<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>TÜRKINFORM Son dakika Haberler</title>
    <link>https://www.turkinform.com.tr</link>
    <description>Güncel son dakika haberleri takip etmek için tıklayın. Güncel, son dakika, ekonomi, gündem ve en son haber turkinform.com.tr'de</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.turkinform.com.tr/rss/tarihte-bugun" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 29 Jun 2026 05:53:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/rss/tarihte-bugun"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Amasya Genelgesi 107 yaşında]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/amasya-genelgesi-107-yasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/amasya-genelgesi-107-yasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları tarafından 22 Haziran 1919'da yayımlanan Amasya Genelgesi, milli mücadelenin ilk yazılı belgesi ve Cumhuriyet'e giden sürecin en önemli adımlarından biri olarak tarihteki yerini koruyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde dönüm noktalarından biri olarak kabul edilen Amasya Genelgesi'nin yayımlanmasının üzerinden 107 yıl geçti. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları tarafından 22 Haziran 1919'da kaleme alınan genelge, Kurtuluş Savaşı'nın ilk yazılı belgesi olarak tarihteki yerini koruyor. "Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" sözüyle hafızalara kazınan belge, milli mücadelenin yol haritasını ortaya koydu.</p>

<p><img alt="Amasya Genelgesi Nedir" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/amasya-genelgesi-nedir.webp" width="1280" /></p>

<h2>MİLLİ MÜCADELENİN TEMELLERİ AMASYA'DA ATILDI</h2>

<p>Mondros Ateşkes Antlaşması'nın ardından Anadolu'nun çeşitli bölgeleri işgal altına girerken Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkarak bağımsızlık mücadelesini başlattı. Samsun'daki incelemelerinin ardından Havza'ya geçen Atatürk, daha güvenli bir merkez olarak gördüğü Amasya'ya hareket etti.</p>

<p>Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi ile yapılan yazışmaların ardından kente gelen Mustafa Kemal Atatürk, vatandaşlar tarafından büyük bir coşkuyla karşılandı. Amasya'da başlayan görüşmeler, milli mücadelenin şekillenmesinde belirleyici rol oynadı.</p>

<h2>SARAYDÜZÜ KIŞLASINDA TARİHİ KARARLAR ALINDI</h2>

<p>Amasya'daki Saraydüzü Kışlası'nda gerçekleştirilen toplantılara dönemin önemli komutan ve devlet adamları katıldı. Ali Fuat Paşa, Rauf Orbay, Refet Bey ve diğer isimlerin yer aldığı görüşmeler, 21 Haziran 1919 gecesi başladı ve sabaha kadar sürdü.</p>

<p>Toplantılar sonunda hazırlanan Amasya Genelgesi ile Türk milletine, ülkenin bütünlüğünün ve bağımsızlığının ciddi tehdit altında olduğu duyuruldu. Genelge, işgallere karşı millet iradesine dayanan topyekun bir direniş çağrısı niteliği taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>HALK EGEMENLİĞİNİN İLK İŞARETİ OLDU</h2>

<p>22 Haziran 1919'da yayımlanan Amasya Genelgesi, yalnızca Kurtuluş Savaşı'nın başlangıç belgesi değil aynı zamanda halk egemenliğine dayalı yeni yönetim anlayışının da ilk işareti olarak kabul ediliyor. Genelgede yer alan "Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" ifadesi, milli egemenlik ilkesinin temelini oluşturdu.</p>

<p>Erzurum ve Sivas kongrelerine giden sürecin önünü açan genelge, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşuna uzanan yolun en önemli kilometre taşlarından biri olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/amasya-genelgesi-107-yasinda</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/amasya-genelgesi.jpg" type="image/jpeg" length="94325"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dehşete düşüren anlar: 13 yaşındaki kız çocuğu ikinci kattan betona düştü!]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/dehsete-dusuren-anlar-13-yasindaki-kiz-cocugu-ikinci-kattan-betona-dustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/dehsete-dusuren-anlar-13-yasindaki-kiz-cocugu-ikinci-kattan-betona-dustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak’ın İdil ilçesinde güvercinlere yem vermek isteyen 13 yaşındaki kız çocuğu ikinci kattan düşerek ağır yaralandı. Dehşet anları güvenlik kamerasına yansırken, küçük kızın hastanedeki tedavisi sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şırnak’ın İdil ilçesinde yaşanan olayda 13 yaşındaki S.T., evlerinin balkonunda güvercinlerle ilgilendiği sırada ikinci kattan düşerek ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan çocuğun tedavisi sürerken, düşme anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Aw725767 01 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/aw725767-01-1.jpg" width="1848" /></p>

<h2>GÜVERCİNLERİ BESLERKEN DENGESİNİ KAYBETTİ</h2>

<p>Olay, İdil ilçesi Yenimahalle’de meydana geldi. Edinilen bilgilere göre 13 yaşındaki S.T., evlerinin balkonunda güvercinlere yem verdiği sırada dengesini kaybetti. Genç kız, ikinci kattan aşağı düşerek kaldırıma çakıldı. O anlara tanık olan çevredeki vatandaşlar büyük panik yaşadı ve hemen yardıma koştu.</p>

<h2>KÜÇÜK KIZ AĞIR YARALANDI</h2>

<p>İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahale olay yerinde yapıldıktan sonra S.T., ambulansla İdil Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Buradaki müdahalenin ardından durumu ciddiyetini koruyan çocuk, Şırnak Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne sevk edildi. Yetkililer, hayati tehlikenin atlatıldığını ancak tedavinin sürdüğünü bildirdi.</p>

<p>Küçük kızın sağlık durumuna göre Diyarbakır’a sevk edilerek operasyon geçirme ihtimali bulunduğu öğrenildi. Hastanedeki tedavi sürecinin yakından takip edildiği belirtildi.</p>

<p><img alt="Aw725767 04 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/aw725767-04-1.jpg" width="1856" /></p>

<h2>DEHŞET ANI KAMERADA</h2>

<p>Olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde S.T.’nin bir anda dengesini kaybederek balkondan düştüğü ve çevredeki vatandaşların panikle yardıma koştuğu anlar yer aldı. Olayla ilgili başlatılan inceleme sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Şırnak Haberleri, Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/dehsete-dusuren-anlar-13-yasindaki-kiz-cocugu-ikinci-kattan-betona-dustu</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/06/aw725767-02-1.jpg" type="image/jpeg" length="66322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anneler Günü nasıl ortaya çıktı? Anneler Günü ilk ne zaman kutlandı? Anneler Günü'nün tarihçesi nedir?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/anneler-gunu-nasil-ortaya-cikti-anneler-gunu-ilk-ne-zaman-kutlandi-anneler-gununun-tarihcesi-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/anneler-gunu-nasil-ortaya-cikti-anneler-gunu-ilk-ne-zaman-kutlandi-anneler-gununun-tarihcesi-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anneler Günü nasıl ortaya çıktı, ilk ne zaman kutlandı ve neden Mayıs ayının ikinci Pazar günü kutlanıyor? Anna Jarvis'in annesi için başlattığı mücadele, beyaz karanfilin Anneler Günü'nün simgesi haline gelmesi ve bu özel günün dünyaya yayılma hikayesi merak ediliyor. İşte Anneler Günü'nün tarihçesi...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Anneler Günü, annelere duyulan sevgi ve minnettarlığın ifade edildiği özel bir gün olarak her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar günü kutlanıyor. Modern Anneler Günü'nün ortaya çıkışı, Amerikalı Anna Jarvis'in annesi Ann Reeves Jarvis'in anısını yaşatmak için başlattığı girişime dayanıyor. Bir annenin toplum için yaptığı çalışmalar ile bir kızın annesine duyduğu bağlılık, bugün dünyanın birçok ülkesinde kutlanan bu özel günün temelini oluşturuyor.</p>

<p><img alt="Anneler Günü-3" class="detail-photo img-fluid" height="684" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/05/anneler-gunu-3.webp" width="1200" /></p>

<h2>ANNELER GÜNÜ NASIL ORTAYA ÇIKTI?</h2>

<p>Modern Anneler Günü'nün temelleri, 19. yüzyılda yaşayan Ann Reeves Jarvis'in çalışmalarıyla atıldı. Ann Reeves Jarvis, Amerika Birleşik Devletleri'nde annelerin ve çocukların sağlık koşullarını iyileştirmek amacıyla "Mothers' Day Work Clubs" adı verilen yardım grupları kurdu. Bu gruplar, hijyen koşullarının geliştirilmesi ve çocuk ölümlerinin azaltılması için faaliyet yürüttü.</p>

<p>Ann Reeves Jarvis, Amerikan İç Savaşı sırasında her iki taraftaki askerlere sağlık desteği sağladı. Savaşın ardından toplumdaki ayrışmayı azaltmak amacıyla "Mothers' Friendship Day" adı verilen toplantılar düzenledi.</p>

<p>Annesinin 1905 yılında hayatını kaybetmesinin ardından Anna Jarvis, onun topluma yaptığı katkıların unutulmaması için anneleri onurlandıracak özel bir gün oluşturulmasını istedi. Anna Jarvis, annesinin yaşamı boyunca gösterdiği fedakarlığın tüm anneleri temsil ettiğini belirterek bu günün resmiyet kazanması için kampanya başlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>ANNELER GÜNÜ İLK NE ZAMAN KUTLANDI?</h2>

<p>Anna Jarvis'in girişimleri sonucunda ilk resmi Anneler Günü etkinliği, 10 Mayıs 1908 tarihinde Batı Virginia eyaletinin Grafton kentindeki Andrews Methodist Episcopal Kilisesi'nde düzenlendi. Bu kilise, Ann Reeves Jarvis'in uzun yıllar görev yaptığı ve toplumsal çalışmalar yürüttüğü yer olarak biliniyor.</p>

<p>Aynı gün Philadelphia'da da geniş katılımlı bir anma programı gerçekleştirildi. Kutlamalarda Anna Jarvis, annesinin en sevdiği çiçek olan beyaz karanfilleri katılımcılara dağıttı.</p>

<h2>ANNELER GÜNÜ NEDEN MAYIS AYININ İKİNCİ PAZAR GÜNÜ KUTLANIYOR?</h2>

<p>Anna Jarvis'in yıllar süren çalışmaları sonucunda ABD Başkanı Woodrow Wilson, 1914 yılında Mayıs ayının ikinci Pazar gününü resmî Anneler Günü olarak ilan etti.</p>

<p>Mayıs ayının ikinci Pazar gününün seçilmesinde, 1908 yılında gerçekleştirilen ilk kutlamanın bu tarihe denk gelmesi etkili oldu. Böylece Anneler Günü her yıl aynı tarihte kutlanan ulusal bir gün haline geldi.</p>

<p><img alt="Anneler Günü-2" class="detail-photo img-fluid" height="674" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/05/anneler-gunu-2.png" width="1165" /></p>

<h2>ANNELER GÜNÜ'NÜN SİMGESİ NEDEN BEYAZ KARANFİL OLDU?</h2>

<p>Beyaz karanfil, Anna Jarvis'in annesi Ann Reeves Jarvis'in en sevdiği çiçek olarak biliniyordu. Anna Jarvis, ilk kutlamada annesinin hatırasını yaşatmak amacıyla katılımcılara beyaz karanfil dağıttı.</p>

<p>Bu çiçek zamanla saflık, sadakat ve fedakarlığın simgesi olarak Anneler Günü ile özdeşleşti ve birçok ülkede bu özel günün sembolü olarak kullanılmaya başladı.</p>

<h2>ANNELER GÜNÜ'NÜN DÜNYAYA YAYILMASI NASIL GERÇEKLEŞTİ?</h2>

<p>1914 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde resmi olarak kabul edilen Anneler Günü, kısa sürede Avrupa başta olmak üzere birçok ülkeye yayıldı. Farklı ülkeler, anneleri onurlandırmak amacıyla bu günü kendi kültürel geleneklerine göre kutlamaya başladı.</p>

<p>Türkiye'de Anneler Günü, Türk Kadınlar Birliği'nin girişimiyle 1955 yılından itibaren kutlanıyor. Günümüzde Anneler Günü, dünyanın pek çok ülkesinde annelere sevgi ve teşekkürlerin iletildiği özel günlerden biri olarak kutlanmayı sürdürüyor.</p>

<p><img alt="Atatürk Zübeyde Hanım" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/05/ataturk-zubeyde-hanim.png" width="760" /></p>

<section dir="auto">
<h2>ATATÜRK'ÜN ANNELER VE KADINLAR İÇİN SÖYLEDİĞİ SÖZLER</h2>

