İsrail’in İran ile eş zamanlı yürüttüğü Lübnan saldırılarını Türkinform’a değerlendiren Orta Doğu güvenlik uzmanları, en önemli hedeflerden birinin Lübnan’da etkili olan Hizbullah’ı erken aşamada baskı altına almak olduğuna işaret ediyor.
Analistlere göre, İran’a yönelik operasyonlar devam ederken, Hizbullah’ın tam kapasiteyle savaşa dahil olması, İsrail için çok daha büyük bir tehdit oluşturması ihtimal olarak görülüyor. Bu nedenle İsrail’in, füze saldırılarını gerekçe göstererek Lübnan’da hava ve deniz saldırıları başlatması, “önleyici baskı stratejisi” olarak yorumlanıyor.
Uzmanlar, İsrail’in bu adımla Hizbullah’ın askeri altyapısını zayıflatmayı ve örgütün geniş çaplı bir karşı saldırı hazırlığını engellemeyi hedeflediğini ifade ediyor.
VEKALET SAVAŞ AĞI PARÇALANIYOR
Güvenlik uzmanları, İsrail’in yalnızca İran’ı değil, Tahran’ın bölgedeki müttefik ağını hedef aldığını bir başka görüş olarak dile getiriyor. İran’ın bölgedeki etkisinin, Lübnan’daki Hizbullah, Irak’taki milis gruplar ve Yemen’deki unsurlar üzerinden kurulduğunu belirten Orta Doğu uzmanları, İsrail’in bu nedenle çatışmayı tek bir cephede tutmak istemediğini vurguluyor.
KUZEY SINIRI GÜVENCEDE Mİ?
Askeri uzmanlar ise İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarını genişletmesinin bir diğer nedenini “kuzey sınırını güvence altına almak” şeklinde yorumluyor.
İsrail’in kuzeyindeki yerleşim bölgelerinin, uzun süredir Hizbullah’ın roket ve füze tehdidi altında olması, İsrail ordusunun Lüban’ın güneyinde bir tampon bölge oluşturma planlarını hayata geçirmesine neden oluyor.
Bu senaryoya göre, kara operasyonunun genişletilmesi, yalnızca misilleme değil, aynı zamanda uzun vadeli bir güvenlik mimarisi kurmak, çok katmanlı bir askeri ve siyasi stratejinin parçası olarak görülüyor.
BÖLGESEL SAVAŞ RİSKİ ARTIYOR
Uzmanlar, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla eş zamanlı olarak Lübnan’da ikinci bir cephe açmasının, çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme riskini artırdığı görüşünde birleşiyor.
Özellikle Hizbullah’ın doğrudan ve geniş çaplı şekilde savaşa dahil olması durumunda, çatışmanın yalnızca İsrail ve Lübnan ile sınırlı kalmayacağı, Orta Doğu’nun farklı noktalarına yayılabileceği uyarısı yapılıyor.
Analistler, gelecek günlerde Lübnan cephesindeki gelişmelerin, İsrail-İran geriliminin hangi yönde evrileceğini belirleyecek en kritik faktörlerden biri olacağına dikkat çekiyor.




