Emniyete başvuran ve kendisini cemaat mensubu olarak tanıtan R.Ş., milyarlarca liralık kayıt dışı finans imparatorluğunun tüm işleyişini ve sırlarını kolluk kuvvetleriyle paylaştı.
100 MİLYAR LİRA BUZDAĞININ SADECE GÖRÜNEN KISMI
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, basına yansıyan 100 milyar liralık servet iddialarının gerçeği yansıtmadığı ve bu rakamın asıl servetin yanında çok küçük kaldığı ifade edildi. Tanığın ifadesine göre, sayısız şirket ve gayrimenkul güvenilen üçüncü kişilerin üzerine yapılandırılarak gizlendi; devasa servetin tam boyutunu ise sadece Alihan Kuriş ile sınırlı sayıdaki yakın çevresi biliyor.
MAKBUZSUZ BAĞIŞLAR YURT DIŞINA KAÇIRILDI
Cemaat üyelerinden hayır amacıyla toplanan fitre, zekat ve kurban derisi gelirlerinin hiçbir şekilde makbuz verilmeden toplandığı kaydedildi. Ülke genelinden gelen nakit paraların Ümraniye'deki genel merkez kursunda depolandığı, buradan da hiç kimseye hissettirilmeden Almanya ve Hollanda'ya aktarıldığı soruşturma tutanaklarına geçti.

ALMANYA MERKEZLİ YENİ YAPILANMA PLANI
Paranın yurt dışına çıkarılmasında Alihan Kuriş'in çifte vatandaşlık taşıyan kardeşleri Tuna ve Hilmi Kuriş'in aktif rol oynadığı, anne Ayşe Gülderen Kuriş'in ise süreci yönettiği öne sürüldü. Asıl amacın, Türkiye'deki olası baskılardan kaçınarak yönetimi tamamen Almanya'ya taşımak ve faaliyetleri oradan sürdürmek olduğu iddia edildi.

SİYASİ PAZARLIKLAR VE OY "SOPASI" İDDİASI
İfadenin en dikkat çekici kısımlarından biri de cemaat oylarının siyaseti dizayn etmek amacıyla kullanıldığı iddiası oldu. Alihan Kuriş'in siyasi partilerden oy karşılığında yüksek meblağlarda nakit para ve bina talep ettiği, bu kapsamda Trabzonlu hemşehrisi Ekrem İmamoğlu'ndan CHP'yi desteklemek üzere kayıt dışı para alındığı ve bu paranın da yurt dışına kaçırıldığı öne sürüldü. Başsavcılığın talimatıyla soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi.





