucun Ramazan orucu gibi farz olmadığı, nafile ibadet kapsamında değerlendirildiği aktarılıyor. Bununla birlikte yalnızca Muharrem ayının 10’uncu gününü tutmak yerine bir gün öncesi veya bir gün sonrasıyla birlikte oruç tutulmasının tavsiye edildiği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu kapsamda Muharrem ayının 9 ve 10. günleri birlikte oruç tutulabiliyor. Alternatif olarak 10 ve 11. günlerde oruç tutulması da uygulanabiliyor. Sadece 10. gün oruç tutmak mümkün olmakla birlikte, bazı rivayetler doğrultusunda bir gün öncesi ya da sonrasıyla birlikte tutulması tavsiye ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/asure-gununde-hangi-ibadetler-yapilir-asure-gununde-hangi-dualar-okunur-asure-gununde-hangi-sureler-okunmali</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/bugun-ramazan-in-kacinci-gunu-9-mart-2026-orucun-bitmesine-kac-gun-kaldi-ve-bayram-tatili-9-gun-mu-o.webp" type="image/jpeg" length="34051"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Salavat nasıl getirilir? Salavat-ı şerife nasıl okunur?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/salavat-nasil-getirilir-salavat-i-serife-nasil-okunur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/salavat-nasil-getirilir-salavat-i-serife-nasil-okunur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam dininde Hz. Muhammed'e (s.a.v.) sevgi ve bağlılığın bir göstergesi olarak okunan salavatlar, Müslümanlar tarafından sıkça araştırılıyor. Peki salavat nasıl getirilir, en kısa salavat hangisidir ve salavat ne zaman okunur? İşte merak edilenler...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Salavat-ı Şerife, Hz. Muhammed'e (s.a.v.) Allah'ın rahmet ve selamının gönderilmesi için okunan dua ve zikirlerdir. Müslümanlar, Peygamber Efendimiz'e olan sevgi ve saygılarını ifade etmek amacıyla günlük hayatlarında sık sık salavat getirirler. Dini kaynaklarda özellikle cuma günleri ve gecelerinde salavat okunmasının faziletli olduğu belirtilmektedir.</p>

<h2>SALAVAT NEDİR?</h2>

<p>Salavat, kelime anlamı olarak dua etmek, rahmet dilemek ve selam göndermek anlamına gelir. İslam inancında salavat, Hz. Muhammed'e (s.a.v.) Allah'tan rahmet ve bereket dilemek amacıyla okunur.</p>

<p>Kur'an-ı Kerim'de de müminlerin Peygamber Efendimiz'e salât ve selam getirmeleri tavsiye edilmektedir.</p>

<h2><img alt="Dua Eden Eli Adam Tesbih 600Nw 2564157123" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/dua-eden-eli-adam-tesbih-600nw-2564157123.webp" width="1280" /></h2>

<h2>EN KISA SALAVAT NASIL GETİRİLİR?</h2>

<p>En kısa ve en yaygın kullanılan salavat şu şekildedir:</p>

<p><strong>"Sallallâhu aleyhi ve sellem."</strong></p>

<p>Anlamı ise şöyledir:</p>

<p><strong>"Allah'ın rahmeti ve selamı O'nun üzerine olsun."</strong></p>

<p>Bu kısa salavat, Peygamber Efendimizin ismi anıldığında sıklıkla okunmaktadır.</p>

<h2>ALLAHÜMME SALLİ NASIL OKUNUR?</h2>

<p>Müslümanlar arasında en çok okunan salavatlardan biri de "Allahümme Salli" duasıdır.</p>

<p>Arapça okunuşu şöyledir:</p>

<p><strong>"Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed."</strong></p>

<p>Türkçe anlamı ise:</p>

<p><strong>"Allah'ım! Efendimiz Muhammed'e ve onun ailesine rahmet eyle, selamet ver."</strong></p>

<h2><img alt="Istihare Nedir Istihare Namazi Nasil Kilinir Istihare Duasi Nasil Yapilir 2" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/istihare-nedir-istihare-namazi-nasil-kilinir-istihare-duasi-nasil-yapilir-2.webp" width="1200" /></h2>

<h2>SALLİ VE BÂRİK DUALARI NASIL OKUNUR?</h2>

<p>Namazların son oturuşunda okunan Salli ve Bârik duaları da salavatın en kapsamlı şekilleri arasında yer alır.</p>

<p>Salli duasının Arapça okunuşu şöyledir:</p>

<p><strong>"Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrahime ve alâ âli İbrahim, inneke hamidün mecîd."</strong></p>

<p>Bu dua, namazların tahiyyat bölümünde okunmaktadır.</p>

<h2>SALAVAT NE ZAMAN GETİRİLİR?</h2>

<p>Salavat getirmek için belirli bir zaman veya sayı şartı bulunmamaktadır.</p>

<p>Müslümanlar;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Namazlarda,</li>
 <li>Dua öncesinde ve sonrasında,</li>
 <li>Günlük zikirlerde,</li>
 <li>Cuma günleri ve gecelerinde,</li>
 <li>Peygamber Efendimizin adı anıldığında</li>
</ul>

<p>salavat okuyabilirler.</p>

<h2>ABDESTSİZ SALAVAT GETİRİLİR Mİ?</h2>

<p>Din âlimlerine göre salavat getirmek için abdestli olma şartı bulunmamaktadır.</p>

<p>Kişi günlük yaşamında yürürken, çalışırken veya evde bulunduğu sırada da salavat okuyabilir. Ayrıca kadınlar özel hallerinde de salavat getirebilirler.</p>

<h2>SALAVAT GETİRMENİN FAZİLETLERİ NELERDİR?</h2>

<p>İslam kaynaklarında salavat getirmenin pek çok manevi faydasının bulunduğu ifade edilmektedir.</p>

<p>Salavatın;</p>

<ul>
 <li>Manevi huzur sağladığı,</li>
 <li>Dua ve ibadetlere bereket kattığı,</li>
 <li>Peygamber sevgisini güçlendirdiği,</li>
 <li>Müminin Allah'a yakınlaşmasına vesile olduğu</li>
</ul>

<p>belirtilmektedir.</p>

<p>Dini kaynaklarda, özellikle cuma günlerinde ve gecelerinde Peygamber Efendimiz'e bolca salavat getirilmesi tavsiye edilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/salavat-nasil-getirilir-salavat-i-serife-nasil-okunur</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 07:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/01/dua.webp" type="image/jpeg" length="34774"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşçılık belgesi nasıl alınır? Aşçılık sertifikası almak için ne yapmak gerekir?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/ascilik-belgesi-nasil-alinir-ascilik-sertifikasi-almak-icin-ne-yapmak-gerekir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/ascilik-belgesi-nasil-alinir-ascilik-sertifikasi-almak-icin-ne-yapmak-gerekir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gastronomi ve mutfak sektöründe kariyer yapmak isteyenlerin en çok araştırdığı konular arasında aşçılık belgesi yer alıyor. Peki aşçılık belgesi nasıl alınır, hangi kurumlar sertifika verir ve başvuru için hangi şartlar gerekir? İşte merak edilen detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yiyecek ve içecek sektöründe profesyonel olarak çalışmak isteyen pek çok kişi aşçılık belgesi alma yollarını araştırıyor. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) onaylı kurslar, Halk Eğitim Merkezleri ve üniversitelerin sürekli eğitim merkezleri tarafından verilen eğitimler sayesinde aşçılık sertifikası almak mümkün oluyor.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle profesyonel mutfaklarda çalışmak isteyen kişilerin MEB onaylı belgeleri tercih etmesinin önemli olduğunu belirtiyor.</p>

<h2>AŞÇILIK BELGESİ NEREDEN ALINIR?</h2>

<p>Aşçılık belgesi almak isteyenler farklı eğitim kurumları arasından seçim yapabiliyor.</p>

<h2>HALK EĞİTİM MERKEZLERİNDEN AŞÇILIK BELGESİ ALINABİLİR Mİ?</h2>

<p>Halk Eğitim Merkezleri, aşçılık eğitimi almak isteyenler için en ekonomik seçenekler arasında yer alıyor.</p>

<p>Genellikle ücretsiz veya düşük maliyetli olarak verilen kurslarda temel mutfak bilgileri, hijyen kuralları ve uygulamalı eğitimler sunuluyor. Eğitim sonunda başarılı olan kursiyerlere MEB onaylı sertifika veriliyor.</p>

<h2><img alt="Gelecegin Ascilari 1" class="detail-photo img-fluid" height="557" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2025/12/gelecegin-ascilari-1.jpg" width="990" /></h2>

<h2>MEB ONAYLI ÖZEL KURSLAR NELER SUNUYOR?</h2>

<p>Özel aşçılık akademileri ve kurs merkezleri tarafından düzenlenen MEB onaylı programlar da yoğun ilgi görüyor.</p>

