Son yıllarda bel ve kuyruk sokumu ağrılarının araştırılması sırasında daha sık gündeme gelen Tarlov kisti, birçok kişide fark edilmeden ilerleyebilen bir sinir sistemi sorunu olarak dikkat çekiyor. Çoğu zaman tesadüfen tespit edilen bu kistler, bazı hastalarda ise ciddi ağrı ve nörolojik şikâyetlere yol açabiliyor.
TARLOV KİSTİ NEDİR?
Tarlov kisti, omurganın alt bölümünde, özellikle sakrum (kuyruk sokumu) bölgesinde sinir kökleri çevresinde oluşan, içi beyin-omurilik sıvısıyla dolu keseciklerdir. İlk kez 1938 yılında nöroşirürjiyen Isadore Tarlov tarafından tanımlandığı için bu isimle anılır.
Bu kistler genellikle iyi huyludur ve birçok kişide belirti vermez. Ancak büyüdüklerinde ya da sinirlere baskı yaptıklarında çeşitli şikâyetlere neden olabilir.

TARLOV KİSTİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
Her Tarlov kisti belirti vermez. Ancak semptom görülen hastalarda en sık karşılaşılan şikâyetler şunlardır:
-
Alt bel ve kuyruk sokumu ağrısı
-
Kalça ve bacaklara yayılan ağrı (siyatik benzeri)
-
Uyuşma ve karıncalanma
-
Uzun süre oturamama
-
İdrar ya da bağırsak kontrolünde sorunlar
-
Cinsel fonksiyon bozuklukları
Ağrılar genellikle oturmakla artar, uzanmakla hafifleyebilir. İleri vakalarda yaşam kalitesi ciddi şekilde etkilenebilir.
TARLOV KİSTİ NEDEN OLUŞUR?
Kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte;
-
Doğuştan gelen zayıf sinir kılıfları
-
Travmalar
-
Omurga basıncını artıran durumlar
-
Bağ dokusu hastalıkları
risk faktörleri arasında gösteriliyor.
TANI NASIL KONULUR?
Tarlov kistleri çoğunlukla MR (Manyetik Rezonans) görüntüleme sırasında tesadüfen fark edilir. Şikâyetlerin kistten kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirlemek için nörolojik muayene ve ileri görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.
TARLOV KİSTİ TEDVASİ NASIL YAPILIR?
Tedavi, hastanın şikâyet durumuna göre planlanır:
Belirti vermeyen kistler:
Genellikle düzenli takip yeterlidir.
Hafif ve orta şiddette şikâyetlerde:
-
Ağrı kesici ve antiinflamatuar ilaçlar
-
Fizik tedavi
-
Sinir blokajı enjeksiyonları
UZMANLAR NE DİYOR?
Uzmanlar, her bel ağrısının Tarlov kisti anlamına gelmediğini vurguluyor. MR’da kist görülmesi tek başına ameliyat gerektirmiyor. Önemli olan, hastanın klinik bulguları ile görüntüleme sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi.





