Kararda ayrıca, müebbet hapis cezasına çarptırılan Mladiç'in aile üyeleriyle sık sık görüştüğü ve son anlarında yakınlarının yanında bulunması için gerekli imkanların halihazırda sağlandığı ifade edildi.
"HAYATININ SON EVRESİNDE OLDUĞU DOĞRU"
Yargıç Graciela Gatti Santana tarafından kaleme alınan kararda, "Bosna Kasabı" olarak bilinen Ratko Mladiç’in sağlık durumunun oldukça ağır olduğu ve hayatının son evresinde bulunduğu tespiti yapıldı. Ancak bu durumun tahliye için tek başına yeterli olmadığını belirten Santana, Hollanda’daki BM gözaltı biriminde sunulan sağlık hizmetlerinin "en yüksek kalitede" olduğunu kaydetti. Mahkeme, Sırbistan'ın verdiği güvencelere rağmen, Mladiç’in Sırpça konuşulan bir tesiste tedavi görme talebinin, mevcut tıbbi imkanların ötesinde bir avantaj sağlamayacağı görüşüne vardı. Bu karar, mahkumun nitelikli doktorlar ve hemşireler gözetiminde "kapsamlı ve insancıl" bir tedavi almaya devam etmesi gerektiğini tescillemiş oldu.

FELÇ VE KONUŞMA YETİSİ KAYBI İDDİALARI
Mladiç’in avukatları, bu ayın başlarında yaptıkları açıklamada eski generalin uzun süredir yatağa ve tekerlekli sandalyeye mahkum bir yaşam sürdüğünü belirtmişlerdi. Geçtiğimiz ay oğluyla yaptığı telefon görüşmesi sırasında felç geçirdiğinden şüphelenilen Mladiç’in artık neredeyse hiç konuşamadığı ve bilincinin zaman zaman kapandığı bilgisi kamuoyuyla paylaşılmıştı. Avukatlar, bu durumun insani haklar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ve Mladiç'in hayatının son günlerini kendi kültürüne ve diline yakın bir ortamda geçirmesi gerektiğini savunsa da, mahkeme heyeti cezaevi şartlarının bu insani ihtiyaçları karşıladığına hükmetti.
SIRBİSTAN'DAN "TAM GÜVENCE" TALEBİ GELMİŞTİ
Sırbistan hükümeti, uluslararası mahkemeye resmi bir başvuruda bulunarak Ratko Mladiç’in tahliye edilmesi halinde her türlü güvenlik ve geri dönüş güvencesini vermeye hazır olduklarını beyan etmişti. Sırp otoriteler ve bazı radikal kesimler tarafından halen bir "kahraman" olarak nitelendirilen Mladiç'in Sırbistan'daki bir bakımevine yerleştirilmesi önerisi, mağdur yakınları ve Boşnak sivil toplum kuruluşları tarafından ise tepkiyle karşılanmıştı. Mahkeme ise kararında Sırbistan'ın sunduğu diplomatik güvencelere değinmekten ziyade, Hollanda'daki tıbbi imkanların "başka bir yerde sağlanabilecek ilave bir tedavinin bulunmadığı" noktasına odaklandı.
SREBRENİTSA'DAN LAHEY'E SOYKIRIMIN DOSYASI
Ratko Mladiç komutasındaki birlikler, 1995 yılında Srebrenitsa’da en az 8 bin Boşnak erkek ve çocuğu sistemli bir şekilde katlederek İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’daki en büyük insanlık suçuna imza atmıştı. Saraybosna kuşatması sırasında 10 binden fazla sivilin ölümünden de sorumlu tutulan Mladiç, 16 yıl süren kaçışın ardından 2011’de Sırbistan’da yakalanarak adalete teslim edilmişti. 2017 yılında soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan müebbet hapis cezasına çarptırılan eski general hakkındaki karar, 2021 yılında kesinleşmişti. Mağdur aileleri, Mladiç'in cezasını cezaevinde tamamlamasının adaletin yerini bulması açısından hayati önem taşıdığını vurgulamaya devam ediyor.
İSTİSNAİ ZİYARET REJİMİ UYGULANIYOR
Mahkeme heyeti, Mladiç’in sağlık durumunun vahameti sebebiyle kendisine özel bir ziyaret rejimi uygulandığını ve bu sayede ailesiyle sık sık temas kurabildiğini açıkladı. Kararda yer alan "aile üyelerinin son anlarında yanında bulunabilmesi imkanı sağlanmaktadır" ifadesi, mahkemenin olası bir ölüm durumunda aileye gerekli kolaylıkları tanıyacağını ancak bunun bir tahliye gerekçesi olamayacağını gösteriyor. Hollanda’daki tesisin sağladığı bu "insancıl yaklaşımın", savunmanın iddia ettiği "izolasyon" suçlamalarını çürüttüğü savunuldu.





