Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin özellikle bu maddenin operasyonel detaylarının netleştirilmesine yönelik ısrarcı tutumu, arka planda Türkiye kaynaklı güvenlik endişeleriyle ilişkilendiriliyor. AB liderleri, GKRY'de düzenlenen zirvede bu maddenin uygulamasına ilişkin bir kılavuz hazırlanmasına karar verdi. Maddenin nasıl hayata geçirileceği, NATO ile uyumu ve tatbikat planları da önümüzdeki dönemin öncelikleri arasında yer alıyor.

NATO'NUN İLGİLİ MADDESİ İLE BENZER STATÜDE
Avrupa Birliği'nin (AB), Lizbon Antlaşması'nın 42.7'nci maddesi olarak bilinen ve NATO'nun ortak savunma ilkesi olan 5. maddeyle kıyaslanan 'karşılıklı destek maddesi' son zamanlarda AB gündeminde önemli bir yer tutuyor. Fransa ve Yunanistan başta olmak üzere bazı ülkeler, bu maddenin daha etkin kullanılmasını talep ederken, NATO üyesi olmayan GKRY'nin de bu konuda özel ve güçlü bir çaba içinde olması dikkat çekiyor.
AB liderleri, 23-24 Nisan tarihlerinde GKRY'de gerçekleşen zirvede bu maddenin nasıl işleyeceğine yönelik bir kılavuz hazırlanması kararı aldı. Lizbon Antlaşması'nda yer alan 42.7'nci madde, bir üye devletin topraklarında silahlı saldırıya uğraması durumunda diğer üye devletlerin BM Şartı'nın 51. maddesi kapsamında yardım ve destek sağlama yükümlülüğünü öngörüyor ancak maddede uygulanma detayları net olarak belirtilmemiş.

FRANSA'DA DESTEK GÖRMÜŞTÜ
Bu madde, geçmişte yalnızca 2015 yılında Fransa'nın terör saldırıları sonrası başvurusu üzerine aktive edildi ve diğer AB ülkeleri destek verdi. Maddenin işletilebilmesi için saldırıya uğrayan ülkenin talebi esas alınıyor ve zorunlu askerî yardım anlamına gelmiyor. Operasyonel detayların eksikliği, maddeye ilişkin soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
AB içinde bu maddenin ön plana çıkmasında, ABD Başkanı Donald Trump'ın NATO'ya yönelik eleştirileri ve bazı jeopolitik gelişmeler etkili oldu. İngiliz üslerine yönelik saldırı girişimleri ve Grönland'a ilişkin tartışmalar da bu gündemin kamçılanmasında rol oynadı.

ARKA PLANDA TÜRKİYE ENDİŞESİ Mİ VAR?
GKRY'nin bu konuya özel ilgisi ve ısrarcı yaklaşımı ise arka planda Türkiye kaynaklı güvenlik endişeleriyle ilişkilendiriliyor. Kıbrıs, NATO üyesi olmadığı için kolektif savunma mekanizmasından yararlanamıyor ve güvenlik politikalarını daha çok ikili anlaşmalar çerçevesinde sürdürüyor. GKRY Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, ülkesinin NATO üyeliği hedefini gizlemese de bunun Türkiye'nin onayı olmadan mümkün olmadığını kabul ediyor.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, GKRY'deki zirvede 42.7'nin ne anlama geldiği konusunda netlik sağlarken, uygulama esnasındaki süreçlerin belirsizliğine dikkat çekti. AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ise karşılıklı yardım maddesinin kullanımı için bir kılavuz hazırlandığını belirtti. Böylece bir üye devlet saldırıya uğradığında diğerlerinin nasıl yanıt vereceğine ilişkin standartlar oluşturulacak.

TATBİKATLAR HAZIRLANIYOR
Mayıs ayında AB diplomatları tarafından çeşitli senaryoları içeren masaüstü tatbikatlar planlanıyor. Hibrit saldırılar, konvansiyonel saldırılar ve 42.7 ile NATO'nun 5'inci maddesinin eş zamanlı aktivasyonu gibi durumlar ele alınacak. Daha önce 2019 ve 2022'de benzer tatbikatlar yapılmış ve 2022'de yayınlanan 'AB'nin Stratejik Pusulası' belgesinde 42.7'nin operasyonel hale getirilmesine atıf yapılmıştı. Fransa'nın 2022'deki AB Dönem Başkanlığı sırasında da bu madde öne çıkarıldı.
AB ülkeleri içinde NATO ile çakışma olmaması için hassasiyet gösteriliyor. 42.7'nin NATO'nun 5. maddesinin yerine geçmediği, aksine tamamlayıcı bir unsur olduğu üzerinde duruluyor. AB yetkilileri, NATO'nun kolektif savunmanın temel unsuru olmaya devam ettiğini ve 42.7'nin sadece NATO adımlarını tamamlayıcı rol üstlendiğini vurguluyor. Letonya Dışişleri Bakanı Baiba Braze'nin ifadeleri de bu görüşü destekler nitelikte: 42.7'nin geliştirilmesi ve uygulaması sırasında NATO ile işbirliği içinde olunmalı ve bu durum ittifakın zayıflaması olarak algılanmamalıdır.





