Çocukların karıştığı suç olaylarında son yıllarda dikkat çeken artış, hem adli makamları hem de uzmanları endişelendiriyor. Hırsızlık, akran şiddeti, uyuşturucu bağlantılı suçlar, gasp ve sosyal medya kaynaklı suçlara kadar uzanan geniş bir yelpazede çocukların adli olaylara daha sık karışması, sorunun yalnızca güvenlik boyutuyla değil; eğitim, aile yapısı, psikolojik destek ve sosyal politikalar açısından da ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

“Ahbap” soruşturmasında ifade depremi! 6 isim daha adliyeye çağrıldı
“Ahbap” soruşturmasında ifade depremi! 6 isim daha adliyeye çağrıldı
İçeriği Görüntüle

Uzmanlara göre çocuk suçlarındaki yükselişin arkasında ekonomik zorluklar, aile içi sorunlar, dijital dünyanın kontrolsüz etkisi, madde bağımlılığına erişimin kolaylaşması ve sosyal çevrenin olumsuz etkileri gibi birçok faktör bulunuyor. Çocukların suçun faili ya da mağduru olmalarının önüne geçebilmek için erken müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi, koruyucu sosyal hizmetlerin yaygınlaştırılması ve ailelere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiği vurgulanıyor.

“SUÇ ÖRGÜTÜNÜN LİDERİNE GİDER…”

Peki, çocuk suçlarını azaltmak için, devletin ilk olarak nereye el atması gerekiyor? Eski Kriminal Daire Başkanı İrfan Bayar, Türkinform’dan Beyza Coşkun’a özel yaptığı açıklamada “Bir kere teşhis tedavi dediğimiz bir olay var ya, önce teşhis sonra tedavi dediğiz ya. Devlet bu konuyu son derece net görüyor. Bizlerin gördüğü gibi devletin de birçok kanalları var, istihbaratı var, kurumları var. Yani sokaktaki gelişmeleri yakından takip ediyorlar, görüyorlar. İnsanların serzenişini, insanlardaki huzursuzluğu görüyorlar. Bu konuda siz kendinizi ortaya koyun. Devletin işleyişine bir nevi ortak olmak gibi… Dünya Amerika ülkelerinde bu öyledir. Oradaki insanlar devlete güvenmez de, oradaki insanlara güvenir. Çünkü onlar daha çok iç içedir onlarla. Bir başlarına gelen bir sorun karşısında önce oraya gider. O suç örgütünün liderine gider. Çünkü o güveni kazanmıştır. Parası olmadığı zaman para veriyordur. Araba konusunda veya iş konusunda veya aşamadığı sorunlarda onlara giden Dünya, Amerika sokaklarında durum bu…” ifadesini kaydetti.

GÜÇ VE PARA İÇİN Mİ?

Bayar, konuşmalarına şu sözlerle devam etti:

“Ama ülkemizde beni en çok endişelendiren konu, eğer devlet bütün bu oluşumları gözleyerek yeterince o yumruğunu, bakın bunu çok ısrarla ve bilinçli kullanıyorum, demir yumruğunu hissettirmediği takdirde, caydırıcılığını ortaya koymadığı takdirde bunlar palazlanır. Çünkü bunlar istediği ortam bu. Birtakım insanlar çok rahatlıkla gençleri kendilerine alabiliyorlar. Çünkü gençlere vaatleri var. Yarınla ilgili umudu yoksa gencin bu vaatlere çok rahatlıkla kanabilir ve oraya kanalize olabilir. Nitekim kanalize olabiliyorlar. Çünkü geliyor üniversiteyi bitirdin ne olacak diyor kardeşim. Ne yapacaksın üniversiteyi bitirip. Şimdi insanlar bir an önce paraya kavuşmak istiyor, gençler. Tabi bu arada sosyal medyanın durumu, diziler bunlar maalesef çok olumsuz etkiliyor. Çünkü orada kişisel olarak becerilerden veya kişisel olarak eğitimden ziyade bir an önce paraya kavuşma olayı, bir güç olayı, güç refleksi var. Ve o güç dengeleri konusu dedik ya dünyanın boşalan bu güvenlik sektörüne sadece devletler değil bu tür örgütler güç dengeleri değişmiş durumda şu anda. Bu yüzden bu tür güç dengesini bozan suç örgütleri gençleri çok rahatlıkla eline avucunu alabiliyor. Çünkü vaat var ve anında parayı gösterebiliyor. Altına arabayı verebiliyor. Yaşanmasını yaşadığı veya aklında olduğu veya ‘hay Allah’ dediği yaşamı sunabiliyor. Ve onu da bu çocuk son derece rahat kendini teslim ediyor. Ve onların kötü emellerine işte adam vurma, kaçırma, çökme, gasp olaylarına da zaten bu amaçla yetiştiriliyor.”

“ADALETE OLAN GÜVENİ YERLE BİR EDER!”

Bayar, devletin bütün bunları bildiğini ve gerekli çalışmaların yaptığını anımsatarak, “Adalet Bakanlığımızın şu anda yapmış olduğu birtakım çalışmalar var. Mesela Adalet Bakanlığının şu anda faal-i meçhul araştırma dairesi kuruldu. 638 cinayet şu anda yeniden ele alındı. Ve bununla ilgili olarak çalışmalar devam ediyor. Tabii burada toplum bu konuyu merakla bekliyor. Ben de bu konu üzerinde şiddetle gidiyorum. Yani bu faal-i meçhul çünkü devlete olan güven sarsılmış durumda. Adalete olan güven… Yapanın yanına kar kalıyor anlayışı, halk arasına bir olgu. Ya kardeşim adamı vuruyorlar işte bak yıllardır ortaya çıkmadı işte faal-i meçhul. Bu devlete olan güveni sarsar. Adalete olan güveni gerçekten yerle bir eder” değerlendirmesinde bulundu.

Muhabir: Beyza Coskun