<p>Bu kurslarda;</p>

<ul>
 <li>Temel mutfak teknikleri,</li>
 <li>Dünya mutfakları,</li>
 <li>Pastacılık,</li>
 <li>Profesyonel mutfak uygulamaları</li>
</ul>

<p>gibi birçok alanda eğitim veriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurs süreleri genellikle 2 ila 6 ay arasında değişebiliyor.</p>

<h2>ÜNİVERSİTELERDE AŞÇILIK SERTİFİKASI ALINABİLİR Mİ?</h2>

<p>Birçok üniversitenin Sürekli Eğitim Merkezi (SEM), aşçılık ve gastronomi alanında sertifika programları düzenliyor.</p>

<p>Bu programlar hem teorik hem de uygulamalı eğitim içeriyor. Eğitim sonunda katılımcılara üniversite onaylı sertifika veriliyor.</p>

<h2>AŞÇILIK BELGESİ İÇİN HANGİ BELGELER GEREKLİDİR?</h2>

<p>Kurs kayıtlarında genellikle şu belgeler talep ediliyor:</p>

<ul>
 <li>T.C. kimlik fotokopisi</li>
 <li>Diploma veya öğrenci belgesi</li>
 <li>Vesikalık fotoğraf</li>
 <li>Sağlık raporu</li>
</ul>

<p>Kurumlara göre istenen evraklarda farklılık olabiliyor.</p>

<h2><img alt="Gastronomi Kaç Yıllık" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2025/08/gastronomi-kac-yillik.jpg" width="700" /></h2>

<h2>AŞÇILIK SERTİFİKASI NASIL ALINIR?</h2>

<p>Belge alma süreci genel olarak şu aşamalardan oluşuyor:</p>

<p>Öncelikle aday, tercih ettiği eğitim kurumuna kayıt yaptırıyor. Eğitim sürecinin tamamlanmasının ardından teorik ve uygulamalı sınavlar gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Sınavlarda başarılı olan kursiyerlere sertifikaları düzenleniyor. Düzenlenen belgeler daha sonra e-Devlet sistemi üzerinden de görüntülenebiliyor.</p>

<h2>KALFALIK VE USTALIK BELGESİ NASIL ALINIR?</h2>

<p>Kendi iş yerini açmak veya usta öğretici olarak görev yapmak isteyen kişilerin yalnızca sertifika alması yeterli olmayabiliyor.</p>

<p>Bu kişiler, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) aracılığıyla kalfalık ve ustalık sınavlarına başvurabiliyor.</p>

<p>Başarılı olan adaylar kalfalık veya ustalık belgesi almaya hak kazanıyor.</p>

<h2>AŞÇILIK BELGESİ ZORUNLU MU?</h2>

<p>Restoran, otel ve toplu yemek üretim tesisleri gibi profesyonel işletmelerde çalışacak personelden çoğu zaman mesleki yeterlilik veya sertifika talep ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle sektörde kariyer hedefleyen kişilerin mesleki eğitim alarak belge sahibi olması önemli avantaj sağlıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/ascilik-belgesi-nasil-alinir-ascilik-sertifikasi-almak-icin-ne-yapmak-gerekir</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 07:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2025/08/gastronomi.jpg" type="image/jpeg" length="36864"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aperol nasıl içilir? Aperol Spritz nasıl yapılır?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/aperol-nasil-icilir-aperol-spritz-nasil-yapilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/aperol-nasil-icilir-aperol-spritz-nasil-yapilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yılların en popüler kokteyllerinden biri olan Aperol Spritz'in ana malzemesi Aperol'ün nasıl tüketildiği merak ediliyor. Peki Aperol nasıl içilir, hangi içeceklerle karıştırılır ve klasik Aperol Spritz tarifi nasıl hazırlanır? İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İtalya'nın dünyaca ünlü aperitiflerinden biri olan Aperol, hafif acı ve tatlı aromalarıyla öne çıkan bir likördür. Portakal, çeşitli bitkiler ve köklerin karışımından elde edilen Aperol, özellikle yaz aylarında ferahlatıcı kokteyllerin vazgeçilmez içecekleri arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>APEROL NASIL İÇİLİR?</h2>

<p>Aperol, tek başına tüketilebildiği gibi çeşitli içeceklerle karıştırılarak da servis edilebilir. Genellikle bol buz eşliğinde servis edilen Aperol, düşük alkol oranı sayesinde aperitif olarak tercih edilir.</p>

<p>En yaygın tüketim şekilleri şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Buz ile sade olarak</li>
 <li>Soda veya maden suyu ile</li>
 <li>Köpüklü şarapla hazırlanan Aperol Spritz şeklinde</li>
</ul>

<h2><img alt="Aperol Spritz Kokteyl" src="https://d2lswn7b0fl4u2.cloudfront.net/photos/pg-aperol-spritz-cocktail-1687806688.jpg" /></h2>

<h2>APEROL SPRITZ NASIL YAPILIR?</h2>

<p>Aperol denildiğinde akla ilk gelen kokteyl şüphesiz Aperol Spritz'tir. İtalyanların klasik kokteyli olan bu içecek, "3-2-1" kuralı ile hazırlanır.</p>

<h2>KLASİK APEROL SPRITZ TARİFİ</h2>

<p>Malzemeler:</p>

<ul>
 <li>3 ölçü prosecco (yaklaşık 90 ml)</li>
 <li>2 ölçü Aperol (yaklaşık 60 ml)</li>
 <li>1 ölçü soda veya maden suyu (yaklaşık 30 ml)</li>
 <li>Bol buz</li>
 <li>1 dilim portakal</li>
</ul>

<p>Hazırlanışı:</p>

<p>Geniş bir şarap kadehini bol buzla doldurun. Önce proseccoyu, ardından Aperol'ü ekleyin. Son olarak soda ilave edin. Karışımı hafifçe karıştırdıktan sonra portakal dilimi ile süsleyerek servis edin.</p>

<h2>APEROL TEK BAŞINA İÇİLİR Mİ?</h2>

<p>Evet. Aperol, tek başına da tüketilebilir. Özellikle buz eklenerek servis edildiğinde portakal ve bitkisel aromaları daha belirgin hale gelir.</p>

<p>Daha hafif bir içim tercih edenler ise Aperol'ü yalnızca soda ile karıştırarak tüketebilir.</p>

<h2><img alt="Aperol Spritz Tarifi » Sip Storia Kokteyl Workshop" src="https://i0.wp.com/sipstoria.com/wp-content/uploads/2021/04/aperol-spritz.jpeg" /></h2>

<h2>APEROL YANINDA NE YENİR?</h2>

<p>Aperol'ün hafif acımsı ve ferahlatıcı tadı, tuzlu atıştırmalıklarla oldukça uyumludur.</p>

<p>Aperol'ün yanında en çok tercih edilen lezzetler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>Zeytin çeşitleri</li>
 <li>Peynir tabakları</li>
 <li>Bruschetta</li>
 <li>Focaccia</li>
 <li>Grissini</li>
 <li>İtalyan usulü antipasto tabakları</li>
</ul>

<p>Özellikle yaz akşamlarında hafif atıştırmalıklarla birlikte servis edilen Aperol, sosyal buluşmaların vazgeçilmez içecekleri arasında yer almaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/aperol-nasil-icilir-aperol-spritz-nasil-yapilir</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 07:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/a-p-e-r-o-l.jpg" type="image/jpeg" length="29868"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşure nasıl yapılır? İşte eşsiz lezzetin tarifi]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/asure-nasil-yapilir-iste-essiz-lezzetin-tarifi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/asure-nasil-yapilir-iste-essiz-lezzetin-tarifi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Muharrem ayının başlamasıyla aşurenin nasıl yapıldığı merak konusu oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüzme; kolların, bacakların ve nefesin uyumlu kullanıldığı bir spor. Suda ilerlemek için vücudu dengede tutup belirli tekniklerle kulaç atılır. En yaygın stiller:</p>

<h2>AŞURE YAPMAK İSTEYENLER İÇİN PRATİK TARİF</h2>

<p>Muharrem ayının en sevilen tatlılarından aşure, evde de basit malzemelerle hazırlanabiliyor. Buğday, nohut, kuru fasulye ve kuru meyvelerle yapılan aşure; doğru kıvam ve ölçüyle hem lezzetli hem de pratik bir şekilde sofralara geliyor. İşte evde kolay aşure yapımı için gerekli malzemeler ve adım adım tarif.</p>

<p><img alt="Images (8)-60" class="detail-photo img-fluid" height="452" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/images-8-60.jpg" width="678" /></p>

