Uykunun Saati Önemli, Sadece Süresi Yetmiyor
Pekin Üniversitesi öncülüğünde yapılan araştırmaya göre, biyolojik saatle uyumlu olmayan uyku düzeni, 172 farklı hastalığın gelişimiyle ilişkili. Özellikle gece 00.30’dan sonra yatağa giren bireylerde karaciğer sirozu riskinin 2,5 kat arttığı, kangren vakalarının ise iki katına çıktığı tespit edildi. Ayrıca Parkinson hastalığıyla yüzde 37, tip 2 diyabet ile ise yüzde 36 oranında bağlantı kuruldu. Araştırmayı yürüten uzmanlar, uyku saatlerinin düzensizliğinin ölüm riskini yüzde 53 oranında artırabileceğini belirtiyor. Bu bulgular, “yeter ki uyuyayım” mantığının sağlık açısından yetersiz olduğunu net biçimde gösteriyor.Uzun Uyku Mu, Kaliteli Uyku Mu?
Bir diğer çarpıcı bulgu ise uzun süre uyumanın sanıldığı kadar faydalı olmadığı. Dokuz saatten fazla uyuyan bireylerin aslında sıklıkla uyanarak toplamda 5-6 saat kesintili uyku aldığı anlaşıldı. Bu nedenle, uzun süren ama bölünmüş uykuların sağlık üzerinde olumsuz etkiler yarattığı, felç ve kalp krizi gibi risklerle doğrudan ilişkilendirilmesinin doğru olmadığı ortaya çıktı. Gerçek uyku süresi ancak aktigrafi cihazlarıyla yapılan ölçümlerle belirlenebildi. Yani artık sadece ne kadar süreyle gözümüzü kapadığımız değil, uykunun kalitesi ve tutarlılığı da sağlık değerlendirmelerinde belirleyici hale geldi.İç Saatiniz Bozulursa, Her Şey Bozulur
İç biyolojik saat olarak bilinen sirkadiyen ritim, bağışıklık sistemi, hormon dengesi ve metabolizma üzerinde doğrudan etki gösteriyor. Bu ritmin bozulması; KOAH, böbrek yetmezliği, şeker hastalığı gibi kronik rahatsızlıkların ön belirtilerini bile etkileyebiliyor.Araştırmalarda kullanılan “göreceli genlik” isimli ölçüm yöntemi sayesinde, gün içinde fiziksel aktivite ile gece dinlenmesi arasındaki fark inceleniyor ve bu farkın az olması ciddi sağlık uyarısı anlamına geliyor.