<ul>
 <li>"Şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir."</li>
 <li>"Ey kahraman Türk kadını! Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın."</li>
 <li>"Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini kazanmasıyla yetinirse, o toplum yarıdan fazla güçsüzlük içinde kalır."</li>
 <li>"Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve görünüşte başarıdan çok, bilgiyle, kültürle, ahlakla, erdemle donanmaktır."</li>
 <li>"Türk kadını dünyanın en aydın, en fedakar ve en ağır kadını olmalıdır."</li>
 <li>"Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden daha çok aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar."</li>
 <li>"Toplumun başarısızlığının sebebi, kadınlara karşı gösterilen ilgisizlik ve kusurdan kaynaklanmaktadır."</li>
</ul>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/anneler-gunu-nasil-ortaya-cikti-anneler-gunu-ilk-ne-zaman-kutlandi-anneler-gununun-tarihcesi-nedir</guid>
      <pubDate>Sun, 10 May 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/05/anneler-gunujpg.jpeg" type="image/jpeg" length="16109"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eski 23 Nisan kutlamaları nasıldı, stadyum gösterileri ve o coşkulu bayramlar nasıl geçerdi?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/eski-23-nisan-kutlamalari-nasildi-stadyum-gosterileri-ve-o-coskulu-bayramlar-nasil-gecerdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/eski-23-nisan-kutlamalari-nasildi-stadyum-gosterileri-ve-o-coskulu-bayramlar-nasil-gecerdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eski 23 Nisan kutlamaları, stadyumları dolduran binlerce çocuğun gösterileriyle hafızalara kazındı. Haftalarca süren provalar ve devasa koreografilerle hazırlanan bu bayram coşkusu, bugün nostaljik bir özlemle anılıyor. Peki, o unutulmaz stadyum gösterilerinde neler yaşanırdı? Siyah önlüklü çocukların okuduğu şiirler bayramı nasıl renklendirirdi? Eski bayramların eşsiz atmosferine dair merak edilenler ve geçmişe götürecek o nostaljik detaylar nelerdi? Detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün dünya çocuklarına armağan ettiği eşsiz bir bayramdır. Geçmiş yıllarda, özellikle 1980'ler, 90'lar ve 2000'lerin başlarında bu özel gün, sadece okulların bahçesinde değil, devasa stadyumlarda on binlerce kişinin katılımıyla dev bir şölen havasında kutlanırdı. Aylar öncesinden başlayan hazırlıklar, ritmik jimnastik hareketleri, kule oluşturan öğrenciler ve bando takımlarının marşları eşliğinde adeta görsel bir şölene dönüşürdü. Günümüzde kutlama formatları değişmiş olsa da, eski fotoğraflara bakıldığında o dönemin samimiyeti, heyecanı ve benzersiz coşkusu hala yürekleri ısıtmaya devam ediyor.</p>

<p><img alt="S 981Ee05F1B2673009904915A72E847C1A2865D8A" class="detail-photo img-fluid" height="732" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/s-981ee05f1b2673009904915a72e847c1a2865d8a.jpg" width="1200" /></p>

<h2>ESKİ 23 NİSAN STADYUM GÖSTERİLERİ NASIL YAPILIRDI?</h2>

<p>Eski 23 Nisan kutlamalarının en can alıcı ve unutulmaz noktası şüphesiz stadyum gösterileriydi. Şehirlerin en büyük stadyumları, bayram sabahının erken saatlerinde veliler ve vatandaşlar tarafından tıklım tıklım doldurulurdu. Tribünlerde yer bulamayanlar ayakta saatlerce o görsel şöleni izlerdi. Bu büyük gösteriler genellikle şu unsurları barındırırdı:</p>

<p><img alt="S 74Adc32Dda5A47Dc543A08057E1F88717Dcdc45E" class="detail-photo img-fluid" height="751" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/s-74adc32dda5a47dc543a08057e1f88717dcdc45e.jpg" width="1200" /></p>

<ul>
 <li>
 <p>Öğrenciler aylar öncesinden beden eğitimi öğretmenleri eşliğinde okul bahçelerinde zorlu koreografi provalarına başlardı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gösteriler için kırmızı, beyaz, sarı ve mavi renklerde, parlak saten kumaşlardan dikilmiş özel kıyafetler sipariş edilir, bu kıyafetleri giymek çocuklar için büyük bir gurur kaynağı olurdu.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tribünlerde oturan binlerce öğrenci, ellerindeki renkli fon kartonlarını eşzamanlı olarak kaldırarak devasa Türk bayrakları, Atatürk portreleri veya anlamlı vecizeler oluştururdu.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sahanın ortasında yüzlerce öğrencinin bir araya gelerek insan kuleleri kurması ve en üstteki öğrencinin İstiklal Marşı eşliğinde Türk bayrağı açması, törenin en heyecanla beklenen anıydı.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Geçit töreni sırasında bando takımlarının çaldığı marşlar eşliğinde okulların sırayla yürüyüş yapması protokolü ve halkı selamlardı.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="S 0Bb0Ccc245Bf599Cdefebe2Cc63A2Ff7B0Ef0E51" class="detail-photo img-fluid" height="773" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/s-0bb0ccc245bf599cdefebe2cc63a2ff7b0ef0e51.jpg" width="1200" /></p>

<h2>ESKİ BAYRAMLARDA OKUL KUTLAMALARI VE ŞİİRLER NASILDI?</h2>

<p>Stadyum gösterilerinde görev almayan veya daha küçük yaş grubundaki öğrenciler için de okulların bahçesinde büyük bir coşku hakimdi. Siyah önlükler ve beyaz yakalıkların üzerine özenle takılan kırmızı kurdeleler, o dönemin en masum bayramlıklarıydı. Okul bahçesi, sınıfların pencereleri ve koridorlar baştan aşağıya kırmızı beyaz kağıt bayraklar, fenerler ve balonlarla süslenirdi.</p>

<p><img alt="S 762Ee9Ed9022Ff733Fb0Cadb4E53B50Be5441Bde" class="detail-photo img-fluid" height="774" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/s-762ee9ed9022ff733fb0cadb4e53b50be5441bde.jpg" width="1200" /></p>

<p>Öğrenciler haftalar öncesinden ezberledikleri 23 Nisan şiirlerini mikrofonda büyük bir heyecanla okurdu. Sesin cızırtılı hoparlörlerden tüm mahalleye yayıldığı okul bahçesinde veliler, çocuklarının bu gurur dolu anlarını o dönemin filmli fotoğraf makineleriyle ölümsüzleştirmeye çalışırdı. Şiirlerin ve halk oyunları gösterilerinin ardından başlayan çuval yarışı, halat çekme, kaşıkta yumurta taşıma ve sandalye kapmaca gibi geleneksel yarışmalar, 23 Nisan kutlamalarının okul bahçesindeki vazgeçilmez eğlenceleri arasında yer alırdı.</p>

<p><img alt="S 89Fc8157C944461A152808209A1Ed1B5Ed9C4033" class="detail-photo img-fluid" height="789" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/s-89fc8157c944461a152808209a1ed1b5ed9c4033.jpg" width="1200" /></p>

<h2>TRT ULUSLARARASI 23 NİSAN ÇOCUK ŞENLİĞİ NASIL GEÇERDİ?</h2>

<p>Eski 23 Nisan kutlamaları denildiğinde ekran başındaki milyonların aklına gelen bir diğer unutulmaz detay ise TRT tarafından düzenlenen Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği'dir. 1979 yılında kutlanmaya başlanan bu şenlik, dünyanın dört bir yanından gelen çocukların Türkiye'de ağırlanmasıyla bayrama uluslararası bir boyut kazandırırdı.</p>

<p><img alt="S Add021D7F385De14960B09886808Dc5487Bc0C12" class="detail-photo img-fluid" height="793" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/s-add021d7f385de14960b09886808dc5487bc0c12.jpg" width="1200" /></p>

<p>Farklı ülkelerden, farklı dillerden gelen yabancı çocuklar, Türk ailelerin evlerinde misafir edilir ve arada hiçbir dil bağı olmamasına rağmen kültürler arası güçlü, samimi bağlar kurulurdu. Kendi ülkelerinin geleneksel kıyafetlerini giyen dünya çocukları, TRT ekranlarından gün boyu canlı yayınlanan gala programlarında yöresel danslarını sergilerdi. Televizyondaki bu renkli görüntüler, evde oturan ve bayramı ekran başından takip eden çocuklar için o günü tam anlamıyla bir dünya festivaline çevirirdi.</p>

<p><img alt="S 6498Eb9F0B7853002Ba000Ff6D470809Cbcf3B38" class="detail-photo img-fluid" height="848" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/s-6498eb9f0b7853002ba000ff6d470809cbcf3b38.jpg" width="1200" /></p>

<h2>ESKİ 23 NİSAN KUTLAMALARI NEDEN UNUTULAMIYOR?</h2>

<p>Günümüzde bayram kutlamaları daha çok salon etkinlikleri, kapalı spor salonları veya dijital platformlar üzerinden sembolik törenlerle gerçekleşirken, eski 23 Nisan kutlamaları kolektif bir ruhu ve mahalle kültürünü yansıtıyordu. Aylarca süren emeğin, sıcakta veya yağmurda yapılan provaların ardından binlerce kişi önünde sergilenmesi, o dönemin çocuklarına büyük bir aidiyet duygusu ve özgüven aşılardı.</p>

<p><img alt="S 508C702441C6F1Cc221E64D9681Fbd04Aa509C50" class="detail-photo img-fluid" height="934" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/s-508c702441c6f1cc221e64d9681fbd04aa509c50.jpg" width="1200" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknolojinin ve bireyselleşmenin henüz hayatın merkezinde olmadığı o yıllarda, bayramlar insanların bir araya geldiği, meydanların dolup taştığı, sosyalleştiği ve milli duyguları en üst perdeden paylaştığı kıymetli zamanlardı. Bu nedenle, bugün albümlerden çıkan eski 23 Nisan fotoğrafları sadece geçmişe duyulan basit bir nostaljiyi değil, aynı zamanda o dönemin saf, coşkulu ve içten dayanışma ruhunu da temsil etmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>TURKİNFORM MEDYA HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/eski-23-nisan-kutlamalari-nasildi-stadyum-gosterileri-ve-o-coskulu-bayramlar-nasil-gecerdi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 23:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/s-0bc60a2d2ce20680b14b93decd522affd9fd9bd5.jpg" type="image/jpeg" length="65822"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda ne oldu, Atatürk bu bayramı neden armağan etti?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayraminda-ne-oldu-ataturk-bu-bayrami-neden-armagan-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayraminda-ne-oldu-ataturk-bu-bayrami-neden-armagan-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM'nin açılış yıl dönümü olan 23 Nisan, Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilen ilk ve tek bayramdır. Türk milletinin egemenliğini eline aldığı bu anlamlı gün, her yıl milli iradenin ve çocukların ortak coşkusuyla kutlanıyor. Peki, egemenliğin kayıtsız şartsız millete verildiği 23 Nisan 1920'de neler yaşandı ve bu tarihi gün nasıl çocuk bayramına dönüştü? Detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde yürütülen Kurtuluş Savaşı'nın en önemli dönüm noktalarından biri olan 23 Nisan 1920, Türk milletinin kendi kaderini tayin etme hakkını eline aldığı gündür. Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla birlikte, "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesi devlet yönetiminin temel felsefesi haline gelmiştir.</p>

<p><img alt="23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı" class="detail-photo img-fluid" height="1731" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami.jpg" width="2560" /></p>

<p>Saltanatın ve işgal kuvvetlerinin baskısına karşı Anadolu'nun bağrından kopan bu meclis, bağımsızlık mücadelesini kurumsal bir yapıya kavuşturmuştur. Bu eşsiz tarih, Atatürk'ün ileri görüşlülüğü sayesinde sadece bir meclis açılışı olarak kalmamış, aynı zamanda savaşın yıkıcı etkilerini derinden hisseden çocuklara adanmış eşsiz bir bayrama evrilerek dünyaya örnek olmuştur.</p>

<p><img alt="23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı 8" class="detail-photo img-fluid" height="466" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-8.jpg" width="750" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>23 NİSAN'DA NE OLDU, NEDEN KUTLANIYOR?</h2>

<p>23 Nisan 1920 tarihi, Türk siyasi ve toplumsal tarihi için kesin bir kırılma noktasıdır. I. Dünya Savaşı'nın ardından Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'un işgal edilmesi ve Mebusan Meclisi'nin dağıtılması üzerine, Mustafa Kemal Paşa'nın çağrısıyla Anadolu'nun dört bir yanından seçilen temsilciler Ankara'da toplanmıştır.</p>

<p>Bu tarihi günde yaşanan temel gelişmeler şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>TBMM'nin Açılışı:</strong> 23 Nisan 1920 Cuma günü, Hacı Bayram Camii'nde kılınan cuma namazının ardından dualarla Birinci Büyük Millet Meclisi açılmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Milli Egemenliğe Geçiş:</strong> Kişisel egemenlikten (saltanat) milli egemenliğe (cumhuriyetin temelleri) geçişin en somut adımı atılmış, kararların artık halkın temsilcileri tarafından alınacağı ilan edilmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kurtuluş Savaşı'nın Yönetimi:</strong> İşgal altındaki toprakları kurtarmak için başlatılan Milli Mücadele, meşru ve hukuki bir zemin üzerinden, bizzat meclis tarafından yönetilmeye başlanmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Hükümetin Kurulması:</strong> "Meclis Hükümeti Sistemi" benimsenerek, yasama ve yürütme yetkileri TBMM'de toplanmış ve bağımsızlık mücadelesine hız verilmiştir.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bugün 23 Nisan'ı kutlamamızın temel nedeni, milletin kendi egemenliğini eline alarak tam bağımsız bir devletin temellerini atması ve bu gururun gelecek nesillere aktarılmak istenmesidir.</p>

<p><img alt="23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı 4" class="detail-photo img-fluid" height="476" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-4.jpg" width="750" /></p>