<h2>EVDE KOLAY AŞURE İÇİN GEREKLİ MALZEMELER</h2>

<p>Basit aşure tarifi için şu malzemeler yeterli oluyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1 su bardağı aşurelik buğday<br />
Yarım su bardağı nohut<br />
Yarım su bardağı kuru fasulye<br />
1 su bardağı toz şeker<br />
8-10 su bardağı su<br />
6-8 adet kuru kayısı<br />
5-6 adet kuru incir<br />
1 avuç kuru üzüm<br />
1 çay bardağı ceviz ya da fındık içi</p>

<p>Üzeri için ise tarçın, nar, ceviz ve fındık kullanılabiliyor.</p>

<h2>AŞURE YAPIMINA BAKLİYATLARI HAZIRLAYARAK BAŞLAYIN</h2>

<p>Aşure yapımında ilk adım, buğday, nohut ve kuru fasulyeyi önceden hazırlamak oluyor. Buğday, nohut ve kuru fasulye bir gece önceden ayrı kaplarda suya konularak bekletiliyor. Ertesi gün nohut ile kuru fasulye ayrı tencerelerde haşlanıyor. Bu işlem, aşurenin daha kısa sürede pişmesini sağlıyor.</p>

<h2>BUĞDAYI HAŞLAYIP DİĞER MALZEMELERİ EKLEYİN</h2>

<p>Aşurelik buğday geniş bir tencereye alınarak üzerine su ekleniyor ve yumuşayana kadar kaynatılıyor. Ardından haşlanan nohut ve kuru fasulye de tencereye ilave ediliyor. Küçük küçük doğranan kuru kayısı, incir ve kuru üzüm de karışıma eklenerek birlikte pişiriliyor.</p>

<h2>ŞEKERİ EN SON EKLEMEK KIYAM İÇİN ÖNEMLİ</h2>

<p>Tüm malzemeler iyice yumuşadıktan sonra toz şeker tencereye ilave ediliyor. Şeker eklendikten sonra aşure yaklaşık 10-15 dakika daha kaynatılıyor. Bu aşamada kıvam çok koyu olursa sıcak su eklenerek daha akışkan bir kıvam elde edilebiliyor.</p>

<h2>AŞURE SERVİSE HAZIR HALE NASIL GETİRİLİR?</h2>

<p>Pişen aşure ocaktan alındıktan sonra kaselere paylaştırılıyor. Üzeri isteğe göre tarçın, ceviz, nar taneleri ya da fındıkla süsleniyor. Soğudukça kıvamı biraz daha koyulaşacağı için aşurenin ocaktan alınırken çok katı olmamasına dikkat edilmesi gerekiyor.</p>

<h2>AŞURE YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN PÜF NOKTALAR</h2>

<p>Evde basit aşure yaparken bazı küçük detaylar lezzeti artırabiliyor. Özellikle kuru incirin çok erken eklenmesi aşurenin rengini koyulaştırabiliyor. Bu nedenle incirin son aşamada ilave edilmesi öneriliyor. Ayrıca aşurenin kıvamı bekledikçe koyulaştığı için pişirme sırasında biraz sulu bırakılması daha iyi sonuç veriyor.</p>

<h2>AŞURE NEDEN MUHARREM AYIYLA ÖZDEŞLEŞİYOR?</h2>

<p>Aşure, Türk mutfağında özellikle Muharrem ayında yapılan geleneksel tatlılardan biri olarak biliniyor. İçindeki farklı malzemeler nedeniyle bereketi ve paylaşmayı simgeleyen aşure, evlerde yapılıp komşularla paylaşılmasıyla da kültürel bir gelenek olarak yaşatılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/asure-nasil-yapilir-iste-essiz-lezzetin-tarifi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/images-7-3.jpg" type="image/jpeg" length="59656"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski dizileri tekrar tekrar izlememizin nedeni ortaya çıktı!]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/eski-dizileri-tekrar-tekrar-izlememizin-nedeni-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/eski-dizileri-tekrar-tekrar-izlememizin-nedeni-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital platformlarda milyonlarca yeni dizi ve film varken neden dönüp dolaşıp hep daha önce izlediğimiz yapımları yeniden açıyoruz? Sonunu bildiğimiz sahnelere, ezbere bildiğimiz karakterlere ve yıllar önce bıraktığımız hikayelere geri dönme isteği psikolojide neyle açıklanıyor? Uzman Psikolog Tuğana Akyürek, bu sorunun yanıtını TÜRKINFORM muhabiri Yaren Tekin'e anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni içerik bolluğuna rağmen milyonlarca kişinin dönüp dolaşıp aynı dizileri, aynı filmleri yeniden izlemesi yalnızca bir alışkanlık olarak görülmüyor. Yıllar önce final yapan bir dizinin ilk bölümünü yeniden açmak, replikleri ezbere bilinen sahneleri tekrar izlemek ya da sonu baştan belli olan bir filme yeniden dönmek, izleyici davranışlarında dikkat çeken bir alışkanlık olarak öne çıkıyor. Dijital platformlarda her gün onlarca yeni yapım izleyiciyle buluşurken, tanıdık hikayelerin neden hala güçlü bir çekim alanı oluşturduğu sorusu da gündemdeki yerini koruyor.</p>

<p>TÜRKINFORM muhabiri Yaren Tekin, yeni dizi ve filmler dururken izleyicilerin neden eski yapımlara geri döndüğünü Uzman Psikolog Tuğana Akyürek'e sordu. Akyürek, bu eğilimin yalnızca nostaljiyle açıklanamayacağını, tekrar tekrar izlenen dizilerin güven duygusundan geçmiş özlemine, hafızanın duygularla kurduğu bağdan kişinin kendi değişimini fark etmesine kadar uzanan çok katmanlı bir psikolojik karşılığı bulunduğunu anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Chatgpt Image 23 Haz 2026 16 40 44" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/chatgpt-image-23-haz-2026-16-40-44.png" width="1536" /></p>

<h2>"İNSAN BEYNİ TANIDIK OLANA YÖNELİR" </h2>

<p>Uzman Psikolog Tuğana Akyürek, insanların yıllar boyunca aynı dizileri tekrar tekrar izlemesinin arkasında zihnin belirsizlikten uzaklaşma isteğinin bulunduğunu belirtti. Akyürek, "İnsan zihni belirsizlikten hoşlanmaz. Günlük hayatın içinde sürekli yeni kararlar almak, değişen koşullara uyum sağlamak ve geleceği öngörmeye çalışmak zihinsel olarak yorucudur. Bu nedenle beynimiz zaman zaman tanıdık olana yönelir" dedi.</p>

<p>Sonu bilinen hikayelerin, tanıdık karakterlerin ve ezbere bilinen sahnelerin kişide güven duygusu oluşturduğunu kaydeden Akyürek, "Sonunu bildiğimiz bir hikaye, tanıdık karakterler ve ezbere bildiğimiz sahneler zihinde güven duygusu yaratır. Ne olacağını biliriz, kimin ne yapacağını tahmin ederiz ve bu durum kısa süreliğine de olsa kontrol hissi sağlar" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"ASLINDA BAZEN ÖZLEDİĞİMİZ ŞEY ESKİ HALİMİZDİR" </h2>

<p>Akyürek, eski dizilerin yeniden izlenmesinin yalnızca hikayeye değil, o hikayenin izlendiği döneme de dönüş anlamı taşıdığını söyledi. Hafızanın olayları tek başına değil, duygularla birlikte depoladığını belirten Akyürek, yıllar önce izlenen bir sahnenin bugün yalnızca diziyi değil; o dönemdeki evi, aile sofralarını, arkadaş çevresini, gençlik yıllarını, hayalleri ve ruh halini de yeniden hatırlatabildiğini ifade etti.</p>

<p>Bu durumun yalnızca bir diziye duyulan özlem olmadığını belirten Akyürek, "Aslında bazen özlediğimiz şey bir dizi değildir. O diziyi izleyen eski halimizdir" sözleriyle izleyicinin geçmişiyle kurduğu bağı anlattı.</p>

<h2>"GEÇMİŞ GERİDE KALMAZ, İÇİMİZDE YAŞAMAYA DEVAM EDER" </h2>

<p>Tuğana Akyürek, nostaljinin psikolojik açıdan yalnızca geçmişi hatırlamak anlamına gelmediğini, kişinin kim olduğunu, nereden geldiğini ve hangi dönemlerden geçtiğini yeniden hissetmesiyle de ilgili olduğunu söyledi. Bu nedenle bazı dizilerin yalnızca bir ekran içeriği olmanın ötesine geçtiğini ifade eden Akyürek, bu yapımların kişisel hafızada güçlü bir yer edindiğini belirtti.</p>

