Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, son dönemde İran, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail arasında artan gerilimin enerji piyasalarına etkisini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Tanrıkulu, dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek bir aksamanın küresel enerji fiyatlarında sert artışlara yol açabileceğine dikkat çekti. Türkiye’nin enerji ithalatına bağımlı yapısı nedeniyle bu tür bir gelişmenin ekonomi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurguladı.
EKONOMİK ETKİ ANALİZİ SORULDU
Tanrıkulu, Bakan Şimşek’e yönelttiği sorularda, olası bir kriz durumunda petrol fiyatlarının yükselmesinin Türkiye ekonomisine etkilerine ilişkin bir etki analizi yapılıp yapılmadığını sordu. Ayrıca petrol fiyatlarının 100, 120 ve 150 dolar seviyelerine çıkması halinde enerji ithalat faturasının ne kadar artacağının hesaplanıp hesaplanmadığını gündeme getirdi.
CARİ AÇIK VE ENFLASYON VURGUSU
Önergede, enerji fiyatlarındaki artışın cari açık, enflasyon ve bütçe dengesi üzerindeki olası etkileri de yer aldı. Tanrıkulu, tüketici ve üretici enflasyonuna yansımalar ile dolaylı maliyet artışlarının hesaplanıp hesaplanmadığını öğrenmek istedi.
VERGİ VE BÜTÇE ETKİSİ
Akaryakıt fiyatlarını dengelemek amacıyla yapılabilecek ÖTV ve KDV düzenlemelerinin bütçeye getireceği yükün de sorulduğu önergede, kamu maliyesinin bu tür bir şoka karşı hazırlıklı olup olmadığı da gündeme taşındı.
“ÖNLEM PLANI VAR MI?”
Tanrıkulu, hükümetin Hürmüz Boğazı kaynaklı olası bir enerji krizine karşı bir ekonomik tedbir planı olup olmadığını da sordu. Enflasyonun kontrol altına alınması için hangi mali politika araçlarının devreye alınacağının açıklanmasını talep etti.
Önergede ayrıca Türkiye ekonomisinin enerji fiyatı şoklarına karşı kırılganlığını azaltmaya yönelik yürütülen çalışmaların da detaylandırılması istendi.