<h2>23 NİSAN İLK KEZ NE ZAMAN ÇOCUK BAYRAMI OLARAK KUTLANDI?</h2>

<p>23 Nisan'ın bir çocuk bayramı olarak kutlanması, zaman içinde şekillenen oldukça anlamlı bir tarihsel sürece dayanmaktadır. TBMM'nin açıldığı tarih, ilk olarak 1921 yılında çıkarılan bir kanunla "23 Nisan Millî Bayramı" adıyla Türkiye'nin ilk milli bayramı olarak kabul edilmiştir.</p>

<p>Bu kutlamaların çocuk bayramına dönüşme süreci ise şu aşamalardan geçmiştir:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Himaye-i Etfal Cemiyeti'nin (Çocuk Esirgeme Kurumu) Rolü:</strong> Kurtuluş Savaşı yıllarında çok sayıda çocuk yetim ve öksüz kalmıştı. Himaye-i Etfal Cemiyeti, 1923 yılından itibaren 23 Nisan kutlamalarında bu yetim çocuklara yardım toplamaya başladı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>1927 Yılı ve İlk Resmi Kutlama:</strong> Kurumun çabaları ve Mustafa Kemal Atatürk'ün onayıyla, 23 Nisan 1927 tarihinde bu gün ilk kez resmi olarak "Çocuk Bayramı" sıfatıyla kutlanmaya başlandı. Atatürk, o gün kendi makam otomobilini çocuklara tahsis etmiş ve Cumhurbaşkanlığı Bandosu'nun çocuklar için konser vermesini sağlamıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bayramların Birleşmesi:</strong> 1935 yılında çıkarılan bir yasayla, "Hâkimiyet-i Milliye Bayramı" ile resmi olmayan "Çocuk Bayramı" fiilen birleşmiştir. 1981 yılında yapılan yasal düzenleme ile de bayramın adı tam olarak "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" şeklini almıştır.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı 3" class="detail-photo img-fluid" height="481" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-3.jpg" width="750" /></p>

<h2>MUSTAFA KEMAL ATATÜRK BU BAYRAMI NEDEN ÇOCUKLARA ARMAĞAN ETTİ?</h2>

<p>Mustafa Kemal Atatürk'ün 23 Nisan'ı çocuklara armağan etmesinin ardında yatan temel felsefe, kurulan yeni ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin bekasının ancak iyi yetişmiş, bilinçli ve hür düşünen nesillerle sağlanabileceğine olan inancıdır.</p>

<p>Atatürk'ün çocuklara yaklaşımı ve bu bayramı onlara adamasının sebepleri şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Geleceğin Güvencesi:</strong> Atatürk, "Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız." diyerek, çocukları birer birey olarak yüceltmiş ve ülkenin kaderini onların ellerine bırakmıştır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Savaşın İzlerini Silmek:</strong> Sürekli devam eden savaşlar (Balkan Savaşları, I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı) nedeniyle çocukluğunu yaşayamayan, babasını cephede kaybeden yetim ve öksüz çocuklara bir neşe, bir umut kaynağı vermek hedeflenmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Egemenlik Bilinci:</strong> Milli egemenlik kavramının ve bağımsızlık ruhunun daha küçük yaşlardan itibaren çocukların zihnine işlenmesi ve bu değerlerin ömür boyu korunması amaçlanmıştır.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı 7" class="detail-photo img-fluid" height="510" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayrami-7.jpg" width="750" /></p>

<h2>23 NİSAN ULUSLARARASI ÇOCUK BAYRAMI NASIL OLDU?</h2>

<p>Türkiye'nin ulusal sınırları içerisinde başlayan 23 Nisan coşkusu, zamanla sınırları aşarak tüm dünya çocuklarını kucaklayan evrensel bir şenliğe dönüşmüştür. Türkiye, çocuklara özel bir bayram tahsis eden dünyadaki ilk ve tek ülkedir.</p>

<p>Uluslararası boyuta taşınma süreci 1970'lerin sonlarına dayanmaktadır:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>UNESCO Çocuk Yılı:</strong> Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) 1979 yılını "Çocuk Yılı" ilan etmiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği:</strong> UNESCO'nun bu kararının ardından Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT), 1979 yılında ilk "Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği"ni düzenlemiştir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Dünya Çocuklarının Buluşması:</strong> İlk şenliğe 5 ülke katılırken, yıllar içinde bu sayı artmış, her yıl dünyanın dört bir yanından binlerce çocuk, Türk ailelerin misafiri olarak Türkiye'ye gelmeye başlamıştır.</p>
 </li>
</ul>

<p><img alt="23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı'nda Ne Oldu" class=" detail-photo img-fluid" height="486" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayraminda-ne-oldu.jpg" width="864" /></p>

<p>Günümüzde 23 Nisan, farklı dil, din ve ırktan çocukların barış, kardeşlik ve sevgi mesajları etrafında kenetlendiği, dünya barışına katkı sağlayan devasa bir organizasyon olarak global çapta kabul görmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayraminda-ne-oldu-ataturk-bu-bayrami-neden-armagan-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/23-nisan-ulusal-egemenlik-ve-cocuk-bayraminda-ne-oldu-ataturk-bu-bayrami-neden-armagan-etti.webp" type="image/jpeg" length="71836"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[20 Nisan Hz. Muhammed'in (s.a.v.) doğum günü mü, Mevlid Kandili nedir ve bu özel gecede hangi ibadetler yapılır?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/20-nisan-hz-muhammedin-sav-dogum-gunu-mu-mevlid-kandili-nedir-ve-bu-ozel-gecede-hangi-ibadetler-yapilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/20-nisan-hz-muhammedin-sav-dogum-gunu-mu-mevlid-kandili-nedir-ve-bu-ozel-gecede-hangi-ibadetler-yapilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İslam dünyasında "doğum zamanı" anlamına gelen ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) dünyaya teşrif ettiği 20 Nisan (12 Rebiülevvel), tüm inananlar tarafından büyük bir manevi coşku ve dualarla idrak ediliyor. Miladi takvime göre 571 yılının 20 Nisan gününe denk gelen bu kutlu doğum, geçmişte Kutlu Doğum Haftası olarak anılırken günümüzde Mevlid Kandili'nin o eşsiz manevi ruhunu da içerisinde barındırmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.v.) dünyaya gelişi, İslamiyet'te insanlığın cehalet karanlığından hidayet nuruna kavuştuğu en büyük dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Hicri takvime göre Rebiülevvel ayının 12. gecesine denk gelen Mevlid Kandili, asırlardır Müslümanlar tarafından büyük bir hürmet, sevgi ve huşu içinde kutlanmaktadır. Tarihsel araştırmalar ve astronomik hesaplamalar sonucunda, bu kutlu gecenin miladi takvimde 20 Nisan 571 tarihine denk düştüğü saptanmıştır. Bu nedenle 20 Nisan tarihi, özellikle ülkemizde uzun yıllar boyunca "Kutlu Doğum Haftası" etkinliklerinin merkezi olmuş ve peygamber sevgisinin gönüllerde yeniden filizlenmesine vesile olmuştur. Günümüzde dini günler Hicri takvime göre idrak edilmeye devam etse de, 20 Nisan tarihi Hz. Muhammed'in (s.a.v.) hayatını, yüce ahlakını ve insanlığa getirdiği evrensel barış mesajlarını anlamak, hatırlamak ve yaşatmak için çok kıymetli bir zaman dilimi olmayı sürdürmektedir.</p>

<h2>20 NİSAN MEVLİD KANDİLİ VE KUTLU DOĞUM'UN ÖNEMİ NEDİR?</h2>

<p>Mevlid Kandili, kelime anlamı itibarıyla "doğum zamanı, doğuş" demektir ve alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber Hz. Muhammed'in (s.a.v.) Mekke'de dünyaya gelişini ifade eder. Bu gece sıradan bir doğum yıldönümü değil; şefkat, merhamet, adalet ve tevhid inancının yeryüzüne inmeye başladığı mukaddes bir milattır. Diyanet İşleri Başkanlığı ve İslam alimlerinin de her fırsatta vurguladığı üzere, bu geceyi layıkıyla anmak, sadece ibadet etmekle değil, Peygamber Efendimiz'in güzel ahlakını (Sünnet-i Seniyye) hayatın her alanında örnek almakla mümkündür.</p>

<p>20 Nisan tarihi ise, Türkiye'de 1989 yılında başlatılan ve uzun yıllar nisan ayında büyük bir katılımla idrak edilen Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinin sembolik tarihidir. Baharın gelişiyle doğanın uyanışının, kalplerdeki peygamber sevgisinin uyanışıyla bağdaştırıldığı bu dönemde; paneller, konferanslar, gül dağıtımları ve mevlid programlarıyla Hz. Peygamber'in mesajı tüm topluma aktarılmıştır. Bugün Diyanet takvimine göre Mevlid-i Nebi haftası Hicri takvime endekslenmiş olsa da, 20 Nisan miladi doğum günü olarak hafızalardaki ve kalplerdeki o özel yerini korumaktadır.</p>

<h2>PEYGAMBER EFENDİMİZ HZ. MUHAMMED (S.A.V.) NE ZAMAN DOĞDU?</h2>

<p>İslam tarihi kaynaklarına ve ünlü Mısırlı astronom Mahmud Paşa el-Felekî'nin yaptığı detaylı matematiksel ve astronomik hesaplamalara göre, Hz. Muhammed (s.a.v.) Fil Vakası'nın yaşandığı yıl, Hicri takvime göre Rebiülevvel ayının 12. gününde, bir pazartesi sabahı Mekke'de dünyaya gelmiştir. Bu tarih, miladi takvime uyarlandığında 20 Nisan 571 (bazı tarihi kaynaklara göre 570) yılına denk düşmektedir.</p>

<p>Peygamber Efendimiz'in doğduğu ev, bugün Mekke'de "Mevlid-i Nebi" olarak bilinmekte olup, hac ve umre ziyaretlerinde dünyanın dört bir yanından gelen Müslümanlar tarafından dualarla ziyaret edilmektedir. İslami kaynaklarda, O'nun doğduğu gece dünyada pek çok olağanüstü hadisenin (irhasat) gerçekleştiği rivayet edilir. İran'daki Kisra Sarayı'nın sütunlarının yıkılması, Mecusilerin bin yıldır hiç sönmeden yanan ateşinin aniden sönmesi ve Save Gölü'nün kuruması gibi tarihi olaylar, şirkin ve zulmün sona erip, tevhid inancının ve adaletin tüm dünyaya hakim olacağının evrensel müjdecisi olarak yorumlanmaktadır.</p>

<h2>MEVLİD KANDİLİ'NDE HANGİ İBADETLER YAPILMALIDIR?</h2>

<p>Bu mübarek zaman dilimini ihya etmek isteyen inananlar için Kur'an ve Sünnet'te belirtilmiş özel, farz kılınan bir ibadet şekli bulunmamaktadır. Ancak İslam alimleri, bu gecenin eşsiz manevi atmosferinden ve bereketinden en üst düzeyde faydalanabilmek için bazı önemli tavsiyelerde bulunmuşlardır. 20 Nisan ve Mevlid Kandili gecelerinde yapılabilecek başlıca ibadetler şunlardır:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kur'an-ı Kerim Okumak ve Tefekkür Etmek:</strong> Gecenin feyzinden ve nurundan yararlanmak için bol bol Kur'an-ı Kerim okunmalı, meali incelenerek Allah'ın ayetleri üzerinde derinlemesine tefekkür edilmelidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Salavat Getirmek:</strong> Peygamber Efendimiz'e (s.a.v.) duyulan sevgi, saygı ve bağlılığı ifade eden salavat-ı şerifeler sıkça okunmalıdır. ("Allahümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed" gibi.)</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kaza ve Nafile Namazları Kılmak:</strong> Kişinin üzerinde geçmişten kalan kaza namazları varsa öncelikle bunlar eda edilmelidir. Ayrıca bu geceye özel nafile namazlar, tesbih namazı ve teheccüd namazı kılınarak Allah'tan af ve mağfiret dilenmelidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Tövbe ve İstiğfar Etmek:</strong> İnsani zayıflıklarla işlenen günahların bağışlanması için samimi, gözyaşıyla yoğrulmuş bir kalple nasuh tövbesi edilmeli ve bolca istiğfar çekilmelidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sadaka Vermek ve Yardımlaşmak:</strong> İhtiyaç sahiplerini bulup sevindirmek, yetimlerin başını okşamak, yoksullara maddi-manevi destek olmak Peygamberimizin en hassas olduğu sünnetlerindendir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mevlid-i Şerif Dinlemek:</strong> Süleyman Çelebi'nin kaleme aldığı ve yüzyıllardır Türk-İslam kültüründe camilerde yankılanan Vesîletü'n-Necât (Mevlid) eserini dinlemek, bu gecenin ruhuna uygun, kalpleri yumuşatan en güzel geleneklerimizden biridir.</p>
 </li>
</ul>

<h2>BU ÖZEL GECEDE NASIL DUA EDİLİR?</h2>

<p>Mevlid Kandili ve 20 Nisan gibi maneviyatı yüksek, rahmet kapılarının sonuna kadar açık olduğu bildirilen günlerde edilen duaların Allah katında geri çevrilmeyeceği müjdelenmiştir. Dua ederken öncelikle Allah'a hamd ve şükür etmek, ardından Hz. Muhammed'e (s.a.v.) salat ve selam getirmek duanın kabul olma adabındandır.</p>

