Tahran’ı "İran medeniyetini tek bir gecede yok etmekle" tehdit eden Trump, enerji santralleri ve köprülerin hedef alınacağını duyururken, İsrail televizyonu "Trump’ın tanıdığı son süre" başlığıyla gerilimi canlı yayına taşıdı.
SANİYE SANİYE "KIYAMET" GERİ SAYIMI
İsrail’de Binyamin Netanyahu hükümetine yakınlığıyla bilinen Kanal 13 televizyonu, Orta Doğu’da tansiyonu zirveye çıkaran bir yayıncılığa imza attı. Televizyon kanalı, ana haber stüdyosundaki masanın önüne "Trump’ın tanıdığı son süre" yazılı dijital bir geri sayım sayacı yerleştirdi. Canlı yayında saniye saniye işleyen bu sayaç, ABD Başkanı'nın İran'a verdiği mühletin bitişine odaklanırken, bölgedeki askeri hareketlilikle birlikte izleyicilerde büyük bir tedirginlik yarattı.
TRUMP'TAN TAHRAN'A AĞIR TEHDİTLER VE 48 SAAT ŞARTI
Gerilim, Donald Trump'ın 5 Nisan'da sosyal medya hesabından yaptığı sert paylaşımlarla başladı. İran yönetimine ağır hakaretlerde bulunan Trump, 48 saat içinde bir "anlaşma" sağlanmaması halinde 7 Nisan itibarıyla ülkenin enerji altyapısını ve stratejik köprülerini vuracağını ileri sürdü. Tahran'a Hürmüz Boğazı'nı derhal uluslararası trafiğe açma çağrısı yapan ABD Başkanı, aksi takdirde sonuçların "medeniyetin sonu" olacağını iddia etti.
SÜRE 8 NİSAN’A UZATILDI: "TEK BİR GECEDE YOK EDERİZ"
İran yönetiminden henüz resmi bir geri adım gelmezken, Trump dün yaptığı yeni açıklamada tanıdığı süreyi 8 Nisan’a kadar uzattığını duyurdu. Ancak bu uzatma kararıyla birlikte tehditlerin dozu da arttı. Trump, "Anlaşma sağlanmazsa İran’ı tek bir gecede yok edebilecek güce sahibiz" ifadelerini kullanarak askeri müdahale seçeneğinin masada değil, uygulanmaya hazır olduğunu savundu. Washington'dan gelen bu açıklamalar, bölgedeki enerji piyasalarını ve diplomatik dengeleri altüst etti.
İSRAİL HÜKÜMETİ VE "AŞIRI SAĞ" YAYINCILIK POLİTİKASI
Kanal 13’ün bu tutumu, İsrail’deki aşırı sağcı hükümetin İran politikasıyla paralel bir görüntü sergiliyor. Netanyahu liderliğindeki yönetime destek veren kanalın, Trump’ın saldırı tehditlerini bir "şov" havasında geri sayımla sunması, hem içeride hem de uluslararası alanda tepkilere neden oldu. Uzmanlar, bu tür bir yayıncılığın psikolojik savaşın bir parçası olduğunu ve bölgedeki savaş tamtamlarını daha gür çalmaya başladığını belirtiyor.




