“Kendi elinizin, sizin isteğiniz dışında hareket ettiğini, gömleğinizin düğmelerini çözdüğünü, masadaki bir bardağa uzandığını, hatta sizi engellemeye çalıştığını hayal edin.” Bu durumu Türkinform’a değerlendiren uzmanlar, tıp dünyasının en “ürkütücü” keşiflerinden biri olan “yabancı el” sendromu olarak bilinen, son derece nadir ve bir o kadar da gizemli bir nörolojik durum olduğunu belirtiyor.

BEYİNDEKİ İLETİŞİM KOPUKLUĞU

Nörobilim uzmanlarına göre, insan bedeninde bir uzvun, kendi "iradesine" sahipmiş gibi davranmasının temel nedeni olarak, beynin iki lobu arasındaki iletişimi sağlayan yapının hasar görmesi olarak tanımlanıyor.

Normal bir beyinde, sağ ve sol lob sürekli iletişim halindeyken, sol lobun genellikle dil ve mantıksal kararlardan, sağ lobun ise daha çok mekansal algı ve otomatik hareketlerden sorumlu olduğunun altını çizen uzmanlar, iletişimi sağlayan yapı hasar gördüğünde, beynin iki lobu arasındaki bağın koptuğuna işaret ediyor. Bu durumda, sağ el iradeli bir hareket yaparken, sol el ondan bağımsız, hatta ona zıt bir otomatik hareket yapabileceği ifade ediliyor.

Uzmanlar, yabancı el sendromu yaşayan kişilerin ellerinin nasıl hareket edebileceğini ise şöyle sıralıyor:

- Amaca yönelik, ancak istemsiz hareketler: El, bir nesneye (örneğin bir kaleme) uzanabilir, onu kavrayabilir ve hatta onunla bir şeyler yazmaya çalışabilir. Ancak kişi bu hareketi yapmak istemediğini söyler.

- Kendi kendini engelleme: Bir el bir kapıyı açmaya çalışırken, diğer (yabancı) el kapıyı kapatmaya çalışabilir. Bir el gömleği iliklerken, diğeri çözebilir. Bu durum, beynin iki tarafının farklı "planlar" yaptığının somut bir kanıtıdır.

- Kendi vücuduna zarar verme: Çok nadir vakalarda, yabancı elin kişiyi boğmaya çalışması veya kendine vurması gibi durumlar gözlemlenmiştir. Bu durum, yabancı el sendromunun en ürkütücü boyutudur.

BEYİN YAKAN O KISA DEVRE

İlginç bir şekilde, irade kavramının ne kadar karmaşık olduğunu açıklayan uzmanlar, bu durumu şöyle özetliyor:

"Yabancı el sendromu, iradenin tek bir merkezden yönetilmediğini, aksine beynin farklı bölgelerinin birbiriyle etkileşimi sonucu ortaya çıktığını kanıtlıyor. Hasarlı bir beyinde, hareket planlayan bir bölge, irade merkeziyle bağını kopardığında, el 'otopilot' modunda bir planı uygulayabilir. Bu, elin bir 'iradesi' olduğu anlamına gelmez; sadece beynin bir parçasının, diğerinden bağımsız bir hareket planını devreye soktuğu anlamına gelir."

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Yabancı el sendromunun halen kesin bir tedavisi bulunmadığına işaret eden uzmanlar, hastaların bu durumu yönetebilmeleri için şu yöntemleri tavsiye ediyor:

- Bilişsel terapi: Hastaya, yabancı elini nasıl kontrol edebileceği veya onunla nasıl "iş birliği" yapabileceği öğretiliyor.

Sigara ve tütüne sıkı düzenleme geliyor! Bakan Memişoğlu açıkladı
Sigara ve tütüne sıkı düzenleme geliyor! Bakan Memişoğlu açıkladı
İçeriği Görüntüle

- Görsel geribildirim: Ayna kullanılarak, beynin yabancı eli de "kendi" uzvu olarak algılaması ve onun hareketlerini daha iyi kontrol etmesi sağlanmaya çalışılıyor.

- Fiziksel kısıtlama: Eğer yabancı el kişiye veya başkalarına zarar veriyorsa, geçici olarak kısıtlanması veya özel eldivenler kullanılması gerekebiliyor.

Muhabir: Ömür Melih ÜZELCE