<p>Kişi, kendi kelimeleriyle içinden geldiği gibi dua edebileceği gibi; "Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola, hidayete ilet. Bize dünyada da ahirette de iyilik ve güzellikler ver, bizi cehennem azabından koru. Bizleri Peygamber Efendimiz'in şefaatine nail eyle, O'nun üstün ahlakıyla ahlaklanmayı, sünnetini hakkıyla yaşamayı bizlere ve neslimize nasip et" şeklinde içtenlikle yakarışta bulunabilir. Ayrıca sadece kişinin kendisi için değil; anne, baba, akrabalar, hastalar, dertliler ve zulüm gören tüm İslam alemi için de topluca dua edilmesi, inananlar arasındaki kardeşlik, birlik ve beraberlik şuurunun pekişmesine vesile olacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>TURKİNFORM MEDYA HABER MERKEZİ</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/20-nisan-hz-muhammedin-sav-dogum-gunu-mu-mevlid-kandili-nedir-ve-bu-ozel-gecede-hangi-ibadetler-yapilir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 00:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/20-nisan-hz-muhammedin-sav-dogum-gunu-mu.jpg" type="image/jpeg" length="25031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1 Nisan nasıl ortaya çıktı? 1 Nisan neden 'Şaka Günü' ilan edildi?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/1-nisan-nasil-ortaya-cikti-1-nisan-neden-saka-gunu-ilan-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/1-nisan-nasil-ortaya-cikti-1-nisan-neden-saka-gunu-ilan-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1 Nisan’ın kökeni nereden geliyor, gerçekten şaka günü mü? Endülüs iddialarından Fransa’daki takvim değişikliğine, Orta Çağ İngilteresi’nden antik bahar festivallerine kadar 1 Nisan’ın ortaya çıkışına dair öne çıkan tüm teoriler ve merak edilen detayları sizin için derledik…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1 Nisan, dünyanın birçok ülkesinde şakalarla anılan bir gün olarak biliniyor. Her yıl bu tarihte yapılan şakalarla birlikte 1 Nisan’ın kökeni yeniden merak ediliyor. Tarihçiler, 1 Nisan’ın ortaya çıkışıyla ilgili kesin bir görüşte birleşemiyor. Endülüs’te yaşanan olaylar, Fransa’daki takvim değişikliği, Orta Çağ İngilteresi ve eski bahar festivalleri 1 Nisan geleneğinin ortaya çıkışıyla ilişkilendirilen başlıca teoriler arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>1 NİSAN NASIL ORTAYA ÇIKTI?</h2>

<p>1 Nisan’ın ortaya çıkışına dair anlatımlardan biri 15. yüzyılın sonlarında Endülüs’te yaşanan olaylara dayanıyor. Bu anlatıma göre, Endülüs Müslümanlarının son kalesi olan Gırnata kuşatma altına alındı. Kuşatmanın uzaması üzerine komutanın teslim olmaları halinde zarar verilmeyeceğine dair güvence verdiği ve kalenin bu şekilde teslim edildiği aktarılıyor.</p>

<p>Anlatımlara göre teslimiyetin ardından 1 Nisan sabahı verilen sözlerin geçersiz sayıldığı ve saldırı emri verildiği ifade ediliyor. Bu olaydan sonra 1 Nisan’ın "hile günü" olarak anılmaya başlandığına dair rivayetler bulunuyor.</p>

<h2>1 NİSAN ŞAKA GÜNÜ FRANSA'DA MI BAŞLADI?</h2>

<p>1 Nisan’ın kökenine ilişkin bir diğer görüş Fransa’daki takvim değişikliğine dayanıyor. 1564 yılında Fransa Kralı IX. Charles yılbaşını resmî olarak 1 Ocak’a taşıdı. Ancak bu değişiklik kısa sürede herkes tarafından benimsenmedi.</p>

<p>Eski takvime göre Mart sonu ve Nisan başında kutlama yapmaya devam eden kişiler zamanla "Nisan aptalları" olarak anılmaya başlandı. Bu durum zamanla şaka yapılması geleneğine dönüştü ve 1 Nisan’ın şaka günü olarak yayılmasına neden oldu.</p>

<h2>1 NİSAN ŞAKASI ORTA ÇAĞ İNGİLTERE'SİNE Mİ DAYANIYOR?</h2>

<p>Bazı araştırmalara göre 1 Nisan geleneği Orta Çağ İngilteresi’ne kadar uzanıyor. 1390 yılında İngiliz şair Geoffrey Chaucer’in bir eserinde geçen hikâyede şaka yapılmasıyla ilgili anlatım yer alıyor. Hikâyede Mart ayının başından 32 gün sonra gerçekleşen olayların 1 Nisan’a denk geldiği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu durum, 1 Nisan şakalarının Orta Çağ döneminde ortaya çıkmış olabileceğine dair görüşleri güçlendiriyor.</p>

<h2>1 NİSAN ESKİ BAHAR FESTİVALLERİNDEN Mİ GELİYOR?</h2>

<p>Bazı araştırmalar ise 1 Nisan geleneğinin daha eski bahar kutlamalarına dayandığını gösteriyor. Antik Roma’da düzenlenen Hilaria festivali, baharın gelişini kutlamak için şaka ve eğlence içeriyordu. Ayrıca Hindu kültüründeki Holi festivali ve Nevruz sonrası kutlanan Sizdah Bedar gibi geleneklerde de şaka ve eğlence yer alıyor.</p>

<p>Bu festivallerin 1 Nisan geleneğine ilham verdiği düşünülüyor.</p>

<h2>1 NİSAN NEDEN ŞAKA GÜNÜ OLARAK KUTLANIYOR?</h2>

<p>1 Nisan’ın kökeniyle ilgili farklı teoriler bulunsa da günümüzde bu tarih zararsız şakaların yapıldığı bir gün olarak kabul ediliyor. Dünyanın birçok ülkesinde insanlar 1 Nisan’da birbirlerine şaka yaparak bu geleneği sürdürüyor.</p>

<p>1 Nisan’ın kökeni kesin olarak bilinmese de Endülüs’te yaşanan olaylar, Fransa’daki takvim değişikliği, Orta Çağ İngilteresi ve eski bahar festivalleri bu geleneğin ortaya çıkışıyla ilişkilendiriliyor. Bu nedenle 1 Nisan, farklı kültürlerin etkisiyle oluşmuş bir şaka günü olarak kabul ediliyor.</p>

<p>1 Nisan’ın kökeni hakkında farklı teoriler bulunurken, bu tarih günümüzde dünya genelinde şakalarla anılan bir gelenek olarak sürdürülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/1-nisan-nasil-ortaya-cikti-1-nisan-neden-saka-gunu-ilan-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/04/iste-bilinmeyen-hikayesi.png" type="image/jpeg" length="18654"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihte Bugün: Dünya Tiyatro Günü!]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/tarihte-bugun-dunya-tiyatro-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/tarihte-bugun-dunya-tiyatro-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[27 Mart’ta kutlanan Dünya Tiyatro Günü, 1961 yılından bu yana sahne sanatlarının tanıtılması ve uluslararası kültürel etkileşimin artırılması amacıyla dünya genelinde çeşitli etkinliklerle anılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>27 Mart tarihinde her yıl kutlanan Dünya Tiyatro Günü, sahne sanatlarının tarihsel gelişimi ve uluslararası boyutu açısından önemli günlerden biri olarak öne çıkıyor. 1961 yılında Uluslararası Tiyatro Enstitüsü tarafından ilan edilen bu özel gün, farklı ülkelerde tiyatro topluluklarının düzenlediği etkinliklerle anılıyor.</p>

<h2><img alt="3859C4F2C49F4576935C3F65043D3808" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/3859c4f2c49f4576935c3f65043d3808.jpg" width="1200" /></h2>

<h2>DÜNYA TİYATRO GÜNÜ NEDİR?</h2>

<p>Dünya Tiyatro Günü, tiyatro sanatının tanıtılması ve yaygınlaştırılması amacıyla oluşturulan uluslararası bir gündür. Uluslararası Tiyatro Enstitüsü (International Theatre Institute - ITI) tarafından ilan edilen bu gün, tiyatro sanatçıları ile izleyiciler arasında bağ kurulmasını hedefleyen etkinliklerle kutlanmaktadır.</p>

<h2><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 03 27 101953" class="detail-photo img-fluid" height="705" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-27-101953.png" width="921" /></h2>

<h2>DÜNYA TİYATRO GÜNÜ NE ZAMANDAN BERİ KUTLANIYOR?</h2>

<p>Dünya Tiyatro Günü, 1961 yılında kabul edilmesinin ardından her yıl 27 Mart tarihinde düzenli olarak kutlanmaktadır. İlk kutlamalar 1962 yılında gerçekleştirilmiş ve bu tarihten itibaren gün, dünya genelinde yaygın şekilde anılmaya başlanmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Ekran Görüntüsü 2026 03 27 102253" class="detail-photo img-fluid" height="701" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-27-102253.png" width="1250" /></h2>

<h2>DÜNYA TİYATRO GÜNÜ NEDEN 27 MART’TA KUTLANIYOR?</h2>

<p>27 Mart tarihi, Paris’te düzenlenen Uluslar Tiyatrosu etkinliğinin açılış günüyle bağlantılı olarak belirlenmiştir. Kabul edilmesinin ardından bu tarih, ITI merkezleri tarafından uluslararası düzeyde kutlama günü olarak benimsenmiştir.</p>

<h2>DÜNYA TİYATRO GÜNÜNDE HANGİ ETKİNLİKLER YAPILIYOR?</h2>

<p>Bu kapsamda dünya genelinde tiyatro gösterileri, paneller, atölyeler ve çeşitli kültürel etkinlikler düzenlenmektedir. Günün öne çıkan uygulamalarından biri de her yıl bir tiyatro sanatçısı tarafından kaleme alınan uluslararası bildirgenin yayımlanmasıdır. Bu metin farklı dillere çevrilerek sahnelerde ve çeşitli mecralarda paylaşılmaktadır.</p>

<h2>DÜNYA TİYATRO GÜNÜNÜN AMACI NEDİR?</h2>

<p>Uluslararası Tiyatro Enstitüsü tarafından belirlenen hedefler doğrultusunda, sahne sanatları alanında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, sanatsal üretimin desteklenmesi ve kültürler arası etkileşimin güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Aynı zamanda bu gün kapsamında tiyatro aracılığıyla toplumlar arasında iletişimin geliştirilmesi hedeflenmektedir.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/tarihte-bugun-dunya-tiyatro-gunu</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-27-at-101422.jpeg" type="image/jpeg" length="82653"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep Havalimanı'nda umre yolcuları arasında tekme tokatlı kavga ve arbede]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/gaziantep-havalimaninda-umre-yolculari-arasinda-tekme-tokatli-kavga-ve-arbede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/gaziantep-havalimaninda-umre-yolculari-arasinda-tekme-tokatli-kavga-ve-arbede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Havalimanı giden yolcu terminalinde, umreye giden iki grup arasında başlayan sözlü tartışma tekme tokatlı kavgaya dönüştü. Yüzlerce kişinin bulunduğu salonda yaşanan arbede nedeniyle havalimanında panik yaşanırken, olayda çok sayıda kişi hafif şekilde yaralandı. Güvenlik güçlerinin müdahalesiyle sonlandırılan kavganın ardından geniş çaplı soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Olay,  Gaziantep Havalimanı'nın giden yolcu bölümünde meydana geldi. Umre yapmak üzere havalimanına gelen vatandaşlar ile onları uğurlamaya gelen yakınlarının oluşturduğu yoğunluk içerisinde, iki grup arasında henüz bilinmeyen bir nedenle sözlü tartışma başladı. Başlangıçta sözlü atışma olarak ilerleyen gerginlik, kısa sürede büyüyerek kargaşaya ve fiziksel kavgaya dönüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>YÜZLERCE YOLCUNUN BULUNDUĞU SALONDA SANDALYELER FIRLATILDI</h2>

<p>Tartışmanın alevlenmesiyle birlikte iki grup birbirine girdi. Yüzlerce yolcunun bulunduğu salonda yaşanan kavgada sandalyeler fırlatıldı ve terminal içerisinde büyük bir arbede meydana geldi. O anlar, havalimanında bulunan vatandaşların cep telefonu kameraları ile güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Çocukların ve yaşlıların yoğunlukta olduğu bölgede kavganın büyümesi üzerine diğer yolcuların güvenli alanlara geçmeye çalıştığı görüldü.</p>

<h2>GÜVENLİK GÜÇLERİ BİRBİRİNE GİREN GRUPLARI AYIRMAKTA ZORLANDI</h2>

<p>Kavganın büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda havalimanı güvenlik görevlisi ve polis ekibi sevk edildi. Ekipler, birbirine giren grupları ayırmakta zorlanırken, arbede güvenlik güçlerinin müdahalesiyle yatıştırıldı. Meydana gelen olayda, her iki gruptan da çok sayıda kişinin aldığı darbeler neticesinde hafif şekilde yaralandığı belirlendi. Yaralılara olay yerinde bekletilen sağlık ekipleri tarafından müdahale edildi.</p>

