İnsanlık tarihi boyunca zamanın ölçülmesi ihtiyacı, ay ve güneş döngülerinin gözlemlenmesiyle karşılanmış ve böylece takvimler geliştirilmişti. Bugün kullandığımız miladi takvim, Roma döneminde şekillenmiş ve MÖ 46’da Jül Sezar tarafından kullanıma sokulmuştu. Takvimler yalnızca günleri ve ayları belirlemekle kalmayıp, toplumların doğa olayları ve kültürel değerleri doğrultusunda isimlendirilmişti.
ANTİK ROMA’DA ŞUBAT
Şubat, yılın ikinci ve kış mevsiminin son ayı olarak kabul edilir. İngilizcede “February”, Latince’de ise “februarius” olarak bilinir. Romalılar her 14 Şubat’ta kendilerini arındırmak amacıyla festivaller düzenlerdi. Bu kutlamalarda kullanılan malzemelere “februa” denirdi ve ayın adı da Antik Roma tanrısı Februus’tan geliyordu. Februus kelimesi, “yeniden doğuş” ve “zamanın başlangıcı” anlamlarını taşır. Roma’da yılın son ayı olan şubat, yeni yılın başlangıcına hazırlık ve arınma dönemini simgelerdi.

TÜRKÇEDE ŞUBAT VE SÜRYANİ ETKİSİ
Türkçede yılın ikinci ayı için kullanılan “şubat” isminin kökeni Süryaniceye dayandırılır. Bazı kaynaklar, Yahudi takvimindeki on birinci ay olan Şavat ile bağlantılı olduğunu öne sürer. Şavat ayında, Ağaçların Yeni Yılı kutlanır ve üç yaşından küçük ağaçların meyvelerinin yenmemesine özen gösterilir. Fonetik olarak “şabat” sözcüğüyle de benzerlik gösterir; Anadolu Süryanilerinde şabat, “dinlenme günü” anlamına gelir. Bu ayda tarımla uğraşan halk da dinlenir. Şabat, Yahudi takvimindeki yedinci günü ifade eder ve o gün hiçbir iş yapılmaz; ibadet ve inziva ön planda olur.
KÖKEN TARTIŞMALARI
Şubat kelimesinin doğrudan şabat ile bağlantısı sınırlı olsa da Şavat ayından dilimize geçmiş olabileceği güçlü bir ihtimal olarak görülür. Şavat ayında kutlanan Bişevat Bayramı da Gregoryen takvimde şubat ayına denk gelir ve bu kültürel etkileşimin somut bir örneği olur. Öte yandan dilbilimci Sevan Nişanyan, kelimenin Akadca “şabāṭu”dan, yani “vurma, çarpma, yıkma” anlamından türemiş olabileceğini ileri sürer. Ancak bu yorum kesinlik taşımamaktadır ve şubat kelimesinin kökeni hala tartışmalı oluyor.