<p>Akyürek, "Geçmiş aslında geride kalmaz; bizim içimizde yaşamaya devam eder" sözünü hatırlatarak, yıllar önce izlenen bir hikayeye yeniden dönüldüğünde yalnızca karakterlerle değil, geçmişteki benlikle de karşılaşılabildiğini anlattı.</p>

<p><img alt="4K Film ve Dizi İzlemek İçin Hangi Donanımlar Gerekiyor? - Webtekno –  Güncel Teknoloji Haberleri ve Video İncelemeleri" src="https://imgrosetta.webtekno.com/file/284581/1200xauto.jpg" /></p>

<h2>"DEĞİŞEN BİZİZ" </h2>

<p>Uzman Psikolog Tuğana Akyürek'e göre, aynı diziyi yıllar sonra yeniden izlemek aslında aynı hikayeyi yeniden izlemek anlamına gelmiyor. Zaman içinde değişen kişinin kendisi olduğu için, aynı sahneler farklı duygular ve farklı değerlendirmeler yaratabiliyor. Daha önce hak verilen bir karaktere bugün kızılabiliyor, geçmişte yargılanan bir karakter ise yıllar sonra daha iyi anlaşılabiliyor.</p>

<p>Akyürek, bu değişimi "İşin en ilginç tarafı ise şudur: Aynı diziyi yıllar sonra tekrar izlediğimizde aslında aynı hikayeyi izlemeyiz. Çünkü değişen hikaye değildir; değişen biziz" sözleriyle anlattı.</p>

<h2>ESKİ DİZİLERE DÖNMEK BAZEN GEÇMİŞTE KALAN DUYGULARI ZİYARET ETMEK ANLAMINA GELİYOR</h2>

<p>Akyürek, eski dizilere yeniden dönmenin yalnızca bir izleme alışkanlığı olarak değerlendirilmediğini, bunun bazen kişinin kendi geçmişiyle, anılarıyla, duygularıyla ve yaşadığı değişimle kurduğu sessiz bir bağa dönüştüğünü söyledi. Bazı hikayelerden vazgeçilememesinin nedeninin de bu yapımların hayatın farklı dönemlerine eşlik eden duygusal izler taşıması olduğunu belirtti.</p>

<p>Akyürek, "Bazen bir diziyi yeniden açmayız; geçmişte bıraktığımız bir duyguyu yeniden ziyaret ederiz" diyerek sözlerini noktaladı. </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>YAREN TEKİN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat, Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/eski-dizileri-tekrar-tekrar-izlememizin-nedeni-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/uzman-psikolog-tugana-akyurek-2.png" type="image/jpeg" length="22942"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sayılar nasıl yazılır? TDK'ye göre sayıların yazımı nasıl olmalıdır?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/sayilar-nasil-yazilir-tdkye-gore-sayilarin-yazimi-nasil-olmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/sayilar-nasil-yazilir-tdkye-gore-sayilarin-yazimi-nasil-olmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük hayatta sıkça kullanılan sayılar, yazım kuralları açısından zaman zaman karıştırılabiliyor. Peki sayılar yazıyla mı yoksa rakamla mı yazılır? Türk Dil Kurumu'na göre sayıların doğru yazımı nasıl olmalıdır? İşte merak edilen tüm detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Türkçede sayıların yazımı, en sık hata yapılan dil kuralları arasında yer alıyor. Özellikle metin içinde sayıların harfle mi yoksa rakamla mı yazılması gerektiği birçok kişi tarafından araştırılıyor. Türk Dil Kurumu (TDK), sayıların kullanım alanlarına göre farklı yazım kuralları belirliyor.</p>

<h2>SAYILAR YAZIYLA MI YOKSA RAKAMLA MI YAZILIR?</h2>

<p>Türkçede sayılar genel kural olarak yazıyla ifade edilir. Özellikle edebî metinlerde, haber yazılarında ve düz yazılarda sayılar çoğunlukla harflerle yazılır.</p>

<p>Örneğin:</p>

<ul>
 <li>on beş</li>
 <li>kırk sekiz</li>
 <li>üç yüz yirmi beş</li>
 <li>bin iki yüz elli</li>
</ul>

<p>Birden fazla kelimeden oluşan sayılar ayrı yazılır.</p>

<h2><img alt="İngilizce Sayılar Nasıl Yazılır? (100'e Kadar) İngilizce Sayıların Türkçe  Okunuşu Ve Yazılışı - En Son Haberler - Milliyet" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/869x477/5efb936955428117549358cc.jpg" /></h2>

<h2>HANGİ DURUMLARDA RAKAM KULLANILIR?</h2>

<p>TDK'ye göre bazı durumlarda sayıların rakamla yazılması tercih edilir. Bunlar arasında saat, tarih, para tutarı, ölçü ve istatistikî veriler yer alır.</p>

<p>Örnekler:</p>

<ul>
 <li>Saat <strong>17.30'da</strong></li>
 <li><strong>500 TL</strong></li>
 <li><strong>35 kilogram</strong></li>
 <li><strong>15 kilometre</strong></li>
 <li><strong>19 Mayıs 1919</strong></li>
</ul>

<p>Bu tür kullanımlar, metnin daha anlaşılır ve pratik olmasını sağlar.</p>

<h2>BÜYÜK SAYILAR NASIL YAZILIR?</h2>

<p>Dört veya daha fazla basamaktan oluşan sayıların okunmasını kolaylaştırmak amacıyla bin, milyon, milyar ve trilyon kelimeleri harfle yazılabilir.</p>

<p>Örneğin:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>3 milyon 250 bin kişi</li>
 <li>1 milyar 500 milyon lira</li>
 <li>12 milyon 750 bin ziyaretçi</li>
</ul>

<p>Bu kullanım özellikle haber metinlerinde yaygın olarak tercih edilmektedir.</p>

<h2><img alt="Turk Dil Kurumu Tdk 2025 Yilinin Kelimesini Acikladi Dijital Vicdan Ne Demek 1759240 20251229102540 20251229102540-1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/turk-dil-kurumu-tdk-2025-yilinin-kelimesini-acikladi-dijital-vicdan-ne-demek-1759240-20251229102540-20251229102540-1.jpg" width="1280" /></h2>

<h2>SIRA SAYILARI NASIL YAZILIR?</h2>

<p>Sıra sayıları hem yazıyla hem de rakamla gösterilebilir.</p>

<p>Yazıyla kullanım örnekleri:</p>

<ul>
 <li>birinci</li>
 <li>on beşinci</li>
 <li>dokuzuncu</li>
</ul>

<p>Rakamla kullanım örnekleri:</p>

<ul>
 <li>
 <ol>
  <li></li>
 </ol>
 </li>
 <li>
 <ol start="15">
  <li></li>
 </ol>
 </li>
 <li>9'uncu</li>
 <li>15'inci</li>
</ul>

<h2>SIRA SAYILARINDA EN SIK YAPILAN HATA NEDİR?</h2>

<p>TDK'ye göre sıra sayıları rakamla yazıldığında ekten önce yeniden nokta kullanılmaz.</p>

<p>Doğru kullanım:</p>

<ul>
 <li>8'inci</li>
 <li>15'inci</li>
</ul>

<p>Yanlış kullanım:</p>

<ul>
 <li>8.'inci</li>
 <li>15.'inci</li>
</ul>

<p>Bu nedenle kesme işareti kullanılıyorsa nokta tekrar edilmemelidir.</p>

<h2>ÇEK VE SENETLERDE SAYILAR NASIL YAZILIR?</h2>

<p>Çek, senet ve benzeri ticari belgelerde sahteciliğin önüne geçebilmek amacıyla para miktarlarını belirten sayılar bitişik yazılır.</p>

<p>Bu uygulama, rakamların sonradan değiştirilmesini engellemeye yönelik güvenlik amacı taşır.</p>

<h2>TDK'YE GÖRE SAYILARIN YAZIMINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?</h2>