<h2>HAVALİMANINDAKİ OPERASYONLAR AKSADI VE ADLİ SÜREÇ BAŞLATILDI</h2>

<p>Yaşanan kavga nedeniyle havalimanındaki operasyonlar kısa süreliğine kesintiye uğrarken, terminalde güvenlik önlemleri artırıldı. Gaziantep Emniyet Müdürlüğü, meydana gelen olayla ilgili inceleme başlattı. Güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye alan emniyet ekipleri, kavgaya karışan şahısların kimliklerini tespit ederek ifadelerine başvurmak üzere polis merkezine götürdü. Olayın çıkış sebebi ve sorumlularla ilgili başlatılan adli sürecin devam ettiği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/gaziantep-havalimaninda-umre-yolculari-arasinda-tekme-tokatli-kavga-ve-arbede</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/imgi-37-5-zu-rd08x-cm-r6-eda0.jpg" type="image/jpeg" length="22151"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir Milletin direniş sesi: 12 Mart İstiklal Marşı'nın kabulü]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/bir-milletin-direnis-sesi-12-mart-istiklal-marsinin-kabulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/bir-milletin-direnis-sesi-12-mart-istiklal-marsinin-kabulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[12 Mart 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen İstiklal Marşı nasıl yazıldı? Mehmet Akif Ersoy marş yarışmasına neden katılmadı ve kabul sürecinde hangi gelişmeler yaşandı? Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin simgesi olan marşın kabul hikayesi ve o günlerin ayrıntıları…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 12 Mart 1921 tarihinde kabul edilen İstiklal Marşı, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy'un kaleme aldığı dizelerle Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin sembollerinden biri olarak tarihe geçti. Kurtuluş Savaşı'nın en zorlu günlerinde halkın ve ordunun moralini güçlendirmek amacıyla başlatılan süreçte yazılan marş, kabul edildiği günden bu yana dizeleriyle ve Mehmet Akif Ersoy'un <i><strong>“Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” </strong></i>sözleriyle hafızalardaki yerini koruyor.</p>

<p><img alt="Istiklal Marşı-1" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/istiklal-marsi-1.webp" width="750" /></p>

<h2>İSTİKLAL MARŞI İÇİN GAZETELERDE DUYURU YAPILDI</h2>

<p>23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasının ardından Anadolu'nun büyük bölümü işgal altındaydı. Ankara'da yeni bir ordu kurulmaya çalışılırken Mondros Ateşkes Antlaşması hükümleri gereğince Osmanlı ordusu terhis edilmişti. Düzenli ordu kurulması sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaşılırken, Meclis hükümeti askeri mücadelenin yanında moral gücünü artıracak çalışmalara da ağırlık verdi.</p>

<p>Bu süreçte gazeteler, dergiler, mitingler ve camilerde verilen vaazlarla halkın işgale karşı birlik içinde olması çağrıları yapılırken, bir milli marş yazılması fikri gündeme geldi. Dönemin Maarif Vekili Rıza Nur, hatıralarında milli marş yarışmasını kendisinin başlattığını belirterek, güfte ve beste için maddi ödül konulacağını açıkladığını ifade etti.</p>

<p>Gazetelerde yayımlanan ilanlarda şairlere seslenilerek milletin bağımsızlık mücadelesini anlatacak bir marş yazılması için yarışma açıldığı duyuruldu. Yarışma kapsamında kabul edilen eserin güftesine 500 lira ödül verileceği, ayrıca beste için ayrı bir yarışma düzenleneceği bildirildi. Başvuruların Ankara'da Büyük Millet Meclisi Maarif Vekaletine yapılacağı açıklandı.</p>

<p></p>

<h2>MEHMET AKİF ERSOY MARŞ YAZMA KONUSUNDA İKNA EDİLDİ </h2>

<p>Şiirlerin teslim edilmesi için belirlenen 23 Aralık 1920 tarihinden sonra Maarif Vekaleti gönderilen eserleri incelemeye aldı. Ancak gönderilen şiirler arasında milli marş olarak kabul edilebilecek bir eser bulunamadı.</p>

<p>Maarif Vekili Hamdullah Suphi, Mehmet Akif Ersoy'un yarışmaya ödül konulması nedeniyle katılmadığını öğrenince şaire bir mektup gönderdi. Mektupta, marşın yazılması için gerekli şartların sağlanabileceği belirtilerek Mehmet Akif'in yarışmaya katılması istendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>5 Şubat 1921 tarihli mektupta şu ifadeler yer aldı:</p>

<p>"Pek aziz ve muhterem efendim;<br />
İstiklâl Marşı için açılan müsabakaya, iştirak buyurmamalarındaki sebebin izalesi için pek çok tedbirler vardır. Zat-ı üstadanelerinin matlup şiiri vücuda getirmeleri, maksadın husulü için son çare olarak kalmıştır. Asil endişenizin icap ettirdiği ne varsa hepsini yaparız. Memleketi bu müessir telkin ve tehyiç vasıtasından mahrum bırakmamanızı rica ve bu vesile ile en derin hürmet ve muhabbetimi arz ve tekrar eylerim efendim."</p>

<p>O dönemde Burdur milletvekili olan Mehmet Akif Ersoy, mektubun ardından İstiklal Marşı'nı yazmayı kabul etti.</p>

<h2>ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNİ YAZDI</h2>

<p>Mehmet Akif Ersoy, edebiyat hayatına genç yaşlarda başladı. Meşrutiyet'in ilan edilmesinin ardından Darülfunun'da edebiyat müderrisliği yaptı ve şiirlerini Sebilürreşat dergisinde yayımlamaya başladı. 1911 yılında yayımlanan Safahat adlı eseriyle tanınan Ersoy'un sonraki yıllarda Süleymaniye Kürsüsünde, Hakkın Sesleri, Fatih Kürsüsünde ve Hatıralar adlı kitapları yayımlandı.</p>

<p>1915 yılında Almanya'nın daveti üzerine Osmanlı Hükümeti tarafından Almanya'ya gönderilen Mehmet Akif Ersoy, burada bulunduğu sırada Çanakkale Şehitlerine adlı şiirini kaleme aldı. Şiirlerinde imparatorluğun kaybettiği topraklara değinen Ersoy, milleti birlik içinde hareket etmeye çağıran dizelere yer verdi.</p>

<p>1920 yılında Balıkesir'e giderek Kuvayi Milliye hareketinin yürütüldüğü bölgelerde konuşmalar yapan Ersoy, halkı işgale karşı direnişe çağırdı. Daha sonra Ankara'ya gelerek Türkiye Büyük Millet Meclisi çalışmalarına katıldı.</p>

<h2>İSTİKLAL MARŞI 12 MART 1921'DE KABUL EDİLDİ </h2>

<p>Mehmet Akif Ersoy, Maarif Vekili Hamdullah Suphi'nin daveti üzerine Ankara'da Tacettin Dergahı'ndaki odasında İstiklal Marşı'nı kaleme aldı. Şiir ilk olarak 17 Şubat 1921 tarihinde Hakimiyeti Milliye ve Sebilürreşat gazetelerinde yayımlandı.</p>

<p>Anadolu'da yayımlanan çeşitli gazetelerde de marşa yer verildi. Açık Söz gazetesi marşı birinci sayfadan yayımlayarak okuyucularına duyurdu.</p>

<p>İstiklal Marşı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılan görüşmelerin ardından 12 Mart 1921 tarihinde milli marş olarak kabul edildi. Mehmet Akif Ersoy, yarışma kapsamında verilen 500 liralık ödülü kabul etmeyerek Darülmesai adlı kuruma bağışladı.</p>

<p><img alt="Mehmet Akif Ersoy-4" class="detail-photo img-fluid" height="560" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/mehmet-akif-ersoy-4.jpg" width="1120" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/bir-milletin-direnis-sesi-12-mart-istiklal-marsinin-kabulu</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/12-mart-istiklal-marsinin-kabulu.png" type="image/jpeg" length="26434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Michael Schumacher kırmızı tulumu ilk kez 30 yıl önce giydi!]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/michael-schumacher-kirmizi-tulumu-ilk-kez-30-yil-once-giydi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/michael-schumacher-kirmizi-tulumu-ilk-kez-30-yil-once-giydi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[30 yıl önce bugün, Michael Schumacher Ferrari ile ilk kez pistte yarışarak bir efsanenin başlangıcını yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>1996 Avustralya Grand Prix’si, Formula 1 tarihine Ferrari ve Michael Schumacher’in efsanevi birlikteliğinin başlangıcı olarak geçti. Almanya doğumlu pilot Michael Schumacher, Ferrari takımına katılarak kırmızı araçla pistte ilk yarışına çıktı. Yarış, Avustralya’nın Melbourne kentindeki Albert Park Pisti’nde yapıldı ve Schumacher’in Ferrari kariyerinin kapılarını araladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Michael Schumacher-2" class="detail-photo img-fluid" height="907" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/michael-schumacher-2.png" width="1361" /></h2>

<h2>SCHUMACHER’İN FERRARI İLE İLK YARIŞI</h2>

<p>30 yıl önce gerçekleşen Avustralya GP’sinde Michael Schumacher, Ferrari’ye geçiş yaparak pistte ilk kez kırmızı renkle boyanmış aracı sürdü. Yarış boyunca gösterdiği performans, Ferrari’nin yeniden yükseliş sürecinin başlangıcına işaret etti.</p>

<h2>FERRARI’NİN YENİ DÖNEMİ BAŞLIYOR</h2>

<p>Schumacher’in katılımıyla Ferrari, teknik ekip ve mühendis kadrosuyla birlikte şampiyonluk hedeflerine odaklandı. Takım, uzun yıllar sürecek başarı döneminin temellerini bu yarışta attı.</p>

<p>Avustralya GP, Ferrari ve Michael Schumacher’in efsanevi yolculuğunun ilk adımı olarak tarihe geçti ve Formula 1 tarihindeki önemli dönüm noktalarından biri olarak kayıtlara geçti.  Schumacher, 2000 yılından 2004 yılına kadar Ferrari ile 5 kez arka arkaya sürücüler şampiyonu oldu ve takım da bu yıllarda takımlar şampiyonluğunu kazandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Spor, Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/michael-schumacher-kirmizi-tulumu-ilk-kez-30-yil-once-giydi</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/michael-schumacher-1st-positio.jpg" type="image/jpeg" length="90738"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[8 Mart Dünya Kadınlar Günü nasıl ortaya çıktı, ilk ne zaman kutlandı? İşte 8 Mart Kadınlar Günü'nün tarihçesi]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-nasil-ortaya-cikti-ilk-ne-zaman-kutlandi-iste-8-mart-kadinlar-gununun-tarihcesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-nasil-ortaya-cikti-ilk-ne-zaman-kutlandi-iste-8-mart-kadinlar-gununun-tarihcesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün kökeni hangi tarihi olaylara dayanıyor? Kadın hakları mücadelesinin simgesi haline gelen bu gün ilk ne zaman ortaya çıktı ve Birleşmiş Milletler tarafından nasıl uluslararası gün ilan edildi? 8 Mart’ın tarihsel süreci hakkında her şey haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya genelinde her yıl 8 Mart'ta kutlanan Dünya Kadınlar Günü, kadınların eşit haklar, çalışma koşulları ve toplumsal yaşamda eşit temsil için yürüttüğü mücadelenin sembolü olarak kabul ediliyor. Kadın hakları hareketinin önemli dönüm noktalarıyla şekillenen bu gün, tarihsel süreçte farklı ülkelerde gerçekleşen protestolar, grevler ve uluslararası toplantılar sonucunda ortaya çıktı. Birleşmiş Milletler tarafından da uluslararası gün olarak kabul edilen 8 Mart'ın ortaya çıkış süreci ve tarihsel gelişimi, kadın hakları mücadelesinin önemli aşamalarını içeriyor.</p>

<h2>8 MART'TA NE OLDU?</h2>

<p>8 Mart 1857'de ABD'nin New York kentindeki bir tekstil fabrikasında çalışan kadın işçiler çalışma koşullarını protesto etmek amacıyla greve gitti. Grev sırasında fabrikada çıkan yangın nedeniyle kapıları kilitli olan binadan çıkamayan 120 kadın hayatını kaybetti.</p>

<p>8 Mart 1908'de yine New York'ta çoğunluğu sosyalist kadın işçilerden oluşan bir grup, sendikal haklar ve kadınlara oy hakkı talebiyle miting düzenledi.</p>

<p>1917 yılında Rusya'da çarlık yönetimine karşı başlayan ayaklanmalar sırasında kadınlar protestolar düzenleyerek greve katıldı. O dönemde Rusya'da kullanılan Jülyen takvimine göre 23 Şubat olan bu tarih, Gregoryen takvimine göre 8 Mart'a denk geldi.</p>

<p><img alt="Kadınlar Günü-1" class="detail-photo img-fluid" height="410" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/kadinlar-gunu-1.webp" width="730" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ TARİHÇESİ</h2>

<p>Dünya Kadınlar Günü'nün uluslararası düzeyde resmiyet kazanması 1977 yılında gerçekleşti. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 16 Aralık 1977 tarihinde aldığı kararla, 1917 Şubat Devrimi ile ilişkilendirilen 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını kabul etti.</p>

<p>Türkiye'de Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında Rahime Selimova ve Cemile Nuşirvanova'nın girişimleriyle gündeme geldi. Ancak uzun yıllar kutlanmasına izin verilmedi.</p>

<p>1975 yılında Birleşmiş Milletler tarafından "Kadın On Yılı" ilan edilmesiyle birlikte Dünya Kadınlar Günü kutlamaları yeniden gündeme geldi. Türkiye'de aynı yıl düzenlenen Kadın Yılı Kongresi ile 8 Mart etkinlikleri yeniden yapılmaya başlandı.</p>

