Ankara Zirvesi’ni, İttifak'ın sonuç üreten yapısının bir kanıtı olarak nitelendiren Rutte; savunma yatırımlarının artırılması, insansız sistemlere devasa yatırımlar ve Ukrayna'ya yönelik kesintisiz destek kararlarının öne çıktığını belirtti. Zirve boyunca liderler arasında "muazzam bir birlik duygusu" gözlemlediğini ifade eden Rutte, NATO'nun değişen küresel tehditlere karşı "NATO 3.0" vizyonuyla uyum sağlamaya devam edeceğinin altını çizdi.
SAVUNMA SANAYİSİNDE REKOR ANLAŞMALAR
Zirve kapsamında düzenlenen Savunma Sanayii Forumu'nda, İttifak'ın üretim kapasitesini artırmaya yönelik kritik adımlar atıldı. Genel Sekreter Rutte, sadece bir günde 50 milyar doların üzerinde yeni tedarik anlaşmasının imzalandığını duyururken, önümüzdeki 5 yıl içinde insansız sistemlere 40 milyar dolarlık yatırım yapılacağını kaydetti. Ayrıca NATO’nun yakıt tedarik zincirini güçlendirmek amacıyla 27 milyar avroluk altyapı yatırımının da hayata geçirileceği bilgisi paylaşıldı.

KOLEKTİF SAVUNMA VE UKRAYNA'YA DESTEK
Ankara'da 5. Madde'ye ve kolektif savunma ilkesine olan "sarsılmaz bağlılığın" yeniden teyit edildiğini belirten Rutte, Ukrayna'ya yönelik yardımın hız kesmeyeceğini ifade etti. Müttefiklerin bu yıl ve gelecek sene için en az 70 milyar avro tutarında askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlama taahhüdünde bulunduğunu hatırlatan Genel Sekreter, İttifak'ın modernizasyonu için liderlerin mutabakata vardığını belirtti.
"MUAZZAM BİR BİRLİK DUYGUSU"
Zirve atmosferine dair gözlemlerini paylaşan Rutte, liderlerin kararlı ve yüksek sesli tartışmalarının aslında demokratik bir yapının parçası olduğunu ve bu durumun NATO’yu daha da güçlendirdiğini vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’ya bağlılığını her zaman desteklediğini söyleyen Rutte, Trump'ın Avrupa'yı savunma harcamaları konusunda teşvik edici rolünün, GSYH'nin yüzde 5'ine ulaşma hedefinde önemli bir baskı unsuru olduğunu belirtti.

KRİTİK GÜNDEMLER: İRAN, ARKTİK VE İKİLİ MESELELER
Basın toplantısında bölgesel gelişmelere de değinen Rutte, İran’ın nükleer silah kapasitesine sahip olmaması gerektiği konusundaki NATO politikasının net olduğunu ifade etti. Arktik bölgesinde Rusya ve Çin kaynaklı risklere karşı NATO'nun harekete geçtiğini belirten Genel Sekreter, S-400 ve Türkiye-Yunanistan arasındaki ikili konuların ise NATO’nun birliğini koruma misyonu çerçevesinde, gerektiğinde "perde arkasında" yapıcı bir yaklaşımla ele alınabileceğini ifade etti.