<p>Türk Dil Kurumu'na göre sayıların yazımında en önemli nokta, kullanım amacına uygun yazım tercih etmektir. Metin içerisinde genel kural yazıyla yazmak olsa da saat, tarih, ölçü ve para birimleri gibi alanlarda rakam kullanımı daha doğru kabul edilmektedir.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/sayilar-nasil-yazilir-tdkye-gore-sayilarin-yazimi-nasil-olmalidir</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 08:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/1200x675-van-golu-nasil-yazilir-tdkye-gore-van-golu-buyuk-mu-kucuk-mu-yazilir-e1-1743243234894.webp" type="image/jpeg" length="76889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir kez bulaşıyor, yıllarca kalıyor: Herpes virüsü nedir? Uçuk neden tekrar tekrar çıkar?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/bir-kez-bulasiyor-yillarca-kaliyor-herpes-virusu-nedir-ucuk-neden-tekrar-tekrar-cikar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/bir-kez-bulasiyor-yillarca-kaliyor-herpes-virusu-nedir-ucuk-neden-tekrar-tekrar-cikar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Herpes virüsü neden tekrar aktif hale geliyor, uçuk ve zona neden sürekli nüksediyor? Enfeksiyon Uzmanı Prof. Dr. Levent Doğancı, herpes virüslerinin vücutta tamamen yok olmadığını, sinir sisteminde gizli kaldığını açıkladı. Peki stres, hastalık, yaşlanma ve bağışıklık sistemindeki değişimler herpes virüsünü nasıl yeniden harekete geçiriyor? İşte uçuk ve zonanın tekrarlamasının nedeni...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Herpes virüsleri, toplumda en sık dudakta çıkan uçuklarla bilinen ancak bununla sınırlı olmayan geniş bir virüs ailesi olarak tanımlanıyor. Uçuk, suçiçeği ve zona gibi farklı hastalıklarla ilişkilendirilen bu virüsler, vücuda girdikten sonra tamamen ortadan kalkmıyor; sinir sistemi içinde gizli halde kalmayı sürdürüyor. Enfeksiyon Uzmanı Prof. Dr. Levent Doğancı, bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde bu virüslerin yeniden aktif hale gelebildiğini, bu nedenle uçuk ve zona gibi tabloların tekrar görülebildiğini belirtiyor.</p>

<p>Herpes virüsleri, insanlarda farklı enfeksiyonlara yol açabilen bir virüs grubu içinde yer alıyor. Bu grubun bazı üyeleri dudak ve ağız çevresinde uçuğa neden olurken, bazıları çocukluk çağında suçiçeği tablosu oluşturabiliyor. Aynı virüsler ilerleyen yıllarda farklı biçimlerde yeniden ortaya çıkabiliyor. Virüsün ilk enfeksiyon sonrasında vücudu tamamen terk etmemesi, herpes virüslerini diğer birçok enfeksiyondan ayıran başlıca özelliklerden biri olarak gösteriliyor. Prof. Dr. Levent Doğancı'nın aktardığı bilgilere göre herpes virüsleri sinir sistemi içinde gizli şekilde kalıyor ve bağışıklık sisteminin zayıfladığı dönemlerde yeniden aktif hale geliyor.</p>

<p><img alt="Herpes-1" class="detail-photo img-fluid" height="460" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/herpes-1.png" width="750" /></p>

<h2>HERPES VİRÜSLERİ HANGİ HASTALIKLARLA İLİŞKİLENDİRİLİYOR?</h2>

<p>Herpes virüsleri, tek bir hastalıkla sınırlı olmayan bir grup olarak biliniyor. Herpes simpleks virüsleri çoğunlukla dudak çevresinde ve ağız bölgesinde uçuklara yol açarken, varisella zoster virüsü suçiçeği ve daha sonra zona ile ilişkilendiriliyor. Bu nedenle herpes virüsleri denildiğinde yalnızca uçuk değil, farklı yaş gruplarında görülebilen çeşitli enfeksiyon tabloları da gündeme geliyor.</p>

<p>Toplumda en sık bilinen örneklerden biri dudakta çıkan uçuklar olurken, suçiçeği geçiren kişilerde yıllar sonra gelişebilen zona da aynı virüs ailesinin yeniden aktifleşmesine bağlı olarak ortaya çıkabiliyor. Bu durum, herpes virüslerinin vücutta kalıcı özellik taşıdığını gösteren örnekler arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>VİRÜS VÜCUTTAN NEDEN TAMAMEN TEMİZLENMİYOR?</h2>

<p>Herpes virüslerinin öne çıkan özelliklerinden biri, ilk enfeksiyonun ardından sinir hücrelerine yerleşebilmesi oluyor. Virüs, aktif enfeksiyon dönemi sona erdikten sonra sinir sistemi içinde sessiz bir döneme giriyor. Bu süreçte kişide herhangi bir belirti görülmeyebiliyor ancak virüs vücutta varlığını sürdürüyor.</p>

<p>Prof. Dr. Levent Doğancı'ya göre herpes virüsleri vücuda girdikten sonra tamamen yok olmuyor. Sinir sistemi içinde gizli halde kalan virüsler, uygun koşullar oluştuğunda yeniden çoğalmaya başlayabiliyor. Bu nedenle ilk enfeksiyonun üzerinden uzun süre geçmiş olsa bile bazı belirtiler yeniden ortaya çıkabiliyor.</p>

<h2>BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ZAYIFLADIĞINDA YENİDEN AKTİFLEŞEBİLİYOR</h2>

<p>Herpes virüslerinin yeniden aktif hale gelmesinde bağışıklık sisteminin durumu belirleyici rol oynuyor. Vücudun savunma mekanizması güçlü olduğu sürece virüs baskı altında kalabiliyor. Ancak bağışıklık sistemi zayıfladığında ya da vücut farklı nedenlerle zorlandığında virüs yeniden harekete geçebiliyor.</p>

<p>Stres, yoğun sınav dönemi, duygusal travmalar, ateşli hastalıklar ve yaşlanma gibi durumlar, yeniden aktifleşmeyi tetikleyen başlıca unsurlar arasında sayılıyor. Uzmanlara göre fiziksel yorgunluk, uzun süren hastalıklar ve bağışıklık sistemini etkileyen süreçler de benzer şekilde virüsün yeniden çoğalmasına zemin hazırlayabiliyor.</p>

<p><img alt="Rotavirüs-2" class="detail-photo img-fluid" height="768" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/05/rotavirus-2.webp" width="1295" /></p>

<h2>UÇUK VE ZONA NEDEN TEKRAR GÖRÜLÜYOR?</h2>

<p>Herpes virüslerinin sinir sistemi içinde gizli şekilde kalması, bazı hastalıkların dönem dönem tekrarlamasına neden oluyor. Dudak çevresinde çıkan uçuklar, bu yeniden aktifleşmenin en sık görülen örnekleri arasında yer alıyor. Suçiçeği geçirmiş kişilerde ise aynı virüs yıllar sonra zona olarak ortaya çıkabiliyor.</p>

<p>Zona, genellikle sinir hattı boyunca ağrı ve döküntüyle seyreden bir tablo olarak biliniyor. Uçuk ise daha çok dudak çevresi, ağız kenarı ya da zaman zaman yüz bölgesinde görülebiliyor. Her iki durumda da ortak nokta, virüsün daha önce vücuda girmiş olması ve sonrasında yeniden aktif hale gelmesi oluyor.</p>

<h2>YAŞLANMA VE HASTALIKLAR RİSKİ ARTIRABİLİYOR</h2>

<p>İleri yaşla birlikte bağışıklık sisteminde doğal bir zayıflama görülebiliyor. Bu durum, sinir hücrelerinde gizli halde bulunan herpes virüslerinin yeniden aktifleşme ihtimalini artırabiliyor. Özellikle zona vakalarında yaş faktörünün öne çıktığı belirtiliyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra farklı enfeksiyonlar, kronik hastalıklar, ameliyat sonrası toparlanma süreci ya da vücudu zorlayan başka sağlık sorunları da virüsün yeniden ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Prof. Dr. Levent Doğancı'nın değerlendirmesine göre herpes virüsleri, vücutta kalıcı şekilde bulunmaları nedeniyle bağışıklık sistemindeki değişimlerden doğrudan etkileniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>YAREN TEKİN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat, Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/bir-kez-bulasiyor-yillarca-kaliyor-herpes-virusu-nedir-ucuk-neden-tekrar-tekrar-cikar</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/chatgpt-image-22-haz-2026-17-19-04.png" type="image/jpeg" length="49732"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençler Kerbela’yı neden yeterince bilmiyor? Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan eksikliği anlattı]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/gencler-kerbelayi-neden-yeterince-bilmiyor-alevi-bektasi-federasyonu-baskani-mustafa-aslan-eksikligi-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/gencler-kerbelayi-neden-yeterince-bilmiyor-alevi-bektasi-federasyonu-baskani-mustafa-aslan-eksikligi-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan, genç kuşaklara Kerbela'nın aktarımında medya alanında önemli bir eksiklik bulunduğunu belirtirken, cemevleri ve Alevi kurumları aracılığıyla bu eksikliğin giderilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan, genç kuşakların Kerbela konusunda yeterli bilgiye sahip olmadığını belirterek, bu alandaki en büyük eksikliklerden birinin medya imkansızlığı olduğunu söyledi. Alevi toplumunun kendine ait görsel ya da ana akım bir medya gücünün bulunmadığını ifade eden Aslan, bu nedenle Kerbela'nın ne ifade ettiğinin genç kuşaklara yeterli düzeyde aktarılamadığını dile getirdi. Cemevlerinde ve Alevi kurumlarında bu eksikliğin giderilmesi için yoğun çaba yürütüldüğünü anlatan Aslan, Türkiye'nin ve Avrupa'nın dört bir yanında 12 gün boyunca yalnızca Kerbela'da yaşanan katliamın değil, Kerbela'nın bugüne uzanan anlamının da anlatıldığını vurguladı. Dedeler ve kurum temsilcilerinin ulaşabildikleri her kesime bu hafızayı aktarmaya çalıştığını belirten Aslan, gençlerin bu tarihsel kırılma ve inançsal hafızayla daha güçlü biçimde buluşması gerektiğine işaret etti.</p>