<p>12 Eylül 1980 darbesinin ardından askeri yönetim döneminde 8 Mart kutlamaları yasaklandı. 1984 yılında yeniden demokrasiye geçişle birlikte Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri tekrar düzenlenmeye başlandı.</p>

<h2>DÜNYA KADINLAR GÜNÜ NASIL ORTAYA ÇIKTI?</h2>

<p>Dünya Kadınlar Günü'nün tarihçesi 20. yüzyılın başlarına uzanıyor ve kadın hakları mücadelesinin uluslararası düzeyde görünür hale gelmesiyle bağlantılı olarak gelişti.</p>

<p>1908 yılında ABD'nin New York kentinde yaklaşık 15 bin kadın, daha iyi çalışma koşulları ve oy hakkı talepleriyle yürüyüş düzenledi.</p>

<p>1909 yılında ABD Sosyalist Partisi, bu eylemleri anmak amacıyla 28 Şubat tarihini Ulusal Kadınlar Günü olarak ilan etti.</p>

<p>1910 yılında Danimarka'nın Kopenhag kentinde düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı'nda Clara Zetkin'in önerisiyle uluslararası bir kadın günü düzenlenmesi fikri kabul edildi.</p>

<p>1911 yılında Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre'de ilk resmi Uluslararası Kadınlar Günü kutlandı.</p>

<h2>BİRLEŞMİŞ MİLLETLER 8 MART’I NE ZAMAN RESMEN KABUL ETTİ?</h2>

<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde aldığı kararla 8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılmasını kabul etti. Bu kararla birlikte üye ülkelere kadın hakları ve uluslararası barışa katkı sağlayan kadınların rolünü vurgulayan etkinlikler düzenlenmesi çağrısı yapıldı.</p>

<h2>8 MART NEDEN KUTLANIYOR?</h2>

<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların eşit haklara sahip olması, çalışma hayatında ve toplumsal yaşamda fırsat eşitliğinin sağlanması ve kadınların topluma katkılarının görünür hale getirilmesi amacıyla anılıyor.</p>

<h2>8 MART RESMİ TATİL Mİ?</h2>

<p>Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü resmi tatil olarak uygulanmıyor. Ancak bazı ülkelerde resmi tatil veya yarım gün tatil uygulamaları bulunuyor.</p>

<h2>TÜRKİYE’DE 8 MART’TA NELER YAPILIYOR?</h2>

<p>Türkiye'de 8 Mart'ta çeşitli yürüyüşler, paneller, konferanslar, sergiler ve sivil toplum etkinlikleri düzenleniyor. Bu etkinliklerde kadın hakları, toplumsal eşitlik ve kadına yönelik şiddetle mücadele konuları ele alınıyor.</p>

<h2>DÜNYA KADINLAR GÜNÜ’NÜN ÖNEMİ NEDİR?</h2>

<p>Dünya Kadınlar Günü, kadınların eğitim, çalışma hayatı ve toplumsal yaşamda eşit haklara sahip olması konularında farkındalık oluşturulmasına yönelik etkinliklerle anılıyor.</p>

<h2>ATATÜRK KADIN HAKLARI İÇİN HANGİ ADIMLARI ATTI?</h2>

<p>1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile çok eşlilik kaldırıldı ve resmi nikah zorunlu hale getirildi. Kadınlara boşanma ve miras konularında erkeklerle eşit haklar tanındı.</p>

<p>1930 yılında kadınlara belediye seçimlerinde seçme hakkı verildi. 1933 yılında muhtar seçme ve seçilme hakkı tanındı. 1934 yılında yapılan anayasa değişikliği ile kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildi.</p>

<p>Eğitim alanında kız ve erkek çocuklara eşit haklar sağlandı. Kadınların kamu görevlerinde ve farklı meslek alanlarında yer almasının önü açıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/8-mart-dunya-kadinlar-gunu-nasil-ortaya-cikti-ilk-ne-zaman-kutlandi-iste-8-mart-kadinlar-gununun-tarihcesi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/03/bugun-8-mart.png" type="image/jpeg" length="31759"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[28 Şubat darbesi nedir, iktidar kimdi, postmodern darbe ne demek?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/28-subat-darbesi-nedir-iktidar-kimdi-postmodern-darbe-ne-demek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/28-subat-darbesi-nedir-iktidar-kimdi-postmodern-darbe-ne-demek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[28 Şubat 1997’de alınan Millî Güvenlik Kurulu kararlarıyla başlayan süreçte, dönemin Refah Partisi–Doğru Yol Partisi koalisyon hükümeti görevdeydi; süreç, hükümetin istifası ve siyasi gelişmelerle sonuçlandı. “Postmodern darbe” ifadesi ise yönetime doğrudan el konulmadan gerçekleştirilen müdahale biçimini tanımlamak için kullanılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<main id="main" z-index="-1">
<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>28 Şubat 1997’de gerçekleştirilen ve Türkiye siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen süreçte, Millî Güvenlik Kurulu kararlarıyla dönemin hükümetine yönelik bir dizi uygulama hayata geçirildi. 28 Şubat süreci, doğrudan yönetime el konulmadan, siyasi ve bürokratik mekanizmalar üzerinden hükümetin istifasına uzanan gelişmelerle kayıtlara geçti. Süreç, dönemin koalisyon hükümeti ve devlet kurumları arasında yaşanan gerilimle şekillendi.</p>

<h2>28 ŞUBAT DARBESİ NEDİR?</h2>

<p>28 Şubat 1997 tarihinde toplanan Millî Güvenlik Kurulu’nda alınan kararlar doğrultusunda başlayan süreç, Türkiye’de askerî ve sivil bürokrasi ile hükümet arasında yaşanan gelişmeleri kapsıyor. Bu tarihte alınan kararlar, özellikle laiklik vurgusu ve kamu kurumlarında çeşitli düzenlemeler içeren maddelerle gündeme geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Süreçte, hükümet üzerinde artan baskılar sonucunda siyasi gelişmeler hız kazandı. 28 Şubat kararları, Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeler ve kamu kurumlarında yapılan uygulamalarla hayata geçirildi.</p>

<h2><img alt="28Şubat" class=" detail-photo img-fluid" height="487" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/28subat.jpg" width="865" /></h2>

<h2>28 ŞUBAT DÖNEMİNDE İKTİDAR KİMDİ?</h2>

<p>28 Şubat sürecinde iktidarda, Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi’nin oluşturduğu koalisyon hükümeti bulunuyordu. Hükümetin başbakanlığını Necmettin Erbakan yürütürken, başbakan yardımcılığı görevini Tansu Çiller üstleniyordu.</p>

<p>Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi arasında kurulan koalisyon, 1996 yılında göreve başladı. 28 Şubat 1997’de alınan Millî Güvenlik Kurulu kararlarının ardından hükümet ile askerî kanat arasında yaşanan gelişmeler siyasi süreci etkiledi. Necmettin Erbakan, 18 Haziran 1997 tarihinde istifa etti.</p>

<h2>POSTMODERN DARBE NE DEMEK?</h2>

<p>28 Şubat süreci, literatürde “postmodern darbe” olarak adlandırılıyor. Bu ifade, klasik askerî darbelerden farklı olarak yönetime doğrudan el konulmaması, Meclis’in feshedilmemesi ve anayasanın askıya alınmaması gibi unsurları ifade ediyor.</p>

<p>“Postmodern darbe” kavramı, askerî müdahalenin tank ve silahlı birliklerle değil, alınan kararlar, bildiriler ve bürokratik uygulamalar yoluyla gerçekleşmesini tanımlamak için kullanılıyor. Bu süreçte medya, yargı ve bürokrasi üzerinden yürütülen uygulamalar ön plana çıktı.</p>

<h2>28 ŞUBAT SÜRECİNDE HANGİ KARARLAR ALINDI?</h2>

<p>28 Şubat 1997 tarihli Millî Güvenlik Kurulu toplantısında, laiklik ilkesinin korunmasına yönelik çeşitli kararlar alındı. Bu kararlar arasında sekiz yıllık kesintisiz eğitim uygulaması, kamu kurumlarında başörtüsü yasağına ilişkin düzenlemeler ve bazı sivil toplum kuruluşlarına yönelik uygulamalar yer aldı.</p>

<p>Alınan kararlar doğrultusunda eğitim, kamu personeli ve sivil toplum alanında çeşitli değişiklikler yapıldı. Süreç, siyasi partiler ve kamu kurumları açısından geniş kapsamlı sonuçlar doğurdu.</p>

<h2>28 ŞUBAT SÜRECİ NASIL SONUÇLANDI?</h2>

<p>28 Şubat kararlarının ardından yaşanan gelişmeler neticesinde, Refah Partisi hakkında kapatma davası açıldı. Parti, 1998 yılında Anayasa Mahkemesi kararıyla kapatıldı. Süreç sonrasında Türkiye’de erken seçim kararı alındı ve yeni hükümet kuruldu.</p>

<p>28 Şubat süreci, Türkiye siyasi tarihinde askerî müdahale yöntemleri açısından farklı bir örnek olarak yer aldı.</p>
</article>
</main></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/28-subat-darbesi-nedir-iktidar-kimdi-postmodern-darbe-ne-demek</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/28-subat-darbe.jpg" type="image/jpeg" length="60537"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahtiyar Vahapzade kimdir? Azerbaycan'ın özgürlük şairi]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/bahtiyar-vahapzade-kimdir-azerbaycanin-ozgurluk-sairi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/bahtiyar-vahapzade-kimdir-azerbaycanin-ozgurluk-sairi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahtiyar Vahapzade kimdir, nerelidir, hangi eserleri yazmıştır ve neden Azerbaycan edebiyatında bu kadar önemli bir isimdir? Türk dünyasının önde gelen şairlerinden biri olarak kabul edilen Bahtiyar Vahapzade, yalnızca şiirleriyle değil; milli kimlik, dil ve bağımsızlık üzerine fikirleriyle de iz bırakmıştır. İşte Bahtiyar Vahapzade’nin hayatı, eserleri ve edebi mirası...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahtiyar Vahapzade, 16 Ağustos 1925’te Azerbaycan’ın Şeki şehrinde doğdu. Azerbaycan’ın Sovyetler Birliği dönemindeki siyasi ve kültürel atmosferinde yetişen Vahapzade, genç yaşlardan itibaren şiire ilgi duydu. Eğitimini Bakü Devlet Üniversitesi Filoloji Fakültesi’nde tamamladı ve aynı üniversitede akademik kariyer yaptı.</p>

<p>Vahapzade, hem şair hem de akademisyen kimliğiyle tanındı. Uzun yıllar Azerbaycan edebiyatı üzerine dersler verdi ve birçok öğrenci yetiştirdi. 2009 yılında Bakü’de hayatını kaybetti.</p>

<p><img alt="2025 02 111" class="detail-photo img-fluid" height="422" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/2025-02-111.jpg" width="750" /></p>

<h2>BAHTİYAR VAHAPZADE’NİN EDEBİ KİŞİLİĞİ</h2>

<p>Bahtiyar Vahapzade, Azerbaycan edebiyatında milli bilinç, ana dil sevgisi ve bağımsızlık temalarını işleyen önemli bir şairdir. Şiirlerinde Türk dünyasının ortak kültürel değerlerine sıkça vurgu yaptı.</p>

<p>Özellikle Sovyet döneminde yazdığı eserlerde, Azerbaycan kimliğinin korunması ve ana dilin yaşatılması konularına dikkat çekti. Bu nedenle bazı eserleri dönemin resmi ideolojisiyle ters düştü ve eleştirilere maruz kaldı.</p>

<p>Vahapzade’nin şiir dili sade ancak güçlüdür. Halk edebiyatı unsurlarını modern şiir anlayışıyla birleştirdi. Milli romantizm ile çağdaş edebi teknikleri harmanladı.</p>

<h2>“GÜLÜSTAN” ŞİİRİ VE TARİHİ ETKİSİ</h2>

<p>Bahtiyar Vahapzade’nin en çok bilinen eserlerinden biri “Gülüstan” adlı şiiridir. Bu şiir, 1813 yılında imzalanan Gülistan Antlaşması’na gönderme yaparak Azerbaycan topraklarının ikiye bölünmesini eleştirel bir bakışla işler.</p>

<p>“Gülüstan” şiiri, Azerbaycan’da milli bilincin uyanışında önemli bir rol oynadı. Eser, Sovyet döneminde tartışmalara yol açtı ve Vahapzade’nin bir süre görevinden uzaklaştırılmasına neden oldu. Ancak şiir, halk arasında büyük yankı uyandırdı ve milli kimlik vurgusunun sembolü hâline geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bahtiyar Vahapzade yalnızca şiir değil; tiyatro eserleri ve akademik çalışmalar da kaleme aldı. Başlıca eserleri arasında şunlar yer alır:</p>

<p>– Gülüstan<br />
– Ana Dili<br />
– Menim Dostlarım<br />
– İkinci Ses<br />
– Vicdan</p>

<p>Şiirlerinde vatan sevgisi, özgürlük, insan hakları ve ahlaki değerler ön plandadır. Aynı zamanda bireyin iç dünyasına da yer verdi.</p>

<p><img alt="Vahapzadeyedair1" class="detail-photo img-fluid" height="302" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/vahapzadeyedair1.jpg" width="300" /></p>

