İran’da Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan yönetiminin Batı ile tansiyonu düşürmeye dönük attığı adımlar, devletin en sert güç merkezlerinden biri olan İran Devrim Muhafızları Ordusu içinde ciddi bir rahatsızlığa yol açtı. Tahran kulislerine yansıyan bilgilere göre, son haftalarda hazırlanan ve “14 maddelik uzlaşı paketi” olarak anılan diplomatik girişim, İran yönetiminde uzun süredir perde arkasında devam eden güç savaşını görünür hâle getirdi.

İddiaya göre söz konusu metin; enerji güvenliği, Hürmüz Boğazı’ndaki askeri hareketlilik, yaptırımların hafifletilmesi ve bölgesel tansiyonun düşürülmesine yönelik bazı taahhütler içeriyor. Ancak bu süreçte özellikle Devrim Muhafızları kanadının devre dışı bırakıldığı yönündeki iddialar, rejim içindeki çatlağı daha da derinleştirdi.

“BİZİ MASADA SATTINIZ” TEPKİSİ

Tahran’daki siyasi kulislerde konuşulan en dikkat çekici iddia ise Pakistan üzerinden Washington’a iletilen gizli temas trafiği oldu. Diplomatik kaynaklara göre İranlı bazı sivil bürokratların, doğrudan resmi müzakere görüntüsü vermeden ABD tarafına “kontrollü yumuşama” mesajları ilettiği öne sürülüyor.

Bu gelişmenin ardından Devrim Muhafızları komuta kademesinin sert tepki gösterdiği belirtiliyor. Rejim kaynaklarına dayandırılan kulis bilgilerine göre bazı üst düzey komutanlar, İran lideri Ali Hamaney ile yaptıkları kapalı toplantılarda hükümete ağır eleştiriler yöneltti.

Kulislerde konuşulan iddialara göre komutanların toplantıda şu sert ifadeleri kullandığı ileri sürülüyor:

“Batı ile uzlaşma adına Hürmüz’deki caydırıcılığımız erkenden masaya sürüldü. Bu stratejik geri çekilmedir.”

İran güvenlik bürokrasisinde özellikle Hürmüz Boğazı’nın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda psikolojik ve askeri bir baskı unsuru olarak görüldüğü biliniyor. Bu nedenle geri adım görüntüsü verilmesinin, rejim içindeki sertlik yanlısı kanatta büyük huzursuzluk oluşturduğu değerlendiriliyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI ÜZERİNDEN GÜÇ MÜCADELESİ

Uzmanlara göre tartışmanın merkezinde yalnızca dış politika yok. Asıl mesele, İran’da devlet yönetiminde hangi yapının belirleyici olacağı sorusu.

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın ekonomik darboğazı aşmak için Batı ile kontrollü temas arayışında olduğu değerlendirilirken, Devrim Muhafızları ise bunun İran’ın bölgesel nüfuzunu zayıflatacağı görüşünü savunuyor.

Özellikle petrol sevkiyatının can damarı olarak görülen Hürmüz Boğazı üzerindeki askeri baskının azaltılması ihtimali, DMO içerisinde “stratejik taviz” olarak yorumlanıyor.

Bazı İranlı yorumcular, yaşanan gerilimin yalnızca diplomatik bir görüş ayrılığı olmadığını, yaklaşan güç dengeleri açısından kritik bir hesaplaşmaya dönüştüğünü ifade ediyor.

PEZEŞKİYAN EKONOMİYİ ÖNE ÇIKARIYOR

İran ekonomisinin ağır yaptırımlar altında giderek kırılgan hâle gelmesi, reform yanlısı çevrelerin elini güçlendiren en önemli unsur olarak görülüyor. Yüksek enflasyon, döviz baskısı ve halk üzerindeki ekonomik yük nedeniyle hükümet kanadının daha pragmatik bir çizgiye yöneldiği konuşuluyor.

Müzakere hattında işler karışık! İran: "ABD saldırıları sürdüğü sürece masada yokuz"
Müzakere hattında işler karışık! İran: "ABD saldırıları sürdüğü sürece masada yokuz"
İçeriği Görüntüle

Pezeşkiyan’a yakın isimlerin, “önceliğin ekonomik nefes alma alanı oluşturmak olduğu” yönünde görüş bildirdiği iddia edilirken; güvenlik bürokrasisinin ise bu yaklaşımı “devrim çizgisinden uzaklaşma” olarak değerlendirdiği öne sürülüyor.

TAHRAN’DA GÖZLER HAMANEY’DE

İran’daki tüm kritik krizlerde olduğu gibi son kararı yine dini lider Ali Hamaney’in vereceği belirtiliyor. Ancak kulislere göre bu kez dengeyi korumak her zamankinden daha zor olabilir.

Bir tarafta ekonomik baskının hafifletilmesini isteyen hükümet kanadı, diğer tarafta bölgesel sertlik politikasından geri adım atılmaması gerektiğini savunan Devrim Muhafızları bulunuyor.

Tahran’daki son gelişmeler, İran’da yalnızca dış politikada değil, devletin güç mimarisinde de yeni bir dönemin başlayabileceği yorumlarını beraberinde getiriyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