Berlin'de düzenlenen etkinlikte, Türkiye'nin savunma sanayisindeki devasa büyümesi, 10 milyar doları aşan ihracat başarısı ve gelecek dönemdeki yapay zeka odaklı teknolojik hedefleri masaya yatırıldı.
10 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT GÜCÜ
Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, etkinlikte yaptığı sunumda Türkiye'nin savunma sektöründeki stratejik dönüşümünü gözler önüne serdi. Artık sadece platform üreten bir yapıdan dünya devleriyle rekabet edebilen bütünleşik bir ekosisteme dönüştüklerini belirten Karataş, ihracatta 10 milyar dolar barajının aşıldığını, geçen yıl ise 18 milyar dolarlık yeni sözleşme imzalandığını açıkladı. İhracatın yüzde 55’inin NATO ve AB ülkelerine yapılması, Türk teknolojisinin uluslararası standartlarda kabul gördüğünün en somut kanıtı olarak öne çıktı.

764 FİRMA TEK EKOSİSTEMDE BİRLEŞİYOR
Başarının temelinde yatan entegre ekosistemi vurgulayan Karataş, tek bir savunma projesinde 764 farklı firma, üniversite ve Ar-Ge merkezinin birlikte çalıştığını belirtti. Halihazırda aktif 1400 projenin binlerce nitelikli istihdam yarattığını ifade eden Karataş, "Sadece tasarım yetmez, bu ekosistemi kuramazsanız üretim gücünüz eksik kalır" diyerek yerli üretimin sürdürülebilirliğine dikkat çekti. 185 ülkeye ihraç edilen ürünlerle Türkiye’nin savunma sektöründeki rüştünü ispatladığı kaydedildi.

GELECEĞİN SAVUNMA TEKNOLOJİLERİ: AKILLI SİSTEMLER
KAAN, Gökbey, Altay ve Kızılelma gibi projelerle seri üretim dönemine girildiğini ifade eden Karataş, gelecek 15 yılın vizyonunu "akıllı, yapay zeka destekli ve birbiriyle bağlantılı sistemler" olarak tanımladı. Tasarım mühendisliğinden süreç mühendisliğine geçiş yapıldığını belirten yetkili, teknik kadroda teknisyen ve operatör oranının %60 seviyelerine çıkarılacağını öngördü. Ayrıca "Yetkinlik Gelişim ve Mükemmeliyet Merkezleri" ile sınıf içi eğitimin yerini deneyim odaklı modellerin alacağı müjdelendi.
DİASPORA İLE STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ
Berlin'deki buluşma, Türkiye'nin savunma vizyonunun yurt dışındaki Türk diasporasıyla entegrasyonu için kritik bir adım oldu. "Ortak Akıl İstişare Toplantıları" ile yurt dışında görev yapan Türk profesyonellerin küresel tecrübelerinin, milli projelere aktarılması hedeflendi. Kariyer fırsatları, girişimcilik ve inovasyon başlıklarıyla gerçekleştirilen oturumlar, beyin göçünü bir avantaja çevirme ve nitelikli insan kaynağı ağını global ölçekte güçlendirme stratejisini pekiştirdi.