<h2>BAĞIMSIZLIK HAREKETİNE DESTEK VERDİ</h2>

<p>Bahtiyar Vahapzade, Azerbaycan’ın bağımsızlık sürecinde aktif bir entelektüel figür olarak öne çıktı. 1990’lı yıllarda Azerbaycan parlamentosunda milletvekilliği yaptı. Milli bağımsızlık hareketine verdiği destekle tanındı.</p>

<p>Azerbaycan’da kendisine “Halk Şairi” unvanı verildi. Bu unvan, onun edebi ve toplumsal etkisinin resmi bir göstergesi oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/bahtiyar-vahapzade-kimdir-azerbaycanin-ozgurluk-sairi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/bahtiyar-vahapzade.jpg" type="image/jpeg" length="36138"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bugün dünya ne günü? Dünya radyo gününde, radyo nasıl ortaya çıktı, neleri değiştirdi?]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/bugun-dunya-ne-gunu-dunya-radyo-gununde-radyo-nasil-ortaya-cikti-neleri-degistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/bugun-dunya-ne-gunu-dunya-radyo-gununde-radyo-nasil-ortaya-cikti-neleri-degistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Radyo Günü, her yıl 13 Şubat’ta kutlanan ve radyonun küresel iletişimdeki rolünü vurgulayan özel bir gündür. Radyo nasıl doğdu, hangi alanlarda dünyayı değiştirdi, radyo frekansları nasıl çalışır ve dijital çağda radyo hâlâ etkili mi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Radyo, 20. yüzyılın en dönüştürücü iletişim araçlarından biri olarak kabul edilir. Savaşlardan seçim kampanyalarına, afetlerden kültürel devrimlere kadar pek çok kritik süreçte belirleyici rol oynamıştır. Günümüzde internet ve dijital medya yükselişte olsa da radyo, kriz anlarında en güvenilir ve erişilebilir iletişim kanallarından biri olmaya devam etmektedir.</p>

<h2><img alt="5Ebaf0Fa5542810F60Aac234.Jpg" class="detail-photo img-fluid" height="477" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/5ebaf0fa5542810f60aac234jpg.webp" width="869" /></h2>

<h2>RADYO NASIL ORTAYA ÇIKTI?</h2>

<p>Radyo teknolojisinin temelleri 19. yüzyılın sonlarında atıldı. Elektromanyetik dalgaların keşfi sonrası kablosuz iletişim fikri hız kazandı. Bu alandaki en önemli isimlerden biri olan Guglielmo Marconi, 1895 yılında ilk başarılı kablosuz sinyal iletimini gerçekleştirdi. 1901’de Atlantik Okyanusu üzerinden gönderilen ilk radyo sinyali, küresel iletişimin başlangıcı olarak kabul edildi.</p>

<p>Aynı dönemde Nikola Tesla da kablosuz enerji ve sinyal iletimi üzerine çalışmalar yürüttü. Bu bilimsel gelişmeler, modern radyo yayıncılığının altyapısını oluşturdu. 20. yüzyılın başında radyo alıcılarının evlere girmesiyle birlikte iletişim artık yalnızca yazılı ve kablolu sistemlere bağlı olmaktan çıktı. Ses, sınırları aşan bir güç hâline geldi.</p>

<h2>BİR SES, NELERİ DEĞİŞTİRDİ?</h2>

<p>Radyo, kitle iletişimi kavramını kökten değiştirdi. İlk kez milyonlarca insan aynı anda aynı haberi dinleme imkânı buldu. Bu durum kamuoyu oluşumunu hızlandırdı ve modern siyasal iletişimin temelini attı.</p>

<p>Savaş dönemlerinde radyo propaganda ve moral kaynağı olarak kullanıldı. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında liderlerin halka doğrudan hitap ettiği konuşmalar, toplumsal mobilizasyonu güçlendirdi. Radyo, devletlerin stratejik iletişim aracı hâline geldi.</p>

<p>Müzik ve eğlence sektörü radyo sayesinde küreselleşti. Caz, rock ve pop gibi müzik türleri geniş kitlelere ulaştı. Kültürel etkileşim hızlandı ve küresel popüler kültürün temelleri atıldı.</p>

<p><img alt="Thumbs B C C7095500473Aad74E63Dc7215181A994" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/thumbs-b-c-c7095500473aad74e63dc7215181a994.jpg" width="864" /></p>

<h2>RADYO HANGİ KRİTİK ALANLARDA ETKİLİ OLDU?</h2>

<p>Radyo özellikle kriz yönetimi, savaş, afet ve demokrasi alanlarında kritik rol oynadı.</p>

<p>Savaş ve kriz dönemlerinde hızlı bilgi aktarımı sağladı. Afet durumlarında altyapının zarar gördüğü anlarda hayati iletişim aracı oldu. Demokrasi açısından ifade özgürlüğünün ve çoğulculuğun yayılmasına katkı sundu. Eğitim alanında ise özellikle kırsal bölgelerde uzaktan öğrenme aracı olarak kullanıldı.</p>

<p>Bu önemi nedeniyle UNESCO, 2011 yılında 13 Şubat’ı Dünya Radyo Günü ilan etti. Karar daha sonra Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından resmen kabul edildi.</p>

<h2>RADYO FREKANSLARI NASIL ÇALIŞIR?</h2>

<p>Radyo yayınları elektromanyetik dalgalar üzerinden iletilir. Yayın stüdyosunda üretilen ses, elektrik sinyaline dönüştürülür ve bir verici aracılığıyla belirli bir frekansta havaya gönderilir. Radyo alıcısı ise aynı frekansa ayarlanarak bu dalgaları yakalar ve tekrar sese çevirir.</p>

<p>En yaygın iki yayın türü şunlardır:</p>

<p>AM (Amplitude Modulation): Sinyalin genliği değiştirilerek iletim yapılır. Daha uzak mesafelere ulaşabilir ancak ses kalitesi daha düşüktür.</p>

<p>FM (Frequency Modulation): Sinyalin frekansı değiştirilerek iletim yapılır. Daha yüksek ses kalitesi sağlar ancak kapsama alanı daha sınırlıdır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Frekans, bir dalganın saniyedeki titreşim sayısını ifade eder ve Hertz birimiyle ölçülür. FM yayınları genellikle 87.5 – 108 MHz aralığında gerçekleştirilir.</p>

<h2>DİJİTAL ÇAĞDA RADYO BİTİYOR MU?</h2>

<p>Radyo, dijital dönüşümle birlikte yeni bir evreye girdi. Podcast yayıncılığı, internet radyoları ve mobil uygulamalar sayesinde radyo artık yalnızca klasik FM frekanslarıyla sınırlı değildir.</p>

<p>Akıllı telefonlar ve araç içi dijital sistemler üzerinden erişilebilen radyo, çok kanallı medya ekosisteminin parçası hâline geldi. Özellikle kriz anlarında internetin çökmesi durumunda radyo hâlâ en güvenilir bilgi kaynağı olma özelliğini koruyor.</p>

<p>Dünya Radyo Günü; basın özgürlüğü, doğru bilgiye erişim ve medya çoğulculuğunun önemini hatırlatır. Radyo, düşük maliyetli yapısı sayesinde yerel seslerin duyulmasına imkân tanır ve toplumun her kesimine ulaşabilir.</p>

<p>13 Şubat Dünya Radyo Günü, yalnızca geçmişi anmak değil; sesin dönüştürücü gücünü ve radyonun gelecekteki rolünü yeniden değerlendirmek için bir fırsattır. Radyo, dün olduğu gibi bugün de küresel iletişimin temel taşlarından biri olmaya devam etmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/bugun-dunya-ne-gunu-dunya-radyo-gununde-radyo-nasil-ortaya-cikti-neleri-degistirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/images-31-1.jpeg" type="image/jpeg" length="22401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bugün ne günü? Dünya Sigarayı Bırakma Günü'nde sigaranın zararları ve bırakmanın faydaları]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/bugun-ne-gunu-dunya-sigarayi-birakma-gununde-sigaranin-zararlari-ve-birakmanin-faydalari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/bugun-ne-gunu-dunya-sigarayi-birakma-gununde-sigaranin-zararlari-ve-birakmanin-faydalari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Her yıl 9 Şubat'ta kutlanan Dünya Sigarayı Bırakma Günü, sigaranın insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekmek ve tütün kullanımını azaltmak amacıyla dünya genelinde farkındalık oluşturmayı hedefliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sigara, dünyada önlenebilir hastalık ve ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Akciğer kanseri, kalp-damar hastalıkları, KOAH, felç ve solunum yolu rahatsızlıkları sigara kullanımıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. Sigara dumanında bulunan binlerce kimyasal madde, yalnızca akciğerleri değil; kalp, beyin, damarlar ve bağışıklık sistemi dahil olmak üzere vücudun birçok organını olumsuz etkiliyor.</p>

<p>Sigaranın zararları sadece içen kişilerle sınırlı kalmıyor. Pasif içicilik nedeniyle özellikle çocuklar, bebekler ve yaşlılar ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya kalıyor. Kapalı alanlarda sigara dumanına maruz kalmak, çocuklarda astım ve bronşit riskini artırırken, uzun vadede kalıcı solunum problemlerine yol açabiliyor.</p>

<h2><img alt="Sigara1" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/01/sigara1.jpg" width="2000" /></h2>

<h2>SİGARAYI BIRAKMANIN SAĞLIĞA FAYDALARI NELERDİR?</h2>

<p>Sigara bırakıldığında vücut kısa sürede kendini onarmaya başlıyor. Bırakıldıktan sonraki ilk 20 dakika içinde kalp atış hızı ve tansiyon düşmeye başlıyor. İlk 24 saat içerisinde kalp krizi riski azalmaya başlarken, birkaç hafta içinde akciğer kapasitesinde belirgin bir artış görülüyor.</p>

<p>Uzun vadede sigarayı bırakmak, akciğer kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünün riskini önemli ölçüde azaltıyor. Ayrıca kalp hastalıkları, felç ve dolaşım bozuklukları riski de ciddi oranda düşüyor. Uzmanlar, sigarayı bırakmanın her yaşta sağlık açısından fayda sağladığını ve geç kalınmış bir karar olmadığını vurguluyor.</p>

<h2>PASİF İÇİCİLİĞİN TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ</h2>

<p>Pasif içicilik, sigara içmeyen bireyler için de ciddi bir tehdit oluşturuyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yüz binlerce insan, sigara içmediği halde sigara dumanına maruz kaldığı için hayatını kaybediyor. Özellikle ev ortamında sigara dumanına maruz kalan çocuklarda gelişim geriliği, solunum yolu enfeksiyonları ve kronik hastalık riski artıyor.</p>

<p>Bu durum, sigaranın yalnızca bireysel bir tercih değil, toplumsal bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. Dumansız hava sahalarının önemi de bu noktada daha da belirgin hale geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Tiryakilere Kötü Haber Sigaraya Zam Geliyor2" class="detail-photo img-fluid" height="486" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2025/10/tiryakilere-kotu-haber-sigaraya-zam-geliyor2.jpg" width="864" /></p>

<h2>SİGARA VE TÜTÜN ENDÜSTRİSİNİN GENÇLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ</h2>

<p>Dünya Sigarayı Bırakma Günü’nün öne çıkan mesajlarından biri de tütün endüstrisinin gençleri hedef alan stratejilerine dikkat çekmek oluyor. Aromalı ürünler, elektronik sigaralar ve sosyal medya üzerinden yapılan dolaylı tanıtımlar, sigarayı zararsız ya da cazip bir alışkanlık gibi gösteriyor.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle genç yaşta başlayan sigara kullanımının bağımlılık riskini artırdığını ve bırakma sürecini zorlaştırdığını belirtiyor. Bu nedenle erken yaşta farkındalık oluşturmak, sigarayla mücadelede kritik bir rol oynuyor.</p>

<p><img alt="Sigara Bırakma-1" class="detail-photo img-fluid" height="450" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2025/07/sigara-birakma-1.jpg" width="800" /></p>

<h2>DÜNYA SİGARAYI BIRAKMA GÜNÜNÜN ANLAMI VE ÖNEMİ</h2>

<p>Dünya Sigarayı Bırakma Günü, sigarayı bırakmayı düşünen bireyler için güçlü bir motivasyon kaynağı olarak görülüyor. Sağlık otoriteleri, bu süreçte profesyonel destek almanın bırakma başarısını artırdığını vurguluyor. Sigara bırakma danışmanlıkları ve destek hatları, bu süreçte önemli bir rehberlik sunuyor.</p>

<p>Bu özel gün, daha sağlıklı bireyler, daha güçlü bir toplum ve daha temiz bir çevre için sigaradan uzak durmanın önemini bir kez daha hatırlatıyor. Bugün atılan küçük bir adım, gelecekte daha sağlıklı bir yaşamın kapısını aralayabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/bugun-ne-gunu-dunya-sigarayi-birakma-gununde-sigaranin-zararlari-ve-birakmanin-faydalari</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/01/sigara-2.jpg" type="image/jpeg" length="19169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihte Bugün: Antep'e Gazi unvanı verildi]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/tarihte-bugun-antepe-gazi-unvani-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/tarihte-bugun-antepe-gazi-unvani-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[8 Şubat 1921'de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından resmi kararla Antep'e Gazi unvanı verildi ve haritalarda da bu adı aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında sergilediği eşsiz direniş nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından “Gazi” unvanıyla onurlandırılan tek şehir oldu. Bu unvan, 8 Şubat 1921 tarihinde alınan kararla verilmiş ve Antep’in adı resmen Gaziantep'e dönüştü.</p>

