Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, 2026 yılı Şubat ayında Vietnam Dışişleri Bakanı Le Hoai Trung ile gerçekleştirdiği basın toplantısında Batı ülkeleri tarafından Ukrayna'ya nükleer bomba verilmesi ihtimaline ilişkin güçlü ifadelerde bulundu. Medvedev, bu adımın uluslararası barışı ciddi şekilde tehdit edeceğini ve doğrudan 3. Dünya Savaşı’na giden bir yol olacağını vurguladı.

Medvedev-1

Toplantının başında Rusya ile Vietnam arasındaki ilişkilerin gelişme gösterdiğini belirten Medvedev, iki ülke arasındaki diyalogların güçlendirilmesinin Rusya'nın dış politikasında öncelikli alanlardan biri olduğunu ifade etti. Konuşmasının ilerleyen dakikalarında, İngiltere ve Fransa'nın Ukrayna'ya nükleer bomba verme ihtimalinin ciddi sonuçlar doğuracağına dikkat çekti.

Müzakere hattında işler karışık! İran: "ABD saldırıları sürdüğü sürece masada yokuz"
Müzakere hattında işler karışık! İran: "ABD saldırıları sürdüğü sürece masada yokuz"
İçeriği Görüntüle

TEDARİKÇİ ÜLKELERE KARŞI DA SAVAŞ AÇILIR

Sosyal medya üzerinden de açıklamalarda bulunan Medvedev, böyle bir durumda Rusya'nın stratejik olmayan nükleer silahlar dahil her türlü savunma aracını kullanmaktan çekinmeyeceğini belirtti. Ayrıca nükleer silahların, Rusya ile bu savaşta yer alan tedarikçi ülkelere karşı da kullanılabileceğini söyledi ve bu konuda şüpheye mahal olmadığını ekledi.

rusya nükleer-1

Bu gelişmeler, Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) tarafından yapılan İngiltere ve Fransa'nın Ukrayna'ya nükleer bomba verme planları ve bu doğrultuda yürütülen çalışmalar iddiaları ile birleştirildiğinde, Kremlin'in duruma yaklaşımında ciddi bir endişe gözler önüne seriliyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise gazetecilere yaptığı açıklamada, bu durumun son derece tehlikeli olduğunu ve Ukrayna krizinin çözümüne yönelik sürecin içinde bu konunun da dikkate alınacağını dile getirdi.

Bu açıklamalar, uluslararası kamuoyunda nükleer silahların kullanımı ve yayılması konusundaki endişeleri artırırken, taraflar arasındaki gerilimin daha da yükselme riskine işaret ediyor. Rusya'nın diplomatik ilişkilerdeki öncelik verdiği ülkelerle diyaloğunu güçlendirmesi ise, küresel güvenlik ve istikrar arayışlarının karmaşıklaşmaya devam ettiğinin bir göstergesi olarak yorumlanabilir.

Kaynak: HABER MERKEZİ