Yarı resmi Fars Haber Ajansı’na konuşan yetkili, savaşın sona ermesinden yaptırımların kaldırılmasına kadar uzanan listeyi "asgari güvence" olarak tanımlarken, Hürmüz Boğazı üzerindeki haklarının tanınmasını şart koştu.
ASGARİ GÜVEN İÇİN 5 KRİTİK MADDE
İran yönetimi, Washington ile yürütülen diplomatik süreçte yeni bir safhaya geçtiğini gösteren sert bir şart listesi yayımladı. İsimsiz bir yetkili tarafından kamuoyuna duyurulan 5 maddelik paket; tüm cephelerde savaşın derhal durdurulması, yaptırımların tamamen kaldırılması, bloke edilen varlıkların iadesi, savaş zararlarının tazmini ve Hürmüz Boğazı'ndaki egemenlik haklarının tanınmasını içeriyor. Tahran, bu maddelerin birer pazarlık unsuru değil, müzakere masasına oturabilmek için gereken asgari zemin olduğunu vurguladı.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA EGEMENLİK ŞARTI
Listenin en dikkat çekici maddesi olan Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik hakkı, bölgesel gerilimin merkezinde yer alıyor. İran, uluslararası enerji ticaretinin kalbi konumundaki boğazda tam yetkili olduğunun ABD tarafından resmen kabul edilmesini istiyor. Uzmanlar, bu talebin kabul edilmesinin bölgedeki Amerikan askeri varlığını ve seyrüsefer serbestisini doğrudan etkileyebileceğini, bu nedenle Washington'ın bu maddeye en sert direnci göstermesinin beklendiğini ifade ediyor.

BLOKE VARLIKLAR VE TAZMİNAT TALEBİ
Tahran yönetimi, ekonomik darboğazdan kurtulmak adına yurt dışındaki bankalarda dondurulan milyarlarca dolarlık varlığının serbest bırakılmasını bir ön koşul olarak dayatıyor. Bunun yanı sıra, çatışma sürecinde uğranılan ekonomik ve fiziksel zararların ABD tarafından tazmin edilmesi isteniyor. Yetkili, "zararların tazmin edilmediği bir senaryoda kalıcı barıştan bahsetmenin mümkün olmadığını" belirterek, geçmişteki kayıpların telafi edilmesi gerektiğini savundu.
İKİNCİ TUR MÜZAKERELER ASKIYA ALINDI
İran tarafı, bu şartların yerine getirilmemesi durumunda ABD ile planlanan ikinci tur görüşmelere kesinlikle katılmayacaklarını bildirdi. Mevcut tablonun bir "teslimiyet belgesi" olmadığını, aksine Birleşmiş Milletler hukukuna dayalı meşru talepler olduğunu savunan yetkili, topu Washington yönetimine attı. Diplomatik kaynaklar, ABD’nin bu şartlara vereceği yanıtın Orta Doğu’da savaşın mı yoksa kalıcı bir ateşkesin mi hakim olacağını belirleyeceğini öngörüyor.





