Türkiye'de yüz binlerce aileyi yakından ilgilendiren taşeron işçilere kadro meselesi, çalışma hayatının en çok merak edilen konularının başında gelmeye devam ediyor. Geçmiş yıllarda yapılan yasal düzenlemelerle kamuda çalışan pek çok alt işveren personeli sürekli işçi kadrosuna geçiş yapmış olsa da, Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT), belediye şirketleri, Toplum Yararına Programlar (TYP) ve hastane bilgi işlem gibi alanlarda çalışan yüz binlerce personel kapsam dışında kalmıştı. İş güvencesi, eşit işe eşit ücret ve daha iyi çalışma koşulları talep eden işçiler, meclise sunulacak yeni bir torba yasa ile kadro hayallerine kavuşmayı bekliyor. Türk-İş ve Hak-İş gibi büyük işçi konfederasyonlarının da en üst perdeden dile getirdiği bu talep, hükümetin yetkili isimleri tarafından da zaman zaman gündeme alınıyor. Peki, milyonların beklediği o müjdeli haber ne zaman gelecek ve süreç nasıl işleyecek?
TAŞERON İŞÇİLERE KADRO VERİLECEK Mİ, SON DURUM NEDİR?
Çalışma hayatında uzun süredir çözüme kavuşturulması beklenen taşeron işçilere kadro verilmesi konusu, hem sendikaların hem de hükümetin gündeminde yer almaya devam ediyor. Geçmiş dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevini yürüten Vedat Bilgin, taşeron işçilerin kadroya alınması yönündeki çalışmaların belirli bir olgunluğa eriştiğini ifade etmişti. Mevcut Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise kendisine yöneltilen soru önergelerine verdiği yanıtlarda, taşeron işçilerin kadroya geçiş süreçleriyle ilgili çalışmaların devam ettiğini belirtmektedir. Özellikle Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay ve Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, KİT'ler ve belediyeler başta olmak üzere kamuda alt işveren bünyesinde çalışan tüm personelin ayrımsız bir şekilde daimi kadroya geçirilmesi gerektiğini her fırsatta vurguluyor. Sendika temsilcileri, geçici işçilerin çalışma sürelerini uzatan düzenlemelerin TBMM'den geçmesini olumlu bir adım olarak değerlendirirken, asıl hedefin taşeron sisteminin Türkiye'nin gündeminden tamamen çıkarılması olduğunun altını çiziyor.
100 BİN TAŞERON İŞÇİ NE ZAMAN KADROYA GEÇECEK?
Kamu kurum ve kuruluşlarında asıl işi yapmasına rağmen ihale şartnameleri veya kurum statüleri nedeniyle kadro kapsamı dışında kalan yaklaşık 100 bin taşeron işçinin gözü kulağı 2026 yılına yönelik yapılacak yasal düzenlemelerde. Devlet hastanelerinin yemekhane, çamaşırhane, güvenlik ve bilgi işlem birimlerinde çalışanlar, karayolları işçileri, demiryolu personelleri ve çağrı merkezi çalışanları bu grubun en büyük bölümünü oluşturuyor. KİT'lerde çalışan personelin durumu ile ilgili olarak hazırlanan taslak metinlerin, önümüzdeki dönemde yeni bir torba yasa teklifi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulması bekleniyor. İşçiler, çalıştıkları kurumlarda yaş veya eğitim şartı aranmaksızın doğrudan sürekli işçi kadrolarına geçiş yapmayı talep ediyor. Konuyla ilgili henüz net bir tarih açıklanmamış olsa da, sivil toplum kuruluşlarının ve işçi sendikalarının hükümet yetkilileriyle yürüttüğü temaslar, sürecin hızlanabileceğine dair beklentileri artırıyor.
İLAVE TEDİYE ÖDEMELERİ NE ZAMAN VE NE KADAR YATACAK?
Kamuda sürekli işçi statüsünde (4D) görev yapan personeli yakından ilgilendiren ilave tediye (ikramiye) ödemeleri, işçilerin ekonomik refahını destekleyen en önemli unsurlardan biridir. 6772 sayılı Kanun kapsamında genel ve özel bütçeli idareler, KİT'ler ve belediye şirketlerinde çalışan kamu işçilerine her yıl 52 günlük brüt ücretleri üzerinden ilave tediye ödemesi yapılmaktadır. 2025 yılı için planlanan takvime göre, bu ödemelerin ilk taksiti Kurban Bayramı öncesine denk gelen haziran ayında, ikinci taksiti ise aralık ayının sonlarına doğru hesaplara aktarılmaktadır. Tediye tutarı, işçinin brüt aylık maaşının 30 güne bölünmesi ve çıkan rakamın 52 ile çarpılması formülüyle hesaplanmaktadır. Örneğin, 30.000 TL brüt maaşa sahip bir kamu işçisi, yıl boyunca toplamda yaklaşık 52.000 TL ilave tediye almaya hak kazanmakta ve bu tutar iki eşit taksit halinde ödenmektedir.
TAŞERON İŞÇİ NEDİR VE YASAL HAKLARI NELERDİR?
Taşeron işçi, hukuki adıyla alt işveren işçisi, asıl işverenin yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde veya uzmanlık gerektiren asıl işin bir bölümünde, asıl işverenden iş alan ve kendi adına işçi çalıştıran firmalara bağlı olarak görev yapan kişidir. 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi olan bu çalışanların sözleşmeleri, hizmet verdikleri kamu kurumuyla değil, bağlı bulundukları özel şirketler ile yapılmaktadır. Geçmişte yaşanan hak kayıplarını önlemek amacıyla 6352 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler sayesinde taşeron işçilerin yasal hakları güvence altına alınmıştır. Bu haklar kapsamında; taşeron işçilere asgari ücretin altında maaş verilemez, yaptıkları fazla mesailerin ücreti yasal oranlarda ödenmek zorundadır. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bildirimleri eksiksiz yapılmalı, yıllık ücretli izin hakları kullandırılmalı ve işten haksız yere çıkarılmaları durumunda kıdem ile ihbar tazminatları eksiksiz olarak ödenmelidir.
BELEDİYE ŞİRKET İŞÇİLERİ VE TYP ÇALIŞANLARI KADROYA ALINACAK MI?
Önceki yıllarda çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile belediyelerde çalışan taşeron işçiler, doğrudan kamu kadrosu yerine belediye iştiraki olan şirketlere geçirilmişti. Günümüzde yüz binlerce belediye şirket işçisi, 4D'li sürekli işçi statüsünde olmadıkları için tayin hakkı, ilave tediye ve eşit işe eşit ücret gibi temel haklardan faydalanamamaktadır. Benzer şekilde, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) bünyesinde okullar, hastaneler ve deprem bölgelerinde Toplum Yararına Programlar (TYP) ve İşgücü Uyum Programı (İUP) kapsamında geçici sürelerle istihdam edilen personeller de sürekli iş güvencesi talep etmektedir. Her iki grupta yer alan çalışanlar, belirli süreli sözleşmelerin yarattığı gelecek kaygısını ortadan kaldırmak adına, meclisten çıkacak kapsamlı bir kadro yasasını beklemektedir. Sendikalar, belediye şirket işçilerine asıl kadronun verilmesi ve TYP ile İUP çalışanlarının daimi statüye geçirilmesi için hükümet nezdinde girişimlerini sürdürmektedir.





