Dmitriy Peskov, ABD ile İran arasında devam eden nükleer anlaşmazlıkta yeni bir çözüm önerisini yeniden gündeme taşıdı. Kremlin’den yapılan açıklamada, Vladimir Putin tarafından daha önce iletilen teklifin hala geçerli olduğu vurgulandı. Açıklama, taraflar arasında hafta sonu gerçekleştirilen görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından geldi.
ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ URANYUM TEKLİFİ YENİDEN GÜNDEMDE
Kremlin, ABD ile yapılabilecek olası bir anlaşmanın parçası olarak İran’a ait zenginleştirilmiş uranyumun Rusya’da depolanabileceğini bildirdi. Peskov, söz konusu önerinin daha önce hem ABD’ye hem de bölge ülkelerine iletildiğini hatırlatarak, teklifin halen geçerli olduğunu ancak şu ana kadar somut bir adım atılmadığını ifade etti.
PUTİN DAHA ÖNCE DE GÜNDEME GETİRMİŞTİ
Rusya’nın bu öneriyi ilk kez sunmadığı, daha önce de benzer şekilde İran’ın nükleer materyallerinin depolanmasına talip olduğu belirtildi. Peskov, bu teklifin doğrudan Vladimir Putin tarafından yapılan temaslarda gündeme getirildiğini ve çözüm için alternatif bir yol olarak masada tutulduğunu aktardı.
Kremlin, ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik abluka planına da tepki gösterdi. Rus yetkililer, bu tür adımların küresel piyasalarda belirsizliği artırabileceğini ve enerji ticaretini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Açıklamada, bölgedeki askeri gerilimin uluslararası ekonomi üzerindeki baskıyı artırabileceği ifade edildi.
ABD-İRAN GÖRÜŞMELERİ SONUÇSUZ KALDI
JD Vance, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da gerçekleştirilen görüşmelerin anlaşma sağlanamadan sona erdiğini duyurdu. Vance, görüşmelerin yoğun geçtiğini ancak nükleer başlıkta uzlaşma sağlanamadığını ifade etti. İran tarafı ise anlaşmazlığın temelinde ABD’nin taleplerinin bulunduğunu savundu.
İRAN’IN URANYUM STOKU DİKKAT ÇEKİYOR
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı verilerine göre İran’ın elinde yaklaşık 440 kilogram civarında, yüzde 60 saflıkta zenginleştirilmiş uranyum bulunuyor. Bu seviyenin, nükleer silah üretimi için gerekli kabul edilen yüzde 90 oranına teknik olarak yakın olduğu belirtilirken, stokların önemli bölümünün yer altındaki tesislerde tutulduğu ifade ediliyor. Denetim erişimindeki kısıtlamalar nedeniyle uranyumun tam konumunun net olarak doğrulanamadığı da kaydedildi.




