Suriye Türkmen Meclisi’nin 14 Mart’ta gerçekleştireceği kurultay, Türkmenlerin siyasi geleceği açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Halep milletvekili Tarık Sülo Cevizci, Türkmen Meclisi’nin ilk kurultayı, Türkmenlerin siyasi temsili, Türkiye ile ilişkiler ve Şam yönetiminde Türkmenlerin geleceği hakkında dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
14 MART’TA YAPILACAK KURULTAY, SURİYE TÜRKMENLERİ AÇISINDAN NASIL BİR DÖNÜM NOKTASI OLACAK?
Halep milletvekili Tarık Sülo Cevizci, Suriye Türkmen Meclisi’nin ilk kurultayının yapılacağını belirterek sürecin 8 Aralık’taki zafer sonrasında planlandığını ancak ertelenmek zorunda kaldığını ifade etti.
Cevizci, yaklaşık bir yılın ardından Türkmen Meclisi’nin 14 Mart’ta kurultay yapma kararı aldığını belirterek bunun “zafer sonrası yapılacak ilk kurultay” olduğunu söyledi.
Kurultayın bazı olumlu yönleri bulunduğunu ancak bazı tartışmaları da beraberinde getirdiğini dile getiren Cevizci, kurultayın Şam’da yapılması gerekirken Çobanbey’de düzenlenmesinin sürece gölge düşürdüğünü belirtti.
Buna rağmen devrim sonrasında Türkmenlerin bir araya gelerek hazırlık yapmasının yeni süreç açısından önemli bir gelişme olduğunu vurgulayan Cevizci, kurultaydan çıkacak sonuçların Türkmen siyasetini doğrudan etkileyeceğini söyledi.
Cevizci, güçlü bir sonuç çıkması halinde Türkmen Meclisi’nin siyasi varlığını sağlam şekilde sürdürebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Başarılı bir sonuç çıkması durumunda meclis başarılı bir şekilde varlığını devam ettirecek ancak zayıf bir sonuç çıkarsa Suriye Türkmen Meclisi’nin Suriye siyasetindeki yeri de buna göre belirlenecek.”

TÜRKMENLERİN SURİYE’DE TEK ÇATI ALTINDA DAHA GÜÇLÜ BİR SİYASİ AKTÖR HALİNE GELMESİ İÇİN HANGİ ADIMLAR ATILMALI?
Suriye Türkmen Meclisi’nin kuruluş amacının Türkmenleri tek bir çatı altında siyasi mücadele yürütmek üzere bir araya getirmek olduğunu belirten Cevizci, bugüne kadar bu hedefi ortaya koyabilecek bir ortamın oluşmadığını söyledi.
Zafer sonrası yapılacak ilk kurultayın bu açıdan önemli bir sınav olacağını ifade eden Cevizci, Türkmenlerin gerçekten tek çatı altında birleşip birleşemeyeceğinin bu süreçte ortaya çıkacağını dile getirdi.
Suriye’de Türkmenlerin farklı bölgelere dağılmış bir nüfus yapısına sahip olduğunu hatırlatan Cevizci, parlamentoda görev yapan Türkmen kökenli milletvekillerinin de bu sürecin doğal parçası olması gerektiğini belirtti.
Cevizci, parlamentodaki Türkmen milletvekillerinin göz ardı edilmesinin siyasi gücü zayıflatacağını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Hem siyaset yapıp hem de parlamentodaki milletvekillerini göz ardı etmek bizi zayıflatır.”
Türkmen Meclisi’nin hem Şam hem de Ankara ile güçlü bir diyalog içerisinde olması gerektiğini ifade eden Cevizci, Suriye siyasetinin merkezinin Şam olduğunu vurguladı.
Bu noktada Şam ile kurulacak ilişkinin önemine dikkat çeken Cevizci, “Şam’ın muhalefetini gören bir meclisin başarılı olma şansı yok” dedi.