<p><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 06 22 155637" class="detail-photo img-fluid" height="572" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/ekran-goruntusu-2026-06-22-155637.png" width="811" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"BİZİM KENDİMİZE AİT BİR MEDYAMIZ YOK" </h2>

<p>Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Mustafa Aslan, genç kuşaklara Kerbela'nın aktarılması konusunda eksiklik bulunduğunu söyledi. Gençlerin önemli bir bölümünün Kerbela'nın tarihsel ve inançsal anlamına yeterince hakim olmadığını belirten Aslan, bunun temel nedenlerinden birinin Alevi toplumunun kendi medya araçlarının sınırlı olması olduğunu ifade etti.</p>

<p>Aslan, “Bizim kendimize ait bir medyamız, görsel medyamız ya da ana akım medyamız yok. Bu anlamda yeterli derecede gençlerimize Kerbela’nın ne ifade ettiğini anlatan bir durumda değiliz. Orada bir eksikliğimiz var” dedi.</p>

<h2>CEMEVLERİNDE 12 GÜN BOYUNCA KERBELA ANLATILIYOR</h2>

<p>Kerbela'nın genç kuşaklara aktarımı konusunda cemevlerinin önemli bir işlev üstlendiğini belirten Aslan, Türkiye ve Avrupa'nın dört bir yanında 12 gün boyunca anma ve bilgilendirme çalışmaları yapıldığını söyledi. Bu süreçte yalnızca tarihsel olayların değil, Kerbela'nın bugüne taşıdığı anlamın da anlatıldığını ifade etti.</p>

<p>Aslan, “Türkiye’nin dört bir yanında, Avrupa’nın dört bir yanında 12 gün boyunca sadece 1346 yıl önce Linova denilen Kerbela bölgesinde yaşanan katliamı değil, aslında bugüne kadar Kerbela’nın bize ne ifade ettiğini anlatmaya çalışıyoruz” diye konuştu.</p>

<h2>DEDELER VE KURUM TEMSİLCİLERİ AKTARIMI SÜRDÜRÜYOR</h2>

<p>Kerbela'nın anlamının genç kuşaklara ulaştırılması için dedelerin ve kurum temsilcilerinin çeşitli çalışmalar yürüttüğünü belirten Aslan, cemevlerinde yapılan sohbetler, anmalar ve buluşmalar aracılığıyla bu hafızanın canlı tutulmaya çalışıldığını söyledi.</p>

<p>Aslan, “Dedelerimiz, kurum temsilcilerimiz dilimiz döndüğünce ulaşabildiğimiz tüm kesime anlatmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>YAREN TEKİN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/gencler-kerbelayi-neden-yeterince-bilmiyor-alevi-bektasi-federasyonu-baskani-mustafa-aslan-eksikligi-anlatti</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2025/08/alevi-cemevi-ibadethane.jpg" type="image/jpeg" length="18459"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ev temizliği nasıl yapılır? İşte püf noktaları...]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/ev-temizligi-nasil-yapilir-iste-puf-noktalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/ev-temizligi-nasil-yapilir-iste-puf-noktalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ev temizliğinde hem zamandan tasarruf etmek hem de daha hijyenik sonuç elde etmek için belirli bir sıra izlemek gerekir. Temizliğe dağınıklığı toparlayarak başlamak ve yukarıdan aşağıya doğru ilerlemek işleri büyük ölçüde kolaylaştırır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ev temizliğinde hem zamandan tasarruf etmek hem de daha hijyenik sonuç elde etmek için belirli bir sıra izlemek gerekir. Temizliğe dağınıklığı toparlayarak başlamak ve yukarıdan aşağıya doğru ilerlemek işleri büyük ölçüde kolaylaştırır.</p>

<h2>TEMİZLİĞE HAZIRLIK YAPIN</h2>

<p>Temizliğe başlamadan önce evin tüm pencerelerini açarak ortamı havalandırın. Temiz hava, hem kötü kokuların uzaklaşmasına hem de temizlik sırasında oluşan tozun dışarı çıkmasına yardımcı olur.</p>

<p>Ardından:</p>

<ul>
 <li>Kıyafetleri toplayın</li>
 <li>Kitap ve eşyaları yerlerine kaldırın</li>
 <li>Çöp kutularını boşaltın</li>
 <li>Yıkanacak tekstil ürünlerini ayırın</li>
</ul>

<p>Bu aşama, sonraki işlemlerin daha hızlı ilerlemesini sağlar.</p>

<h2><img alt="Pratik Ev Temizliği – Size Zaman Kazandıracak 5 Süper Püf Noktası - Nefis Yemek Tarifleri" src="https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRCAwpBEU8qqWv9CVGTi2jATzAg2N8sTzcabAyNY0nYaA&amp;s=10" /></h2>

<h2>TOZ ALMAYA YUKARIDAN BAŞLAYIN</h2>

<p>Temizlikte en önemli kurallardan biri yukarıdan aşağıya doğru çalışmaktır.</p>

<p>Öncelikle:</p>

<ul>
 <li>Avizeleri</li>
 <li>Dolap üstlerini</li>
 <li>Rafları</li>
 <li>Televizyon ve elektronik eşyaları</li>
</ul>

<p>tozdan arındırın.</p>

<p>Nemli mikrofiber bez kullanmak, tozun etrafa yayılmasını önlemeye yardımcı olur.</p>

<p><img alt="BAYRAM TEMİZLİĞİ NASIL YAPILIR? Dip bucak temizlik nasıl yapılır? Hızlı ve  pratik ev temizliği tüyoları" src="https://img.piri.net/piri/upload/3/2026/3/18/718294c1-gunluk-temizlik-nasil-yapilir.webp" /></p>

<h2>MUTFAĞI DETAYLI ŞEKİLDE TEMİZLEYİN</h2>

<p>Mutfak, evin en sık kullanılan alanlarından biri olduğu için düzenli temizlenmelidir.</p>

<p>Özellikle:</p>

<ul>
 <li>Tezgâhlar</li>
 <li>Ocak</li>
 <li>Davlumbaz</li>
 <li>Dolap kapakları</li>
 <li>Lavabo</li>
</ul>

<p>uygun temizlik ürünleriyle silinmelidir.</p>

<p>Kirli bulaşıkları yıkamak veya bulaşık makinesine yerleştirmek de mutfak temizliğinin önemli bir parçasıdır.</p>

<h2>BANYO VE TUVALETİ DEZENFEKTE EDİN</h2>

<p>Banyoda hijyen sağlamak için lavabo, klozet, duşakabin ve bataryalar dikkatlice temizlenmelidir.</p>

<p>Ayrıca:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Aynaları silin</li>
 <li>Fayansları temizleyin</li>
 <li>Havluları değiştirin</li>
</ul>

<p>Banyo temizliğinde dezenfektan kullanımı ekstra hijyen sağlayabilir.</p>

<p><img alt="Ev Temizliği Nasıl Yapılır? - Almila" src="https://encrypted-tbn0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRMR4RDPBhOij3sqRLeOrPlPrDsuVnbR7Tid4duk0Lw1V_p4txxFM9tRw0&amp;s=10" /></p>

<h2>EVİ SÜPÜRÜN</h2>

<p>Toz alma işlemi tamamlandıktan sonra elektrik süpürgesiyle tüm evi süpürün.</p>

<p>Özellikle:</p>

<ul>
 <li>Halılar</li>
 <li>Koltuk altları</li>
 <li>Köşeler</li>
 <li>Süpürgelikler</li>
</ul>

<p>detaylı şekilde temizlenmelidir.</p>

<p>Toz alma işleminden önce süpürmek, tozun yeniden zemine düşmesine neden olabileceğinden önerilmez.</p>

<h2>YERLERİ SİLEREK TEMİZLİĞİ TAMAMLAYIN</h2>

<p>Son aşamada parke, fayans veya laminant gibi sert zeminleri uygun temizleyicilerle silin.</p>

