"Gümüş Saban" adını verdikleri operasyonla sınır köylerini haritadan silmeye hazırlanan Tel Aviv yönetimi, Litani Nehri'nin güneyindeki sivil halkı zorla sürgün ederek bölgeyi kalıcı olarak insansızlaştırmayı hedefliyor.
GAZZE'DEKİ KATLİAM PLANI LÜBNAN'A TAŞINIYOR
İsrail'in soykırımla yargılandığı Gazze Şeridi'ndeki imha yöntemleri, şimdi de Lübnan'ın güneyi için devreye sokuluyor. İşgal edilen bölgelerde ordu komuta kademesiyle bir araya gelen Savunma Bakanı Katz, Gazze'deki evlerin nasıl yıkıldığını hatırlatarak, Lübnan’ın güneyinde de benzer bir yıkım yapacaklarını savundu. Bu açıklamalar, İsrail'in askeri hedeflerin ötesinde, sivil yerleşim alanlarını tamamen yaşanmaz hale getirme niyetini bir kez daha tescilledi.

"GÜMÜŞ SABAN" OPERASYONUYLA TOPYEKÜN İMHA
Katz, sınır hattındaki Lübnan köy ve kasabalarını yerle bir etmeye yönelik saldırı dalgasını "Gümüş Saban" olarak isimlendirdiklerini duyurdu. Toprağı altüst etmek anlamına gelen bu isimle, bölgedeki sosyal ve fiziki yapının tamamen değiştirilmesi hedefleniyor. Hizbullah'ın silahsızlandırılması bahanesiyle yürütülen operasyonun, aslında sınır hattını insansız bir tampon bölgeye dönüştürme planının bir parçası olduğu açıkça ifade edildi.

LİTANİ NEHRİ’NDE ZORUNLU GÖÇ VE SÜRGÜN
İsrail yönetiminin planı, sadece binaları yıkmakla sınırlı kalmıyor; Litani Nehri'nin güneyinde yaşayan on binlerce Lübnanlı için kalıcı bir sürgün öngörülüyor. Bakan Katz, İsrail'in kuzeyindeki yerleşimcilerin güvenliği tamamen sağlanana kadar bölge halkının evlerine dönmesine "asla" izin verilmeyeceğini belirtti. Bu yaklaşım, uluslararası hukukta yasaklanan "zorla yerinden etme" suçunun sistematik bir politika olarak uygulanacağını gösteriyor.

NETANYAHU VE KOMUTA KADEMESİ CEPHEDE
Tehdit mesajlarının verildiği sırada Başbakan Binyamin Netanyahu, Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ve diğer üst düzey komutanlar da Lübnan'ın güneyindeki işgal hattında incelemelerde bulundu. İşgal altındaki topraklarda yapılan bu gövde gösterisi, saldırıların şiddetinin artacağına ve Gazze'de yaşanan insani trajedinin bir benzerinin Lübnan'da da tekrarlanacağına dair ciddi endişeleri beraberinde getirdi.




