Barselona'da düzenlenen bir etkinlikte konuşan Sanchez, Avrupa ülkelerinin yalnızca savunma ve güvenlik meselelerine odaklanmaması gerektiğini, aynı zamanda küresel düzeyde "ahlaki liderlik" rolü üstlenerek zulme karşı durması gerektiğini vurguladı. İsrail’in Gazze ve Lübnan’a yönelik saldırılarına karşı Avrupa’nın tutarlı bir tavır takınması gerektiğini savunan İspanyol lider, ABD'nin uluslararası iş birliğinden çekildiği bir dönemde Avrupa’nın bu boşluğu doldurarak barışa katkı sağlaması gerektiğini ifade etti.
AB-İSRAİL ANLAŞMALARI ASKIYA ALINMALI
Sanchez, Brüksel yönetimine yönelik en somut taleplerinden birini dile getirerek, AB ile İsrail arasındaki iş birliği anlaşmalarının derhal durdurulması çağrısında bulundu. İsrail'in uluslararası insancıl hukuku "açıkça" hiçe saydığını belirten Sanchez, bu durum karşısında Avrupa’nın sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu ve hukuki yaptırımların bir an önce devreye girmesi gerektiğini söyledi.
"LÜBNAN'DA YENİ BİR GAZZE'YE İZİN VERMEYELİM"
İsrail’in saldırılarını Lübnan’a kaydırmasından duyduğu endişeyi dile getiren Sanchez, uluslararası toplumu harekete geçmeye davet etti. "Lübnan’da yeni bir ‘Gazze’ yaşanmasına izin vermeyelim" diyen Sanchez, Avrupa’nın kendi değerleriyle çelişmemesi için insancıl hukuk ihlallerine karşı kararlı ve bütüncül bir duruş sergilemesi gerektiğini vurguladı.
AVRUPA İÇİN "AHLAKİ YENİDEN DONANIM" ÇAĞRISI
Sanchez, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu zorluğun sadece askeri olarak silahlanmak olmadığını, asıl ihtiyacın "ahlaki olarak yeniden donanmak" olduğunu savundu. Dünyanın istikrarlı ve barışçıl bir kalkınma sürecine girebilmesi için Avrupa’nın sadece kendi çıkarlarını değil, küresel adaleti de savunması gerektiğini belirterek, Avrupalı liderlere "büyük hayaller kurma" çağrısı yaptı.
ABD'NİN BOŞLUĞUNU AVRUPA DOLDURMALI
İspanya Başbakanı, Amerika Birleşik Devletleri’nin uluslararası arenadaki iş birliği süreçlerinden geri çekilmeye başladığı bir döneme dikkat çekti. Bu durumun Avrupa için bir sorumluluk doğurduğunu ifade eden Sanchez, İspanya’nın bu konuda AB içinde öncü bir rol üstlendiğini ve diğer üye ülkelerin de bu "liderlik" yolunu takip etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.





