Sağlıklı beslenmeye yönelik ilginin artmasıyla birlikte “şekersiz”, “fit” ve “proteinli” ifadelerini taşıyan ürünler market raflarında daha fazla yer almaya başladı. Özellikle granola, protein bar ve şekersiz atıştırmalıklar, kilo vermek veya kilosunu korumak isteyen kişiler tarafından klasik paketli ürünlere göre daha güvenli seçenekler olarak görülebiliyor.

Diyetisyen Ayça Doğandemir, Türkinform muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda, sağlıklı olduğu düşünülerek tüketilen paketli ürünlerde gözden kaçabilen kalori miktarına dikkat çekti. Doğandemir, bir ürünün üzerinde “şekersiz”, “fit”, “proteinli” veya “granola” yazmasının, o ürünü otomatik olarak düşük kalorili ya da kilo vermeye uygun hâle getirmediğini söyledi.

SAĞLIKLI İÇERİK DÜŞÜK KALORİ ANLAMINA GELMİYOR

Granolalar, genellikle yulaf ve kuruyemiş gibi besleyici içeriklere sahip olmaları nedeniyle diyet dostu ürünler arasında değerlendiriliyor. Ancak Doğandemir, bu ürünlerde kullanılan yağ, bal, şurup ve kuru meyvelerin enerji miktarını önemli ölçüde artırabileceğini belirtti.

Küçük görünen bir granola porsiyonunun dahi tahmin edilenden daha yüksek kalori içerebileceğini ifade eden Doğandemir, besleyici bir ürün ile düşük kalorili bir ürünün aynı anlama gelmediğini vurguladı. Granolanın süt veya yoğurtla birlikte tüketilmesi durumunda ise öğünün toplam enerji değerinin de hesaba katılması gerekiyor.

Bu nedenle tüketicilerin yalnızca ürünün hangi besinlerden hazırlandığına değil, ne kadar tüketildiğine de dikkat etmesi önem taşıyor. Sağlıklı kabul edilen içerikler de porsiyon kontrolü sağlanmadığında günlük enerji alımının yükselmesine yol açabiliyor.

Diyet-7

“ŞEKERSİZ” İFADESİ TÜKETİCİYİ YANILTABİLİYOR

Ambalajların üzerinde yer alan “şekersiz” ifadesi, zaman zaman “kalorisiz” veya “kilo aldırmaz” şeklinde yorumlanabiliyor. Doğandemir, bu kavramların birbirinden farklı olduğuna dikkat çekerek bir ürünün ilave şeker içermese bile yağlardan veya diğer karbonhidratlardan yüksek miktarda enerji sağlayabileceğini söyledi.

Bir üründe ilave şeker bulunmaması, toplam kalorisinin mutlaka düşük olduğu anlamına gelmiyor. Ürünün lezzetini ve yapısını korumak amacıyla kullanılan diğer bileşenler de enerji miktarını artırabiliyor. Bu nedenle yalnızca şeker oranına bakmak, bir ürünün kilo kontrolüne uygun olup olmadığını anlamak için yeterli olmayabiliyor.

Hamilelikte akıntı nasıl olur?
Hamilelikte akıntı nasıl olur?
İçeriği Görüntüle

Doğandemir, “şekersiz” olduğu için bir ürünün daha büyük porsiyonlarda tüketilmesinin de günlük enerji dengesini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Ürünün sağlık algısıyla sınırsız tüketilmesi, kilo yönetiminde beklenen sonucun alınmasını zorlaştırabiliyor.

AMBALAJIN ÖN YÜZÜYLE YETİNMEYİN

Tüketicilerin ürün seçerken ambalajın ön yüzündeki sağlık iddialarına göre karar vermemesi gerektiğini belirten Doğandemir, içindekiler listesinin, porsiyon miktarının ve besin değerleri tablosunun birlikte incelenmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Bir paketin toplam miktarı ile etikette belirtilen porsiyon her zaman aynı olmayabiliyor. Etiketteki kalori değeri tek porsiyon üzerinden verilirken paketin içerisinde birden fazla porsiyon bulunabiliyor. Paketin tamamı tüketildiğinde alınan enerji de ilk bakışta görülen değerin üzerine çıkabiliyor.

Doğandemir, aynı ürün grubundaki seçenekler arasında da şeker, yağ ve toplam enerji bakımından önemli farklılıklar bulunabileceğine işaret etti. Bu nedenle kalori, karbonhidrat, yağ ve protein değerlerinin hangi miktar üzerinden verildiğinin kontrol edilmesi gerekiyor.

PROTEİN BAR HERKES İÇİN ZORUNLU DEĞİL

Protein barlar, pratik olmaları ve protein içeriğiyle öne çıkmaları nedeniyle özellikle yoğun çalışanlar ve spor yapanlar tarafından tercih ediliyor. Doğandemir, bu ürünlerin öğün hazırlama imkânının bulunmadığı durumlarda alternatif olabileceğini ancak herkesin günlük olarak protein bar tüketmesine gerek olmadığını söyledi.

Bir ürünün protein oranının yüksek olmasının onu doğrudan düşük kalorili hâle getirmediğini belirten Doğandemir, protein barların toplam enerji, yağ ve karbonhidrat değerlerinin de değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Kişilerin günlük protein ihtiyacının beslenme düzenleri ve bireysel gereksinimleri doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Protein barların sağlıklı beslenmenin zorunlu bir parçası olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Doğandemir, pratik bir seçenek ile her gün tüketilmesi gereken bir ürün arasında ayrım yapılmasının önem taşıdığını ifade etti.

KİLO YÖNETİMİNDE GÜNLÜK DENGE BELİRLEYİCİ

Kilo kontrolünde tek bir besinin “diyet” olup olmamasından çok, gün boyunca alınan toplam enerjinin ve besinlerin oluşturduğu dengenin belirleyici olduğunu söyleyen Doğandemir, hiçbir ürünün tek başına kilo verdirmediğini ya da dengeli beslenmenin yerini tutmadığını belirtti.

Doğandemir’in değerlendirmesine göre granola, protein bar ve şekersiz atıştırmalıklar, uygun miktarlarda tüketildiğinde dengeli bir beslenme planında yer alabilir. Ancak bu ürünlerin kilo vermeyi doğrudan sağlayan ya da sınırsız tüketilebilen seçenekler olarak görülmemesi gerekiyor.

Tüketicilerin “fit”, “şekersiz” veya “proteinli” ifadelerine göre değil; ürünün içeriğini, porsiyon miktarını ve gün içerisindeki toplam tüketimini dikkate alarak seçim yapması önem taşıyor. Kilo yönetiminde asıl belirleyici unsurun tek bir ürün değil, beslenme düzeninin bütünü olduğu vurgulanıyor.

Muhabir: Almila Kerküklü