<h2>ANTEP'İN KAHRAMANLIĞI</h2>

<p>Mondros Mütarekesi’nin ardından 1919 yılında Anadolu’nun birçok bölgesi gibi Antep de işgale uğradı. Önce İngilizler tarafından işgal edilen kent, daha sonra İngiltere ile Fransa arasında yapılan anlaşma sonucu Fransız kuvvetlerine devredildi. Fransız birlikleriyle birlikte hareket eden Ermeni lejyonlarının şehirdeki uygulamaları, halkın tepkisini artırdı ve direnişin fitilini ateşledi.</p>

<p>Antep savunması, düzenli bir orduya dayanmadan, tamamen halkın kendi imkânlarıyla yürüttüğü bir mücadele olarak tarihe geçti. Kadınlar, yaşlılar, gençler ve çocuklar cephe gerisinde ve cephede aktif rol aldı. Silah ve cephane yetersizliğine rağmen şehir halkı örgütlenerek işgal güçlerine karşı koydu. Bu süreçte Karayılan, Şahinbey, Şehitkâmil ve Özdemir Bey gibi isimler direnişin simgeleri haline geldi.</p>

<p><img alt="1765616" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/1765616.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>OLAĞANÜSTÜ FEDAKARLIKLAR</h2>

<p>Yaklaşık 11 ay süren savunma boyunca Antep, ağır bombardımanlara, açlığa ve salgın hastalıklara maruz kaldı. Şehirde temel gıda maddeleri tükenirken halk hayatta kalmak için olağanüstü fedakarlıklar yaptı. Buna rağmen direnişten vazgeçilmedi ve Antep, Anadolu’daki millî mücadelenin en güçlü sembollerinden biri oldu.</p>

<p>1921 yılı başlarında şartların giderek ağırlaşması nedeniyle şehir savunması sona ermiş olsa da Antep halkının gösterdiği kahramanlık Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından takdirle karşılandı. TBMM, bu direnişi yalnızca askerî bir savunma değil, toplumsal bir kurtuluş mücadelesi olarak değerlendirdi.</p>

<p>Bu nedenle 8 Şubat 1921 tarihinde alınan kararla Antep’e “Gazi” unvanı verildi. Böylece şehir, Kurtuluş Savaşı’nda gösterdiği onur, cesaret ve fedakârlığın bir nişanesi olarak Gaziantep adını aldı.</p>

<p>Bugün Gaziantep, yalnızca sanayisi ve kültürüyle değil, aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’ndaki tarihî direnişiyle de Türkiye Cumhuriyetinin hafızasında önemli bir yere sahip oldu. “Gazi” unvanı, bu direnişin ve halkın topyekûn mücadelesinin kalıcı bir simgesi olarak varlığını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/tarihte-bugun-antepe-gazi-unvani-verildi</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Feb 2026 07:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/gaziantep-kalesi-267.jpg" type="image/jpeg" length="94969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Kanser Günü: Sigara, alkol ve enfeksiyon önlenebilir türleri oluşturuyor]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/dunya-kanser-gunu-sigara-alkol-ve-enfeksiyon-onlenebilir-turleri-olusturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/dunya-kanser-gunu-sigara-alkol-ve-enfeksiyon-onlenebilir-turleri-olusturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2022 yılına ait küresel verilere dayanan yeni bir araştırma, dünya genelindeki kanser vakalarının yaklaşık yüzde 40'ının önlenebilir olduğunu ortaya koydu. Sigara kullanımı, enfeksiyonlar ve alkol tüketimi en büyük risk faktörleri olarak belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni yayımlanan bir çalışmaya göre, 2022 yılında dünya genelinde görülen 18,7 milyon yeni kanser vakasının yaklaşık yüzde 38'i önlenebilir nedenlerle ilişkilendirildi. Araştırma, Nature Medicine dergisinde Dünya Kanser Günü'nden bir gün önce, 2024'ün Şubat ayı ortasında yayımlandı. 185 ülkeyi kapsayan incelemede, 36 kanser türü ele alındı ve toplamda 30 değiştirilebilir risk faktörü değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın sonuçlarına göre, sigara kullanımı dünya çapında en fazla kanser vakasına yol açan risk faktörüdür. Bunu enfeksiyonlar ve alkol tüketimi takip etmektedir. Sigara, önlenebilir kanser vakalarının yaklaşık yüzde 15'ine katkıda bulunurken, enfeksiyonlar yüzde 10 ve alkol ise yüzde 3 oranında sorumludur. Mide, akciğer ve rahim ağzı kanserleri toplam önlenebilir vakaların neredeyse yarısını oluşturmaktadır.</p>

<p><img alt="Rahim Agzi Kanseri 1024X750" class="detail-photo img-fluid" height="750" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/01/rahim-agzi-kanseri-1024x750.jpg" width="1024" /></p>

<h2>KADIN VAKALARDA YÜZDE 30'U ÖNLENEBİLİR TÜRDEN </h2>

<p>Kadınlarda 9,2 milyon yeni kanser vakasının yaklaşık yüzde 30'u önlenebilir sayılmıştır. Bu vakaların içinde insan papilloma virüsü (HPV) gibi enfeksiyonların payı yüzde 11’den fazladır. Bu tür enfeksiyonlara bağlı kanser vakalarının büyük çoğunluğu özellikle Sahraaltı Afrika gibi düşük ve orta gelirli bölgelerde yoğunlaşmaktadır. Bu bölgelerde özellikle rahim ağzı kanseri oldukça yaygındır.</p>

<p>Öte yandan, Avrupa'nın büyük bölgeleri ve Kuzey Amerika'da ise kadınlarda ve erkeklerde en fazla kanser vakasına yol açan faktör sigara kullanımıdır. Erkeklerde küresel bazda sigara, 4,3 milyon önlenebilir kanser vakasının yaklaşık yüzde 25’inden sorumludur. Enfeksiyonlar erkeklerde ikinci sıradadır ve özellikle Asya, Afrika ve Güney Amerika'da yaygındır.</p>

<p>Araştırmacılar, bu bulgular doğrultusunda kanserle mücadelenin herkese uygun tek tip önlem stratejisi yerine, bölgesel farklılıklar ve bölgedeki baskın risk faktörleri göz önünde bulundurularak yapılmasının daha etkili olacağını vurgulamaktadır. Ayrıca, bu çalışma önlenebilir kanser vakalarının toplam sayısını ve risk faktörlerine toplum düzeyinde maruziyet oranlarını ele alan ilk kapsamlı değerlendirmeler arasında yer almaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/dunya-kanser-gunu-sigara-alkol-ve-enfeksiyon-onlenebilir-turleri-olusturuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/tu4-j-auh8-vm7-b-fab9-ni-o-v8.jpg" type="image/jpeg" length="41631"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihte Bugün: Şeyh Şamil hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/tarihte-bugun-seyh-samil-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/tarihte-bugun-seyh-samil-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuzey Kafkasya direnişinin önde gelen isimlerinden Şeyh Şamil, 4 Şubat 1871’de Medine’de vefat ederek Cennetü’l-Baki Mezarlığı’na defnedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kuzey Kafkasya halklarının siyasi ve dinî önderlerinden Şeyh Şamil, 4 Şubat 1871 tarihinde Medine’de hayatını kaybetti. Uzun yıllar boyunca Dağıstan, Çeçenistan ve Çerkesya coğrafyasında etkili olan Şeyh Şamil, Rus İmparatorluğu’na karşı yürüttüğü mücadeleyle 19. yüzyıl Kafkas tarihinin öne çıkan isimleri arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>KAFKASYA’DA DİRENİŞ HAREKETİNE LİDERLİK ETTİ</h2>

<p>26 Haziran 1797’de Dağıstan’ın Gimri köyünde dünyaya gelen Şeyh Şamil, genç yaşlarda dinî ilimler ve tasavvuf eğitimi aldı. Nakşibendi tarikatına mensup olan Şeyh Şamil, Hamzat Bey’den sonra Kafkasya’daki direnişin liderliğini üstlendi. Rus İmparatorluğu’na karşı Dağıstan ve Çeçenistan başta olmak üzere geniş bir bölgede mücadele yürüttü.</p>

<p>Yaklaşık 25 yıl süren mücadele boyunca Şeyh Şamil, farklı Kafkas halklarını aynı çatı altında toplamaya çalıştı. Rus kaynaklarında çeşitli lakaplarla anılan Şeyh Şamil, 1848 yılında Çerkesya’ya naibi Muhammed Emin’i göndererek direnişi Kuzeybatı Kafkasya’ya taşıdı.</p>

<p>1859 yılında, askeri koşulların değişmesi üzerine Rus yetkililerle yapılan görüşmelerin ardından silah bırakma kararı alan Şeyh Şamil, Kaluga’ya sürgüne gönderildi. Sürgün yıllarını Rusya’nın farklı kentlerinde geçirdi.</p>

<h2><img alt="Şeyhşamil" class="detail-photo img-fluid" height="560" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/seyhsamil.png" width="865" /></h2>

<h2>HAC YOLCULUĞU SONRASI MEDİNE’DE VEFAT ETTİ</h2>

<p>Sürgün döneminin ardından hacca gitmesine izin verilen Şeyh Şamil, 1869 yılında İstanbul’a geldi ve Osmanlı yöneticileriyle görüştü. 1870 yılında hac için yola çıkan Şeyh Şamil, hac görevini tamamladıktan sonra Medine’ye yerleşti. Şeyh Şamil, Şubat 1871’de Medine’de hayatını kaybetti ve Cennetü’l-Baki Mezarlığı’na defnedildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/tarihte-bugun-seyh-samil-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/seyhsamil2.png" type="image/jpeg" length="71664"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarihte Bugün: Dünya Kanser Günü]]></title>
      <link>https://www.turkinform.com.tr/tarihte-bugun-dunya-kanser-gunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.turkinform.com.tr/tarihte-bugun-dunya-kanser-gunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[4 Şubat Dünya Kanser Günü, kanserle mücadelede farkındalığın artırılması ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi amacıyla her yıl dünya genelinde çeşitli etkinliklerle anılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Her yıl 4 Şubat’ta kutlanan Dünya Kanser Günü, kanser hastalığına ilişkin farkındalığın artırılması, erken tanının öneminin vurgulanması ve küresel ölçekte yürütülen mücadele çalışmalarının kamuoyuna duyurulması amacıyla anılıyor. Uluslararası Kanserle Mücadele Birliği (UICC) öncülüğünde hayata geçirilen gün kapsamında, dünya genelinde çeşitli bilgilendirme faaliyetleri, kampanyalar ve etkinlikler düzenleniyor.</p>

<h2><img alt="Kanser1-1" class="detail-photo img-fluid" height="462" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/kanser1-1.jpg" width="865" /></h2>

<h2>DÜNYA KANSER GÜNÜ İLAN EDİLDİ</h2>

<p>Dünya Kanser Günü, 2000 yılında Paris’te düzenlenen Dünya Kanser Zirvesi’nde kabul edilen bildiriyle ilan edildi. Bu kapsamda 4 Şubat tarihi, kanserle mücadelede uluslararası iş birliğini güçlendirmek ve toplumsal bilinci artırmak amacıyla takvimlere girdi. Gün, farklı ülkelerde sağlık kurumları ve sivil toplum kuruluşları tarafından çeşitli çalışmalarla anılıyor.</p>

<p>Dünya Kanser Günü çerçevesinde, kanserin önlenmesi, erken teşhis olanaklarının yaygınlaştırılması ve tedaviye erişimin artırılması gibi başlıklar öne çıkıyor. UICC tarafından belirlenen hedefler doğrultusunda, ülkeler arasında bilgi paylaşımı yapılması ve sağlık politikalarının geliştirilmesi amaçlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Kanser2" class=" detail-photo img-fluid" height="577" src="https://turkinformcomtr.teimg.com/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/kanser2.jpg" width="865" /></h2>

<h2>FARKINDALIK ÇALIŞMALARI DÜZENLENİYOR</h2>

<p>4 Şubat kapsamında, kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik seminerler, sosyal kampanyalar ve eğitim programları gerçekleştiriliyor. Sağlık kuruluşları tarafından kanser türleri, risk faktörleri ve tarama yöntemlerine ilişkin bilgilendirici içerikler paylaşılıyor. Etkinliklerde, erken tanının hastalıkla mücadeledeki yeri öne çıkarılıyor.</p>

<p>Türkiye’de de Dünya Kanser Günü dolayısıyla Sağlık Bakanlığı ve çeşitli kurumlar tarafından bilgilendirme çalışmaları yapılıyor. Hastaneler ve sağlık merkezlerinde farkındalık etkinlikleri düzenlenirken, kanser tarama programlarına ilişkin bilgiler kamuoyuyla paylaşılıyor.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Tarihte Bugün</category>
      <guid>https://www.turkinform.com.tr/tarihte-bugun-dunya-kanser-gunu</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Feb 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://turkinformcomtr.teimg.com/crop/1280x720/turkinform-com-tr/uploads/2026/02/kanser-gunu.jpg" type="image/jpeg" length="70218"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
