Uluslararası finans çevrelerine yansıyan bilgilere göre Türkiye, piyasalardaki oynaklığı sınırlamak amacıyla yaklaşık 12 milyar dolarlık döviz satışı gerçekleştirdi. Bu tutarın Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin yaklaşık yüzde 15’ine karşılık geldiği ifade ediliyor.
MERKEZ BANKASI PİYASAYA ERKEN MÜDAHALE ETTİ
Söz konusu müdahalenin hafta başında hız kazandığı belirtiliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Pazartesi günü piyasalar açılmadan önce likidite koşullarını sıkılaştırarak kur üzerindeki baskıyı sınırlamaya yönelik adımlar attı.
Bankalar işlem saatlerinin başlamasıyla birlikte döviz piyasasında dolar satışı gerçekleştirerek kurdaki dalgalanmayı kontrol altına almaya çalıştı. Bu hamlenin amacı savaşın tetiklediği küresel belirsizlik ortamında Türk lirasında oluşabilecek ani hareketleri engellemekti.
Hafta ilerledikçe döviz satışlarının kademeli olarak azaldığı ve Perşembe günü benzer büyüklükte bir müdahalenin gerçekleşmediği bildirildi.

TÜRK LİRASI GELİŞEN PİYASALAR ARASINDA ÖNE ÇIKTI
Merkez bankasının müdahaleleri sonucunda Türk lirası hafta boyunca ABD doları karşısında yalnızca yüzde 0,1 oranında değer kaybetti. Bu performans liranın gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en güçlü performanslardan birini göstermesini sağladı.
Küresel piyasalarda özellikle jeopolitik risklerin arttığı ve yatırımcıların güvenli limanlara yöneldiği bir dönemde liranın sınırlı değer kaybı dikkat çekti.
TÜRKİYE’NİN REZERV GÜCÜ
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın swap işlemleri hariç net döviz rezervleri geçen hafta itibarıyla 78,4 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Altın rezervleriyle birlikte toplam rezerv büyüklüğünün ise yaklaşık 200 milyar dolara ulaştığı ifade ediliyor.
Bu rezervler küresel finansal dalgalanmalar sırasında kur istikrarını sağlamak için kullanılan en önemli araçlardan biri olarak görülüyor.
ENERJİ FİYATLARINDAKİ ARTIŞ RİSK OLUŞTURUYOR
İran merkezli savaşın başlamasından bu yana küresel petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 16 yükseldiği belirtiliyor. Enerji ithalatına büyük ölçüde bağımlı olan Türkiye açısından bu artışın enflasyon ve cari denge üzerinde yeni baskılar oluşturabileceği değerlendiriliyor.
Türkiye’nin NATO üyesi olması ve enerji ihtiyacının önemli bölümünü dış kaynaklardan karşılaması nedeniyle Orta Doğu’daki çatışmaların ekonomik etkilerinin Ankara tarafından yakından takip edildiği ifade ediliyor.