TÜRKMENLERİN TÜRKİYE’DEN BEKLENTİSİ NEDİR? ANKARA TÜRKMENLERİN NASIL YANINDA OLMALIDIR?
Türkiye’nin ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel alanlarda dünyanın önemli güçlerinden biri olduğunu belirten Cevizci, Türkmenlerin bu alanlarda Türkiye tarafından desteklendikçe daha güçlü hale geleceğini ifade etti.
Bu desteklerin Türkmenlerin uluslararası alandaki görünürlüğünü de artıracağını söyleyen Cevizci, Ankara ile Şam arasındaki ilişkilerin son dönemde oldukça olumlu bir seviyeye ulaştığını dile getirdi.
Türkiye’deki birçok belediye ve kamu kurumunun Suriye’deki muhatap kurumlarla iş birliği içinde olduğunu hatırlatan Cevizci, bu desteklerin Türkmen kurumları üzerinden yürütülmesinin Türkmenlerin Şam’daki konumunu güçlendireceğini belirtti.
Cevizci, Suriye Türkmenlerinin Türkiye ile Suriye arasında ve aynı zamanda Türk dünyası ile Arap dünyası arasında bir köprü rolü üstlenebileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Suriye Türkmenleri Türkiye ile Suriye arasında, Türk dünyası ile Arap dünyası arasında köprü rolü oynayacaktır.”

SİZ HALEP MİLLETVEKİLİ OLARAK TÜRKMENLERİN YENİ SURİYE’DE MERKEZİ YÖNETİMDE YETERLİ BİR ŞEKİLDE TEMSİL EDİLMESİ İÇİN SOMUT BEKLENTİLERİNİZ NELERDİR?
Türkmenlerin devrim sürecinde ve zaferin kazanılmasında önemli rol oynadığını belirten Cevizci, buna rağmen devlet yönetiminde aynı ölçüde temsil edilmediklerini söyledi.
Bu durumun bazı nedenleri bulunduğunu ifade eden Cevizci, en önemli nedenlerden birinin Türkmen siyasetinin uzun süre pasif kalması olduğunu dile getirdi.
8 Aralık sonrasında doğru iletişim kanallarının yeterince kullanılmadığını belirten Cevizci, bunun yeni yönetim ile iletişim kopukluğuna yol açtığını ifade etti.
Türkmenlerin devlet kademelerinde hak ettikleri düzeyde temsil edilmediklerinin herkes tarafından kabul edilen bir gerçek olduğunu belirten Cevizci şu değerlendirmede bulundu:
“Şu an Suriye Türkmenlerinin devlet kademelerinde hak ettikleri kadar temsil edilmedikleri aşikâr.”
Parlamentoda henüz tamamlanmamış bir süreç bulunduğunu hatırlatan Cevizci, 70 kişilik yeni atama listesinde Türkmen milletvekillerinin yer almasını beklediklerini ifade etti.
Halihazırda parlamentoda beş Türkmen kökenli milletvekilinin bulunduğunu belirten Cevizci, bu sayının artırılmasını arzu ettiklerini söyledi.
Yakın zamanda kabinede değişiklik yapılmasının beklendiğini dile getiren Cevizci, Türkmen kökenli birkaç ismin de kabinede yer almasının beklendiğini ifade etti.
Cevizci, her ne kadar temsilde geride kalınmış olsa da Türkmenlerin önünün açık olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Önümüz açık. Doğru mücadele verilirse Türkmenlerin Şam’da daha güçlü temsil edilmelerinin önü açık.”

TÜRKMEN GENÇLİĞİ İÇİN SİYASİ VE SOSYAL ANLAMDA NASIL BİR GELECEK TASAVVUR EDİYORSUNUZ?
Cevizci, Türkmen gençliğiyle ilgili konuların şu anda gündemin ön sıralarında yer almadığını söyledi.
Suriye’nin savaş sonrası bir süreçten geçtiğini ve bazı bölgelerde devlet otoritesinin henüz tam olarak tesis edilmediğini belirten Cevizci, güvenlik ve ekonomik sorunların şu an daha öncelikli olduğunu ifade etti.
Türkiye’den Suriye’ye Türkmen dönüşlerinin henüz istenilen seviyede olmadığını dile getiren Cevizci, ekonomik ve toplumsal koşulların gençleri sürecin dışında bıraktığını söyledi.
Siyasi ve güvenlik sorunlarının çözülmesinin ardından gençlik konusunun en önemli başlıklardan biri haline geleceğini belirten Cevizci, “Geleceğin garantisi gençler, onlara yapılacak yatırım ülkemize yapılacak yatırımdır." diyerek sözlerini noktaladı.