<p>Mikrofiber paspas kullanmak daha etkili sonuç alınmasına yardımcı olur.</p>

<h2>TEMİZLİK SONRASI EVİ HAVALANDIRIN</h2>

<p>Zeminler silindikten sonra pencereleri bir süre açık bırakın. Bu sayede hem yüzeyler daha hızlı kurur hem de ev ferah bir kokuya kavuşur.</p>

<h2>EV TEMİZLİĞİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER</h2>

<ul>
 <li>Önce kuru temizlik, sonra ıslak temizlik yapın.</li>
 <li>Yukarıdan aşağıya doğru ilerleyin.</li>
 <li>Her oda için ayrı bez kullanmaya özen gösterin.</li>
 <li>Temizlik malzemelerini karıştırmayın.</li>
 <li>Düzenli temizlik yaparak iş yükünü azaltın.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/ev-temizligi-nasil-yapilir-iste-puf-noktalari</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 08:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/ev-temizligi.jpg" type="image/jpeg" length="23954"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kamu davası hangi durumlarda düşer?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/kamu-davasi-hangi-durumlarda-duser</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/kamu-davasi-hangi-durumlarda-duser" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kamu davası, ceza yargılaması sırasında kanunda belirtilen bazı hukuki nedenlerin ortaya çıkması halinde mahkeme kararıyla sona erdirilebilir. Bu durumda mahkeme, yargılamanın devam etmesine gerek kalmadığına hükmederek "düşme kararı" verir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kamu davası, ceza yargılaması sırasında kanunda belirtilen bazı hukuki nedenlerin ortaya çıkması halinde mahkeme kararıyla sona erdirilebilir. Bu durumda mahkeme, yargılamanın devam etmesine gerek kalmadığına hükmederek "düşme kararı" verir.</p>

<p>Kamu davasının düşmesine neden olan durumlar, Türk ceza mevzuatında açık şekilde düzenlenmiştir.</p>

<h2>ŞİKAYETTEN VAZGEÇME HALİNDE DAVA DÜŞER Mİ?</h2>

<p>Takibi şikayete bağlı suçlarda mağdurun şikayetinden vazgeçmesi, kamu davasının düşmesine yol açabilir.</p>

<p>Ancak bunun için sanığın da şikayetten vazgeçmeyi kabul etmesi gerekir.</p>

<p>Buna karşılık;</p>

<ul>
 <li>Kasten yaralama</li>
 <li>Hırsızlık</li>
 <li>Yağma</li>
</ul>

<p>gibi resen soruşturulan suçlarda şikayetin geri çekilmesi davayı sona erdirmez. Savcılık ve mahkeme süreci devam eder.</p>

<h2><img alt="Mahkeme" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/mahkeme.jpg" width="1280" /></h2>

<h2>DAVA ZAMANAŞIMI</h2>

<p>Dava zamanaşımı, devletin cezalandırma yetkisinin belirli bir süre sonunda ortadan kalkması anlamına gelir.</p>

<p>Suçun niteliğine göre değişmekle birlikte kanunda öngörülen zamanaşımı süreleri dolduğu halde dava sonuçlandırılamamışsa mahkeme kamu davasının düşmesine karar verir.</p>

<h2>SANIĞIN ÖLÜMÜ</h2>

<p>Ceza sorumluluğu kişiye bağlıdır. Bu nedenle yargılama devam ederken sanığın vefat etmesi halinde kamu davası düşer.</p>

<p>Mahkemenin düşme kararı verebilmesi için ölümün resmi belgelerle doğrulanması gerekir.</p>

<h2>GENEL AF İLAN EDİLMESİ</h2>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından çıkarılan bir genel af kanunu kapsamında suçun affedilmesi halinde kamu davası düşebilir.</p>

<p>Genel af durumunda yalnızca dava sona ermez, hükmedilmiş cezalar da tüm sonuçlarıyla ortadan kalkabilir.</p>

<h2>UZLAŞMA SAĞLANMASI</h2>

<p>Bazı suçlar uzlaşma kapsamındadır. Bu tür suçlarda mağdur ile fail, uzlaştırma süreci sonunda anlaşmaya varırsa kamu davası açılmaz veya açılmış dava düşer.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzlaşma, ceza yargılamasının alternatif çözüm yollarından biridir.</p>

<h2><img alt="Mahkemee" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/mahkemee.jpg" width="864" /></h2>

<h2>ÖNÖDEME DURUMU</h2>

<p>Kanunda belirlenen bazı hafif suçlarda failin, savcılık veya mahkeme tarafından bildirilen miktarı süresi içinde ödemesi halinde kamu davası düşebilir.</p>

<p>Önödeme kurumu genellikle adli para cezası gerektiren bazı suçlar için uygulanır.</p>

<h2>KAMU DAVASININ DÜŞMESİ NE ANLAMA GELİR?</h2>

<p>Kamu davasının düşmesi, mahkemenin suçun işlenip işlenmediğine ilişkin bir mahkûmiyet veya beraat kararı vermeden yargılamayı sona erdirmesi anlamına gelir.</p>

<p>Düşme kararı, suçun niteliğine ve ortaya çıkan hukuki sebebe göre farklı sonuçlar doğurabileceğinden, somut olayın özelliklerine göre hukuki değerlendirme yapılması önem taşır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/kamu-davasi-hangi-durumlarda-duser</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/mahkeme-hakim.jpg" type="image/jpeg" length="74984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hashtag (Heştek) İşareti Nasıl Yapılır? Bilgisayar Klavyesi İle İşareti (#) Yapımı]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/hashtag-hestek-isareti-nasil-yapilir-bilgisayar-klavyesi-ile-isareti-yapimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/hashtag-hestek-isareti-nasil-yapilir-bilgisayar-klavyesi-ile-isareti-yapimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hashtag (#) işareti, sosyal medya platformlarında belirli konuları etiketlemek ve içeriklerin daha kolay bulunmasını sağlamak için kullanılan özel bir semboldür. Özellikle Instagram, X ve Facebook gibi platformlarda yaygın olarak kullanılır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hashtag (#) işareti, sosyal medya platformlarında belirli konuları etiketlemek ve içeriklerin daha kolay bulunmasını sağlamak için kullanılan özel bir semboldür. Özellikle Instagram, X ve Facebook gibi platformlarda yaygın olarak kullanılır.</p>

<p>Türkçede "etiket" veya "başlık etiketi" anlamına gelen hashtag, bir kelimenin veya ifadenin başına "#" işareti getirilerek oluşturulur.</p>

<h2><img alt="F Klavye.webp-1" class="detail-photo img-fluid" height="467" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/f-klavyewebp-1.png" width="1280" /></h2>

<h2>KLAVYEDE HASHTAG İŞARETİ NASIL YAPILIR?</h2>

<p>Windows işletim sistemine sahip bilgisayarlarda hashtag işaretini oluşturmak oldukça kolaydır.</p>

<h3>Q VE F KLAVYEDE HASHTAG YAPIMI</h3>

<p>Türkçe Q ve F klavyelerde hashtag (#) işareti şu tuş kombinasyonu ile yapılır:</p>

<p><strong>Alt Gr + 3</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapmanız gereken:</p>

<ul>
 <li>Klavyedeki <strong>Alt Gr</strong> tuşuna basılı tutmak</li>
 <li>Aynı anda üst sıradaki <strong>3</strong> rakamına basmak</li>
</ul>

<p>Bu işlem sonucunda "#" sembolü ekrana yazılır.</p>

<h2><img alt="Hashtag (Heştek) İşareti Nasıl Yapılır Bilgisayar Klavyesi İle İşareti (#) Yapımı" src="https://image.milimaj.com/i/milliyet/75/869x477/5ea3708a55427f10b8d8a61b.jpg" /></h2>

<h2>HASHTAG İŞARETİ NEDİR?</h2>

<p>Hashtag işareti, iki yatay ve iki dikey çizginin kesişmesiyle oluşan semboldür.</p>

<p>Örnek kullanım:</p>

<ul>
 <li>#Teknoloji</li>
 <li>#Seyahat</li>
 <li>#Gündem</li>
 <li>#Spor</li>
</ul>

<p>Bu etiketler sayesinde aynı konu altında yapılan paylaşımlar bir araya getirilebilir.</p>

<h2>KARAKTER EŞLEM TABLOSU İLE HASHTAG NASIL YAPILIR?</h2>

<p>Klavyenizde herhangi bir nedenle hashtag işaretini oluşturamıyorsanız, Windows'un Karakter Eşlem uygulamasını kullanabilirsiniz.</p>

<p>Bunun için:</p>

<ul>
 <li><strong>Windows + R</strong> tuşlarına basın.</li>
 <li>Açılan Çalıştır penceresine <strong>charmap</strong> yazın.</li>
 <li>Enter tuşuna basın.</li>
 <li>Karakter Eşlem penceresinden "#" sembolünü bulun.</li>
 <li>Kopyalayıp istediğiniz yere yapıştırın.</li>
</ul>

<h2>TELEFONDA HASHTAG İŞARETİ NASIL YAZILIR?</h2>

<p>Akıllı telefonlarda hashtag işareti genellikle sayısal ve özel karakterler bölümünde yer alır.</p>

<ul>
 <li>Klavyedeki <strong>?123</strong> veya <strong>123</strong> tuşuna dokunun.</li>
 <li>Açılan özel karakterler ekranından <strong>#</strong> sembolünü seçin.</li>
</ul>

<p>Bu şekilde sosyal medya paylaşımlarınızda kolayca hashtag kullanabilirsiniz.</p>

<h2>HASHTAG NEDEN KULLANILIR?</h2>

<p>Hashtag işareti;</p>

<ul>
 <li>İçerikleri kategorilere ayırmak,</li>
 <li>Daha fazla kişiye ulaşmak,</li>
 <li>Trend konulara katılmak,</li>
 <li>Sosyal medya görünürlüğünü artırmak</li>
</ul>

<p>amacıyla kullanılır.</p>

<p>Bu nedenle özellikle sosyal medya kullanıcıları tarafından en sık kullanılan semboller arasında yer almaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/hashtag-hestek-isareti-nasil-yapilir-bilgisayar-klavyesi-ile-isareti-yapimi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 07:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/hashtag-isareti.webp" type="image/jpeg" length="76432"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aile içi kavgaların çocuk ruhunda bıraktığı derin yaralar: Çocuklar aile içi kavgada ne yaşıyor?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/aile-ici-kavgalarin-cocuk-ruhunda-biraktigi-derin-yaralar-cocuklar-aile-ici-kavgada-ne-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/aile-ici-kavgalarin-cocuk-ruhunda-biraktigi-derin-yaralar-cocuklar-aile-ici-kavgada-ne-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aile içinde yaşanan sürekli çatışma, çocukların yalnızca o anki ruh halini değil; suçluluk duygusundan kaygıya, öfke sorunlarından gelecekteki ilişki biçimlerine kadar uzanan geniş bir alanda etkili olabiliyor. Uzman Klinik Psikolog Metin Aydın, çocukların ebeveynler arasındaki gerginliği derinden hissettiğini ve aile içindeki huzur ortamının çocukların psikolojik gelişiminde belirleyici rol oynadığını anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzman Klinik Psikolog Metin Aydın, aile içinde yaşanan yüksek sesli tartışmaların ve süreklilik gösteren çatışma ortamının çocukların psikolojik gelişimini doğrudan etkilediğini belirterek, çocukların çoğu zaman yaşanan gerginliğin sorumluluğunu kendilerinde aradığını ve bu durumun ileriki yaşamda kaygı, öfke ve ilişki sorunları olarak karşılarına çıkabildiğini anlattı.</p>

<p><img alt="Chatgpt Image 21 Haz 2026 16 39 33" class="detail-photo img-fluid" height="1024" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/chatgpt-image-21-haz-2026-16-39-33.png" width="1536" /></p>

<p>Ev içinde yaşanan çatışmaların yalnızca eşler arasındaki ilişkiyi değil, aynı zamanda çocukların ruhsal gelişimini de etkilediği belirtiliyor. Uzman Klinik Psikolog Metin Aydın, çocukların anne ve babayı güven alanı ve yaşamın merkezi olarak gördüğünü, bu nedenle aile içindeki huzursuzluğun çocukların iç dünyasında ciddi sarsıntılara yol açabildiğini söyledi. Aydın, yüksek sesli tartışmaların çocuklar tarafından sadece işitilen bir olay olmadığını, aynı zamanda bedensel ve duygusal düzeyde hissedilen bir gerilim yarattığını ifade etti. Sürekli çatışma ortamında büyüyen çocukların, ilerleyen yıllarda ya yoğun kaygı yaşayan ve çevresini memnun etmeye çalışan bireylere ya da öfkesini dışa vuran yetişkinlere dönüşebildiğini belirten Aydın, aile içi kavganın çocukların gelecekte kuracağı ilişkileri de etkileyebildiğini kaydetti.</p>

<h2>ÇOCUKLAR ÇATIŞMAYI KENDİ SORUMLULUĞU GİBİ ALGILAYABİLİYOR</h2>

<p>Uzman Klinik Psikolog Metin Aydın, çocukların aile içinde yaşanan tartışmaları çoğu zaman kendi bakış açılarıyla anlamlandırmaya çalıştığını belirterek, “Çocuklar anne ve babayı birer dünya olarak görür. Evdeki çatışma, çocuğun dünyasında deprem yaratır” dedi. Aydın, özellikle küçük yaş grubundaki çocukların anne ve baba arasındaki gerginliğin nedenini anlamakta zorlandığını, bu nedenle yaşanan olumsuzlukları kendileriyle ilişkilendirebildiğini söyledi. Çocukların, ebeveynleri arasındaki sorunların kendi davranışlarından kaynaklandığını düşünerek suçluluk duygusu geliştirebildiğini aktaran Aydın, bu durumun özgüven ve güven duygusu üzerinde de etkili olabildiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Cocuga Siddetcocuk 1475371 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/cocuga-siddetcocuk-1475371-1.jpg" width="1280" /></p>

<h2>SÜREKLİ HUZURSUZLUK KAYGI VE ÖFKEYE ZEMİN HAZIRLIYOR</h2>

<p>Aile içinde devamlılık gösteren tartışma ve gerginlik halinin çocuklarda kalıcı etkiler bırakabildiğini söyleyen Aydın, “Çocuklar yüksek sesli kavgaları sadece duymazlar, o kaygıyı bedenlerinde hissederler. Çoğu zaman da suçu kendilerinde ararlar” ifadelerini kullandı. Ev ortamında sık sık huzursuzluk yaşayan çocukların kendilerini güvende hissetmekte zorlanabildiğini belirten Aydın, bu durumun çocukların duygusal düzenleme becerilerini etkileyebildiğini dile getirdi. Aydın, uzun süreli çatışma ortamında büyüyen çocukların ileriki yaşlarda aşırı kaygılı, onay arayan ya da öfkesini kontrol etmekte zorlanan bireyler haline gelebildiğini kaydetti.</p>

<p><img alt="Çocuk1-1" class="detail-photo img-fluid" height="553" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/05/cocuk1-1.png" width="857" /></p>

<h2>EBEVEYN İLİŞKİSİ ÇOCUĞUN GELECEK İLİŞKİLERİNİ DE ETKİLİYOR</h2>

<p>Uzman Klinik Psikolog Metin Aydın, aile içinde tanık olunan iletişim biçiminin çocukların ileriki yaşamlarında kuracakları ilişkiler için de belirleyici olabildiğini belirtti. Aydın, “Sürekli huzursuz bir evde büyüyen çocuk, ileride ya aşırı kaygılı bir ‘insanları memnun etme’ moduna girer ya da öfkesini dünyaya yansıtan hırçın bir yetişkine dönüşür. Ebeveynlerin kavgası, çocukların gelecekteki ilişkilerinin gölgesi olur” dedi. Çocukların aile içinde gördükleri ilişki modelini içselleştirdiğini ifade eden Aydın, sağlıklı iletişim kurulmadığı durumlarda bunun ilerleyen yıllarda arkadaşlık, evlilik ve sosyal ilişkiler üzerinde etkiler oluşturabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"ÇOCUKLAR BİRER SÜNGER GİBİDİR; O ZEHİRLİ DUMANI EMERLER"</h2>

<p>Çocukların aile içi çatışmalarda taraf haline getirilmemesi gerektiğini vurgulayan Aydın, “Anne babalar savaşırken, cephede en ağır yarayı her zaman çocuklar alır. O küçük omuzlara, yetişkinlerin taşıyamadığı ego savaşlarının yükü bindirilmemelidir” diye konuştu. Çocukların evde yaşanan duygusal iklimden doğrudan etkilendiğini belirten Aydın, “Çocuklar birer sünger gibidir; evdeki huzursuzluk ikliminde sevgi yerine evin içindeki o zehirli dumanı emerler” ifadelerini kullandı. Aydın, ebeveynlerin yaşadıkları sorunları çocukların önünde yıkıcı biçimde sürdürmemesinin ve çocukların duygusal güvenliğini koruyacak bir iletişim dili oluşturmasının önem taşıdığını söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Yaren Tekin</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Pratik Hayat, Sağlık</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/aile-ici-kavgalarin-cocuk-ruhunda-biraktigi-derin-yaralar-cocuklar-aile-ici-kavgada-ne-yasiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 16:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/aile-ici-kavgalarin-cocuk-ruhunda-biraktigi-derin-yaralarjpg.jpeg" type="image/jpeg" length="82107"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
